Sevdiklerinizin Dikeni Batarmı Kalbe?

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve misty tarafından 28 Aralık 2007 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    28 Aralık 2007
    Konu Sahibi : misty
  1. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    dün parmağıma ve hala gülümseyerek bakıyorum parmağımdaki sıyrıga...

    Kızmadım...çünkü gülün dikeni batmadan önce şükretmiştim;
    "Ya Rabbi, ne kadar güzel yaratmışsın" demiştim. Kızamadım çünkü bir dakika önce güzel kokusunu sineme çkmiştim, bakmaya kıyamamış dokusuna hayran kalmıştım, çünkü batmadan önce yüreğime koymuş onu sevmiştim...dikenini unutmuşmuydum? unutmuşmuydum dikeni..unutmuştum işte...

    acıtmamyayım diye dokunmaya çekindiğim gül, ince ve derin bir yara açmıştı parmagıma... gülümsedim yarayada...süzülen iki damla kanad... çünkü o yarayı açan bakmaya kıyamadığım o güldü...

    Sevdiklerimizin yüreğimizde açtıkları yaralarda aslında o gülün açtığı yara gibi değilmiydi...
    İnce ve derin bir yara..aslında çok önemsiz gibi görünse de her kımıldıyışımızda yüreğimizi inceden sılatan yara...Ama dostlarınız o yarayı açmadan önce siz muhabbet dolu kokularını sineye çekmiştiniz..zamanı, mekanı ve kalbinizi kaylaşmiştiniz..yarayı açmadan önce siz onları kalbinize koymuştunuz...kızabilirmiydiniz..kızamazdınız elbet...

    Sevdiklerimizin açtıkları yaralarda o gülün açtığı yara gibi ince ve derin...ama yarimiz yarayı açmadan önce biz şükretmiştik, kokusunu sinemize çekmiş, bakmaya kıyamamıştık..dikenini unutmuşmuyduk...unutmuştuk tabi...Ama biz gülümsemeliyiz yaraya...belki süzülen iki damla kanamada.. gülümsemeliyiz işte...
    Çünkü o yarayı açmadan önce biz onu kalbimize koymuştuk ve sevmiştik


    alıntı


     
  2. 28 Aralık 2007
    Konu Sahibi : misty
  3. Filo

    Filo Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.159
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    harika ya sağolllllllllllllllll
     
  4. 29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : misty
  5. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    sen de sağol canım...................
     
  6. 29 Aralık 2007
    Konu Sahibi : misty
  7. moCCa

    moCCa Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2007
    Mesajlar:
    26
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    evet gercektende cok dogru, kalbine koymussan bi kere onu bi sekilde effediyosun iste:asigim:
     
  8. 22 Ocak 2008
    Konu Sahibi : misty
  9. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    sonsuz sevgiden çağrı
    Yüreğini bana açma zamanı geldi artık. Ben bütün açmazların anahtarıyım. En zor kilitlerin çilingiriyim. Hadi beni kabul et. Ben kim miyim? Benim adım "Sonsuz Sevgi". Şimdi kalbinin mühürünü kırma vakti...

    Kapıları ardına kadar açılmış bir dünyadan sesleniyorum. Seven bir yürekten sesleniyorum. Sen de yüreğini bana açar mısın?

    Sonsuzluğun sesini işitiyor musun? Kendini garip hissettiğin zamanlardaki duyguyu, huzurlu bir yuvanın özlemini ve sıcacık bir çorbayı yudumlama arzusunu hissediyor musun? İçini bir şeylerin acıttığını, bir şeylerin eksik olduğunu da hissediyor musun? Cevabın evetse o zaman uzağında kalmış dünyanın güzelliğini fark etme anın gelmiş. Şu anda sonsuza uzanan farklı bir yolun başındasın. O yol seni içine almakta. Yola girdiğinde göreceksin ki mutluluğun anahtarı çok yakın.

    Bir düşün bakalım, kaç bahar geçti çiçekleri koklamadan. Aslında sen hiç bahar çiçeklerini koklamadın ki. Yalnızlığın çevresinde dolaştın durdun. Kanat açmış kuşların özgürlüğüne kavuşamadın. Aldığın ilhamları umursamadın. İçini kemiren yalnızlığına veda edemedin. Gökyüzünün büyülü sesine kulak veremedin. Mutluluk pınarından kana kana içemedin. Sana sunulmuş güzellikleri göremedin. Çünkü gönül gözün kapalıydı. Şimdi gönül kapını açıp beni içeri alacaksın ve her şey değişecek.

    Artık huzura kavuşma zamanı. Kır zincirlerini. Yık seni saran sınırları. Sana sunulan mutluluğu yudumla. Göreceksin yaşamın nasıl kolaylaştığını. Korkulardan arınmış bir dünyaya merhaba de. Yeryüzünün tüm nimetlerini kucakla. Geçmişin acılarından kurtul. Bir daha asla �keşke� deme. Sıcak bir elin dokunuşunu hisset. Sana açılan pencereden içeri gir. Korkusuzca geleceğe sarıl. Saçlarının rüzgarda uçuştuğu gibi, kederlerinin de uçtuğunu hisset. Ilık bir nefes gibi vücudunu saran rüzgara teslim ol. Bırak o rüzgar senin içini de sarsın. Sonra Tanrıya şükret. Seni bu yol ayrımına getirdiği için. Sıkıntılarını bir ipe as ve boşluğa at gitsin. Sonsuzluğun sesini dinle. Onda seni çağıran bir dinginlik var. İçini saran endişelerden kurtulmak için yüreğini sonsuz sevgiye aç.

    Yüreğin değil mi açılmak isteyen huzura, mutluluğa? O zaman yüreğinin sesini dinle. Bak nasıl da acıkmış sevgiye. Yüreğini dinlemezsen, o seni hiç dinlemez. Sen ondan istemezsen, o sana ne verebilir ki? Her şey yüreğinde saklı. Sevginin sesini yüreğinde duy.

    Sevgidir her şeyin başı. Çözülmeyen soruların anahtarıdır. Açılmayan kilitlerin çilingiridir. Yüreğini sevgisiz bırakma. Sevgisiz bir yürek aç kalmış bir mide gibidir. Yüreğin besini sevgidir. Sevgiyle büyür, gelişir ve seni gitmek istediğin her yere ***ürür.

    Önce yüreğini sevgiye dair, barındırdığın tüm korkulardan temizle. Bağışlamadığın hiçbir insan, hiçbir olay kalmasın. Çektiğin acıları sonsuz boşluğa gönder ve sonra da unut. Yüreğini ilahi gücün yönlendirmesine teslim et. Ondan gelecek sezgilere kulak ver. Güçlü sezgilerin seni yanıltmaz. Bilirsin ki seni koruyan, gözeten güç, hep seninledir. Yaşayacağın tüm acıların, sıkıntıların bile tahmin edemeyeceğin iyiliklere vesile olabileceğini unutma. Böylece daha kolay ve korkusuz seversin.

    Sonsuz sevginin, sevmenin gücüne bir kez eriştin mi yaşama farklı bakarsın. Sevgiyle çarpan yürek korkmaz. Korkusuz bir yürek hayata daha sıkı sarılır. Korkulardır başarıyı, mutluluğu engelleyen. Korkmazsan onlara daha kolay ulaşırsın.

    Kalpten kalbe giden yolun tek bir yolcusu vardır o da koşulsuz sevgi. Sevgi sıcacık bir fincan çayı, soğuk bir havada yudumlamak gibidir. Soğuktan titreyen vücudunu yumuşacık bir battaniye ile sarmak gibidir. Dinmek bilmeyen gözyaşlarını annenin şevkatli elinin silmesi gibidir. Seni her kötülükten korumak isteyen güçlü babanın kanatları altına sığınmak gibidir. Gecenin karanlığını ışığıyla aydınlatan, sana yol gösteren ay gibidir.

    Sevgiyi bir kez yüreğine hapsettin mi bir daha salıvermek istemezsin. Onun yumuşaklığı, hoşgörüsü, vericiliği, bağışlayıcılığı yüreğini ve ruhunu kapladı mı ondan yoksun kalamazsın.

    Çünkü farkına varırsın ki tüm açmazlarının çaresi ondadır.

    Seni yumuşatır, olgunlaştırır, anlamlı kılar. Dünyaya geniş açıyla bakmanı sağlar. Seni güçlendirir. Göremediğin, tadamadığın, yaşayamadığın her şeye kapılarını açmanı sağlar. Yüreğinde koşulsuz sevgi olmazsa nasıl bulursun akacağın yönü. Bir sevgiliye, eşe, çocuğa, arkadaşa veya diğer canlılara nasıl akar yüreğin? Nasıl yaşayabilirsin paylaşmanın çokluğunu? Oysa kazandıkların paylaştıkça çoğalır. Sevgin de öyle. Aktıkça başka bir yüreğe alabildiğince çoğalır. Bu da seni huzura, bolluk ve berekete kavuşturur. Hem de her anlamda. Yüreğin sevgiyle doldukça bedenin şifa bulur. Tüm hücrelerinle sevdikçe, iyi olduğuna, şifalandığına inandıkça üstesinden gelirsin bir çok hastalığının. Çünkü sevgi yüksek moraldir. Yaşama sıkıca bağlanmaktır. Sevgiyle dolu bir yüreğin aşamayacağı bir sorun yoktur. Sevgi saf özdür. Sevgiyle dolu bir insan yanlış yapmaz. Kötü düşünüp, kötü eylemde bulunamaz. Başkasının mutsuz olmasını, kaybetmesini, yaralanmasını ve acı çekmesini istemez. Böyle olunca da dürüst olur, iyi işler üretir, yanlışa düşmez. Dünyada ki tüm insanların bu durumda olduğunu düşünsene. Yaşam cennete dönüşmez miydi?

    Durum bu merkezde olunca yapmam gereken ne diye sorarsan kendine, alacağın yanıt çok açık olur. SEV� Yüreğinin sevgi açlığını alabildiğince doyur. Koşulsuz ve katıksız sev. Böyle sevebilmenin güzelliğini deneyimle. Vericiliğini, çoğaltıcılığını öğren. Sonra da herkese anlat. Anlat ki onlar da öğrensin, sevginin uçsuz bucaksızlığını.

    Sevgiyle bakmaya, yürümeye, uyumaya, çalışmaya, yani yaşamının her anında var olmasına bir alıştın mı, yokluğuna dayanamazsın. Dayanamazsın, çünkü o hayatın amacıdır. Bir sevgiliyi sevmek, bir eşi, anne ve babayı sevmek, bir çocuğu, bir arkadaşı ya da bir kuşu, ağacı, çiçeği, doğayı, bir işi sevmek� Hangisinden kaçmak istersin. Hayır kaçamazsın. Nedenine gelince; kaçmak istediğin şey yaşamın kendisidir. Keyifle, huzurla, mutlulukla ve sağlıkla yaşanacak yaşamın ta kendisidir.

    O zaman koşulsuz ve sonsuz sevgiyle doldur yüreğini. Yaşama sevincine, yüreğindeki sevgine sıkıca sarıl. Ama ilk önce kendini sev. Çünkü kendini sevmeyen başkasını da sevemez. Sonra bağışla kendinde af edemediğin ne varsa. Bağışla ki yüreğinde sevgiye yer açılsın. Ardından yaratılmış her şeyi sev. Yüreğin geniştir, alabildiğince sev. Sev ki mutlu olasın, başarıyı yakalayasın. En önemlisi sev ki, hiç sevgisiz kalmayan yürekleri bulasın
     
  10. 31 Ocak 2008
    Konu Sahibi : misty
  11. matibore

    matibore Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2008
    Mesajlar:
    85
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    İnsanlar bence hayal kırıklıklarını en çok sevdiklerinden yaşar.Ben gözümden bile sakındığım,göz yaşına kıyamıyacağım çok sahiplenipte canım dediğim kişilerden acı gördüm,üzüldüm.Kendime yakın hissettiklerime daha çok kırılırım.Yani bu insandan bana zarar gelmez,bana kötülüğü olmaz dediğim kişiler beni daha çok yaralamıştır.Hep öyle değilmidir eşimize ,çocuklarımıza ,annemize ,babamıza ,dostumaza daha çabuk kırılır ,daha çok üzülürüz.Belkide kendimize yakın bulduklarımıza daha çok bağlanıyoruz::teselli:Eşimiz bize kızdığı hakaret ettiği zaman ne kadar kırılırız bir daha yüzüne bakmıcam ,konuşmayacağım ,bunu bana nasıl yaptı gibilerinden hayal kırıklıkları ve üzüntüler yaşarız.Ve iki tatlı söz hemen yumuşatır bizi ama kırgınlığımız ölene kadar kalır yüreğimizin bir köşesinde.Çocuklarımızın en küçük bir hareketi,bir lafı ne çok yaralar bizi:sanki dünya başımıza yıkılır ama bir anne diye seslendikleri zaman yarada bıraksa hemen yumuşarız,unuturuz.Gülü ne çok severiz ,dikeni acıtsada.Herkese dikensiz bir hayat dileğiyle.
     
  12. 31 Ocak 2008
    Konu Sahibi : misty
  13. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    çok doğru:çok üzgünüm::çok üzgünüm:
     
  14. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : misty
  15. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
  16. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : misty
  17. misty

    misty Popüler Üye Üye

    Katılım:
    10 Aralık 2006
    Mesajlar:
    1.532
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.