Sen Bana Niçin Vurdun Baba?..

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve seyran tarafından 11 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Haftasonu iznindeyim... İzmir'den memleketime bir gündüz yolculuğu yapıyorum... Doğduğum, çocukluğumun ve gençliğimin geçtiği kente gidiyorum... İçimde tarifi imkansız bir sevinç var... Elimdeki kitabı okumaya çalışıyorum ama nafile... Anılar izin vermiyor... Özellikle de çocukluk anılarım... buna biraz da yan koltukta oturan baba-kızın muhabbetleri neden oldu diye düşündüm... Öyle güzel anlaşıyorlar ki!.. Çocuk tahminim 4-5 yaşlarında... Durmadan bıcır bıcır konuşuyor... Kapkara, iri gözleri var çevresine bakan... Ha bire sorular soruyor babasına. yüzünü okşuyor, saçına asılıyor, gömleğini çekiştiriyor... Genç adam ilgisiz kalmıyor kızının bu sevimli haylazlıklarına; eğilip yanağına öpücükler konduruyor ara ara. Ardı arkası kesilmeyen sorularına cevap ermekten de bıkmıyor... "Ne güzel!.." dedim kendi kendime, "Artık babalar da çocuklarına sevgilerini göstermeyi öğrendiler; korkmadan, utanmadan, çekinmeden"...

    Halamın sözlerini anımsadım birden: "Bir gün olsun sevgisini belli etmedi rahmetli. bilirim severdi, severdi ama uzaktan. Yanında dut yemiş bülbüle dönerdik. Sıkı mı birimiz haylazlık etsin, anında okkalı bir tokat yerdik..."

    Yavaş da olsa bir şeyler değişiyordu demek!..

    Uzun süre devam etti, baba-kızın o mutlu tablosu... Epey yol almış, ben de kitaba iyiden iyiye kaptırmıştım kendimi...

    Birden, "Şaaak!" diye bir ses duydum. Bir tokat sesi... başımı çevirince küçük kızın ağlamaklı yüzünü gördüm. dudakları büzülmüş, gözleri dolu dolu olmuştu. Ağlamadı ama!.. Yalnızca: "Sen Bana Niçin vurdun baba?" dedi titreyen sesiyle... Bir yandan da acıyan yanağını ovuşturuyordu... Koltuğa kapanıp, hiç kımıldamadı. Uzun bir süre geçti öylece... Baba da böylece tabii dinlenme fırsatı buldu. Ama eminim içi içini yiyordu. sonunda dayanamayıp, gönlünü almaya çalıştı. Ama her hareketinde küçük kız daha bir büzülüyordu koltuğa... Belli ki kırılmıştı, incinmişti... Eğilip kulağına bir şeyler söyledi babası. Buzlar eriyiverdi hemen!.. Yine bıcır bıcır konuşmaya başladı...Çocuk yüreği işte, affedivermişti babasını... Ama yediği tokatı gerçekten unutmuş muydu acaba?.. Birden o küçük kızın yetişkin hâli geldi gözümün önüne: Dayağı tanıyan,bilen, çocuklarına atmaktan çekinmeyen, kocasından geldiğinde çaresiz kabullenen hâli...

    İçim burkuldu. kendi kendime, "Abartıyorsun!.." dedim, "Alt tarafı babası çocuğuna bir fiske vurdu. belli ki çok kızmış... Hem belki sorunları var, kafası meşgul, sinirleri gergin. Boş bulunup istemese de vurdu işte!.. Bak her şey süt liman, yine çok mutlular!.."

    Kitabıma döndüm... Ara ara da göz ucuyla bakıyordum, küçük kızın neşesi yerinde mi diye... Yerindeydi... Ama uzun sürmedi biliyor musunuz?.. İkinci tokata bizzat tanık oldum. hem de neden?.. Babasının dizleri üstüne çıkıp, çevresini oradan seyretmek istediği için... "yapma, olmaz, düşersin!.." diyen babasını dinlemediği için... Bu çocukça isteğin hakkı tokat mı olmalıydı acaba?... Küçük kız yeniden kapandı koltuğa... Baba yine gönlünü almaya çalıştı bir süre sonra... Ama çabaları sonuçsuz kaldı... Bu kez iç çeke çeke ağlıyordu küçük kız...

    Bir an göz göze geldik babayla... Bir şeyler söylemem gerek diye düşündüm: "Size darılmakta haklı!.." diyebildim yalnızca. kızgınlık, şaşkınlık, biraz da suçluluk karışımı bir bakışla baktı bana ve bir şey söylemeden başını çevirdi...

    Sessizlik içinde yolculuk sona erdi...

    Uyuyan kızını sarsa sarsa uyandırdı...

    Nerde olduğunu bir türlü algılayamayan yavrucak, uyumadan önce neler olup bittiğini çok iyi anımsıyordu; yüzü hâlâ ağlamaklıydı çünkü... Bu kez affetmemişti...

    Otobüsten indiler... Babası elini tutmak istedi, O itti... Ve babasını üç-beş adım geriden takip etti...

    Küçük kız yeniden yetişkin oldu gözümde; "Hem sever, hem döver" anlayışıyla kocasının üç-beş adım gerisinden yürüyen, omuzları düşük, başı eğik hâliyle...

    Gerçekten bir şeyler değişiyor mu dersiniz?

    alinti
     
  2. 11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  3. Bonus

    Bonus ¬Deniz gören evdeki teras ~~ Üye

    Katılım:
    11 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.773
    Beğenildi:
    43.178
    Ödül Puanları:
    463
    Bence hiç bişey değişmicek değişsede çok azınlıkta olduğundan değişti diyemicez.
    Kendi gücünü başkası üzerinde göstermek çok zalimce bişey.:çok üzgünüm:
    Seyran Şeniz
     
  4. 11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  5. Dolun@y

    Dolun@y Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2007
    Mesajlar:
    170
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    küçük yüreğindeki açılan yaraları o baba asla saramıycak:çok üzgünüm:

    çok güzel bir paylaşımdı arkadaşım tşk ediyorum a.s.
     
  6. 11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  7. seher yeli

    seher yeli Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Aralık 2007
    Mesajlar:
    777
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    kücük kız o tokadı terslenmeyi hayatı boyunca unutmıyacak cogumuzun unutamadıgı gibi.hep icinde sızı kalacak :sm_confused:
     
  8. 11 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  9. ayzun

    ayzun Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2007
    Mesajlar:
    412
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    güzel bi paylaşım cnm.ne yazıkki türk ailelerinin terbiye eğitimi bu genelde dayak.çocuk dediğin yaramaz olmalı zaten daha küçücük yürekleriyle neyin ne olduğunun öğrenmeye çalışıyorlar sadece neden dayakla bitiriyoruz herşeyi anlamıyorum.sevgiyi anlayışı öğretsek sabırlı olmayı öğretsek olmaz mı.dayakla ne halledilmiş ki.ama ne yazıkki böyle.bilmiyorlarmı çocuk aile ortamında öğreniyor sevgiyide sevgisizliğide dayağıda.sevgiyle büyüyen çocuklar büyütsek keşke..kim bilir bizlere bunlar ders olurda biz SEVGİYLE BÜYÜYEN ÇOCUKLAR büyütürüz.
     
  10. 12 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  11. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Son günlerde okuduğum en güzel öykü bu!...Teşekkürler Seyran.Ama şiddet dünya yüzünde asla son bulmayacak bir davranış şekli!...
     
  12. 13 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  13. hayrxuxnisa

    hayrxuxnisa Popüler Üye Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2007
    Mesajlar:
    169
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Canım benim,harika paylaşımın için teşekkürler.Çocuk kalbi,babasının attığı tokatı,asla ve asla unutmuyacak.Yüreğinin,kalbinin köşesinde onunla birlikte var olacaktır.
     
  14. 13 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  15. kahvegxoxzlxuxm

    kahvegxoxzlxuxm Yeni Üye Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2008
    Mesajlar:
    472
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bir şeyler değişiyor arkadaşım.bence yeni gençlik biraz daha şanslı.teşekkürler.
     
  16. 15 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  17. tahinpekmez

    tahinpekmez SeNTeTiK ZaMaNLaRDaYıM.. Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2007
    Mesajlar:
    294
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    değişmiyor malesef.........
     
  18. 15 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  19. Akide

    Akide Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2007
    Mesajlar:
    306
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    çok güsel bir paylaşım seyran
    çok duygulandım
    aklıma babamın bana attığı tokat geldi,
    gerçekten unutulmuo:1no2: