Sergüzeşt - Özet - Sami Paşazade Sezai

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EU1 tarafından 25 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    KİTABIN ÖZETİ:

    Evinden ayrılıp bir gemi ile yurdundan uzaklaşan küçük kız, onun gibi başka bir esir kız ile birlikte neresi olduğunu bilmediği bir yere getirilmiştir. Bu kızı bundan sonra birçok sürprizler beklemektedir.
    İlk olarak kız (henüz bir ismi yoktur), yaşlı fakat zengin bir kadını yanına ona hizmet etmesi amacıyla satılmıştır. Küçük kız burada tam bir esaret hayatı yaşamaktadır. Sürekli olarak buradan nasıl kurtulabileceğinin planlarını yapmaktadır. Bu evin hanımının yanı sıra hanıma hizmet etmekte olan başka bir kadın da kıza baskı yapmaktadır. Bu durum kızı yıpratmakta, zaten bir umudu olmayan yaşamdan onu iyice somutlamaktadır. Bir gün kız bu evden kaçmayı iyece kafasına taktığı bir anda bir gece yarısı evden kaçar. Çevreyi pek tanımadığı için saatlerce yürür fakat bir yerede yorgun bir şekilde yere yığılmaktan başka çaresi yoktur. Yerde kaldığı bölgede bir evin bahçe kapısının önüdür.
    Sabah olunca evin hizmetlilerinden biri kızı farkeder ve onu içeri almak için yaşlı ev sahibine danışır. Oda bunu çok olumlu bir şekilde karşılar ve hemen yardım etmek niyetiyle onu yanına alır. İlk olarak karnı doyurulur, güzel bir uyku çektirirlir. Daha sonra kız kendine gelince ona neler olup bittiği sorulur. Oda analatır evin hanımı kızın yaşadıklarını duyunca çok üzülür ve ona yardım edeceğini söyler, kızdabuna çok sevinir. Evin hanımı ona sahibinden izin alacağını ve artık kendi yanında kalacağını söyler. Bunun için hanımı kızın kaçtığı eve gider. Ve onu yanına almak istediğini söyler. Fakat kadın bunu onur meselesi yaparak kabul etmez. Bundan sonra kızda eski evine geridöner. Bu olay kızı çok etkilemiştir. Çünkü daha önce kaçtığı eve tekrar dönmüştür. Gider gitmez yine hiç hoş olmayan durumlarla karşılaşmıştır.
    Günler böyle geçip giderken birgün Mustafa bey evin sahibi birkaç yıl önce işlediği bir hatadan dolayı bir çok borcu olmuştu ve bu borçları ödemek için karısıyla tartışırdı. Birgün karısıyla beraber kızın satılmasına kara veridler.
    Kızın adı kaçtığı evde hanımın onu çok güzel bulması üzerine ‘dilber’ olarak koyulmuştu. Bundan sonrada ona ‘dilber’ olarak seslenilmeye başlandı. Dilber kendisi hakkında satılması kararının alınmasından sonra bir esirciye satıldı. Ve Dilber’in bütün hayatı bu yönde değişti. Dilber bundan sonra belli bir süre esir hayatı yaşamıştır. Bu süre içinde bir çok kendisi gibi esir hayatı yaşamış olan kız arkadaşları olmuştur. Onların hayatlarını dinledikçe aslında kendi hayatının okadarda kötü olmadığının farkına varmıştır. Daha nice insanların kendisi gibi cefa çektiğini anlamıştır. Buradaki bir çok kızın çeşitli meziyetleri vardır. Bir tanesi çok iyi bir şekilde ud çalmaktadır bu yüzden çoğu yerden çağrılmaktadır. Dilber’de onun gibi ud çalabilmeyi çok istemektedir.

    Dilber’e bir gün bir talip çıkmıştır, ve Dilber’de o eve gitmek zorunda kalmıştır zaten onun böyle bir şeyi isteyip istemediği pek önemli değildir, önemli olan bir kaç kişinin işinin görülmesidir.
    Dilber’in gittiği bu evde ona bir esir gibi değil, bir insan gibi yaklaşılması onu çok etkilemiştir. Evde bir hanımefendi, onun kocası ve onların tek oğlu olan Celal bey bulunmaktadır. Celal bey aynı zamanda bir ressamdır. Yaptığı porrelerle ün kazanmıştır. Dilber’i evde görünce o da çok şaşırmıştır. Çünkü Dilber’i Cleopatra’ya benzetmişti. Celal bey yalnız yaşadığı için kız arkadaşı ya da sevgilisi yoktur. faKat Dilber’I gördüğü andan itibaren içinde bir kıvılcım oluşmuştur. İlk zamanlarda Dilber’de buna bir karşılık doğmamış fakaat günler geçtikçe Dilber’de onaa karşı ilgi duymaya başlayacaktır. Celalbey Dilber’I boş bulduğu zamanlarda odasına çağırıp onun resimlerini yapmaya başlamıştır. Kimi zaman nü resimlerinide çalışır. Dilber’in bebeksi vücudunu gördüğü zamanlarda daha önce hç yaşamadığı duyguları tadıyordu. Ona her baktığında onun daha değişik bir güzelliğini yakalıyordu. Günler geçtikçe Dilber zamanının büyük bir kısmını Celal beyin yanında geçirmeye başlar. Böylelikle Celal beyin Dilber’e olan aaşkı da diğer ev halkı tarafından da öğrenilir. Bu arada Celal bey açıkça aşkını Dilber’e de belli etmeye başlar. Dilber bu olaya ilk önceleri çok şaşırır. Çünkü böyle bir şeye asla imkan vermez. Bunun nedeni de onun esir kız olmasıdır. Daha ssonraları Dilber de Celaal beye karşılık vermeye başlar. Günler geçtikçe onlar aşklarını bariz bir şekilde yaşarlar. Evin baahçesinde yıldızları seyrederler, beraber gezerler. Fakat bu durum Celal beyin annesini olddukça rahatsız eder ve buna akarşı bir önlem almak ister. Bu beraberliği bitirmek için Dilberi Celal beyin evde olmadığı bir zamanda bir esirciye satar. Tabii Dilber’in yapacak birşeyi yoktur. Celal bey daha sonra eve döner ve ilk olarak Dilber’in nerede olduğunu sorar önce bunu öğrenemesede daha sonra öğrenir fakat onu bütün aramalrına rağmen bulamaz. Bundan sonraki bütün hayatı boyunca oda Dilber’de mutlu olamaz.
    Bundan sonra ikiside hiç mutlu olmadığı gibi bu olay biçare dilberi intihara kadar sürükler bu yaptıklarına Celal bey’in aileside çok pişman olur ama yapabilecek bir şey yoktur.
     
  2. 4 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. sergxuxzexsxt

    sergxuxzexsxt SATRAB Pro Üye

    Katılım:
    3 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.847
    Beğenildi:
    4
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Nickimin esin kaynağı olan, okuduğum zamanlarda etkisinden uzun süre kurtulamadığım bu güzel kitabın paylaşımını yapmana çok sevindim ellerine sağlık..
    sevgiyle kal..a.s.
     
  4. 21 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. kalimera

    kalimera --KK ANKARA MIKTARI-- Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.433
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    36
    gerçekten çok etkileyici bir hikaye, sağol canım bende hemen alıp okuyacağım inşallah, ellerin kolların dert görmesin:1hug:a.s.
     
  6. 17 Şubat 2008
    Konu Sahibi : EU1
  7. psasetuba

    psasetuba Yeni Üye Üye

    Katılım:
    3 Ocak 2008
    Mesajlar:
    214
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok güzel bi TÜRK klasiği...mutlaka okunması gereken bi eser diye düşünüyorum
     
  8. 6 Kasım 2008
    Konu Sahibi : EU1
  9. TUZLUK

    TUZLUK Guest

    sonu çok acıklıydı gerçekten
     
  10. 6 Kasım 2008
    Konu Sahibi : EU1
  11. rahime64

    rahime64 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    11 Ekim 2008
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    sergüzeşti okumuştum kitabı bitirince öylece kalakaldım dilberin acı sonu beni çok etkilemişti keşke bu hüzünlü romanıda dizi yapsalar izlerdik
     
  12. 4 Mart 2009
    Konu Sahibi : EU1
  13. arzuca9432

    arzuca9432 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    7 Ocak 2009
    Mesajlar:
    4.098
    Beğenildi:
    1
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Bu klasik eser Türk edebiyatının

    ilk yapıtlarından,okunması

    gerekenlarden bence.
     
  14. 18 Eylül 2009
    Konu Sahibi : EU1
  15. viola_

    viola_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    1.127
    Beğenildi:
    15
    Beğendikleri:
    17
    Ödül Puanları:
    38
    çok güzel ve çok etkileyeici..