sevda kuraklığı

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve talin tarafından 4 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    4 Şubat 2008
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Beyaz adam, yeni kıtada karşılaştığı yerlilerin dilini çözdüğünde bir şey dikkatini çekmiş.
    Şarkıları, şiirleri, ağıtları hep su üzerineymiş.
    Merak edip sormuş beyaz adam:
    "Niye şiirleriniz hep sudan söz ediyor?"
    "Buralarda en çok suyun yokluğunu çekiyoruz da ondan" deyip gülmüş yerli:
    "Ya sizin şiirleriniz niye hep sevgiden söz ediyor?"
    ***
    Cep telefonuma "bip-bip" yağan bayram mesajlarında hep sevgi, aşk, barış dilendiğini gördükçe bu öyküyü anımsıyorum.
    Görülmedik bir nefret salgını memleketi kasıp kavurmuş ya da yüreklerimiz bir sevda kuraklığında çöl olmuş gibi...
    Bu felaketin ardından, amatör şairler arasında yarışma yapılmış da, onlar da en çok öfkeden yılmışlıklarının, aşka susamışlıklarının şiirini yazmış sanki...
    Türk mani sanatının, kitap çıkarma imkânı bulamamış gizli yetenekleri her bayram ortaya dökülüyor ve telefon ekranı boyutunda küçülttükleri hevesleriyle, illa sevdaya dair cep mesajları döktürüyor:
    "Kalplere merhamet, yuvalara muhabbet" diliyor.
    Merhametin, muhabbetin çokluğundan değil; yokluğundan...
    ***
    Sevdasızlık salgını şuradan da belli ki, bir karamela kâğıdından ya da tavşancı amcanın niyet pusulasından kopya çekip "herkese gönder"diğiniz bir cep manisi, kapsama alanında ulaştığı mutsuz alıcılarca behemehal kaydedilip bu kez onların rehberindeki "herkese gönder"iliyor; sanal sanal çoğalıp dön dolaş tekrar size geliyor.
    Geçen yüzyılda elinde curasıyla dere tepe gezinip yüreği yanıklara mani düzen halk âşıkları gibi...
    Çocukken okudukça aşklarına özendiğimiz cep fotoromanları gibi...
    Cep mesajları da cepten cebe dolaşıp bize yokluğunu hissettiğimiz, hasretini çektiğimiz sevda ve barış iklimini hatırlatıyor.

    ***
    Susuzluk derdiyle ille suya ağıt yakan yerliler gibi, en çok yokluğunu çektiğiniz şeylerin, aşkın, barışın, huzurun şiirini yazıyor, elden ele, cepten cebe dağıtıyorsunuz.

    ***
    Bir maildi sizinle paylaşmak istedim.Umarız aşk, sevgi, muhabbet dileklerimiz yerini bulur. Herkes umduğuna hayırlısıyla kavuşurŞeniz

    Gönül dostlarıma sevgiler:1hug:

    a.s.
     
  2. 5 Şubat 2008
    Konu Sahibi : talin
  3. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    ahh canım benim nede güzel sevgiye,ilgiye,aşka hasret oluşumuzu,açıklayan yazıdır bu.
    malesef tüm şarkılarımız,şiirlerimiz,romanlarımız,resimlerimiz hepside aşkı,sevgiyi anımsatır.ama ben hiç yokluğundan yapılıyor gibi düşünmemiştim. kafamçokkarıştı hatta tam tersini,ne kadar çok seviyor,içi yanıyorki şiirle,türküyle dile getiriyor derdim.
    ne yalan söyleyim susuzluğuda aratmasın,yüce rabbim.iyi kötü,az çok severek idare ediyoruz.şarkılarımız,şiirlerimiz hep sevginin üstüne olsada,ben razıyım benim güzel arkadaşım.:asigim:benim.
     
  4. 5 Şubat 2008
    Konu Sahibi : talin
  5. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    bu yazıyı ilk okuduğumda ben de senin gibi düşündüğüm için birden şaşırmıştım
    ama düşününce gerçekten de doğru burada yazanlar
    insan yoksunluğunu çektiği şeyi yazıyor,konuşuyor..
    ve sanırım bu yoksunluk gittikçe de artıyor:çok üzgünüm: