Şelaleye Beş Metre Kala Burmaya Çalışmak?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve guldenasya tarafından 17 Eylül 2010 başlatılmıştır.

    17 Eylül 2010
    Konu Sahibi : guldenasya
  1. guldenasya

    guldenasya Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Hiç rafting yaptınız mı? Deli gibi akan azgın sularda, plastik bir botun içinde kürek çekmek hem çok zevkli, hem de bir o kadar riskli. Önce sakin sakin akıp gidersiniz nehrin üstünde, sanki sandal sefasına çıkmış gibi. Sonra suyun debisi artar ve hızlanırsınız ama kürek çekmeye ve bota yön vermeye devam edersiniz. Sonra öyle bir yere gelirsiniz ki, yapılacak tek şey sıkıca bota tutunmaktır. Düşmemek için sımsıkı tutunmak. İşte bu noktaya geldiğinizde artık kürek çekmek çok faydalı olmayacak. Eğer daha önceden rotanızı düzgün çizdiyseniz, kayalıklardan uzak kalabilirsiniz. Yok eğer; rotayı doğru belirlemediyseniz, dua etmeye başlayın. Bunları neden anlattığımı merak ediyorsanız, açıklayayım. Hayat bir nehir gibidir. Botun üzerinde kalmak ve kayalıklardan uzak durmak için aşağıdaki konuya bir göz atmanızda fayda var.

    NIAGARA SENDROMU

    İnsanların çoğu kararlarının büyü bölümünü bilinçli olarak vermez. Bunun karşılığın da pahalı bedeller öderler. Niagara Sendromu da tam bu durumu açıklıyor. Hayat bir nehir gibidir. Çoğu insan bu nehre, sonunda nereye çıkacağına karar vermeden atlar. Böylece çok geçmeden akıntıya kapılırlar. Günlük olaylar, günlük korkular, günlük zorluklar. Nehrin çatal oluşturduğu yerlere vardıklarında, hangi tarafa gitmek istediklerine bilinçli biçimde karar veremezler, kendileri için hangi tarafın uygun olduğunu da düşünemezler. Kendilerini akıntıya bırakmakla yetinirler. Kendi değerleriyle yönetilmek yerine, çevre tarafından yönetilen o insan kalabalığına katılırlar. Sonuç olarak kontrolün kendi ellerinde olmadığını hissederler. Böyle bilinçsiz bir durumda kalmayı sürdürürler. Ta ki günün birinde kükreyen suların sesi onları uyandırana kadar. Birde bakarlar ki, küreksiz bir kayığın içinde, Niagara çağlayanından 5 metre geridedirler. O anda "Hay Allah!" derler, ama iş işten geçmiştir. Aşağıda düşeceklerdir. Bazen bu düşüş duygusal bir düşüştür. Bazen finansal bir düşüştür. Hayatınızda bu gün yüz yüze olduğunuz güçlükler, büyük ihtimalle nehrin yukarısındayken verilen iyi kararlarla önlenebilirdi.

    Kudurgan bir nehrin sularına kapılmış durumdayken olayları nasıl tersine çevirebiliriz? Ya kürekleri suya daldırıp deliler gibi kürek çekerek, ya da ileriyi planlamaya çalışarak. Gerçekten varmak istediğiniz yere doğru bir rota çizerek. Elinizde bir plan yada harita bulundurup, yol üzerinde kaliteli kararlar verebilmeyi mümkün kılarak.

    Ne kadar hazırlıklı olursanız olun, size bir konuda daha garanti vermek isterim; eğer hayat nehrinin üzerindeyseniz, mutlaka bir kaç sert kayaya çarpacaksınız demektir. Bu karamsarlık değil, gerçekçilik aslında. işin kilidi şurada: kayığınız kayaya oturduğu zaman, kendinizi başarısız bulup dövüneceğiniz yerde, hayatta başarısızlık diye bir şey olmadığını hatırlayın. Var olan yalnızca sonuçlardır. Eğer istediğiniz sonuçları elde edemediğinizde, bu tecrübeden bir şeyler öğrenin ki, ileride daha iyi kararlar verebilmek için elinizde toleransınız olsun.

    "Cesarteimi kaybetmiyorum, çünkü vazgeçilen her yanlış girişim, ileri doğru atılmış
    yeni bir adımdır. - THOMAS EDISON -

    Bazen bir şey isteyip, kesin bir karar verdiğinizde, ilk başlarda istediğiniz şeye ulaşamayacağınızı düşünürsünüz. Hemen sonuca ulaşmak istersiniz. Bunun sebebini

    Kur'an şöyle bildiriyor:

    "İnsan, aceleci (bir tabiatta) yaratılmıştır. Enbiya - 37"

    Diğer bir deyişle acelecilik bizim fıtratımızda var. Fakat başarıya ulaşmak için, insanın sabır gösterip uzun dönemli odağa ihtiyacı vardır. Kişisel hayatımızdaki zorlukların büyük bir kısmı, pes edip hayallerimizden vaz geçmemiz; hep kısa dönemli odaklanmadan kaynaklanır. Oysa başarı ve başarısızlık bir gecelik tecrübeler değildir. Başarısızlığın sebebi, yol üzerinde verdiğimiz bir yığın küçük kararlardır, izlememektir, eyleme geçmemektir, sebat etmemektir, zihinsel ve duygusal durumumuzu yönetememektir.
    Unutulmaması gereken bir nokta, kısa dönemde imkansız görünen şeyin, uzun dönemde fenomen sayılacak bir başarıya dönüşebilmesidir. Hayatta başarılı olmak için, uzun döneme dönük düşünce yapısına ihtiyacımız var. Kükreyen nehrin üzerinde ilerledikçe; eğer dikkatiniz, ilk karşınıza çıkacak kayaya çarpmaktan kaçınmaya dönükse, uzağı göremeyeceğiniz için çağlayana yuvarlanmaktan kurtulamazsınız.

    "Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız." - ANIBAL -


    tolgacelebi.com