Seçmece Fıkralar

Konusu 'Fıkralar' forumundadır ve BaHHaR tarafından 31 Temmuz 2008 başlatılmıştır.

    31 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : BaHHaR
  1. BaHHaR

    BaHHaR ağrılı başıma nebu garezz Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    941
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Ağanın oğlu
    --------------------------------------------------------------------------------

    Köyün ağasının oğlu komşu köyün ağasının kızına sevdalanır.
    Oğlanın babası amcaları toparlanıp komşu ağanın kızını istemeye giderler.

    Karşılama faslından sonra pazarlık başlar. Kızın babası aç gözlü olduğu gibi kızı vermeye de pek niyeti yoktur.

    İşi yokuşa sürmeye başlar.. 5 inek, 1 boğa isterim.karşı taraf kızı almaya kararlıdır Veririz ağam...

    100 baş da koyun isterim... Veririz ağam.. Dere boyundaki 5 tarlanızdan birini isterim... Veririz ağam..

    Kızın babası iyice bastırır 6 metre altın kordon isterim... Oğlan tarafı birbirine bakar Onu da veririz ağam...

    Kızın babası kendince son darbeyi vurur Damatta 30 santimlik alet isterim...
    deyince Oğlanın babası, amcaları yerlerinde şöyle bir kımıldanıp birbirlerine bakıp kaş göz ederler.

    Oğlanın babası derin bir nefes alıp cevabi yapıştırır. KESTİRİRİZ BE AĞAM !
    :roflol:







    **Avukat Orhan Azizoğlu hukuki bir olayı nakletti... Olay gerçek. **


    **Bantlardan, tutanaklardan, karar ve zabıtlardan geçilmeyen şu günlerde
    mahkeme salonuna bir keyif penceresi açmaya yardımcı oluyor.
    **Bir aksam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda giderlerken, önlerinde
    iyi giyinmiş, şık ve alımlı bir hanimin yürüdüğünü fark ederler.
    **Erkeklerden birisi diğerine dönerek, 'Bu hanımla bir gece geçirmeye 500
    dolar veririm' der. Bu sözleri işiten genç hanim basını çevirir ve
    'Teklifinizi kabul ediyorum' der. ** **Teklifi yapan erkekle hanim beraberce
    genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu bulurlar. Ertesi
    sabah apartmanı terk ederken, adam kadına 250 dolar verir. Hanim pazarlık
    bakiyesi parayı ister ve '250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim' der.
    Adam güler, 'Bunu nasıl ve hangi esaslara göre yapacağınızı görmek isterdim'
    deyip apartmanı terk eder.
    **Ertesi günlerde mahkemeden gelen celp pusulası adamı şaşırtır. Hemen
    avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatır. Avukat, 'Bu esaslara istinaden
    aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum. Ancak davanın nasıl sunulup
    savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum diye mütalaa verir.
    **Dava baslar ve ön soruşturmadan sonra hanimin avukatı mahkemeye dava
    konusunu aşağıdaki şekilde arz eder:
    **'Muhterem hâkim, müvekkilim, bu hanımefendi, itina ile yetiştirilip
    çimlerle örtülü bahçe nitelisinde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadır. Bu
    arazi parçasını belli bir sure için davalı beyefendiye 500 dolar
    karşılığında kiralamıştır. Davalı gayrimenkulü kira amacına ** **uygun
    olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin
    yarısı olan 250 doları ödememiştir. Kira tutarı yüksek bir bedel değildir,
    kaldı ki kiralanan yer özel ve yasal bir bölgedir.
    Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının müvekkilime anlaşmanın
    bakiyesi olan meblağı ödemesidir.'
    **Davalının avukatı bu beklenmedik savunma karşısında şaşırmış fakat bir
    avukat olarak isin enteresanlığından haz duymuş ve hemen daha önce
    hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı söyle savunmuş:
    **'Muhterem hakim, müvekkilim bu genç beyefendinin, bu genç hanımdan sahibi
    olduğu gayrimenkulü bir sure için kiraladığı doğrudur ve müvekkilim bu
    antlaşmadan son derece memnun kalmıştır. Bununla beraber müvekkilim arazide
    bir kuyu bulmuş ve kuyuyu örgü taslarıyla donatmış, kuyuya boru indirmiş ve
    pompa yerleştirmiştir. Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını müvekkilim
    üstlenmiştir. İnancımıza göre bütün bu arazi geliştirme çalışmaları
    ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın düşmesini
    talep ediyoruz.
    **Genç hanımın avukatı tekrar söz almış, 'Muhterem hâkim bey, müvekkilim,
    davalının beyan ettiği gibi arazi üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli
    geliştirmeleri yaptığını kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da
    bulunmuyor. Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu
    olmasaydı davalı muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı. Ayrıca arazi tahliye
    edildiği sırada davalı söz konusu ettiği tasları, boruyu ve pompayı
    sökerek beraberinde götürmüştür. Bu bakımdan davamızda ısrar ediyor ve
    vereceğiniz kararın adalete uygun olmasını diliyoruz.'
    **Hanım davayı kazanır!***
    CADIARZU






    PİYASAYI BİLMEK LAZIMlayhayhoy
    Polis müfettişi incecik güzel sekretere sormuş,'Patronun neden kendini
    pencereden aşağı attı' diye..

    -'Bilemiyorum..' demiş fıstık kız.

    -'Bana her zaman çok iyi davranırdı...2 ay önce bana çok pahalı bir vizon
    kürk aldı, geçen ay da spor bir araba... Bugün 3 karatlık çok
    kıymetli pırlanta bir yüzük hediye etti ve sordu:

    -'Sana sahip olabilmem için daha ne bedel ödememi istersin?''

    -'Peki, sen ne cevap verdin?'

    -'Ben sadece 'Ofisteki diğer adamlar gibi bir saatliğine 50 dolar
    verseniz yeter' dedim!..':tomato:




    PADİŞAH VE BAŞVEZİR

    Çok soğuk bir kış günü padişah,tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş.
    Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir
    adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.
    Padişah,ihtiyarı selamlamış:
    'Selamunaleykum ey pir i fani ...'
    'Aleykumselam ey serdar i cihan...'
    Padişah sormuş:
    'Altılarda ne yaptın?'
    'Altıya altı katmayınca,otuz ikiye yetmiyor...'
    Padişah gene sormuş:
    'Geceleri kalkmadın mı?'
    'Kalktık...Lakin.ellere yaradı...'
    Padişah gülmüş:
    'Bir kaz göndersem yolar mısın?'
    'Hemde ciyaklatmadan...'
    Padişahla başvezir adamın yanından ayrılıp yola
    koyulmuşlar.Padişahbaşvezire dönmüş:
    'Ne konuştuğumuzu anladın mı?'
    'Hayır padişahım...'
    Padişah sinirlenmiş:
    'Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.'
    Korkuya kapılan başvezir,padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere
    kenarına dönmüş.Bakmış adam hala orada çalışıyor.
    'Ne konuştunuz siz padişahla...'
    Adam,başveziri şöyle bir süzmüş:
    'Kusura bakma.Bedava söyleyemem.Ver bir yüz altın söyleyeyim.'
    Başvezir,yüz altın vermiş.
    'Sen padişahı,serdar-ı cihan,diye selamladın.Nereden anladın padişah
    olduğunu.'
    'Ben dericiyim.Onun srtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi.'
    Vezir kafasını kaşımış.
    'Peki,altılara altı katmayınca,otuz ikiye yetmiyor ne demek?...'
    Adam bu soruya cevap vermek içinde bir yüz altın daha almış.
    'Padişah,altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki,kış günü
    çalışıyorsun,diye sordu.Ben de yalnızca altı ay yaz değil,altı ay da kış
    çalışmazsak,yemek bulamıyoruz dedim
    Vezir bir soru daha sormuş...
    'geceleri kalkmadın mı ne demek?'
    Adam bir yüz altın daha almış.
    'Çocukların yok mu diye sordu.Var ama hepsi kız .Evlendiler,başkasına
    yaradılar,dedim...'
    Vezir gene kafasını sallamış.
    'Bir de kaz gönderirsem dedi,o ne demek...'
    Adam gülmüş.
    'Onu da sen bul...' şakkıdı
    --




    HAV HAVV



    Doguma girmek uzere olan kadina hemsire
    sorar:
    - "Kocanizin da dogumda bulunmasini ister
    misiniz?.."
    - Eeeeee... Hayir. Esasinda ben evli degilim..."
    - "Peki erkek arkadaniz?..."
    - "Erkek arkadasim da yok..."
    Hemsire meraklanir...
    - "Eeee... Peki. Bu iste ortak olan sahis? Onu
    istermisiniz?..."
    Hamile kadin cevaplar:
    - "Uzgunum. Kimseye bagli degilim ve yalniz kalacagim..."
    Dogum gerceklesir ve hemsire kadinin yanina gelir.
    - "Tebrik ederim. Cok saglikli bir kiziniz oldu."
    - "Oh. Tanrim. Ne kadar mutluyum. Kizimi gorebilir miyim?"
    - "Elbette. Ancak gormeden once bilmeniz gereken bir sey var..."
    Kadin korku ve endiseyle sorar:
    - "Nedir? Lutfen soyleyin. Bir sorun mu var yoksa?..."
    - "Eeeee.... Bir sorun mu bilmiyorum. Bebeginizin teni biraz koyu, yani acikca soylemek gerekirse... Bebeginiz aslinda zenci..."
    Kadin basini onune eger ve uzuntuyle konusur:
    - "Ahhh. Evet. Nasil anlatsam... Isim ve guvenebilecegim kimsem yoktu. Ne aile ne arkadas, hic kimse. Gidecek bir yerim de yoktu. Cok kotu durumdaydim. O yuzden gecen yil bir porno filminde oynamayi kabul etmek zorunda kaldim. Yapacak bir seyim yoktu.
    Basroldeki erkek de bir zenciydi..."
    Hemsire anlayis ve sefkatle basini sallar:
    - "Anliyorum sizi. Tabii beni ilgilendirmez. Ozel hayat sonucta.
    Lutfen kusuruma bakmayin... Ama... Belki... Sanirim bir nokta daha var..."
    - "Evet?... Lutfen cekinmeyin, soyleyin...Baska bir sey mi?..."
    - "Seyyy. Bebeginizin cok guzel, lepiska gibi, sapsari saclari var.."
    - "Bakin. Gercekten cok zor gunlerdi. Oynamayi kabul ettigim film tam bir hard pornoydu. Filmde sadece zenci yoktu; bir tane de Isvecli vardi. Bir ogrenci, parasiz kalmis, tipki benim
    gibi...."
    - "Pardon, pardon... Ustume vazife degil ama... Gercekten ozur dilerim...
    Belki bilmek istersiniz, birsey daha var...Bebegin gozleri de cekik..."
    - "Hayat bana hic acimadi. Zor bir filmdi gercekten. Bir erkek daha vardi. Bir Cinli gocmen... Belki beni yadirgadiniz ama ne yapayim. Yapacak baska bir seyim yoktu..."
    - "Sizi anlayisla ve saygiyla karsiliyorum. Uzmek istememistim. Isterseniz artik bebegi gorebilirsiniz..".
    Beraber bebegin yanina giderler. Kadin misil misil uyumakta olan bebegin yuzune sert bir tokat vurur. Bebek ciglik cigliga aglamaya baslar.
    Hemsire bu duruma tepki gosterir.
    - "Aklinizi mi yitirdiniz siz? Neden vurdunuz uyuyan bebege?..."
    Kadin sevincle cevap verir:
    - Yok bir sey, takma kafana.... Yalniz sana birsey soyleyeyim mi...
    Havlayacak diye ödum koptu..."
    layhayhoylayhayhoy