Sarsılmış bebek sendromuna dikkat!

Konusu 'Şubat Anneleri' forumundadır ve kelebek41 tarafından 16 Haziran 2009 başlatılmıştır.

    16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  1. kelebek41

    kelebek41 Kalbinurum Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2007
    Mesajlar:
    799
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Ebeveynlerin öfkeyle bebeklerini sallamaları sonucu oluşan sendromda bebeklerin dörtte biri ölüyor, hayatta kalanların büyük çoğunluğu ise nörolojik problemli olarak hayatlarını devam ettirmek zorunda kalıyor.



    AA

    KAYSERı - Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur, ''Sarsılmış bebek sendromu'' konusunda Türkiye'de yeterli çalışma olmadığını, bu nedenle olayın çoğu zaman hekimler tarafından da teşhis edilemeyerek atlandığını söyledi.

    Yrd. Doç. Dr. Yağmur, genellikle ebeveynlerin öfkeyle bebeklerini sallamaları sonucu oluşan ''sarsılmış bebek sendromu'' olgularının dörtte birinin öldüğünü, hayatta kalanların ise büyük çoğunluğunun nörolojik problemli olarak hayatlarını devam ettirmek zorunda kaldıklarını bildirdi.

    Avrupa ve ABD'de bu sendromun çok iyi tanınmasına karşın Türkiye'de çok fazla bilinmediğine dikkati çeken Yağmur, ''Sarsılmış bebek sendromu konusunda Türkiye'de yeterli çalışma yok. Bu, çoğu zaman hekimler tarafından da teşhis edilemeyerek atlanıyor'' dedi.

    Yağmur, söz konusu sendromun, anne, baba, bakıcı ya da bebeğin bakımını üstlenen bireylerin, bebeğin sürekli ağlaması sonucu çileden çıkarak, bebeği göğsün iki tarafından tutarak ileri, geri ve yana yaklaşık 240-260 derece sallaması sonucu ortaya çıktığını belirterek, şu bilgileri verdi:
    ''Sarsılmış bebek sendromu daha çok 1 yaş altı çocuklarda görülmektedir. Bir yaş altı çocuklarda beyin gelişimini henüz tamamlamamış ve kıvam olarak daha yumuşaktır. Aynı zamanda bebeğin boyun kasları yeterince güçlenmemiştir. Sinir hücreleri etrafını bir koruyucu madde gibi saran miyelin kılıf gelişimini tamamlamamıştır. Damar yapısı yeterince sağlamlaşmamıştır. Çocuğun bu özelliklerinden dolayı, meydana gelen bir sarsmada beyni ciddi hasarlar görebilmektedir. Bu sarsmalar neticesinde kafa içi kanamalar meydana gelmekte, sinir sisteminde kopmalar oluşmakta, göz içi kanamalar ortaya çıkmakta, kemik kırıkları oluşabilmektedir. Genel olarak bu çocukların dörtte biri ölmekte, hayatta kalanlar da ise nörolojik problemler ortaya çıkmakta, körlük, hidrosefali, havale, mental gerilik durumları oluşabilmektedir.''

    AıLELER FARKINDA DEĞıL

    Ailelerin bu şekilde çocuklarına zarar verdiklerinin farkında olmadıklarını dile getiren Yağmur, şöyle devam etti:
    ''ABD'de olduğum süre içerisinde çalışmasına katkıda bulunduğum üç ölümlü vakanın üçünde de daha önce gittikleri hekimler, sarsılmış bebek sendromunu tanınamayıp başka tanılar düşünerek evlerine göndermiş. Daha sonra bu üç olgu şikayetlerin artması üzerine üniversite hastanesi acil servisine getirildiklerinde çok geç kalınmıştı ve ölüm gerçekleşmişti. Bu olgular ilk gittikleri sağlık merkezinde istismar yönünden şüphelenilip tanı konulabilseydi evine gönderilmeyip gerekli tedavi yapılarak ölümlerinin önüne geçilebilecekti. Daha sonra bu olgular sağlık çalışanlarınca atlanan istismar olguları olarak bilimsel makale olarak yayımlandı. Bu bebeklerden birinin babası ben ABD'den döndüğümde (kasten adam öldürmekten) yargılanıyordu. Kayseri'de de 2006 yılından sonraki dönemde 4-5 tane bebekte sarsılmış bebek sendromu olduğunu düşündük. Bunlardan iki tanesi maalesef öldü. Bu olgularla ilgili savcılığa gerekli bildirimler yapıldı. Mahkemelerinin devam ettiğini biliyorum. Bu tür olaylar ne yazık ki bizde de oluyor.''

    Yağmur, ABD'de ''sarsılmış çocuk sendromuna'' neden olan travmaların yüzde 50'sinin bebeğin öz babası, yüzde 25'inin üvey babası ve yüzde 12'sinin öz annesi tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.

    Türkiye'de bunun tam tersi olabileceğini dile getiren Yağmur, şunları anlattı:
    ''Çünkü orada annelerin çalışma oranları son zamanlarda babalardan daha fazla, bu yüzden babalar genellikle evde çocukları ile kalıyor. Dolayısı ile babaların bebekleriyle geçirdiği süre daha uzun olmakta ve tahammül sınırları zorlanmaktadır. Bizde bu konuda bilimsel çalışma olmamakla birlikte annelerin istismar etme oranlarının daha yüksek olabileceğini düşünmekteyim. Çünkü bizde çocuklarla anneler daha çok vakit geçirmekte, bu süreç içerisinde annenin tahammül sınırı zorlanmakta, eşinden beklediği yeterli ilgi ve desteği de görememekte, sonuçta çocuğuna istemeden de olsa zarar verebilmektedir.''

    EBELER EĞıTıM VEREBıLıR

    ''Sarsılmış bebek sendromu'' konusunda birinci basamakta hizmet veren hekim, hemşire ve ebelere eğitim verdiklerini dile getiren Yağmur, ebelerin gebelikleri süresince ve doğum sonrası takip ettikleri anne adaylarına bu konuyla ilgili eğitim verebileceklerini söyledi.

    Yrd. Doç. Dr. Fatih Yağmur, sarsılmış bebek sendromunun nasıl önleneceğine ilişkin ABD ve Avrupa'da ailelere ve sağlık çalışanlarına eğitim veren birçok internet sitesi bulunduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
    ''Bu sitelerde (stresinizi nasıl kontrol edersiniz, sürekli ağlayan bebeğinizle nasıl baş edersiniz veya bebeğinizi nasıl zarar vermezsiniz) gibi konularda birçok video veya metin bulmak mümkün. Örneğin (Çocuğunuz sürekli ağlıyor. Altını değiştirdiniz susmadı, beslediniz susmadı, doktora götürdünüz bir şey yok, ama hala ağlıyor. Siz çok gerginsiniz, birkaç gecedir aynı durum olmakta ve çok yorgunsunuz. Ne yapacaksınız?) Bu süreçte annenin, babanın ya da bakıcının bebeğin yanında kalması ona daha fazla zarar verebilir. Bu durumda çocuğu beşiğine bırakın ve odadan çıkın. Ağlasın. Siz yanında kalırsanız daha fazla zarar verebilirsiniz. Hatta siniriniz yatışmadıysa dışarı çıkıp dolaşın. Çocuk odasında ağlasın. 5 dakika ağlaması sizin yanında kalıp kendinizi kontrol edemeyerek yapacağınız bir durumdan daha fazla zarar vermeyecektir.''
     
    Son düzenleme: 16 Haziran 2009
  2. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  3. PureHate

    PureHate Uğur böcüğüm (ÖzLem) Üye

    Katılım:
    7 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.118
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Paylaşımın için saol canım gerçekten çok önemli bi konu
     
  4. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  5. Saruboceq

    Saruboceq İki Kız Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.405
    Beğenildi:
    102
    Ödül Puanları:
    198
    bir anne nasıl bebeğine zarar vermeyi düşünebilirki..
    okuduğuma pişman oldum..
     
  6. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  7. pisicik_26

    pisicik_26 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2009
    Mesajlar:
    2.508
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    ay tüylerim diken diken oldu...
    annesi olarak biz tabiki yapmayız böyle bişey ama çevremizdeki insanlara dikkat etmek gerek gerçekten çok önemli bi konu..
     
  8. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  9. kelebek41

    kelebek41 Kalbinurum Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2007
    Mesajlar:
    799
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    çok vardır emınım yapan cani ruhlu anneler
     
  10. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  11. demircool

    demircool kişisel rütbeymiş hıh Pro Üye

    Katılım:
    6 Haziran 2008
    Mesajlar:
    4.409
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    aman allahımm allah korusunn
    var böyle eşimn akrabalarından bi kac tane bebeğimi hırpalayarak sevmeye calısan cani ruhlular
     
  12. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  13. amazon1981

    amazon1981 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    158
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    bencede çok güzel ayrıca eğitici bir konu olmuş çok dikkat etmek gerek gerçekten teşekkürler paylaşımın için
     
  14. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  15. selin25

    selin25 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    935
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    paylasimin icin tesekurler canim,cok iyi bir konu, eminim hic birimiz bebislerimize zarar vermek istemeyiz ama bence butun anneler ve babalar böyle dusunuyorlar ama sanirim cok zor duruma dusuncede ne yapacaklarini dusunemiyorlar ve psikolojileri bozuluyo ve yapiyolardir.Allah herkeze yardimci olsun, öyle seyleride uzak tutsun, iyi bir konu olmus valla en azindan bundan sonra herkes daha bilincli olur
     
  16. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : kelebek41
  17. esther

    esther let the game begin... ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2008
    Mesajlar:
    4.821
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    Çünkü bizde çocuklarla anneler daha çok vakit geçirmekte, bu süreç içerisinde annenin tahammül sınırı zorlanmakta, eşinden beklediği yeterli ilgi ve desteği de görememekte, sonuçta çocuğuna istemeden de olsa zarar verebilmektedir.''

    kıyamam ben kuzulara mafoldumben