sen,"sen gibi ol"..

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve caelia tarafından 22 Mart 2007 başlatılmıştır.

    22 Mart 2007
    Konu Sahibi : caelia
  1. caelia

    caelia Guest

    Sen berrak bir Su ol;

    Su ol da, ister dere ol, ister Okyanus...
    İçin dışın gibi olsun; temiz ve duru.Şefaf ama derin. Suyun berak olsun ve de serin.
    “Sen, Sen Gibi Ol”. Bırak yıkanmak isteyen herkez gelsin senin kıyılarına. Arınmak isteyen, bıraksın kendini bu suya. İçmek isteyen içsin ve doysun kana kana ,sana.

    Kıyılarda oynamak isteyen de, oralarda kalsın. Bırak dileyen senden dilediği kadarını alsın. “Kıyılardayken bakılınca, yoktur bir dereyle okyanusun farkı” deme onlara, bırak engine varmayı dileyen zaten buna layık olandır, istemeyen de bırak kıyılardan tad alsın, bırak onlar da orada kalsın...

    Sen Deniz feneri ol;

    Fırtına da olduğu gibi, güneşli ve durgun havalarda da orada ol; Güven veren, şartlara bağlı olmaksızın bekleyen ol. Sadık ol. Fırtınalı ve karanlık gecelerin dostu ol. Karagün dostu ol da, bırak iyi günlerde de seni bilen dileyen sana ulaşsın. Ancak sen dileyen içinde, dilemeyen için de ışık ol, aydınlatmaya devam et. Koşulsuzca paylaş ışığını. Veren el ol. Şartsız ve koşulsuz bir bağlılıkla yap görev bildiğini. “Sen, Sen Gibi Ol” da bırak İhtiyacı olan, dileyen erişsin sana, istemeyen pas geçsin...


    Sen Gül ol;

    Kokunu saç dört bir yana ,kimin alacağını hesap etmeden yay rahiyanı. Kim alır diye endişelenme. Sen aşkı taşı kalplere. Renklerinde ki büyüyü ser gözler önüne. Dokunuşunda ki o pürüssüz temasla hazı öğret, sana dokunan tenlere. Arzuyu anlat onlara. Mest olmayı tatsınlar seninle ..

    Sen hesapsızca göster sendekini; Çünkü sen Gül’sün.. "Sen, Sen Gibi Ol”. Sen gibi kal olduğun yerde, kendi bahçende...

    Kaygılanma, sana daha yakın olmayı dileyen, daha yakından koklamak isteyen yanaşır, sana dokunmak isteyen dikenine rağmen uzanır...

    Sen Güneş ol;

    Kışında ışığını yayamaya devam et. Isıtamasan da bedenleri, ruhlara yay sıcağını. Umut ol kuşat. Birden parlayıp da ardından göz açıp kapayana dek sönen bir kıvılcım olma sen.

    Sen doğarken ısısz,terk edilmiş ve yanlızlık kokan vadilerden de geç. En tercih edilen, o sulak topraklarada ulaş ve aydınlat. Senden beklenmesede, talep edilmese de her sabah doğ yeni güne ve yeniden. Karanlıklara kaçmak isteyenler senin umudunu kıramasın. Sen parlarken dahi asık olan yüzler, senin amacını kaybetmene neden olmasın. Pencerelerden içerilere kaçan yüzler seni yıldırmasın.

    Sen Güneş ol ve doğ her sabah, yeniden kayıtsız şartısz, koşulsuz ve beklentisizce..

    Isıt, bereket ol, yaşam ol. En ufak karanlık köşe kalmayıncaya değin sal ışığını Dünya’ya.

    “Sen, Sen Gibi Ol” . Zaten ancak ışığı arayan ve onu kendi özünde de görüp tanımış olan yüzünü Güneş' e dönecektir.Hemen olmasa da bir gün. Sen işte o gün için dahi olsa orada ol ve bunun için orada kal...


    Sen Kutup yıldızı ol;

    Günler geçse de, mevsimler dönse de sen yolundan dönme. Kararlı ve sabit bir rehber ol.

    O Yol’ da olan, yolunu arayan seni uzakta da olsa, gelip bulacaktır.

    Kutup Yıldızı hep orada dır değil mi? Arayanın başını göğe kaldırması yeterlidir. Sen hep aynı yerde ol ki, zamanı geldiğinde, seni arayan nerede bulacağını bilsin...

    “Sen Sen gibi Ol” ; Bırak sana ulaşmak isteyen başını kaldırıp bakması gereken yeri kendi bulsun, o zamanını kendi belirlesin. Senin değişmezlerin olsun, dönüşmezlerin olsun. Sen hep doğru yönde ol ki, hep de doğru yolu gösterebil. Ve seni bulmak isteyenler sana yöneldiğinde erişebilsin...

    sen Kar tanesi ol;

    Karakış da tüm çirkinlikleri kapat, çocuklara neşe ol. Pürüzlere ve çıkıntılara örtü ol. Sade ol, ama basit olma. Temiz ol ve kıristal gibi kal. Üzerine değen hiç bir şeyin, seni değiştirmeyeceğini, lekeleyeeyeceğini ve kirletemeyeceğini bil. Özünü bozamayacağından emin ol. Yalın ol, sıradan görün, ama bakmasını bilen için özel olacağını da bil. Her bir zerren birbirinden parlak ve değişken iken, dışarıdan sıradan renksiz ufak bir zerre ol. “Sen, Sen Gibi Ol” ve Sen bir Kar tanesi ol. Kar beyazı ol da, bırak “beyaz bir renk değil” desinler...


    Sen Buse ol;

    Ya bir bebeğe dokun minik bir buse ol, masum, küçük ve sıcak..Yada bir bebeğin dudaklarından ak ve git bir annenin tenine ulaş. Islak hesapsız ve yaşam fışkıran bir dokunuşla ol da taşır kalpleri. İhtiyaç kalmasın bir diğerine. İstenmesin sonrasında başka bir dokunuş.


    Yada bir aşk busesi ol; Yak dokunduğun her zerreyi. Tüm kuytu köşelere yaz kendi adını. Acıt dokunuşunla. Haz ve ıstırabı beraberce yaşat. Hayaller de ki ol sen, o en fazla arzulanan.

    Tenler de ki ateş ol sen, yakması için yalvarılan...



    Yada bir veda busesi ol sen iyisi mi; Düş kor alevler gibi avuç içlerine.

    Bir yolculuk öncesinde mesela, bir ayrılık akşamına misafir ol.

    O son satırların, son kelimesi sen ol . Sen son bir dokunuş ol ve uzan sevgilinin ayrılık kokan tenine. Son nokta ol elvedalara. Ve en son sen hatırlan.

    Bırak ilkler başkalarının olsun, sen son ol.

    “Sen Sen Gibi Ol” . Ve Sen gibi Kal...