Şeriatın kestiği yürek...

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve Lereenim tarafından 5 Nisan 2008 başlatılmıştır.

    5 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Lereenim
  1. Lereenim

    Lereenim Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    4.216
    Beğenildi:
    161
    Ödül Puanları:
    353
    Şeriatın kestiği yürek...

    Ayşe Hanım orta hallinin altında bir Türk ailesinin annesi. Üç cocuğu var. Eşi terzi, ama kumarbaz. Bu yüzden ailenin iki yakası bir araya gelmiyor.
    Ancak Ayşe Hanım güçlü bir kadın. Ailesini perişan olmaktan, evlere temizliğe giderek, mantı yapıp satarak kurtarıyor.
    İstanbul Avcılar’da bir ev alıp düzenlerini kuruyorlar. Hatta 1.5 kilo da altın biriktiriyorlar.

    Ayşe Hanım inançlı bir insan. Zor günlerde dincilerin ağına düşüyor ve kara çarşafa giriyor.
    Bir gün Ayşe Hanım’ın evine hırsız giriyor ve bütün birikimleri olan altını çalıyor.
    Aile bir kez daha yıkılıyor.
    Ayşe Hanım’ın büyük kızı Kübra, kocası Mehmet ile Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde yaşıyor.
    Bir Suudlu ile evli olan Mehmet’in kız kardeşi onları da oraya aldırmış.
    Damadı Mehmet Riyad’da mobilya, kızı Kübra da kuaför dükkánı işletiyor.
    Olayı öğrenen Kübra annesine Riyad’a gelip morali düzelene kadar yanında kalmasını öneriyor.

    Ayşe Hanım kutsal topraklarda huzur bulmak umuduyla Riyad’a gidiyor.
    Bir süre dinlendikten sonra iş bulduğu lüks restoranda Türk yemekleri yapıyor.
    Zengin Araplar Ayşe’nin yemeklerini çok beğendikleri için ona özel siparişler veriyorlar.
    Ayşe Hanım çok para kazanmaya başlıyor.

    Bu arada Kübra, kirayı artırmak isteyen dükkán sahibi ile sert bir şekilde tartışıyor.
    Dükkán sahibi kadın Kübra’ya "Fal bakıyor, büyü yapıyor" diye iftira atıyor ve din polisi "mutavva"ya şikáyet ediyor.
    Mutavva, Kübra’nın evini basıyor, anne-kızı "Fal bakıp, büyü yaparak Allah’a şirk koşmak" suçundan tutuklayarak cezaevine atıyor.
    Günler sonra "Kadı"nın huzuruna çıkarılıyorlar.
    Kadı, soru bile sormadan anne kıza 6 ay hapis, 180 sopa cezası veriyor.

    Anne-kız akla gelebilecek her türlü ahlaksızlığın, rezilliğin hüküm sürdüğü cezaevinde bin bir işkence çekerek cezalarını tamamlıyorlar.
    Serbest kalacakları gün kadı, 4’er ay hapis, 80’er sopa cezası daha veriyor.
    Şeriata inanan Ayşe ve kızı Kübra her türlü pisliği, rezilliği yaşadıkları bu sisteme isyan ediyorlar ama çaresiz cezalarını çekiyorlar.

    10 ay sonunda cezaevinden çıkarılıp havaalanına götürülerek sınır dışı ediliyorlar.
    Böylece hak, hukuk ve insanlığın olmadığı bir düzende çektikleri işkence sona eriyor.
    Laik demokratik bir ülkede yaşamanın değerini anlayarak İstanbul’da yeni bir yaşam kuruyorlar.
    Ayşe Hanım ile Kübra’nın yaşadıkları gerçek olaylar Murat İde’nin "Birharf Yayınları"ndan çıkan "Şeriatın Kestiği Yürek" kitabında çarpıcı bir şekilde anlatılıyor.
    Gerçek bir öyküye dayanan bu kitap keşke şeriat düzenine özenenlere okutulabilse...
    Onlar da Ayşe Hanım’la kızı Kübra gibi laik demokratik cumhuriyetin değerini anlarlar.
    .
     
  2. 5 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Lereenim
  3. burcukutlu

    burcukutlu anne, eş, çocuk, kardeş.. Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2006
    Mesajlar:
    3.393
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Umarım okuyanlar ders almışlardır .Yeni yaşamlarında mutluluklar Ayşe hanımla ,Kübraya .