Sen Giderken...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve AngeloDiAmore tarafından 13 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    13 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : AngeloDiAmore
  1. AngeloDiAmore

    AngeloDiAmore Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Mart 2007
    Mesajlar:
    55
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ...Sen Giderken...



    Yenildim, vazgeçtim beni sevmenden.
    Kalp kırık, yoruldum gitmelerinden.
    Sevmedin belki beni çok yürekten,
    Bil yeter ben üzüldüm sen giderken!

    Evet, işte pes ettim... Yenildim sana, gururuna, korkularına, bana karşı koyduklarına, herşeyine yenildim... Vazgeçtim beni seversin diye beklemekten. Hücrelerim parçalanırcasına ayrıldı sanki birbirinden bu kararı alırken... Çünkü yoruldum, yıprandım, kırıldım, ufalandım... Zamansız gelişlerinden, apansız gidişlerinden, umursamazlığından, bana kapalı kapılarından, tükendim...

    Biliyorum, beni ne benim seni sevdiğim gibi ne de beni sevmeni istediğim gibi sevdin?! Sadece sevmedin... Bir ara sevdin sandın, sonra vazgeçtin bu düşünceden, savdın beyninden! Ama şunu bil ben tahmin edemeyeceğin kadar üzüldüm ardından, seviyordum çünkü seni... Hala seviyorum... Sadece kabul ettim bu aşkta yenildiğimi ve vazgeçtim beklemekten sevgini...

    Ahh ölür müydün beni biraz daha sevsen?
    Mevsimsiz solmadım, sararmadım mı ben?
    Tutmadın ellerimden ben düşerken,
    Kaçmadın mı, gitmedin mi sen?

    Ahh olmadım mı yanında sen çok yalnızken?
    Sarmadım mı seni kimseler sarmazken?
    İstedin, vermedim mi herşeyimi?
    En derinden sevmedim mi ben?

    Ama hala düşünmüyor değilim, biraz çaba sarf etsen, emek versen olmaz mıydı diye?! Ölmezdin değil mi? Öylece kaldım işte, sessiz, sakin, solgun, mevsimsiz açan çiçek gibi şaşkın. Soldum, boynum düştü öne, ben derinlere doğru kayarken tutmadın elimden, fark etmedin. Korktun belki de yine, kaçtın sanki, gittin işte...

    Oysa ben hep yanındaydım, her anında, iyi - kötü ne varsa. En çokta yalnızken sen, yaralıyken, kimse seni anlamazken... Sardım seni, kanayan yaralarını... Kabuk bağlarken onlar, ben şahidi oldum an be an! Sana bağladım umutları, umutlarının kaynağı yok olmasın diye, canın acımasın, yanma diye... Yani ben seni herşeyinle sevdim, herşeyimi vererek! Acın, yaraların, hırçınlığın, çocukluğun, en derinleri[n]le, en derinleri[m]le sevdim. Oysa sen???!!!

    Gitsende, silsende beni kalbinden,
    Yer etsen kendine yeni aşklarda...
    Tek gerçek dönmem ki verdiğim sözden,
    Tek aşksın hep duracak başucumda!

    Şimdi olmasanda yanımda bu zamanda, beni yokmuşum gibi saysanda, biliyorum birgün anacaksın! Yeni girdiğin hayatlarda can bulurken sen, ben sende bıraktığım canımla yaşayacağım... Senden, canımdan uzakta... Çünkü gerçek olan bir şey vardıysa yanımdayken sen, o da sana olan aşkımdı. O yüzden hiç bir başka gerçek ya da yalan değiştiremez bunu. Ettiğim son sözden, ettiğim son yeminden dönmeyeceğim biliyorum. Çünkü sen başucumda duran tek aşksın hala. Ve duracaksın yanımda, baçucumda, içimde, dışımda!

    Git... Sil... Yeni bir hayata başlamış ol... Ne sözümden döndürebilirsin bunlarla beni, ne de yok edebilirsin bu sevgiyi...

    Tek istediğim içinden, beyninden şu hiç çıkmasın...
    Beni hatırladığın her zamanda içini yaksın...

    Bil Yeter Ben Üzüldüm SEN Giderken!
    ...