Sevgide Özgürüz Ama Saygıda Mecburiyetler Vardır

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve MiStiK tarafından 1 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    1 Eylül 2009
    Konu Sahibi : MiStiK
  1. MiStiK

    MiStiK Yeditepeli Şehrin Kadını. Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    776
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Bazen bir söz ile neler oluyor?...

    Bir söz ile idama gidersin, bir söz söz ile yaşama dönersin...
    Bazen bir söz için kendimizi asarız...Bazen asmaya giderken, bir söz gelir ki işte" "yaşamak" bu der, bir nefes alırız...

    Sözler "buse ve kanat" gibidir dedikleri bu olsa gerek...Hepimiz bir söz için nelerden vazgeçmişizdir ve o bir söz için kimbilir belki de yılları içimize sindirmiş, "SUS" olmuşuzdur...<<senden ayrılmak zorundayım>> <<senden nefret ediyorum>> <<seni zaten hiç sevmemiştim>> gibi sözleri ne kadar da kolay söyleriz değil mi ?
    O an <<ölseydim de duymasaydım>> dedirten cinsinden yani...

    Sevgide özgürüz ama saygıda mecburiyetler vardır...

    Ayrılmanın bile bir asaleti olmalı bence...Çoğumuz çevremizi izlediğimiz zaman, bir çok güzel örnekler almışızdır ya da örnek olmuşuzdur...

    Bir söz için ,kaç kere idama gittim ama olmadı, beceremedim, korktum belki de, ya da çok cesurdum, yaşamayı seçmekle...Yaşamak ve ölmek arasındaki çizgide gidip gelmek...yaşamak=nefes, ses ölmek=SUS olmak hemde anlık değil ebediyete kadar....

    Ben nefesi seçtim, ben kouşmayı seçtim, ben artık haykırmayı seçtim hemde avaz avaz...duysun dağlar taşlar...duysunda nasibini alsın diye bazı utanmazlar....Ama biliyorum ki onlar utanmaz... VE yine biliyorum ki beni yine siz yine dostlarım anlayacak...Belki de kınayacak ,şu an beni çok ama çok üzen birini hatırladım...Giden bendim ve bana <<ben yaşadıkçe sen çıldır demişti>> susması gerekirken birde o sözleri çok ağır gelmişti...Zaten onunla beraber olmak benim için bir çılgınlıktı...insan aynı kişi için iki kez çılgınlık yaşıyamaz demiştim içimden...sesizce o duymadan<<saygı>>adına...

    eee nedemişler "dilin kemiği yoktur"...ağzı olan konuşuyor...

    Her şey sevgiyle başlıyor ve yine her şey sevgiyle son buluyor...

    Günlük hayatımızda da öyle değil mi ?? Tatlı bir sesin <<günaydın demesiyle, başlaması ne hoş...Ya da soğuk bir surat görmek Huh? Nasıl bir duygu???

    Bunu iş yerinde ki arkadaşlarımızda da düşünebiliriz??Hani o çok kalabalık iş yerlerindeki bazı müzevir arkadaşlar vardır ki günün içine eder...Sözcükler havalarda uçuşur yakalamaya zaman yetmez, sabır dayanmaz cinsinden..

    Ya da bazı patronların bazı sözleri karşısında çıldırırsın ama nafile yine<<SUS>> olursun...hadi bana <<eyvallah>> der çeker gidrsin...haberlerde duyarız işsizlikten bunlım geçirmiş intihar etmiştir...

    Sevgi adına çok şey konuşuyor yazıyoruz, anlatıyoruz, dinliyoruz, okuyoruz ama sanırım hala çok eksiğimiz var diye düşünüyorum...
    Sevgi adındanda belli değil mi sevmek yani insanın içinin ısınmasına açılımlı bir anlam, bir dygu....Hayatı,insanları, doğayı kısaca yaşayan tüm canlılar alemi...Ve bu alemde sevgiyi tek bir sözcükle tanımlamak istiyorum ki oda<<SAYGI>>...saygının olmadığı bir yerde , sevgi de barınamaz diyenlerdenim...sevgide saygı yoksa,sevgi aciz kalır, korkar, üşür, yetim düşer ve alır gider kendini,uzaklğın ta uzağına...ve giderken nereye gittiğini bilmeden bir gezgin gibi...Nereye gidersek gidelim yolu hep sevgi olsun...Ne kendimizi asalım ne de bu hayattan kaçmayalım...

    İnsanlara kızıp onlar yüzünden hayata kahretmeyelim...Bizim gibiler yaşadıkça, bizim gibiler çoğaldıkça onlarbir su damlası oarak kalacak diyenlerdenim...Çünkü saygının erdemini biliyoruz...Arkadaşın, dostun, sevgilinin, sevmenin önemini biliyoruz...

    Ve biliyoruzki saygı insan kişiliğinin, bir parçasıdır yapı taşıdır...

    Önce kendimizi sevelim,onu koruyalım ve sayalım...Ama çooook uzun yaşayarak ve yaşatarak...



    "Alıntıdır"