Sefiller - Victor Hugo

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve Elif tarafından 26 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    26 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.607
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    PROLOG: 1815, DIGNE 19 sene süren pranga mahkumiyetinden sonra şartlı olarak tahliye edilen JEAN VALJEAN, toplumdan dışlandığını görür. Sadece Digne piskoposu kendisine iyi davranır; buna karşın zorlu acı yıllar geçiren Valjean piskoposun bazı gümüş eşyaları çalarak ona ihanet eder. Valjean polis tarafından yakalanır ve geri getirilir. Piskoposun kendisini kurtarmak için yalan söylemesi ve buna ek olarak iki değerli şamdan hediye etmesi Valjean'ı çok şaşırtır. Böylece Valjean hayatına yeni bir başlangıç yapmaya karar verir.

    1823 - MONTREUIL-SUR-MER

    Aradan sekiz sene geçmiştir ve Valjean şartlı olarak tahliye koşuluna aykırı hareket ettiği için adını Monsieur Madeleine olarak değiştirmiş; bu süre içinde hem bir fabrika sahibi, hem de belediye reisi olmuştur. İşçilerinden biri olan FANTİNE'in gizli olarak gayri meşru bir çocuğu vardır. Diğer işçi kadınlar bunu öğrendikleri zaman Fantine'in kovulmasını isterler. Tüm gayri meşru teklifleri Fantine tarafından reddedilen ustabaşı da onu kovar. Kızına ilaç alabilmek için çaresizlikten kıvranan Kantine madalyonunu ve saçını satar, en sonunda da kendini satmak için fahişelere katılır. Yeni işi yüzünden kendini iyiden iyiye alçalmış hisseden Fantine bir müşteriyle kavga eder ve JAVERT tarafından tam hapishaneye götürülmek üzereyken "Belediye Reisi" ortaya çıkar ve Fantine'in hapishane yerine hastaneye götürülmesini talep eder. Belediye reisi daha sonra devrilmiş bir arabanın altında kalmış bir adamı kurtarır. Bu, Javert'e olağanüstü bir güce sahip sahip olan ve yıllardır peşinde olduğu 24601 numaralı pranga mahkumu Jean Valjean'ı hatırlatır. Oysa kendisine Jean Valjean'ın yeniden yakalandığı bildirilmiştir. Kendisinin suçsuz bir başka insanın hapse gireceğini öğrenmesi üzerine Valjean mahkemede 24601 numaralı mahkum olduğunu itiraf eder. Hastanede ise Valjean, ölmek üzere olan Fantine'e kızını bulup, ona bakacağına söz verir. Javert kendisini tutuklamak üzere gelir, fakat Valjean kaçar.

    1823, MONTFERMEIL

    Küçük COSETTE, beş senedir bir han işleten Thénardier'lerle kalmaktadır. Thénardier'ler Cosette'i pis işlerini gören bir hizmetçi gibi kullanmakta, ona hakaret etmekte; diğer taraftan kendi kızları EPONINE'e aşırı düşkünlük göstermektedirler. Valjean Cossette'i karanlıkta su taşırken bulur. Thénardier'lere onu serbest bırakmaları için para öder ve Cossette'i Paris'e götürür. Fakat Javert hala Valjean'ın peşindedir.

    1832, PARİS

    Dokuz sene sonra, şehirde; hükümette fakir halka ilgi gösteren tek kişi olan popüler lider Generel Lamarque'ın muhtemel ölümü nedeniyle büyük bir huzursuzluk vardır. Haşarı çocuk GAVROCHE generalin taraftarları arasındadır ve başkentin fahişe ve dilencileri arasından sokak çeteleriyle yaşamaktadır. Bu sokak çetelerinin birisi de Thénardier ve karısının yönetimi altındadır ve bunlar Jean Valjean ile Cosette'e pusu kurarlar. Onları, Valjean'ı tanımayan Javert kurtarır. Thénardier'lerin kızı Eponine ise için için öğrenci MARİUS'a aşıktır ve Cosette'e aşık olan Marius ise onu bulmak için Eponine'den yardım ister. Eponine isteksiz de olsa kabul eder.

    Küçük bir kafede (ABC Café), idealist düşüncelere sahip bir grup öğrenci politik bir toplantı yapmakta ve General Lamarque'ın ölümü üzerine patlak vereceğinden emin oldukları ihtilalin hazırlığını yapmaktadırlar. Gavroche'un, General' in ölüm haberini getirmesi üzerine Enjolras tarafından yönlendirilen öğrenciler, oluşmaya başlayan ayaklanmaya destek vermek üzerine sokaklara dökülürler. Sadece Marius gizemli Cosette'in hayaliyle aklı başından gitmiş gibidir. Cosette de aşık olduğu Marius'tan başka bir şey düşünememektedir. Valjean kızının çok hızlı bir şekilde değiştiğini farkeder fakat ona geçmişiyle ilgili herhangi bir şey anlatmayı reddeder. Marius için duyduğu hislere rağmen Eponine, onu üzgün bir şekilde Cosette'e getirir ve kendi babasının çetesinin Valjean'ın evini soyma eylemini engeller. Evinin dışında gizli gizli dolaşan kişinin Javert olduğundan emin olan Valjean, Cosette'e ülkeden kaçmaları gerektiğini söyler. İhtilalin arifesinde öğrenciler ve Javert durumu kendi açılarından değerlendirirler. Cosette ve Marius tekrar biraraya gelemeyecekleri düşüncesiyle ümitsiz bir şekilde ayrılırlar; Eponine Marius'u kaybetmenin yasını tutar; Valjean ise ülkeyi terkedince kavuşacağı güven ortamını dört gözle beklemektedir. Bu arada Thénardierler olaşabilecek bir kaos sonucunda ellerine geçecek gayri meşru kazançların hayalini kurarlar. Öğrenciler barikat kurmaya hazırlanırlar. Marius, Eponine'in ayaklanmaya katıldığını öğrenince ona Cosette ile bir mektup yollar. Ama mektuba Plumet caddesinde Valjean tarafından el konur. Eponine Valjean kendisine ne söylerse söylesin Marius'a barikatta katılmaya karar verir.

    Barikat kurulur ve ordu isyancılara ya teslim ya ölüm uyarısında bulunur. Gavroche, Javert'i bir polis casusu olarak teşhir eder. Barikatta geri dönmeye çalışırken Eponine vurulur ve ölür. Valjean MArius'u aramak üzere barikata gelir. Kendisine Javert'i öldürme fırsatı verilir, fakat Valjean Javert'i salıverir.

    Öğrenciler bir geceliğine barikata yerleşirler ve gecenin sessizliğinde Valjean Marius'un kurtulması için dua eder. Ertesi gün azalan cephane için Gavroche birşeyler bulabilme umuduyla sağa sola koştururken vurulur. İsyancıların asi liderleri Enjolras da dahil olmak üzere hapsi öldürülür.

    Valjean, şuursuz halde olan Marius'la birlikte kanallara kaçar. Bu arada isyancıların cesetlerini soymakla meşgul olan Thénardier ile karşılaştıktan sonra Valjean sadece bir kez daha, o da Javert'le yüz yüze gelmek için yer üstüne çıkar. Marius'u hastaneye götürmek için Javert'e yalvarır. Javert onu bırakmaya karar verir ve Valjean'ın merhametiyle kendi yıkılmaz sandığı adalet prensiplerinin darmadağan olduğunu görür ve kendini azgın Seine nehrine atarak intihar eder. Bir grup Paris'li kadın yenilgiye uğrayan isyancılarla, mağdur olan kişilerle anlaşmaya varırlar. Kurtarıcısının kim olduğunu bilmeden, Marius, Cosette'in bakımı sayesinde iyileşir. Valjean, kendi geçmişiyle ilgili gerçeği Marius'a itiraf eder ve Cosette'le Marius'un birleşmesinden sonra bu evliliğin kutsallığı ve güvencesi açısından kendisinin uzağa gitmesinin daha iyi olacağı konusunda ısrar eder.

    Marius ve Cosette'in düğününde Thénardier'ler Marius'a şantaj yapmaya çalışırlar. Thénardier, Cosette'in babasının bir katil olduğunu söyler ve kanıt olarak da barikatların düştüğü gece kanallardaki cesetlerin brinden çaldığı yüzüğü gösterir. Bu yüzük Marius'un kendi yüzüğüdür ve Marius o gece kendisini kurtaranın Valjean olduğunu anlar. Marius ve Cosette ölmek üzere olan yaşlı adamdan kendi hayat hikayesini öğrenir.

    Artık Valjean, Fantine, Eponine ve barikatlarda ölen tüm ruhlarla buluşmak için ebedi yolculuğuna çıkmak üzeredir.
     
  2. 28 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Elif
  3. Gulpare

    Gulpare Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    805
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Bunu okumustum sanirim ortakokuldaydim,ama cok etkilemisti beni bunu söyleyebilirim.
    Okumasi icin herkese tavsiye ederim.
     
  4. 15 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Elif
  5. oykumruyam

    oykumruyam Öyküm abla olduuu:) Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    3.024
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    148
    mutlaka okunması gereken müthiş bir klasik
     
  6. 16 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Elif
  7. yas23

    yas23 minik aşkım yiğidoşum. Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    460
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Sefiller -Victor Hugo gerçekten çok mükemmel bir kitap.. Çok kalın ama o kadar sürükleyici ki elinizden bırakamıyorsunuz..
     
  8. 15 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Elif
  9. CHOCOLATEA

    CHOCOLATEA Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    640
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Bence mükemmel bir kitap. Okumayanlara ısrarla tavsiye ediyorum. İnce kitapları okumayı sevmediğim için almıştım o kalın kitabı.
     
  10. 7 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Elif
  11. evrem716

    evrem716 İşte benn! Üye

    Katılım:
    27 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    2.568
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    146
    Güzel bir kitapmış yaaaaaa!!
     
  12. 14 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Elif
  13. dhilek

    dhilek shizen & senritsu Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.783
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    kesinlikle müthiş.. şiddetle tavsiyedir............
     
  14. 25 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Elif
  15. garagartal

    garagartal Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Haziran 2008
    Mesajlar:
    3
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    1981 yılında Türkiyedeki ilk baskı olan kalın ve dört ciltlik kitabını okumuştum.o zaman daha orta okul bire gidiyordum .Süperrrrrrrr herkese tavsiye edrim
     
  16. 1 Ekim 2008
    Konu Sahibi : Elif
  17. cres cent

    cres cent Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Eylül 2007
    Mesajlar:
    24
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    78
    çok müthiş bi kitap okurken kendimde değildim-tatlicadiarzu- annem bile onu kendi haline bırakın sefilleri okuyo demişti
     
  18. 1 Ekim 2008
    Konu Sahibi : Elif
  19. iremsu

    iremsu MaBel Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    1.836
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    bu kitabı tam 5 kere okudum -tatlicadiarzu-
    deli mi bu kız demeyin çünkü evet deli :roflol: hihoyytt