sevda makamından....; karşılıksız sevgi ocağına....

Konusu 'Aşk Mektupları' forumundadır ve sxuxrgxuxn sevda tarafından 11 Aralık 2009 başlatılmıştır.

    11 Aralık 2009
    Konu Sahibi : sxuxrgxuxn sevda
  1. sxuxrgxuxn sevda

    sxuxrgxuxn sevda Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    154
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Örtüsünü çekmeye başlamış güneş üzerine inceden...Gözlerimle aynı izahta o en güzel ateş parçası.Kışkırtıcı kızıllığının her tonunun tüm ihtişamını kirpiklerime yüklemiş vaziyette gözbebeklerime dantel gibi ilmek ilmek işliyor güzelliğini...Ve ılık bir rüzgar esiyor oturduğum balkondaki fesleğen çiçeği kokusunu çiğerlerime doldurarak...İncecik bir zar karanlık ve aydınlığı birbirinden ayıran .Kutlu ezanlar inletecek gök kubbeyi...Hep grimsi zamanlarda hüzün dolar içime.İnsanların dünya telaşının en fazla olduğu zamanlarda...Bu günde karanlık ve aydınlığı birbirinden ayıran zarın yırtılmasına ramak kala buğazıma kadar hüzünle doluyum.Ruhuma sağanak sağanak yağan acı ve hüzün yağmuru içinde inceden bir jilet kesiği çizili gözbebeklerimde...Ağladıkça rengine dönüyor gözlerim...Yanlız tek ses çıkmıyor dudaklarımdan sadece gözyaşlarım akıyor usulca...Ne bir ahh çeklmeler nede dövünmeler var hüzün resmimde...Vé yazma vaktidir sana....;

    İlk kez kalemi elime almış sana yazıyorum...Aylarca gözyaşı dökmeme rağmen iki satır yazmadı ellerim..Utanç çizgisi vardı önümde...
    Ne garip hayat ağır acılarımın ardından kimseyi sevemiyordum Hatta derdimki birni seveyimde o beni sevmesin canım yansın yeterki tekrar sevebileyim.Duygularımın alındığını düşünürdüm alaycı tavrımla...
    Ellerinin şekillendirdiği birkaç satırdı içime sızdıran seni.Ve daha sonraları buzgibi 'merhabalar'...Yüreğinin güzelliği birkaç harfin birbirine sıkıca tutunduğu cümlelerden belliydi...Evet sendin O ! beklediğim,istediğimdin...Ama adeta camdan bi fanustaydın ve sana ulaşmak imkanızdı...
    Şimdilerde girdiğim tüm ortamlarda duvarlar üzerime üzerime geliyor.Nefesim kesiliyor, yaş dolan gözlerimi gizliyorum başım öne eğik.Tüm sakladıklarım,sustuklarım buğazıma diziliyor.Avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum hiç utanmadan ağlamak ve akıtmak içimdeki zehiri....Söylemek!yorulmadan anlatmak istiyorum sevgimi...Ama utanıyorum hemde çok uanıyorum...Utanmak güzeldir demiş şair;
    Buluta düşerse yağmur
    Güneşe düşerse gölge olur...
    Bu utanma duygusu benim yüreğime düştü ve sevda oldu gizli gizli sevdiğim...
    Kendime söyleyemedim ilklerde korktum.Gözlerim daldıkça,aklıma düştükçe sen hayır! dedim.İnkar ettim çoktan koynumda beslediğim sevdayı...Kavgalar ettim kendimle nasıl seversin dedim gözbebeklerinde yüzünü görmediğin,yürüdüğü yollara boynundan bıraktığı kokuyu duymadığın,uzak uzağa baktığın birini nasıl seversin!!!
    Ama sevdim ben seni...El deymemiş duygularla sevdim...Engellemeye çalıştım tüm kuvvetimle..Ama tuttukça kendimi dahada büyüdü sevgin...Ahh ahh bir bilsen nasıl yandığımı nasıl sevdiğimi bi bilsen.
    Aslında yazamıyorum duygularımı buraya.Süslü süslü cümleler kuramıyorum yankılanmıyor siyah mürekkkeb sayfamda gümbür gümbür...Benki nefretiyle onlarca sayfa karalamış haşin kız suskun sevdasını işleyemiyor sayfalara...
    Sahi ne zor şeymiş susmak,söyleyememek..Eskiden içimi parçalayana ''Ben seni seviyorm ama sen beni sevmiyorsun yalancısın!'' Yorumlu cümleler savururdum, ona sitemler yağdırırdım ama şimdi seni seviyorum bile diyemiyorum..Pas tutmuş kilitler vuruyorum dudaklarıma...dokunulmazımsın sen...
    Çok canım acıyor..Tarifi imkansız acılar yaşıyorum yaram oluk oluk kanıyor.Ve ben sukut sürüyorum dudaklarıma...Sanmaki gururumdan söyleyemiyorum sevdiğimi isminin yanında gurur barınmaz...Utanıyorum...Çok utanıyorum....İnsanların gözlerinin içine bakamaz oldum. seni sevdiğimi anlayacaklar diye korkuyorum..Sanki bi gün omuzumdan çevirip ''sen nasıl seversin görmüyormusun aramızdaki kalın çizgiyi utanmıyormusun''diyecekmişsin gibi geliyor ölüp ölüp diriliyorum...Oysaki hiç birşeyden haberin yok ama anlayacaksın diye çok korkuyorum..Her zerremde hissediyorum bu korkuyu...
    Ruhun genişliğince karanlık basıyor heryeri.Nefes alışımın zehri bulaşıyor ağaçlara,kaldırım taşlarına,evlerin camlarına...Bursa havasına...
    Nede güzel seviyorum diyorsun ona...Ne güzel cümleler seçiyorsun yüreğinin derinliklerinden..Gözlerin nedekadarda büyülü bakıyor onun gülüşüne...Gördükçe eriyorum bi mum gibi...Ama nefret edemiyorum ondan seni mutlu ediyorya istesemde nefret edemiyorum..Ancak gördükçe birbiriniz oluşunu kıskançlık duygusu kaplıyor tüm hücrelerimi...Engellemeye çalışıyorum tüm gücümle..Onun yerinde olmak için neler vermezdim bi bilsen...İsyanım yok ama mahşere kaldı benim davam!
    Hele seni üzdüğü zaman ben kendi kabuğumda ölüyorum...Yapma diyorum gitme, üzme ağlatma ,o cümeleri söyleme üzülür diyorum kendi kendime sanki duyacakmış gibi..
    Bilesin yaramı kanatan yar! hiçbir zaman Züleyha olmadım ben sevgimin yanında hırs biriktirmedim.Yüreğimi yüreğine konuk edemediğim için hırslanmadım.Düşlemedim hiç kendimi seninle yanyana sen başkasınınken...Umutlanmadım arada bir bana değil ama bana doğru baktığında...Ve sana hiç bir zaman içinde kurnazlığın cirit attığı cümlelerle seslenmedim. Gizli gizli senin olmadığın zamanlarda sevdim seni...Duyacaksın diye korkunun keskin bıçağını buğazımda hissederek sevdim...
    Kelimeler buğazıma batıyor..Sanki kalemime şehirime çökmeye başlayan karanlığı yüklemişler...Tarifi imkansızlaşıyorsun...Yadıkça seni sevdiğim başka halinle çıkıyorsun karşıma anlatamıyorum...Tükendim sana en çok yakışacak kelimeleri seçemiyorum kelime haznemden..
    Hiç bir zaman ellerinin arasında dolaşmayacak bu beyaz sayfanın sonuna geliyorum artık ve iki merdiven arası selamlaşmalarımızda bile ''SİZ'' diye hitap ettiğim Sevdama,Yürek Yangınıma...!
    Tılsımlı gözlerinin içine bakıpta söyleyemeyeceğim ve ilk kez bir cümlenin içinde ''SEN'' diye sesleneceğim tek cümleyle son sevriyorum...........

    ....SENİ SEVİYORUM....



    ::::::Sevda makamından;karşılıksız sevgi ocağına...::::::


    ((kübra)))