Sedef

Konusu 'Dermatoloji - Deri ve Cilt Hastalıkları' forumundadır ve Elif tarafından 5 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    5 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.662
    Beğenildi:
    5.193
    Ödül Puanları:
    438
    Sedef hastalığı immunogen etik bir hastalıktır. Irsidir ve vücudun bağışıklık sistemi ile ilgilidir. iklim, yiyecekler, enfeksiyonlar, depresyon ve hastaların psikolojik durumları hastalığı azdırır veya davet eder, ancak sebebi değildir.

    Fototerapi iki şekilde yapılır: UVB ışınları (dalga boyu 290-320 nm) ve PUVA. Tedavi merkezimizde iki çesit tedaviyi de gerçekleştirecek cihazlarımız bulunmaktadır. Bu cihazlar ile bütün vücuda ele, ayağa, kola, bacağa ve başa ayrı ayrı ultraviole ışınları vermek mümkündür. Bu iki çeşit tedavi de derinin rengine ve hastanın toleransına göre ayarlanır.

    UVB ışınlarıyla tedaviye başlamadan önce MED (Minimum eritem dozu) tespit edilir ve her gün bu tespit edilen dozun %50 oranında artırılarak UVB ışınları verilir. En az 12 tedavi gerekir.

    İkinci tedavi yöntemi olan PUVA'da dalga boyu 320-400 nm derinin daha derin tabakalarına nüfuz eder. PUVA tedavisi ilaçla ışın tedavisinin karışımıdır. Ağızdan ilaç verildikten bir-iki saat sonra UVA ışınları verilir.
     
  2. 14 Ekim 2006
    Konu Sahibi : Elif
  3. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.662
    Beğenildi:
    5.193
    Ödül Puanları:
    438
    Sedef hastalığı kalp krizi riskini arttırıyor.

    ABD'deki Pensilvanya Üniversitesi'nden Dr. Joel Gelfand başkanlığında yapılan araştırmada, farklı derecelerde sedef hastası 20 ila 90 yaşlarındaki 680 binden fazla İngilizin dosyaları incelendi.

    Araştırmada, orta derecede sedef hastası 30 yaşındaki bir kişinin kalp krizi geçirme riskinin, sedef hastası olmayan aynı yaştaki kişiye göre yüzde 29 fazla olduğu ortaya çıktı.

    Bu kişinin şiddetli derecede sedef hastası olması halinde kalp krizi geçirme riskinin 4 kat arttığı belirtilirken, ileri derecede sedef hastası 60 yaşındaki bir kişinin kalp krizi geçirme riskininse sadece yüzde 36 oranında arttığı kaydedildi.
     
  4. 1 Haziran 2007
    Konu Sahibi : Elif
  5. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    SEDEF HASTALIĞI (Psoriasis)

    Psoriasis, Grekçe kaşıntı anlamına gelen 'psora' kelimesinden köken alır. Sedef hastalığı olarak da bilinir. Hastalığın bulunduğu deri bölgesi kızarık hale gelir. Üzerinde kalın gümüş renkli kabuklanmalar oluşur. Saçlı deri, diz, dirsek ve sırtın alt kısmı sıklıkla tutulan bölgelerdir. Bazı vakalar kişinin hastalığının farkında olmayacak kadar hafif seyirlidir. Diğer taraftan vücudun büyük bir kısmını tutacak şekilde şiddetli seyredebilir. Bu çok şiddetli vakalarda bile yararlı tedavi metodları vardır. Sedef hastalığı aynı ailenin birden fazla bireyinde görülebilmesine rağmen bulaşıcı değildir. Toplumda hastalığın görülme sıklığı yüzde 1 ila 3 arasında değişmektedir.

    Sedef hastalığının sebebi nedir ?

    Sebep bilinmemektedir. Bununla birlikte güncel araştırmalar kanda bulunan akyuvarlardaki bir anormalliğin iltihabi olayı tetiklediğine ve hastalığın gelişime yol açtığına işaret etmektedir. İltihaptan dolayı deri üç dört günde bir dökülür. Bu normalden yedi sekiz kat daha hızlıdır. Hastalar deride kaşıma, yolma, yaralanma veya aşırı güneş yanığından 10-14 gün sonra beneklenme tarzında yeni plakların ortaya çıktığını farkeder. Sedef hastalığı aynı zamanda, streptokoksik boğaz iltihabı gibi bazı infeksiyonlardan sonra, bazı ilaçların alımıyla birlikte aktivite kazanabilir. Alevlenmeler kış aylarındadır çünkü deri kurur ve güneş ışığı azalmıştır.

    Sedef hastalığının tipleri
    Hastalık çeşitli formlarda görülebilir. Bu formlar hastalığın şekli, şiddeti, devam etme süresi, yerleşim yeri açısından farklı özellikler taşır. En sık görülen formda başlangıçta küçük kırmızı bir kabarıklık vardır.Giderek genişleme ve kabuklanmalar ortaya çıkar. Kabuklar kaldırıldığında altta küçük kırmızı kanama alanları görülür.

    *Dizler, dirsekler, kasık bölgesi ve genital bölge, kollar, bacaklar, avuç ve ayak tabanları, saçlı deri, vücuttaki kıvrım bölgeleri sedef hastalığının en çok görüldüğü bölgelerdir.
    *Tırnakta sedef hastalığı varsa üzerinde nokta şeklinde çöküntüler görülür. *Tırnak yatağı kalınlaşır, peynirimsi bir görünüm alır. Tedavisi zordur.
    *Koltukaltında, kasık bölgesinde, genitalde, göğüs altlarında alışılmadık tarzda sedef hastalığı görülebilir.
    *Guttat sedef hastalığı genellikle bir boğaz iltihabını takiben görülür. Genellikle çocuklar etkilenir. Vucutta çok sayıda küçük kırmızı, üzeri kabuklu lekeler ortaya çıkar. Haftalar veya aylar içerisinde kendiliğinden kaybolur.
    *Sedef hastalığı olan kişilerde %30'a varan oranlarda eklem iltihaplanması şikayetleri görülür. %5-10'unda çeşitli eklemlerde iltihabi olaydan dolayı işlevsel kısıtlılık oluşur. Bazı kişilerde eklem iltihaplanması şikayetleri, deri tutulumu arttığı zaman kötüleşebilir. Bazen de deri tutulumu düzeldiğinde eklem şikayetleri de düzelir.

    Nasıl teşhis konulur ?

    Bir deri hastalıkları uzmanı fizik muayene ile sedef hastalığını kolaylıkla teşhis edebilir. Eğer şüphe varsa biyopsi ile kesinleştirilir.

    Nasıl tedavi edilir ?

    Amaç iltihabi durumu azaltmak ve derinin kabuklanıp dökülmesini kontrol altına almaktır. Nemlendirici krem ve losyonlar deri üzerindeki pulların giderilmesine ve kaşıntının kontrol edilmesine yardımcı olur. Sedef hastalığının tedavisinde özel bir diyet uygulaması gerekmemektedir. Tedavi, hastanın genel sağlığı, yaşı, yaşam tarzı ve sedefin şiddeti göz önünde bulundurularak planlanır. Çeşitli tip tedavilere gerek duyulabilir ve doktorun önerdiği kontrollere riayet etmek gereklidir. Doktor, hastalıklı deri üzerine uygulamak üzere kortizon benzeri ürünler, sentetik vitamin D, katran veya antralin içeren ilaçlar reçete edebilir. Bunlar tabii güneş ışığı veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir. Sedef hastalığının en ağır formlarının tedavisinde ağızdan alınacak olan ilaçlara ihtiyaç duyulabilir. Bu tedaviye ilave olarak güneş ışığı önerilebilir. Hastaların pek çoğu güneş ışığından fayda görür. Ancak bu uygulama esnasında dikkatli olunmalıdır. Güneşte aşırı kalmak hastalığı alevlendirebilir. Tabii güneş ışığına benzer bir ışığın kullanıldığı ultraviyole tedavisi muayenehane veya hastane koşullarında bir deri hastalıkları uzmanı tarafından uygulanabilir.

    Tedavi tipleri:

    Steroidler ( Kortizon ); Kortizon içeren krem, merhem veya losyonlar pek çok hastada hastalığın geçici olarak ortadan kaldırılmasına yardımcı olur. Genital bölge, kasıklar ve yüz gibi hassa bölgelerde gücü daha zayıf olan kortizon türleri tercih edilmelidir. Daha güçlü kortizonlar saçlı deri, diz ve dirsekler, avuç ve ayak tabanları gibi bölgelerde kullanılmalıdır. Bu bölgelerde etkinin daha da artırılması için ilaç sürüldükten sora üzeri ince bir naylon film ile kapatılabilir. Bunlar bir deri hastalıkları uzmanı kontrolünde dikkatle kullanılacak ilaçlardır. Güçlü kortizon içeriği olan ilaçların yan etkileri arasında, ciltte incelme, damarlarda genişleme ve deride renk değişiklikleri sayılabilir. Bu ilaçların ani olarak kesilmesi hastalığın alevlenmesine neden olabilir. Tedavi devam ederken aylar sonra kortizon içeren ürünlere karşı direnç gelişebilir. Deri hastalıkları uzmanı tedaviye çok direnç gösteren bölgeler içine kortizon enjekte edebilir. Yan etkilerden kaçınmak için bunun küçük miktarlarda yapılması gerekir.

    Saçlı deriye uygulanan tedavi; Saçlı deride bulunan sedef hastalığının tedavisi, hastalığın şiddetine, saçın uzunluğuna ve hastanın yaşam tarzına göre planlanır. Reçete ile veya reçetesiz alınabilen çok sayıda şampuanlar ve solüsyonlar bulunmaktadır. Bunlardan pek çoğu katran ve kortizon içerir. Hasta saçlı derisini sert bir şekilde şampuanlamaktan ve şiddetle kaşımaktan kaçınmalıdır.

    Antralin; Kalın kabuklu sedef yaralarının tedavisinde tercih edilen bir ilaçtır. Deriyi tahriş edebilir yine deriyi ve giysileri geçici olarak boyayabilir. Yeni ürünler ve tedavi metodları bu yan etkileri azaltmıştır.

    Vitamin D; Kalsipotrien sentetik bir vitamin D türevidir. Hastalığı belirli bölgelere sınırlı kişilerde diğer tedavilerle birlikte kullanılabilir. Yan etkilerinden korunmak maksadıyla belirli miktarlarda kullanmak gerekir. Normal vitamin D'nin tedavide bir yararı yoktur.

    Kömür katranı; Yüzyıllardır sedef hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Günümüzde geliştirilmiş ürünler daha rahat kullanılmaktadır.
    Goeckerman tedavisi; Hastalığın ağır formlarında kömür katranı ve ultraviyole ışığının birlikte kullanılmasıdır. Tedavi özel merkezlerde günlük olarak uygulanır. Ultraviyole ışığa maruziyet süresi hastalığa ve kişinin hassasiyetine göre değişir.

    Işık tedavisi; Güneş ışığı ve ultraviyole deri hücrelerinin gelişme hızını azaltır. Bunlar deri kırışıklığına, göz hasarına ve deri kanserine sebep olabilmelerine rağmen doktor kontrolünde uygulandıklarında oldukça etkili ve güvenlidirler. Vücut yüzeyinin tamamında sedef hastalığı olan bireylere özel odalar sayesinde tüm vücutlarına ışık uygulanabilir. Sıcak iklimlerde yaşayan kişilere güneş banyosu önerilebilir. Bu tür ışık tedavilerinden önce mutlaka bir deri hastalıkları uzmanının tavsiyesi alınmalıdır.

    PUVA; Sedef hastalığı diğer tedavilere cevap vermez ve yaygınlaşırsa vakaların %85-90'ında bu tedavi metodu etkilidir. İsim, Psoralen ve "UVA" kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Hasta Psoralen isimli ilacı içer ve özel bir ultraviyole formu olan UVA'ya dikkatle ölçülmüş miktarlarda maruz bırakılır. Tedavi 2 ila 3 ay içerisinde yaklaşık 25 kez uygulanır. Sedef hastalığını kontrol altında tutabilmek için yılda yaklaşık 30-40 kez uygulama yapılmasına ihtiyaç vardır. Alınan psoralen maddesi gözün lens kısmında birikeceği için hastalar tedavi alırlarken güneş batıncaya kadar UVA geçirmeyen güneş gözlükleri kullanmalıdır. Uzun süre uygulanan PUVA tedavisi deri yaşlanması, kırışıklık ve kanser gelişim riskini artırır. Deri hastalıkları uzmanları PUVA tedavisini dikkatle takip etmelidir.

    Methotreksat; Kanser tedavisinde ağızdan kullanılan bir ilaçtır. Diğer tedavi metodlarının yetersiz kaldığı durumlarda sedef hastalığının hızla gerilemesini sağlar. Özellikle karaciğer üzerinde yan etkileri olduğu için düzenli aralıklarda kan testleri yapılmalıdır. Akciğer filmi ve nadiren karaciğer biyopsisi gerekebilir. Midede rahatsızlık hissi, bulantı, baş dönmesi ve sersemlik diğer yan etkileridir.

    Retinoidler; Ağızdan alınan A vitamini türevi ilaçlardır. Şiddetli sedef hastalığının tedavisinde tek başlarına veya ultraviyole ışığı ile birlikte kullanılabilir. Deride, gözlerde ve dudaklarda kuruma, kan yağlarında yükselme, ince kemik çıkıntı oluşumu yan etkileri arasında sayılabilir. İlaç doğacak çocukta çeşitli arazlara yol açacağından, gebe kadınlarda, tedavi esnasında gebe kalabileceklerde veya tedavi kesildikten sonraki 3 yıl içinde gebe kalmayı planlayan kadınlarda kesinlikle kullanılmamalıdır. İlaca başlanan bireylerde düzenli kan testleri yapılmalıdır.

    Siklosporin; Vücudun bağışıklık sistemini baskılayıcı bir ilaçtır. Organ nakli ( karaciğer, böbrek vb ) yapılmış kişilerde vücudun nakledilen organı reddetmemesi amacıyla kullanılır. Diğer tedavi metodları yetersiz kaldığı durumlarda şiddetli sedef hastalığında kullanılır. Böbrek yetmezliği, kan basıncında artış gibi potansiyel yan etkilerinden dolayı düzenli aralıklarla yapılan kan testleri ile takip edilmelidir.

    Araştırma safhasında olan tedavi metodları; Yukarda anlatılan tedavilerin hastalığın kontrolünde büyük yararı olmasına rağmen, hiçbir tedavi metodu hastalığı bir daha ortaya çıkmayacak şekilde tedavi etmeye imkan vermemektedir. Son yıllarda özellikle bağışıklık sistemi üzerinde etki gösteren ilaçlar üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle hastalığın sebebinin tam olarak tespit edilmesi tedavideki yeniliklere de ışık tutacaktır.
     
  6. 14 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Elif
  7. white_girl

    white_girl Kıbrıslı gız Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2007
    Mesajlar:
    1.280
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    146
    Birçok insanın hayatını çekilmez hale getiren sedef hastalığına karşı bitkilerden elde edilen "Dermo Clean" yeni bir umut oldu. İstanbul İlaç Kozmetik Turizm Sanayi Genel Müdürü Tolga Salman, hayatı çekilmez kılan ve sosyal aktiviteleri neredeyse imkansız hale getiren sedef hastaları için yeni bir umut olan "Dermo Clean" ile ilgili bilgi verdi. Tamamen bitkisel ürünlerden elde edilen ürünün herhangi bir yan etkisi olmadığını ifade eden Salman, "Bugüne kadar kullanılan sedef ilaçları içerdikleri kortizon nedeniyle hastalarda değişik rahatsızlıklar ve sorunlar ortaya çıkarırken Dermo Clean'in herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır" dedi.

    Kullanımından 4 hafta sonra sedefli bölgelerin yok olduğunu söyleyen Salman, kendi ürünleri de dahil hiçbir ürünün sedef hastalığını tam olarak ortadan kaldırmadığına dikkat çekti. Ürününün farkının hastaya hiçbir yan etkisi bulunmaması olduğunu dile getiren Salman, "Kortizon etkisi olmadığı için hasta uzun süre sedeflerinden kurtulmuş oluyor. Bir daha çıksa da çok az çıkıyor. Bu ilaç kullanımıyla tekrar ortadan kalkıyor. Ürünümüz Sağlık Bakanlığı'ndan da izinlidir. Eczanelerde de satılmaktadır" diye
    konuştu.

    Dermo Clean'i kullanan hastalardan Sadi Tarhan ise ürünü doktor tavsiyesi ile kullanmaya başladığını söyleyerek, "Başlangıçta umudum yoktu. Ancak biz sedef hastaları çektiğimiz sıkıntılardan dolayı yılana bile sarılacak durumdayız. Ürünü kullanmaya başladıktan sonra sonuç almaya başladım. Önceleri aynaya bakamıyordum, tıraş olamıyordum. Sedef hastalığından yüzümü bile göremiyordum. Ürünü kullandıktan sonra normal şekilde yaşamaya başladım. İlaçtan memnunum" şeklinde konuştu.
     
  8. 17 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Elif
  9. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    SEDEF

    Soru: Sedef (Psoriasis) nedir?

    Sedef, toplumun %1-3’ ünü etkileyen süreklilik göstern bir deri hastalığıdır. Bir alerji ya da mikrobik bir hastalık değildir. Ömür boyu süren alevlenme ve iyileşme dönemleri olan bir hastalıkıtr. Sedef bir kaç döküntü ile sınırlı olabilir veya deriyi orta-yaygın derecede tutabilir. Çoğu insan için sedef hafif seyretmeye meyillidir.

    Soru: Sedefin sebepleri nelerdir?

    Hiç kimse sedefin sebebini tam olarak bilmiyor, fakat bugün araştırmacıların çoğu bağışıklık sistemi ile ilişkili olduğu kanaatindedirler. Sedefde bağışıklık sistemi her nasılsa tetiklenmiştir, bu da deri hücrelerinin büyümesini hızlandırır. Normal deri hücreleri 28-30 günde olgunlaşır ve deri yüzeyinden fark edilmeden dökülür. Fakat sedef hastalığında deri hücreleri sadece 3-4 günde olgunlaşır ve hücreler yüzeyde yığılarak deriden kalkık kırmızı lezyonları oluşturur.

    Soru: Kimler sedefe yakalanır?

    Sedef, kadınlarda erkeklerden biraz daha sık görülür. Çoğunlukla 15-35 yaş arasında ortaya çıkar. Bununla birlikte bebekler ve yaşlılar dahil herhangi bir yaşda görülebilir.

    Soru: Sedef tanısı nasıl konur?

    Sedef için özel bir kan testi veya tahlili yoktur. Teşhis genellikle doktor tarafından derinin muayenesi ile konur. Nadiren, deri biyopsisi gerekir. Tırnaklarda küçük çukurcukların varlığı sedefin göstergesidir.

    Soru: Tüm sedefler birbirine benzer mi?

    Hayır. Sedefin değişik şekilleri vardır. Çocuklardaki hastalık ile erişkinlerde ve yaşlılardaki hastalık, farklı özellikler gösterebilir. Çocuklarda yeni başlamış olduğu için küçük çaplı ve kırmızı renkli, üzeri kepekli belirtiler görülür. Erişkinlerde her tür belirti görülmekle birlikte, genellikle çocuklardakilere benzeyen daha büyük çapta belirtiler vardır. Yaşlılarda ise, hastalık uzun süreden beri devam ettiği için daha büyük çapta, çocuklardakine oranla daha soluk renkte ve üzerinde kepekten çok deri kalınlaşması halinde belirtiler görülür. Ancak hastalığın alevlendiği dönemlerde, yaşlılarda bile kırmızı ve kepekli belirtiler ortaya çıkar.
    Sedef hafif dereceden ortaya ve sakatlığa yol açaçak derecede ciddi seyredebilir.

    Soru: Sedef bulaşıcı mıdır?

    Hayır. Sedef bulaşıcı değildir. Yakalanabileceğiniz veya geçirebileceğiniz bir hastalık değildir. Sedef lezyonları göze hoş görünmeyebilir, fakat mikrobik bir hastalık veya açık bir yara olarak düşünülmemelidir. Sedefli bir kişi, diğer insanların sağlığını tehdit etmez.

    Soru: Sedef vücudun nerelerini tutar?

    Sedef, en sık saçlı deri, diz, dirsek ve gövdeyi tutar. Fakat tırnaklar, el ayaları, ayak tabanları, genital bölge ve yüz (nadirdir) dahil her yerde görülebilir. Lezyonlar genellikle simetriktir, yani vücudun sağ ve sol taraflarında aynı yerde ortaya çıkarlar.

    Soru: Sedef saç döker mi?

    Sedef hastalığı saç dökülmesine yol açmaz. Ancak saçı çevreleyen çok kalın kabukları sökmeye çalışırken saçlarınız dökülebilir. Ayrıca bazı ilaçlar da geçiçi saç dökülmesi yapabilir.

    Soru: Sedefin diyeti var mı?

    Özel bir diyeti yok. Balık yağları iyi gelebilir. Aşırı kilo kıvrım bölgelerinde şikayetleri arttırır ve tedaviyi güçleştirir.





    Soru: Deriyi kaşımak sedef döküntüsüne yol açar mı?

    Evet. Özellikle alevlenme dönemlerinde deriyi kaşımak, ovmak, kabukları koparmak yeni döküntülere yol açabilir.

    Soru: Alkolün sedefe zararı var mı?

    Aşırı alkol sedefi alevlendirebilir. Orta derecede alkol alımının sedefe bir zararı yoktur. Ancak ağızdan ilaç alan hastalarda ilaçlarla etkileşime girebilir.

    Soru: Güneş sedefe iyi gelir mi?

    Doğal güneş ışığının sedef üzerine olumlu etkisi vardır. Ancak yanacak kadar güneşlenmek sedefi alevlendirebilir.

    Soru: Kış aylarında özel bakım gerektirir mi?

    Evet. Kış aylarında nem oranının azalması derinin kurumasına ve kaşınmasına yol açar. Kaşımak da sedefi alevlendirebilir. Bu nedenle nemlendirici krem ve merhemlerin daha fazla kullanılması gerekir.

    Soru: Sedef hastası hamile kalabilir mi?

    Evet. Sedefin ne anneye ne de bebeğe bir zararı yoktur. Gebelik esnasında sedef iyileşme gösterebilir veya kötüleşebilir.

    Soru: Sedefe yakalanacak olan insanlar biliniyor mu?

    Kalıtımın hastalığın gelişiminde önemli bir rolü olmasına rağmen, sedefe kimin yakalanacağını tahmin etmek mümkün değildir. Vakaların üçte birinde ailede sedef hastalığı vardır. Ancak, tespit edilmiş bir kalıtım şekli yoktur. Deriye fiziksel travma, infeksiyonlar(farenjit), psikolojik stres ve bazı ilaçlar gibi çevresel faktörler ailesinde sedef hastalığı olmayan kişilerde bile sedefin başlamasını sağlayabilirler.

    Soru: Sedefli anne babanın çocuğu sedefe yakalanır mı?

    Sedef hastalığına yatkınlık ebeveynlerden çocuğa geçebilir. Ancak bu çocuğun sedef olacağı anlamına gelmez.

    Soru: Stres, sıkıntı sedefe yol açar mı?

    Sedefe yatkınlığı olan kişilerde psikolojik stres ve sıkıntılar sedefi başlatabilir veya var olan sedefin artışına yol açabilir.

    Soru: Sedefin kesin tedavisi var mı?

    Yok. Fakat, sedef lezyonlarının kaybolmasını sağlayan hem yüzeysel hem sistemik çok farklı tedaviler vardır. Sedefli bazı kişilerde aylar hatta yıllar süren kendiliğinden iyileşmeler görülür. Ancak kişide sedefe yatkınlık devam eder. Bu yüzden döküntüler, yıllar sonra bile ortaya çıkabilir.

    Soru: Sedef ömrü kısaltır mı?

    Hayır.

    Soru: Sedef eklemleri tutar mı?

    Sedefli hastaların %10-30’unda eklem hastalığı(artrit) gelişebilir. Sedef artriti genellikle el ayak parmaklarını etkiler ve hafif seyirlidir.

    Soru: Sedefli hastalar normal görevlerini yapabilir mi?

    Sedefli hastaların büyük bölümü normal görevlerini yapabilir. Sedefin istenmeyen görünüşü nedeniyle bazen kendilerine saygıları az olabilir. Sedef genellikle toplum tarafından yanlış bilinir, bu da sosyal ilişkilerde sedeflileri utangaç yapar. Gerginlik, kızgınlık, utangaçlık ve depresyon gibi ruhsal problemler görülebilir. Sedef eğer hastalık görünür yerlerde ise hastanın çalışma hayatını etkileyebilir.

    Soru: Sedefin ekonomik etkisi nedir?

    Sedef sürekli bir hastalıktır. Çoğu vakada sürekli tedavi gerektirir. Ilaçların maliyeti ve doktor visitleri uzun sürelidir. Ciddi vakalarda yatarak tedavi gerekebilir.

    Soru: Sedefte tedavi umudu var mı?

    Evet. Bu konuda günümüzde eskisinden çok daha fazla araştırma yapılıyor. Sedefin anlaşılmasında çok fazla ilerlemeler kaydedilmiştir.
     
  10. 6 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Elif
  11. derdilay

    derdilay A Ş K Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2008
    Mesajlar:
    134
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    bıldıgım kadarıyla kudret narı sedefe ıyı gelıyor...arastıın onu zeytınyagında bekletılmıs bır sekılde sedef bulunan yere uygulayıp daha sonrada yıkıyorsun...
     
  12. 26 Kasım 2013
    Konu Sahibi : Elif
  13. istanbulgano

    istanbulgano Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2013
    Mesajlar:
    12
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    selamlar ,
    Bir arkadasım sedefleri için dogal bir sabun kullandı 4. gunde kucuk olanlar gecti , buyuk olanlarda sonmeye basladı cok memnun