sel / Sevdiği Şiirler

Konusu 'Şiir' forumundadır ve sel tarafından 13 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    13 Nisan 2008
    Konu Sahibi : sel
  1. sel

    sel İkimiz ve oğlumuz Pro Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    9.452
    Beğenildi:
    99
    Ödül Puanları:
    153
    Yıldız Kaçmış Gözlerine
    Saymayı öğrendiğim gün başladım
    Yıldızları saymaya teker teker
    Bazı zamanlar hatta uykumdan bile cayıp
    Her gece aynı ne bir eksik ne bir fazla
    Bir gece bundan seneler önce
    Yıldızın biri kayboldu bir sefer
    Gelmedi geri hala kayıp

    Sen de sayabiliyorsun artık
    Bir tane ay sonsuz yıldız varmış diyorsun
    Aniden indiriyorsun kirpiklerini acıyla
    Gözlerin yanıyor ellerinde annen
    Koşarak alıyorsun barbie’nin aynasını
    Sebep belli yıldız kaçmış gözlerine
    Gece kadar karanlık
    Yıldızlar kadar parlak artık gözlerin

    Gözlerine rastladığım ilk anda buldum
    Seneler evvel kaybettiğim yıldızımı
    Şimdiki yerinden memnun gibiydi ışıl ışıl
    Aydınlatıverdi kararan alın yazımı
    Terk ettiğim ümit kapısına yeniden kaydoldum
    Vakit tamam yalnızlığım zorluk çıkartma
    Tabureyi kendin devir
    Ve şu daralan yüreğimde asıl

    Gözlerin kaydıkça şimdi arada bir bana
    Yıldız kaydı sanıyorum
    Ve sadece benim olmanı diliyorum



    alıntı
     
  2. 13 Nisan 2008
    Konu Sahibi : sel
  3. sel

    sel İkimiz ve oğlumuz Pro Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    9.452
    Beğenildi:
    99
    Ödül Puanları:
    153
    Hep Seni İstemişim

    bir fener istedim
    en büyük fırtınalarda bana yol gösterecek
    bir yoldaş istedim
    en çetin yollarda yanımda olacak
    ve bir liman istedim
    her şeyden kaçmak istediğimde sığınabileceğim
    aslında ben hep seni istemişim


    alıntı
     
  4. 13 Nisan 2008
    Konu Sahibi : sel
  5. sel

    sel İkimiz ve oğlumuz Pro Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    9.452
    Beğenildi:
    99
    Ödül Puanları:
    153
    Ödünç Hüzünler'den
    Tütsülü bir koku gecenin kolların da
    mest olan yaradandan ödünç can
    bir kıyamet günü büyülü, bir o kadar sırtlan
    içerisin de vurgun hasretle açacak ölü beklentiler kendini
    yatacak rüyaya lakin cirit atacak kubuslar aşk kokan sonbahar da.
    Aşk daha çok kokacak ürpermiş sevdaya sarman beden de
    bekleyip gelmezsen yar öpecek özlem kendini yanağından
    çatacak başucu kırık dökük hayallere
    ve en çok yazgıların yakasına.
    Çökecek üstüme ödünç hüzünler
    ve ben tereddütsüz yokluğunun korkularına
    yatacağım...
    Sensizlik külleri olacak etrafım da
    yüreğimin bilekleri ölüme bağlı kalacak
    güneş altın da yanacak dertlerim
    ve ben yinede tereddütsüz tutulacağım
    işte oyum ben
    yaşamda ölen tuhaf yaralarla kaplı kadın.



    alıntı
     
  6. 13 Nisan 2008
    Konu Sahibi : sel
  7. sel

    sel İkimiz ve oğlumuz Pro Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    9.452
    Beğenildi:
    99
    Ödül Puanları:
    153
    Aşk İçin Yazılmış Ölümcül Şiir
    benim olmayan bir küçük evin
    içinde bulurum kendimi sessiz
    yanar ya ışıkları geceleyin
    ta uzakta nokta kadar belirsiz
    benim olmayan bir küçük evin

    sancılıdır gece bağrışır durur
    dolunay tekmeler can annesini
    bir gece dağın ardında doğurur
    şairler uzaktan duyar sesini
    sancılıdır gece bağrışır durur

    düşerim ardına birkaç şiirle
    yükselen ay benim ardıma düşer
    rüzgar önce ateşe sonra küle
    doğrula doğrula esermiş meğer
    düşerim ardına birkaç şiirle

    nere gitsen kokacağım burnuna
    tenimin rengini şiire verdim
    o sımsıcak ter kokulu uykuna
    her çiçekte biraz da ben büyürdüm
    nere gitsen kokacağım burnuna

    yaşatır mı dersin bu şiir beni
    ansızın kopunca ruh ile madde
    ayırınca toprak etle kemiği
    ben diye bir şey kalır mı bende
    yaşatır mı dersin bu şiir beni

    hastalıklı roman, ölümcül şiir
    kötü kötü bakar yaşlı ruhuma
    benim de ruhumun rengi değişir
    yatırır beni o büyük uykuya,
    hastalıklı roman, ölümcül şiir

    hangi balçıkta yüzer ki bu gemi
    şiir bu batar kalır oracıkta
    her yer karanlık seçemem gölgemi
    öyle bir alem ki, her şey açıkta
    hangi balçıkta yüzer ki bu gemi

    bu gece benim uykulu gözlerim
    bir sokak lambası gibi yanacak
    seni bu kaldırımlarda özlerim
    şiir okusam herkes uyanacak
    bu gece benim uykulu gözlerim

    saat kulesinde gecenin üçü
    hava çok soğudu çok üşüyorum
    ıssız sokak hayli ürkütücü
    sanki ayak sesleri duyuyorum
    saat kulesinde sabahın üçü

    bir sevgili aradım sevmeyi seven
    bırakıp gitsem de yalnız kalmayacak,
    her şartta hayata gülümseyen,
    yüreğimde hiç solmayacak
    bir sevgili aradım sevmeyi seven

    kalmadı umudunuz tükendi
    balıklar da gitti bu kirli dereden
    şairler burada birer değirmendi
    dönmeyecek onlar gittikleri yerden
    kalmadı umudunuz tükendi

    sokaklar kanlı sokaklar kan kokar
    bir kadın karda emzirir bebeğini
    bilmem ki bu yerde merhamet ne arar
    bir babaya öykünür kör bir dilenci
    sokaklar kanlı sokaklar kan kokar

    'hüzün' ilk şiirimdi, hüzünlüydü
    ben ki her şeyi hüzünle sevdim
    ne bir şarkı bilirdim ne bir türkü
    beni kimse görmemişti evdeydim
    'hüzün' şiirimdi ve hüzünlüydü

    aklım ermezdi daha çok küçüktüm
    yirmili yaş başım öne eğikti
    ufkumun parmaklıklarını söktüm
    ellerim ne demir ne de çelikti
    aklım ermezdi daha çok küçüktüm

    gardiyanımsı yalnızlık pis kokulu hüzün
    bir de sigara isi duvarlarda;
    ah ne sarı soluk ne belirsiz yüzün
    bana uzak karçiçekleri açar karlarda
    gardiyanımsı bu yalnızlık pis kokulu bu hüzün

    zaman zaman yaşlı gözlerime bak
    gözlerimden sen çekme gözlerini
    yağmurun sonrasında kokar toprak
    baharın toplarım senin özlerini
    zaman zaman yaşlı gözlerime bak

    ben ki seni bir gün bulurum diye
    çokça umut ediyorum aslında
    söyle var'ından ne kaldı geriye
    aranıyorum sokak ortasında
    ben ki seni bir gün bulurum diye

    öncemi bilmem: belki ben bir hiçtim
    inançsız bir serseriydim yollarda
    ilim öğrendim cehaletten kaçtım
    düşündüm bir hikmet var bu kullarda
    öncemi bilmem: belki ben bir hiçtim

    sevdim seni, az da kendim için.
    bencildim; bana mutluluk lazımdı.
    ilmimle mutluluktan kaçmak niçin?
    velhasıl şairlik alın yazımdı
    sevdim seni, en çok da senin için


    alıntı