Şeker Yeme, Çocuğuna Yedirme!

Konusu 'Sağlıklı Beslenme' forumundadır ve chess tarafından 2 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    2 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  1. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.600
    Beğenildi:
    32.443
    Ödül Puanları:
    463
    “12 YAŞINDA YAŞLANDIRIYOR”

    - Çocukların enerjiye ihtiyacı var diye belli miktarlarda yemeleri doğru değil mi?

    - Asla doğru değil.

    - Peki enerji ihtiyacımızı nasıl karşılayacağız?

    - Taş devri döneminde insanlar hayvan avlar ve bitki toplar. Şeker sadece meyvede var. Meyve esas olarak bir kültür bitkisi. Doğal ortam sebze ağırlıklıdır. İnsan eli ne kadar fazla değmişse bir gıda maddesine, o oranda olumsuzlaşıyor. O dönemde, insanların kan şekeri 60 dolayındaymış. Bu devirlere geldikçe şekerle tanışıyor ve alışkanlıkları değişiyor. Dolayısıyla ortalama kan şekeri de değişiyor. Şimdi 100’lerdeyiz, 120’de şeker hastalığı. Biliyorsunuz şimdi şeker hastalığı iki türlü. Bir doğumsal genetik özelliklerle alakalı tip 1 diabet. Bir de edimsel tip 2 diabet. Pankreas organının artık yeterince insülin üretememesiyle ortaya çıkar. Yaşlanma süreci olarak kabul edilir. 60’lı yaşlarda görülmesi beklenir. Ama şu anda 12 yaşındaki çocuklarda tip 2 diabet var. Sağlıklı beslenmede şekerin hiç yeri yok. Tamamen bir damak alışkanlığıdır.

    “ŞEKER TÜKETİMİYLE HASTALIK ARTIŞ EĞRİSİ PARALEL”

    Kısmen ya da tümüyle beslenme alışkanlıkları sonucu oluşan kronik, aslında önlenebilir hastalıklar, çok büyük bir toplum sağlığı sorunu haline gelmiştir. ABD’de 20 yaş üstü erişkinlerin yüzde 65’i ya şişman ya daha da ileri aşamada. 64 milyon insanın koroner kalp hastalığı, 11 milyon insanın şeker hastalığı, 37 milyonun kolesterol yüksekliği vardır. Ülkemizde kalp hastalığı sıklığı bu boyuta henüz gelmemiş gözükse bile, şeker hastası sayısının dört milyon olduğu göz önünde bulundurulursa, yakın zamanda vahim bir tablo ile karşı karşıya kalacağımız açıktır.

    Ne zaman ki şeker pancarından şeker üretilmesi Avrupa’da ortaya çıktı, soğuk iklimlerde de şekere dönüşebilecek bir besin maddesi keşfedildi, toplumların şeker tüketimi arttı. Toplumların şeker tüketiminin artış eğrisiyle, hastalıkların artış eğrisi bire bir örtüşüyor. Çünkü; şeker sadece kalorisiyle, şişmanlatıcı etkisiyle zarar vermiyor, doğrudan kimyasal yapısıyla da çok tehlikeli. “Şeker yiyeyim oradan aldığım kaloriyi başka yerden kısarım” demek çok yanlış. İnsan vücudunun şeker almasına gereksinim yoktur.

    “KANSER HÜCRESİ DE ŞEKERLE BESLENİYOR”

    - Ama, beyin sadece glikozla beslenmiyor mu?
    - Doğru. Ancak, bu glikozu her türlü karbonhidrat içeren bitkiden vücut elde ediyor. Kanser hücresi de şekerle besleniyor. Özellikle kemoterapi gören asla şeker yememeli.

    Şeker pancarından veya şeker kamışından elde ettiğimiz şeker ‘sakaroz’, iki ayrı molekülden oluşan bir birleşik moleküldür. Sakarozu biz yer yemez vücudumuzda glikoz ve fruktoza ayrışır. Glikoz kan şekerimizin de adıdır. Hemen kana karışır ve kan şekerini yükseltir. Vücudumuz şekerin zararlı olduğunu bildiği için korkudan hemen insülin salgılar. Çok fazla miktarda şeker yemişsek, gereğinden fazla insülin salgılanır. İnsülin o şekeri hemen alır vücudun bir enerji açığı varsa kısmen enerjiye dönüştürür. Ama insan vücudu çok tasarruflu bir biyolojik bünye. Çok az enerjiyle çok işler yapabilir. Mutlaka yediğiniz şekerde bir fazlalık olacaktır. Bu fazla şeker, insülin aracılığı ile ya kas ve karaciğerdeki şeker depolarına götürülecek ki, vücudumuzun şeker deposu 120 gram kadardır. Orası da sürekli doludur, hiç boş kalmıyoruz çünkü. İnsülin bu şekeri alacak ve yağa dönüştürecek. Dolayısıyla sizin yediğiniz şeker vücudun değişik bölgelerinde yağlanmalara sebep olacak. İnsülin salgılandığı için bir de tokluk hormonu salgılanır. Hiç olmazsa şekerin glikoz bölümü bir derecede tokluk yarattığı için daha fazla şeker yemenizin de önüne geçmiş olur.

    Şekerin ikinci bölümü olan fruktoz; çok az oranda insülin salgılatır. Dolayısıyla sınırsızca yiyebiliriz. Fruktoz günde 15 gram kadar vücudumuzda metabolize edilebiliyor. Değişik kimyasal süreçlerin içine katılabiliyor. Bu da 30 gram şekerdir. Günde bundan fazla yenirse karaciğerde trigliserite dönüşür. Trigliserit kan yağıdır. Bu hem karaciğer yağlanmasına, hem damar sertliğine, hem de vücudumuzun yağlanmasına yol açar. Bugün Amerika’da alkole bağlı sirozdan daha çok, karaciğer yağlanmasına dayalı sirozdan karaciğer nakli gereksinimi duyuluyor.

    “MEYVE YİYORSAN, ŞEKER YEME”

    - Yiyeceklere ve içeceklere bunu tercüme edersek.

    - Bir kutu meşrubatta 35 gram; 200 gram meyvede 30 gram şeker vardır. İnsanoğlunun 200 gram meyve dışında hiç şeker yememesi gerekir. Diyelim ki çok aşerdiniz, 2 parça çikolata yediniz, o gün meyve yemeyin. Bir matematik yapmak zorundayız. Elbette, meyveden elde etmiş olduğumuz bir takım vitamin ve antioksidanları da feda etmiş oluyoruz.

    - Meyvelerin şeker oranları farklı değil mi?

    - İncir ve muz en çok şeker içerenler. Ama onun dışındaki meyveler aşağı yukarı aynı.

    - Okuyucularımız söyleşimizden sonra bir reçete çıkartabilirler mi? Bunu yemeyeceğim, şunu yemeliyim diyebilir mi? Bu sistemin içindeyken, nasıl başaracaklar bunu?


    Prof. Dr. Kenan Demirkol
     
    Son düzenleme: 2 Ağustos 2010
  2. 2 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  3. _laylaylom_

    _laylaylom_ Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2009
    Mesajlar:
    5.917
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    148
    ender saraç da bahsetmişdi...özellikle şeker ve un sigaradan daha tehlikeli olabilir ileride
    diye ..özellikle çocuklar için...
    malesef ben acayip tatlıcıyımohaoldumsmile...özellikle çikolata ...henüz çocuğum yok ama ilerde olursa
    ne olur bilemem kendimi frenlemem lazımbilmiyorumkismile
     
  4. 2 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  5. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.600
    Beğenildi:
    32.443
    Ödül Puanları:
    463
    İngiliz bilim adı Judkin şekerin zehir olduğunu söylemiştir. Zehir insanı ürküten bir sözcüktür. Halbuki biz iyiliği, hoşluğu tanımlamada şeker ve tatlı sözcüklerini kullanırız. Sevdiklerimize şekerim, tatlım diye hitap ederiz, iyi insanın niteliklerini “şeker gibi” diye belirtiriz. Dini bayramlarımızdan biri “Şeker Bayramı”dır. Şeker yiyebildikleri için insanları mutlu sayar, herkesin şeker yiyebilmesini dileriz. Bütün bu inançlarımızın karşısına nasıl olur da duyduğumuzda irkildiğimiz zehir sözcüğüyle çıkılır. Bu çelişkiyi kavramanın tek yolu “her şeyin fazlası zararlıdır” ilkesini benimsemekle olur.

    Şeker, şeker pancarının fabrikalarda işlenerek şeker kısmının ayrılmasıyla elde edilir. Buna göre pancar doğal besin olmasına karşın, şeker saf besindir. Şeker saf enerji kaynağı sayılır. Ancak şeker tek başına alındığında protein, vitaminler ve madenler olmadığından vücutta şekerden enerji oluşamaz. Bu nedenle şeker “boş kalori kaynağıdır”. Özellikle küçük çocuklara şekerli mamalar çok verildiğinde büyüme ve gelişme durur ve çocuk hastalanır. Bu hastalığa kuvaşiorkor “şeker bebeği” denmiştir.
     
  6. 2 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  7. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.600
    Beğenildi:
    32.443
    Ödül Puanları:
    463
    valla canım malesef ben treni kaçırdım, daha önceden şekerin bu kadar zararlı olduğunu bilseydim oğluma hiç vermezdim, şimdi kısıtlasamda, çok istediği şekerli şeyleri vermek zorunda kalıyorum, alıyorum

    sen sen ol, bebeğin olunca asla alıştırma

    çünkü çocukken şeker gibi keskin tatlara alışan dildeki tat alma reseptörleri sonran sebze gibi tadları kötü algılıyormuş, çocukların sebze sevmemesi bundanmış

    bundan bi kaç yüzyıl öncesinde çocukların ben sebze sevmem dediklerini pek sanmıyorum
     
  8. 2 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  9. Sumak

    Sumak benim kürkçü dükkanım,kk :) Pro Üye

    Katılım:
    12 Şubat 2008
    Mesajlar:
    11.966
    Beğenildi:
    296
    Ödül Puanları:
    203
    uff şekeri bı bıraksam cok sevınıcem ,en azından cayı sekersız ıcebılsem

    tatlıyı fılan gectım de ,cok zararlı cokk

    bebegım olunca vermeyeyım barı ya
     
  10. 3 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  11. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.600
    Beğenildi:
    32.443
    Ödül Puanları:
    463
    evet canım, bebeğin olunca sakın alıştırma, zihinsel gelişimlerini bile sekteye uğratabiliyomuş
     
  12. 3 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  13. izmit_41

    izmit_41 kirlideğil,yaPASyatozdu Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2009
    Mesajlar:
    465
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    Sekiz Temmuz'dan bu yana şekere ve siyah çaya son vermiş bulunmaktayım. Öncesinde demlik demlik çay ve her çay bardağına iki küp şeker atan biriydim. Nasıl ki zararlarını bir yerde okudum o anda son verdim. En sevdiğim tatlım sütlaca bile hayır diyorum. Ne şekerli yiyecekler ne de tatlılar artık hayatımda yok. Karpuz ve kavundan vazgeçmiş değilim sadece. Bıraktım bırakalı artılarını vücudumda görünce de asla şekeri kullanamam.
     
  14. 3 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  15. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.600
    Beğenildi:
    32.443
    Ödül Puanları:
    463

    çok iyi yapmışsın, keşke bende uygulayabilsem, çayı zaten şekersiz içerim ama kafeinde zararlı sonuçta

    şekeri bırakınca ne gibi artıların oldu, belki bizede motivasyon olur
    kaydirigubbakcemile5
     
  16. 9 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  17. chess

    chess Guru Editor

    Katılım:
    13 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    48.600
    Beğenildi:
    32.443
    Ödül Puanları:
    463
    UYUŞTURUCU KADAR ZARARLI

    British Medical Journal'da yayınlanan bir makalede "Şeker, tütün kadar tehlikeli, uyuşturucu sınıfına sokulmalı" dendi. Evet, anneler babalar top sizde. Hala çocuğunuza uyuşturucu vermeye devam edecek misiniz? "Ne yapalım, çocuğum gofreti, şekeri çok seviyor" deyip kafanızı kuma mı gömeceksiniz?

    Bu öyle bir zehir ki her markette, bakkalda satılıyor. Bütün diğer uyuşturucular gibi bağımlılık yapıyor ve haz duygusuyla birlikte vücuda zarar veriyor. Hatta bu beyaz zehir çocuklara yediriliyor.

    British Medical Journal'da yeni yayınlanan bir makalede "Şeker tütün kadar tehlikeli, zarar verici ve bağımlılık yapıcı olduğu için uyuşturucu sınıfına sokulmalıdır" diyor. Gözünüzün önüne yeğeninize, çocuğunuza "hediye ettiğiniz" çikolatalar, gofretler mi geliyor? İnsanı sigaraya, uyuşturucuya en yakınları alıştırır... Çocukları da "şeker isimli zehire" anne-babaları alıştırıyor en önce.

    Şekerin ettikleri

    • Fazla şeker tüketmek kan şekerini çok çabuk artırıyor ve pankreas aşırı insülin salgılıyor. Buna "metabolik sendrom" deniyor. İnsülin, şekeri regüle ettikten sonra fazlasını yağ olarak depoluyor. Kan şekerindeki ani düşüşse sürekli acıkma hissine ve yemeye yol açıyor.
    • Diş çürümesi başta olmak üzere, obezite, diyabet, kalp ve dolaşım hastalıkları, böbrek taşları, kanser, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, kronik yorgunluk sendromu ve kemik erimesine neden oluyor.
    • Kan dolaşımıyla vücudun her tarafına taşınan şeker özellikle de göbek, kalçalar, göğüsler ve bacağın üst kısmında toplanıyor. Bu bölgeler de dolduğunda, yağ asitleri kalp ve böbrek gibi aktif organlara dağılıyor. Bu organlar gittikçe yavaşlıyor ve sonuçta dokuları bozularak yağa dönüşüyor.
    • Bağışıklık sistemi zayıflıyor. Vücut soğuk, sıcak veya mikroplara karşı koyamıyor.
     
  18. 17 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : chess
  19. cilekkkkkkk

    cilekkkkkkk Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    57
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Waw, şoke oldum resmen, hiç bilmiyordum ama oldukça motive edici oldu, bundan sonra şekere hayır:), anneler çocuklarına şekeri hiç yedirmemeye çalışabilir belki de, çocuk okula gitcek, tv de, zor valla şekeri tanımamak