Sardunya Zakkum'un Haydar Dümen'den İtina ile Seçtikleri

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve Halikarnas tarafından 13 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  1. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
  2. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  3. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
  4. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  5. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
  6. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  7. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 13 Temmuz 2009
  8. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  9. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
  10. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  11. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
  12. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  13. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    Soru: Kızlık zarı dört yılda kendini yeniler mi?

    Yanıt: Kristal bardak bir kez çatladı mı kendiliğinden kaynamıyor

    Soru: Merhaba Haydar Bey. Benim sorunum şu: Yedi yıl önce erkek arkadaşım sevişme sırasında parmağını vajinama soktu. Adetimin son günüydü, çok az miktarda kan geldi. Sizce kızlığım bozulmuş olabilir mi? Ya da adetimin son günü olduğu için kan gelmiş olabilir mi? Ayrıca etrafımdakilerden duyduğum kadarıyla dört yıl ilişkiye girilmediği zaman kızlık zarı kendini tamamlıyormuş. Bu olaydan sonra yedi sene ilişkiye girmedim. Bu yüzden kızlık zarım kendini tamamlamış olabilir mi? Sizce bu doğru mu? Böyle bir şey var mı? Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Rumuz: Minik

    Yanıt: Değerli okurum, kızlık zarının dört yılda kendini tamamladığı olayını yanlış duymuşsun. Kristal bardak çatladı mı kendiliğinden kaynamıyor. Her neyse kızlık zarı dikilebiliyor da, kristal bardak kaynak tutmuyor. Kristal bardak ruhunuzdur. Sevgililer, eşler birbirinizin ruhunu çatlatmayın, yani kırmayın. Kızlık zarı dört yıl değil, 40 yıl da bekleseniz bir şey olmaz. Zaten olan olmuş, biten bitmiş. Bazıları diktirme peşinde koşuyor. Bence yanlıştır. Kızlık zarını yitirmek namus mudur değil midir? Bu toplumdan topluma değişen bir yargıdır. Biz bu toplumsal değerlerin biraz daha gerisinden giderek bunu namus olarak yorumluyoruz. Ama değerli okurlarım namus dikiş tutmuyor, geçmiş olsun demekten başka.


    The best of Haydar DÜMEN - RADıKAL
     
  14. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  15. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198

    Soru: Orgazmı çözemedim, tanımlar mısınız?

    Yanıt: Ağustos sıcağında buzlu limonata içmektir

    Soru: Merhaba Haydar bey. Yazılarınızı sürekli takip ediyorum. Ama anlattığınız orgazm olayını çözmüş değilim. Ben 18 yaşında bir kızım. Sizden orgazmın tanımını yapmanızı rica ediyorum. Rumuz: Muhasebe

    Yanıt: Sevgili okurum, ne yapsam, ne etsem de sana orgazmı tanımlayabilsem? Varsayalım ki bir ağustos sıcağındasın ve iyice susadın. Hücrelerinin her biri can istiyor. Senin de canın bir kocaman bardak buzlu limonata istiyor. O buzlu limonatayı aldın, ağustos sıcağında içtin, içtin, içtin ve limonata bitti. Sen de derinden bir oh çekip rahatladın ve doydun. Çok keyifli bir mutluluk. Hemen hemen orgazmın tarifi bu.

    Yani yudum yudum, ya da adım adım zevk basamaklarından tırmanmak. Bedenin, midenin tamam dediği noktaya geldiği zaman bir oh! deyip bardağı elinden koyup şöyle bir gevşeyip ve oturmak ya da uzanmak.

    Ancak orgazm olana kadar geçen süreç herkeste değişik bir yol izliyor.
    O limonatanın ilk yudumda hiç tat olmayan mı dersin. Birkaç yudum aldıktan sonra bir üst basamak zevkine ulaşamayan ya da yarım bardak içtikten sonra bu kadar yeter, daha fazlası yok mu diyen. Doruğa yaklaşıp ancak o son noktaya bayrağı dikemeyenler mi? Orgazmı sırasında ağlayanlar, haykıranlar, inleyenler, kendini tutamayıp kahkaha ile gülenler (dikkat bu sırada vajina penisi dışarı atabilir. Çünkü karın kasları kasılır) Kocasının sırtını tırnaklarıyla yaralayanlar mı? Son derece sessiz kelebeğin çiçeğe konması gibi hiçbir şeyi belli etmeyenler mi, .... mi? ...... mi? Sevgili okurum sana önerim; bir partnerin olsa ya da evli olsan ve de bu evlilik birkaç yıl geçse ondan sonra ortaya çıkabilecek tabloya göre sen bana bu soruyu sorsaydın. Ben de sana daha net bir şeyler söylerdim. İstersen bütün bu ihtimalleri teker teker bir kâğıda yaz. Hepsini katla, bir torbaya doldur. Tombala çeker gibi bir tanesini çek. Galiba bu benim de. Yani yani yani...




    The best of Haydar DÜMEN - RADİKAL
     
  16. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  17. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    Soru: Kızlık bozulduktan sonra geri çekilir mi?

    Yanıt: Atın şahlanmışken neden dizginleri çekiyorsun ki!

    Soru: Merhaba Haydar bey. Ben 22 yaşında bir gencim. Benim sorunum şu: Çok yakında evleneceğim ve ilk gece hakkında çok bilgi sahibi değilim. İlişki boşalana kadar mı sürer?
    Yoksa kızlık bozulduktan sonra geri mi çekilir? İlk geceden sonra ilişkiye birkaç gün gibi bir ara vermek gerekir mi?
    Bu konuda cevaplarınızı bekliyorum. Saygılar.

    Yanıt: Değerli okurum, ilk gece kendi bilgi ve öğrendiklerinizin çerçevesinde biraz da çevrenin ve içgüdülerinizin etkisiyle bir biçimde sonuçlanır. Bu kimi zaman çok keyifli ve mutlu, kimi zaman da gözyaşlarıyla biter. Bunlar önemli değil. Ancak bir cinsel birleşme yapıyorsun.

    O geceyi dört gözle bekleyen kızla kendini duygularını test ediyor. Ama sen kızlık zarından sonra geri çekilmeyi düşünüyorsun. Bunu anlayamadım. Atın şahlanmışken mahmuzlamak dururken niye dizginlerini çekiyorsun. Öyle bir Türkiye ki ilk gece sabaha kadar 7-8-10 kere yapanları mı ararsın. Senin gibi geri çekilmeyi düşünenleri mi? Ya da yanlış yere (örneğin idrar yoluna) girip karıma zarar verip onu öldürür müyüm diye düşünenleri mi ararsın. Değerli okurlarım, savaşa girmiyorsunuz. Ne 5-10 kerelik aceleceliğe, ne de açgözlülüğe gerek var. Ne de kendisini geri çekmeye. Önünüze konmuş bir tabak yemek. Afiyetle yiyin. Keyif almaya bakın.

    O yemeği çabuk çabuk kaşık kaşık aceleyle bitirmeye değil. Ya da mızmız bir lokma alıp 10 dakika da beklemeye değil. Kendinizi olayın akışına bırakın, sakin olun. Karadenizlilerin horon teper gibi değil. Ya da Ankara misketinde gibi fazla yavaştan da değil. Her ikisini de karıştırarak bazen yavaş bazen hızlı duruma göre bir tempo tutturarak bu işin üstesinden gelmeye bakın. Çünkü çok kolay ve rahat bir şeydir. Sadece gözünüzde büyütüyorsunuz.





    The best of Haydar DÜMEN - RADİKAL
     
  18. 13 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  19. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    Soru: Sevdiğim kızın annesi doğumda ölmüş, o da ölür mü?

    Yanıt: Bana değil, bir yolunu bulup Allah'a sormalısın

    Soru: Merhaba sayın doktor Haydar Dümen. Öncellikle millete karşı cinsellik konusunda bilgi verdiğiniz ve eğittiğiniz için sizi kutlarım.
    Benim de bazı sorularım var.
    1) İlk gece ilişkide kadının illa altta mı kalması lazım. Yani kadın adamın altına yatacağına, adam kadının altına yatsa olmaz mı?
    2) Penis kırılması nasıl olur.
    Et parçası nasıl kırılır? Kırılma olayı doğruysa nasıl kırılır ve tedavisi nasıldır?
    3) Kadınların sıvısı neden biter?
    4) Sevdiğim kızın annesi onu doğururken ölmüş. Eğer ben sevdiğimle evlenecek olursam ki öyle görünüyor, o da çocuk doğururken ölür mü? Bunun genetik olup olmadığını nasıl anlarız? Hamileliğin ilk haftalarında aylar sonra teşkil edebilecek bir durum daha hamileliğin başında anlaşılır mı? Ne tavsiye edersiniz.
    5) Bundan 100- 150 belki de 200 yıl önce insanların sperm sayıları 70-80 milyonmuş. Şimdiki nesillerin ise 15-20 milyon. Bir insanın penisine kaç tane sperm sığdırılabilir ki? Üst limite çıkartmak istesem kaç ay ya da yıl geçmesi lazım?
    6) Sırtımda orman gibi tüy var ve son derece rahatsızım. Genetik
    olarak çocuklarıma geçmesini istemiyorum. Lazerle operasyon geçirirsem cinsel organ olarak daha aktif olmamı sağlar mı ya da kısırlık tehlikesi var mıdır? Bu konuya hangi doktor bakar. Şimdiden teşekkürler. Hocam, sen bir numarasın.


    Yanıt:

    Değerli okurum,
    1) İster alta yat, ister üste çık. Nerede ve nasıl yatarsanız yatın bu işi adam gibi estetik, önyargısız, ileride içinizde tatlı anılar kalacak bir biçimde uygulayın. Yol sizin, araba sizin.
    2) Penis et parçası değildir. İçinde etten sünger vardır. Sünger kanla dolunca sertleşir. Birçok insanda o kadar çok sertleşir ki gene halkın deyimiyle 'kemik ya da çivi gibi olur'. Ani ve sert bir hareketle örneğin kadının üzerine düşmesi gibi bir kaza sonucu sünger yırtılır ve penis kırılır tedavisi ameliyatladır.
    3) Bilmiyorum. Onu hanımla özel olarak konuşmak gerekir. Yani bazı yemeğe, bazı insanların ağzının suyu akar. Ama yemek iştah açıcı değilse bu mübarek tükürük bile kurur.
    4) Değerli okurum, bu soru bana yanlışlıkla gelmiş. Bir yolunu bulup Allah'a sormalısın. Ya da ulemalara!
    5) Absürtle uğraşmak absürttür. Yani saçma bir soruna verilecek her türlü yanıt da saçmadır. Nereden çıkarıyorsun 200 yıl önce spermler şu kadarmış ya da şimdi bu kadardır diye. Penis su deposu değil ki. Doldurabildiğimiz kadar sperm dolduralım. Testislerin ne güne duruyor ki? Yorulmaz işçiler gibi, kapalı cezaevleri gibi hücrelerinde durmadan sperm üretiyorlar, işleri bu. Bu nedenle belirli bir sınır koymak gibi bir olay yok.
    6) Değerli okurum, sen sırtındaki orman gibi tüylerin olduğunu söylemesen de ben tahmin etmiştim. Neden diye sorarsan cinselliğe bu denli kafa yoran insanın içgüdüleri güçlüdür. Kıllar da birazcık cinsel aktivitesi gibi ya da hormon çokluğunun işareti gibidir. Yukarıdaki sözüm yanlış anlaşılmaya. Bu yanıtta benden sana: "Şimdiden teşekkür ederim, doktor sen bir numarasın" diyorsun. Eğer ayıp olmazsa, vallahi bana da öyle geliyor. Sağ ol.


    The best of Haydar DÜMEN - RADİKAL
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.