Seramikle ilgilenenler seramik sanatı

Konusu 'Diğer Sanat Alanları' forumundadır ve BeyazPerim tarafından 14 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    14 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  1. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    Kızlar aranızda seramikle ilgilenen var mı ?
     
    Son düzenleme: 19 Eylül 2010
  2. 3 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  3. justhelena

    justhelena Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2008
    Mesajlar:
    48
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    kimse cevap yazmamış ama ben seramik okuyorum ve çok güzel bi sanat dalıdır :-)
     
  4. 5 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  5. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    Bende cok severim cnm
     
    Son düzenleme: 19 Eylül 2010
  6. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  7. justhelena

    justhelena Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2008
    Mesajlar:
    48
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    seramik sektöründe iş azdır sen naptın canım ?
     
  8. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  9. Silviya

    Silviya Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.050
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    o zaman seramik dalını biraz tanıtmaya nedersin?bize konuyla ilgili bişeyler anlat tanıyıp sevelim olur mu?
     
  10. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  11. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    tamam kızlarrrrrr
     
    Son düzenleme: 15 Ekim 2009
  12. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  13. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    tabiki tatlım olur :)
     
  14. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  15. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    Seramik (Keramik)

    Kelime kökeni olarak eski Yunancada “yanık/yanmış madde” anlamındaki ‘keramikos’ tan gelir.

    Seramik, organik olmayan kaolin ve benzeri maddelerin, çeşitli yöntemlerle şekil verildikten sonra sırlanarak ya da sırlanmadan sertleşip dayanıklılık kazanacak kadar pişirilmesidir. Bu açıdan halk arasında pişmiş toprak esaslı malzeme olarak bilinir. Bilim ve teknolojinin yanı sıra sanat dalıdır.

    Kil belirli bir üretim sürecini geçirdikten sonra, sert ve deforme olmayan, bazı özel etkenler dışında hiçbir dış etkiden kolayca etkilenmeyen bir malzeme haline gelir. Seramik malzeme üretiminde, kil hamuruna belirli maddeler katarak, değişik şekillendirme yöntemleriyle, kullanılan hamurun bünyesine uygun bir pişirme ile seramik malzemeye istenilen niteliği kazandırma imkânı vardır.

    Bileşiminde değişik türde silikatlar, alüminatlar, su ve bir miktar metal oksitler ile alkali ve toprak alkali bileşikler bulunan bir malzemedir. Seramik grubuna oksitler, nitritler, boridler, karbitler, silikatlar ve sülfidler girmektedir. Bazı seramiklerde iyonsal, kısmen kovalent bağ bulunabilir. Bazıları amorf, bazıları da kristal yapılıdırlar. Çok sert ve gevrektirler. Ergime sıcaklıkları yüksek (silis 1750ºC’ de alüminat 2050ºC’ de ergir), ısı ve elektriksel yönden yalıtkandırlar. Silise %6 alüminat katılırsa ergime sıcaklığı 1550ºC’ e düşer. Demir oksit ve alkali bileşikler ergime sıcaklığını daha da azaltarak 900ºC’ ye kadar düşürebilir.

    ALINTIDIR
     
  16. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  17. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    Kil Türleri

    Kalıntı killeri; plastik özelliği azdır. Ham maddesi kaolindir. Porselen yapımında kullanılır.

    Çökelti killerli; ateşe dayanıklı killerdir. Artistik çalışmalar, ateş tuğlası, cam fırın ve kazanları, ocak ve fırınların iç yüzeylerinin örtülmesi için kullanılır.

    Camlaşabilir killer; gözenekleri kapanan killer (kuraldışı kil) ısıya dayanıksızdırlar. 1200-1350 derecede camlaşabilirler. Bunlar; Gre seramik, inşaat tuğlası, yer karoları, lavabo vb. inşaat malzemeleridir. Ayrıca terra-cota (sırlanmamış toprak mamüller yüksek ısıda eğilip bükülmemesi istenen mamullerde kullanılır.

    Kolay eriyen killer; gözenekli killer, gre seramik killeri, porselen killer.

    Seramik Ham Maddeleri

    Feldspat, pegmatit, tebeşir, çakmaktaşı, kuvars, kum, şamot, bentonit, kaolin.



    Sır

    M.Ö.5000 ve 6000’lerde uygulanmaya başlanmıştır. Su geçirmezlik ve güzel görünüm amacı ile 1. pişirimi yapılmış mamuller üzerinde bazı inorganik maddeleri eritmek yoluyla yapılır. Temel maddeleri kilde olduğu gibi silis ve alüminyum oksittir. Aralarındaki fark pişirme süresidir. Amaca ve seramiğin niteliğine göre çeşitli matlaştırıcı, opaklaştırıcı ve renk verici maddeler eklenebilir. Bunlar; çeşitli oksitler ve farkorperlerdir. Kullanılan oksitler kobalt, demir, bakır, mangan, bakır, kalay, zirkon, vanadyum vb.



    Sırlama

    Seramikte yapılan biçimlerin ve ürünlerin boyanması ve renklendirilmesidir. Seramik sırının kullanılmadan önceki ilk işlem sırın iyice karıştırılmasıdır. Sırlanacak olan ürünün yüzeyinin temiz olması sırlama esnasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek bazı hataları önler.



    Sırlama yöntemleri

    Daldırma yöntemi; ilk önce bir kap içerisindeki sır karıştırılır. Seramik mamulü sırın içine daldırılır, mamulün sırın içinde tutulma süresinin ne az ne de fazla olmaması gerekir (7-8 sn civarında)

    Püskürtme yöntemi; bu yöntem kompresörle yapılır. Kompresörün ayrı olarak sır haznesi bulunur. Bu hazneye istenilen renge göre sır konur ve haznenin ağzına takılan püskürtme tabancası ile püskürtme yapılır.

    Akıtma yöntemi; yürüyen bant sayesinde dik veya yatay olarak geçirilen kaplama plakası türündeki ürünlerin dönen bir sistemden akıtılan sır ile yüzeylerinin kaplanmasıyla gerçekleşir.

    Tozlama yöntemi; mamulün yüzeyi organik bir yapıştırıcı ile kaplanır. Suda çözülen maddeler içeren sırlar mamulün üzerine eşit olarak serpilir.

    Tuzlama yöntemi; tamamen açık ateş ile çalışan kamara türü fırınlara tuz atılır fırın sıcaklığı ile buharlaşan tuz yanma gazlarıyla birleşerek ince bir tabaka halinde fırındaki mamullerin yüzeyini kaplar.

    Artistik sırlarla dekorasyon; çok vakit alan diğer tekniklerin dışında, seramik formlar, artistik sırlarla boyanarak dekore edilirler. Sırın başlıca fonksiyonları, seramik mamullerin üzerindeki koruyucu ve güzellik verici nitelikleridir. Ayrıca mamulün kirden korunması, suyu geçirmemesi de önemlidir.

    Başlıca artistik sırlar;

    Örtücü mat ve yarı mat sırlar

    Mineli sırlar

    Saydam (transparent) sırlar

    Krakle sırlar

    Şamotlu sırlar

    Kristal sırlar

    Artistik sırlar

    Alkalili sırlar

    Kuvars çamuru

    Seramik yapımı aşamaları;

    Yoğurma; yoğurma, bir çamur kütlesini elle çevirerek bastırarak karıştırma yöntemidir. Amaç çamuru homojen hale getirmek ve içindeki hava kabarcıklarını çıkarmaktır. Çamur içinde hava kabarcıkları, fırınlama sırasında bulundukları yerden dışarı çıkacak ve patlayarak hem seramik ürüne hem de fırın içerisindeki diğer ürünlere zarar verecektir.

    Biçimlendirme; yoğurmadan sonra seramik çamuru çeşitli yöntemlerle şekillendirilir: sucuk (fitil, şerit, çubuk), plaka, torna, çimdik, kalıp yöntemleri temel şekillendirme yöntemleridir. Bu yöntemler tek ye da birlikte kullanılabilirler.

    Kurutma (hava); çamur torbası, açıldığı andan itibaren kuruma başlamış demektir. Kuruyan kil hava ile temas ettiği andan itibaren su kaybeder, sertleşir ve küçülmeye (çekmeye) başlar. Biçimlendirme sırasında ve sonrasında seramik yumuşak bir naylon ile sarılmalıdır ve bütün yüzeyde eşit kurutma yapılmalıdır. Naylon kurumayı yavaşlatır ama durdurmaz. Kurutma işlemi hava akımının olmadığı (rüzgâr, klima) bir ortamda yapılmalıdır. Bitmiş ürün zaman zaman açılarak ve sarılarak kurutulmalıdır. Naylonla sarılmayan çalışmalar ortamdaki havanın etkisiyle çok hızlı kuruyacağından belirli bölgeler kuruyacak bükülecek ve sonuç olarak da çatlayacaktır.

    Deri sertliği; biçimlendirilen ürünün kısmen kuruduktan sonraki haline seramik dilinde “deri sertliği” denir Bu aşamada suyun büyük bir kısmı uçmuş (içerisinde hala %12-15 nem vardır) ve esneklik azalmıştır. Dekoratif parçalar eklemek, oymak, kulp takmak için en uygun zamandır.

    Bisküvi pişirimi (1. fırınlama) (ateş); fırınlama aşamasına gelen ürün kullanılan kile bağlı olarak tarh sıcaklığında pişirilir. Çömlekçi killeri 950–1000 derece arasında, porselen ve stoneware (Grek) ise 1200–1300 derece arasında fırınlanır. Fırınlama belirli bir ısı çizelgesi izlenerek yapılır. Pişirme sonucu kilin hacmi küçülür, rengi değişir. Fırınlanan ürün artık kolay kırılgan özelliğini kaybetmiş, daha dirençli hale gelmişti. Bu derecelerde pişirilen ürünler hala gözeneklilik (porozite) özelliklerini korurlar. Gözeneklilik, seramiklerin su emebilme özelliklerini belirler, yükselen ısı ile birlikte ürünün su geçirgenliği de azalır. Sırlanmaya hazır bisküvi, seramik gözeneklilik özeliğinden dolayı sırın içerisindeki suyu tutar ve sırın yüzeye tutunmasını sağlar. Böylelikle bisküvi pişirimiyle sırlama aşaması da kolaylaşır. Fırınlama 2 gün sürer. ılk gün çalışmalar fırına yüklenir. ıkinci gün fırınlama çizelgesi uygulanarak fırınlama gerçekleştirilir. 8–10 saatlik fırınlamayla hedeflenen sıcaklığa çıkılır. Fırınlama işlemi bittikten sonra sıcaklık çok yavaş düşürülmelidir, hızlı soğutma seramiklere ve fırın ısıtıcı öğelerine zarar verebilir.

    Sırlama; artık bisküvi ürün sırlamaya hazır hale gelmiştir. Sır, öğütülmüş cam, kil renk veren malzemeler ile suyun karışımından oluşur ve seramiğin yüzeyinde su geçirmeyen, düzgün parlak bir tabaka oluşturur. Sırlama yöntemleri çok çeşitlidir: daldırma, akıtma, püskürtme, fırça, süngerler ya da bu yöntemlerin birlikteliği ile uygulanır. Ancak bazı seramikler ilk fırınlama yapılmadan ham iken de sırlanabilir. Sırlar da değişik türlerdedir: parlak ve saydam, beyaz renkli, donuk, mat veya dokulu.

    Sır fırınlaması (2. fırınlama); bisküvi fırınlamasından sonra sırlanmış seramikler ikinci defa fırınlanır. Sır fırınlaması bisküvi fırınlamasından daha yüksek derecede yapılır. Çömlekçi kili için 1000–1080 derece, stoneware (Grek)ve porselenler için 1250-1280 derecedir. Sır fırınlaması bisküvi fırınlamasına göre daha karmaşıktır. Seramikler birbirlerine değmeyecek şekilde yerleştirilmelidir. Fırınlama sırasında sır erir ve seramiğin yüzeyini kaplar. Fırınlama istenilen sıcaklığın üstüne çıkarsa sır kabarcıklanır ve akar; istenilen sıcaklığın altına düşerse pütürlenir ve oluşmaz.

    Sır üstü pişirim; bazı durumlarda istenilen renkler ve yüzey efektleri tek sır fırınlamasıyla gerçekleştirilemeyebilir ve 3. bir sır fırınlamasına ihtiyaç duyulur. Lüstre, çini çıkartma gibi sır üstü teknikleri düşük sıcaklıklarda daha parlak renklerle elde edilirler ve yüksek dereceli sırlar kadar kalıcı değildirler. Zamana bağlı olarak sürtünme ve aşınmalarla özelliklerini daha kolay kaybederler. Çarpıcı ve özel yüzey efektleriyle çok tercih edilen bir tekniktir. Bir sır üstü tekniği olan çini, birbiri üzerine konan renkler ve karmaşık tasarımlarla, arka arkaya gerçekleştirilen sır fırınlamalarıyla oluşturulur.



    Şekillendirme Yöntemleri



    Çubuk (sosis) yöntemi

    Sosis yöntemi, seramikte en temel yöntemlerden birisidir. Bu temel ders, çamuru tanımak için olduğu kadar çamurla düzgün ve kolay bir form çıkarmak için de uygun bir yöntemdir. Bu yöntemde amaç, kalınlığı olan bir yüzey yaratmaktır. Bu tanımın içine, kutudan vazoya, tabaktan kalemliğe değişik şekiller girebilir. Örneğin bir kutu yapmak isteniyorsa, buradaki temel mantık, duvar örme mantığıdır. Kutunun yüksekliği, yavaş yavaş artırılır, kutunun duvarları adım adım yükselir. ıstenen yüksekliğe ulaşıncaya kadar da bu işleme devam edilir. Burada, duvar örerken kullanılan tuğlanın yerini, sosisler alır. Sosisler üst üste konarak duvar oluşturulur.

    Yoğrulmuş olan çamur, elle sosis şekline getirilir. Bu aşamada özenli ve düzgün sosisler yapmak önemlidir. Tezgâh üzerinde elle, yaklaşık serçe parmak kalınlığına gelinceye kadar yuvarlatılarak inceltilen çamur, daha sonra bükülerek iki ucu birbirine yapıştırılır. Kutunun şeklinin silindirik olduğunu kabul edersek, sosislerin yuvarlak olması gerekir. ıki ucu birleştirilen sosisleri yuvarlak, simit şekline getirip üst üste yapıştırarak kutunun duvarı oluşturulabilir. Sosisleri giderek büyüyen ya da küçülen boylarda seçerek kutunun çapı değiştirilebilir. Bu da yükseldikçe genişleyen veya daralan kutular yapmayı olanaklı kılar. Bu kutunun tabanını yapmak için ise, çamur bir merdaneyle açılır. Açılan bu çamurdan taban boyutunda bir parça kesilir ve bu taban sosislerden yapılmış olan duvara yapıştırılır. Böylece kutunun şekli verilmiş olur.

    Bu aşamadan sonra yapılacaklar, yapanın kendi isteklerine göre değişir. Sosisle yapılan bir kutunun duvarları boğumlu olacaktır. Bu boğumları birbirine yedirerek duvarları düzleştirmek mümkündür. Hem içi, hem dışı düzeltilen kutu, bundan sonra kabartma ve süslemelerle daha estetik bir hale getirilebilir. Kabartmalar, çamuru oyarak veya çamura parçalar yapıştırarak oluşturulabilir. Çamur yapıştırırken, ince ayrıntılı bir parça yapıştırmak yerine, kaba hatları belli olan kabartma parçası yapıştırılır, ince ayrıntıları, çamur bir iki gün oda sıcaklığında kuruduktan sonra, yarı sert bir kıvama gelince verilir. Islak çamur çalışılırken çapak yapacağı ve verilen formu çabuk kaybedeceği için, çamur sertleşmeden ayrıntı vermek çok güçtür.



    Plaka yöntemi

    Bu yöntemle, silindirik veya prizmatik şekiller oluşturmak mümkündür. Ancak yuvarlak hatlı formlarda sosis yönteminin avantajları vardır. Örneğin plaka yönteminde, yan duvarların şekli düzdür, bombeli bir biçim vermek zordur. Bombe için sosis yöntemi çok daha avantajlıdır. Plaka yönteminin avantajı, düz duvarlı işlerde öne çıkar. Yan duvarların hızlı ve ölçülü yapılabilmesi gibi özellikler, plaka tekniğini sıkça kullanılan bir yöntem yapar.

    Teknik olarak plaka tekniği, basit bir tekniktir. Örnek olarak bir prizmatik kutu verilecek olursa, taban ve dört yan kenar yapılıp birbirine yapıştırılır. ıstenirse bir kapak ta eklenebilir, ancak bu kapak kururken kenarlarını germe ve piştikten sonra kutuyla aynı miktarda küçülmemesi nedeniyle uyumsuzluk gibi sorunlar çıkarabilir. Kutunun tüm duvarlarının aynı kalınlığa sahip olması için, bu duvarların (plakaların) kesildiği kilin kalınlığı sabit olmalıdır. Bunu sağlamak için iki çita kullanılır. Bu çıtanın kalınlığı 1cm civarında olmalıdır. Çıtalar birbirinden yaklaşık 25 cm uzak olacak şekilde paralel olarak konur. Daha sonra çıtalar çamurla kenarlarından desteklenir, böylece çamur ittirince kayması engellenir.

    Kil ilk olarak elle bastırılır ve kalınlığı azaltılır. Araya kil konduktan sonra merdane ile açılmaya başlanır. Kilin kenarlardan dışarı taşmamasına dikkat edilir. Çamur kalınlığı çıtanın seviyesine inince, merdane iki çıtanın üzerinde yuvarlanarak eşit yükseklik sağlanır.

    Daha sonra bu kil plakası çıtaların arasından çıkarılarak içinden istenen parçalar istenen ölçülerde kesilir. Bu parçalar, yan yüzeyleri tabana yapıştırmak suretiyle birleştirilir. Bunun için çentiklenen yapışacak yüzeylere, daha sonra balçık sürülür ve parçalar birbirine sıkıca bastırılır. Ama sağlamlığı arttırmak için araya ince bir sosis konarak bu iki yüzeye de yedirilir. Duvarlar yapıştırıldıktan sonra kendi aralarında temas eden tüm yüzeyler birbirine yedirilerek son şekil verilir.



    Torna yöntemi

    Torna yapmak için, ayakla veya bir motorla döndürülen bir tornaya ihtiyaç vardır. Torna yapmak için plastik bir çamur kullanılabilir. Çamurun içinde sert bir parçacık olmaması, eli acıtmaması açısından önemlidir. Çamur iyi yoğrulmazsa, torna yaparken çamurun yıkılma ihtimali artar, bu nedenle tornada kullanılan çamur mutlaka iyice yoğrulmalıdır.

    Yoğrulan çamur bir top şekline getirilir ve tornanın ortasına sabitlenir. Bu sabitleme hızla tornanın üzerine çamur topunu fırlatmakla olabileceği gibi, yukarıdan bastırarak da yapılabilir. Sabitlenen çamur, tornanın merkezine simetrik olacak şekilde elle düzeltilir. Artık torna dönmeye başlar, çamur biraz ıslatılır ve dönen çamura elle baskı uygulanır. Bu uygulanan kuvvet ile çamur ellerin şeklini almaya çalışır, çamur döndüğü için her noktası sabit olan ele temas eder; yani eğer eller sabit tutulursa çamur da simetrik olur, ortalanır. Kısaca, eller ne kadar iyi bir biçimde hareket ettirmeden çamura kuvvetle bastırırsa, çamur da o kadar çabuk ortalanır. Ortalama esnasında iki temel hareket vardır; birisi çamuru yükseltme, diğeri alçaltma. Çamur bir yükseltilir, bir alçaltılır ve bu hareket arka arkaya birkaç kez tekrarlanırsa çamur ortalanacaktır.

    Şekillendirme için, çamurun ortasından aşağı doğru başparmak bastırılır ve ortada parmak kalınlığında bir kanal açılır. Aslında bu şekil çok kalın duvarlı bir saksı gibi düşünülürse tek yapılması gereken bu duvarı inceltmektir. Bu inceltme işlemi çamuru içten ve dıştan sıkıştırarak yapılır. ıki taraftan sıkıştırılan çamur, yukarı doğru gidince, bastırılan kısmın duvarı incelir. Ancak duvarın tamamı inceltilmek istendiği için, bu iki taraftan bastırma hareketi, yukarıda da uygulanır. Bunun için içten ve dıştan kuvvet uygulayan parmaklar, torna dönerken yavaşça yukarı doğru çekilir, böylece yukarı giden çamur da inceltilerek incelik yukarı taşınır. Bu harekete formun en alt seviyesinden başlanır, en yukarıda bitirilir. Ancak bu inceltme işlemi itinayla, ani hareketlerden kaçınarak yapılmalıdır. Küçük bir dikkatsizlik, çamurun simetrisinin bozulmasına yol açar. Duvarları inceltildikten sonra, çamurun hala kalın olan yerleri, inceltilerek artan çamur yukarı doğru taşınabilir. Daha sonra tahta aletler veya sünger yardımıyla, fazla çamurlar ve kalınlıklar temizlenir. Bundan sonra istenen form verilebilir.

    Yaklaşık iki-üç gün kuruyan form, tam kurumadan önce son düzeltmeleri yapmak için tekrar tornaya konur. Önce taban sonra ise ağız kısmı ve iç yüzey düzeltilir, bu nedenle form önce kafa üstü konur. Ancak bu sefer su kullanılmaz, kuru çalışılır. Yapılan ise, formdan fazla çamurları temizleyerek son şekli vermektir. Bunun için form, tornaya konur ve kaymasın diye, çamurla kenarlarından tablaya tutturulur.

    Formu tam olarak ortalı koymak önemlidir, bu yüzden simetri kontrol edilir. Eğer ortalıysa düzeltme safhasına geçilir. Bu aşamada önce metal aletler sonra ise cila için tahta aletler kullanılabilir. Torna dönerken çamura şekillendirici alet yaklaştırarak istenen bölgelerdeki fazla çamur temizlenir. Alet sabit tutulurken, dönen çamur aletin değdiği yerlerde ince talaş şeklinde kopar ve pürüzsüz temiz bir yüzey kalır. Tabanda bu şekilde halkalar oluşturulabilir, aynı zamanda kururken artık kalan parçalar temizlenir. Tabandan sonra yan duvarlar temizlenir ve tahta aletlerle cilalanır. Bu aşama bitince, form ters çevrilir, bir daha çamurla tablaya simetrik olarak tutturulur ve bu sefer ağzı ve iç duvarları aynı şekilde düzeltilir ve cilalanır.

    En son yüzeyler set bir sünger veya benzer bir yüzeyle parlatılır. Bundan sonra istenirse sap eklenebilir. Ayrıca bir sosisten hazırlanan sap, çentikleyerek forma yapıştırılır ve yedirilir. Bu şekilde istenen form elde edilmiş olur.


    ALINTIDIR
     
  18. 12 Haziran 2009
    Konu Sahibi : BeyazPerim
  19. BeyazPerim

    BeyazPerim Vay anası ya =) Pro Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    12.856
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    196
    [​IMG]

    kızlar aklınıza takılanları lutfen sorun ....