Sevgiler Bittikten, Zaman da Geçtikten Sonra Sakın Geri Dönmeyin.

Konusu 'Yaşanmış Gerçek Aşk Hikayeleri' forumundadır ve duygussduyguss tarafından 19 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    19 Şubat 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  1. duygussduyguss

    duygussduyguss Annesinin Küçük Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.852
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Üniversiteli delikanlı Kolejli kıza bir voleybol maçında rastladı. Okul salonundaydı maç. Tribünsüz, minik bir salon.. Seyircilerle, oyuncular arasında, sahanın çizgisi vardı sadece.. O kadar yakındılar.. Delikanlı, bu tatlı, bu güzel, bu dünyalar şirini kızı ilk defa görüyordu takımda.. Hoşlandığını, fena halde hoşlandığını hissetti. Az sonra bir şeyi daha hissetti. Uzun zamandan beri maçı değil, o güzel kızı izlediğini.. Kız servis atarken hemen önünden geçti. Göz göze geldiler.. Kız gülümsedi.. Delikanlı, çok popülerdi o yıllarda.. Kız onu tanımış olmalıydı. Kim bilir, belki kız da ondan hoşlanmıştı.. Belki de delikanlı öyle olmasını istediği için ona öyle gelmişti.. Set değişip, takım karsıya gidince, delikanlıda yerini değiştirdi, o da karsıya gitti.. Üçüncü sette tekrar eski yerine döndü.. Kızda gidiş gelişleri fark etmişti galiba.. Bir defa daha gülümsedi. Manidar.. "anladım" der gibi bir gülümseyişti bu.. Delikanlı o hafta boyu hep bu dünyalar şirini kızı düşündü.. Pazar günü, sabahın köründe kalktı, erkenden oynanacak maçı, ne maçı canım, o dünyalar şirini kızı görmek için.. Delikanlı artık kızın hiçbir maçını kaçırmıyordu.. Dahası.. Ankara Koleji'nin her dağılış saatinde, okul civarında oluyordu, onu bir kez daha görmek için.. Karsılaştıklarında, hafif çok hafif bir gülümseme, çok minik bir baş eğmesi ile selamlaşır olmuşlardı.. Bir defasında, yaptığına sonra kendiside günlerce güldü.. O gün gene tesadüfmüş gibi, okul dağılımı kızın karsısına çıkmış, gülümseyerek selamlamış, sonra arka sokaklara dalıp, yıldırım gibi koşarak, bir blok ötede gene karsısına çıkmıştı.. Kız bu defa, iyice gülmüştü.. Karsısında, sözüm ona ağır ağır yürüyen, ama nefes nefese delikanlıyı görünce.. Delikanlı, voleybol takımının kaptanını iyi tanıyordu. Arkadaştılar. Sonunda bütün cesaretini topladı, kaptana açıldı.. O kızdan fena halde hoşlanıyordu. Galiba kız da ona karsı bos değildi. Bir yerde, bir şekilde tanışmaları gerekiyordu.. O zamanlar, bu isler böyle oluyordu çünkü.. Kaptan "tabii" dedi.. "bu hafta sonu güzel bir konser var. Biz onunla gitmeye karar vermiştik zaten. Sende gel. Hem konseri birlikte izleriz, hem de tanışırsınız.." "Mutluluk iste bu olmalı" diye düşündü delikanlı.. "Mutluluk iste bu.." ve konser gününe kadar geceleri hiç uyuyamadı.. Konser günü de hiç ama hiç unutmadı.. O ne heyecandı öyle.. Konserin verildiği sinemanın kapısında tanıştılar.. El sıkıştılar.. O güzel ele dokunduğu anı da hiç unutmadı delikanlı.. Kaptan, salona girdiklerinde, ustaca bir manevra daha yaptı. Delikanlı ile dünyalar şirini kız yan yana düştüler. inanamıyordu delikanlı.. Onunla nihayet yan yana oturduğuna, onun sıcaklığını hissettiğine, onun nefesini duyduğuna inanamıyordu.. Biraz önce tanışırken tuttuğu el, bir karış ötesinde öylesine duruyor, delikanlı, sahnede dünyanın en romantik şarkısı söylenirken -o an dünyanın bütün şarkıları dünyanın en romantik şarkısıydı ya- o eli tutmak için öylesine büyük bir arzu duyuyordu ki içinde.. Ama uzatamıyordu iste elini.. Her şey böyle iyi giderken, yanlış bir hareketle, onu ürkütebileceğinden, omzuna değil.. Koltuğun üzerine.. Sonra kız arkaya yaslandı.. Bir kaç saç teli, delikanlının elinin üzerine döküldü.. Kalbi yerinden fırlayacak gibi atıyordu artık genç adamın.. Dünyalar şirini kızın saçları eline dokunuyordu çünkü.. Konserden çıkarken, kız, sakalaştı.. "Sizi her maçımızda görüyoruz. Alıştık nerdeyse.. Yarın Adana'da maçımız var.. Gözlerimiz sizi arayacak.." Hayır, aramayacaktı.. Delikanlı o anda kararını vermişti çünkü.. Cebinde onu otobüsle Adana'ya götürüp getirecek, hatta öğle yemeğinde bir de Adana kebap yedirecek kadar para vardı.. Gece yarısı kalkan otobüse bindi.. Sabah erkenden Adana'ya indi. Maç saatine kadar bası bos dolaştı. Salona erkenden girdi, en ön sıraya tam servis kösesine en yakın yere oturdu.. Takımlar sahaya çıkarken, salondaki en heyecanlı seyirci oydu. Maç falan değildi sebep tabii..ilk sette kız farkında bile değildi onun.. Nerden olsundu ki.. ikinci sette öbür tarafa gittiler.. Döndüklerinde, üçüncü sette kız fark etti delikanlıyı.. Yüzünde çok ama çok şaşkın bir ifade, biraz mutluluk, birazda gurur vardı sanki.. Ankara'nın hele Kolejde çok popüler bu delikanlısının onun için ta oralara geldiğini bilmenin gururu.. Maç bitti. Kız soyunma odasına, delikanlı garajlara gitti. Tek kelime konuşmadan.. Konuşmaya gelmemişti ki.. Kız "keşke orada olsaydın" demişti. O da olmuştu iste.. Hepsi o.. Ona o kadar çok şey söylemek istiyordu ki aslında.. Bir gün üniversite kantininde gazete okurken, iç sayfalarda bir şiire rastladı. Daha doğrusu bir şiirden alınmış bir dörtlüğe.. Söylemek istediği her şey bu dört satırda vardı sanki.. Bembeyaz bir karta yazdı o dört satırı.. Öğleden sonrayı zor etti, Kolejin önüne gitmek için.. Kızın karsıdan geldiğini gördü. koşarak yanına gitti. "Bu sana" diye kartı eline tutuşturdu ve kayboldu ortadan.. Kız, Necip Fazıl'ın dört satırını okurken.. "Ne hasta beklerdi sabahı Ve ne genç ölüyü mezar Ne de şeytan bir günahı Seni beklediğim kadar!.." Ertesi gün Öğleden sonra, tarif edilemez heyecanlar içinde Kolejin önündeydi gene.. Kız karsıdan geliyordu.. Bu defa yanında arkadaşları yoktu. Yalnızdı.. Yaklaştığında işaret etti delikanlıya.. Gözlerine inanamadı genç adam.. Onu yanına mı çağırıyordu yoksa.. Evet, çağırıyordu iste.. Kalbinin duracağını sandı yaklaşırken.. "Sana bir şeyler söylemek istiyorum" dedi kız.. Oda heyecanlıydı, belli.. "Bak iyi dinle.. Dünkü satırlar için çok teşekkürler.. Herhalde hissettin, bende senden hoşlanıyorum. Ama senden evvel tanıdığım birisi daha var. Ondanda hoşlanıyorum ve henüz karar veremedim, hanginizden daha çok hoşlandığıma.. Ve de su anda, onu terketmem için bir sebep yok." "O zaman karar verdiğinde ve de eğer seçtiğin ben olursam, hayatında başka kimse olmazsa, ara beni" dedi, delikanlı ikiletmeden.. Ayrıldı kızın yanından.. Bir daha voleybol maçına gitmeden, bir daha okul yolunda önüne çıkmadan.. Bir daha onu hiç görmeden.. Yıllarca sonra Levent'in söyleyeceği şarkıda ki Sezen'in sözlerini o, o zaman biliyordu sanki. Aşk onurlu olmalıydı.. Günlerce, haftalarca, aylarca bekledi.. Tıpkı, kıza verdiği o dörtlükteki gibi bekledi.. Hastanın sabahı, şeytanın günahı beklediği gibi bekledi.. Heyecanla bekledi. Hırsla, arzuyla bekledi. Umutla, umutsuzlukla bekledi. Bazen öfkeyle bekledi.. Ama bekledi.. başka hiç kimseye bakmadan, başka hiç kimseyi bulmadan bekledi.. Bir gün bir şiir antolojisinde şiirin tamamını buldu.. iki dörtlüktü şiir.. _iki kıza verdiği.. Bir ikinci dörtlük daha vardı o kadar.. O dörtlüğü de bir kartın arkasına dikkatle yazdı.. Cebine koydu.. Bekleyiş sürüyor, sürüyordu.. Okullar kapandı, açıldı.. Aylar, aylar geçti.. Bir gün delikanlı kızı aniden karsısında gördü.. "Günlerdir seni arıyorum" dedi. "Günlerdir seni arıyorum.iste sana haber.. Artık hayatımda hiç kimse yok!.." "Yaa" dedi delikanlı.. "Yaa" dedi sadece.. Kalbi heyecandan ölesiye çarparken, aylardır ölesiye beklediği an gelip çatmışken, ağzından sadece bu ses çıkmıştı.. "Yaaa!.."Cebinde artık iyice eskimiş kartı uzattı kıza.. "Sana bir şiirin ilk dörtlüğünü vermiştim ya bir gün" dedi.. "Bu da sonu onun.." Sonra yürüdü gitti, arkasına bile bakmadan.. Kız ikinci dörtlüğü oracıkta okurken.. "Geçti istemem gelmeni Yokluğunda buldum seni. Bırak vehmimde gölgeni Gelme artık neye yarar!.." Aradan yıllar, çok ama çok uzun yıllar geçti. Delikanlı bugün hala düşünüyor.. O uzun, çok uzun Bekleyiş mi öldürmüştü askını?. Ya da beklerken, ölesiye beklerken hayalinde öylesine bir sevgili yaratmıştı ki, artık yasayan hiç kimse bu hayali dolduramazdı.. O sevgilinin kendisi bile.. Hayalindekini canlı tutmak için mi, canlısını silmişti yani?.. Ya da.. Ya da.. Bir şiirin romantizmine mi kapılmış, bir delikanlılık jesti uğruna, mutluluğunun üzerinden öylece yürüyüp gitmiş miydi, acaba? Delikanlı bu soruların yanıtını bugün hala bilmiyor.. SEVGİLER BİTTİKTEN, ZAMANDA GEÇTİKTEN SONRA SAKIN GERİ DÖNMEYİN.ÇÜNKÜ;BULAMAZSINIZ SEVENİ ESKİ HALİNDE
     
  2. 20 Şubat 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  3. PasakliMinikTanrica

    PasakliMinikTanrica her şey güzel olacak... Pro Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2008
    Mesajlar:
    12.797
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    198
    duygucum çok güzelmiş gerçekten
    bu tür hikayeleri çok okudum ama bunu ilk defa okudum süpermiş
     
  4. 20 Şubat 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  5. Pati

    Pati Yeni Üye Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2008
    Mesajlar:
    6.290
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    çok severim bu tür hikayeleri.paylşm için teşkkr ederm canm...
     
  6. 21 Şubat 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  7. duygussduyguss

    duygussduyguss Annesinin Küçük Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.852
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    bişyi diil cnm ama çok hoşuma gitti okuyunca paylaşim dedim siznle ama süperdi bencesenağlama
     
  8. 10 Mart 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  9. elayy

    elayy Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    7
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ama neden cocuk cıkmamıs onunla anlamdımegerkı sevıyosa vede beklıyosa o kadar süre
     
  10. 11 Mart 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  11. duygussduyguss

    duygussduyguss Annesinin Küçük Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.852
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    hikaye işte cnm yaa:KK43:(
     
  12. 15 Mart 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  13. yakamoz_16

    yakamoz_16 Guest

    bu hikaye hıncal uluç ın :KK70:
     
  14. 17 Mart 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  15. betulafsar

    betulafsar mimoza Üye

    Katılım:
    3 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    26
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    kızlar bu hikayeyi biliyorum oradaki delikanlı hıncal uluç kendisi yazmıştı bunu onun başından geçen bi olay kaydirigubbakcemile3
     
  16. 18 Mart 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  17. duygussduyguss

    duygussduyguss Annesinin Küçük Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.852
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    aa ciddimisiniz hiç duymadım:1shok:
     
  18. 1 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : duygussduyguss
  19. esra8608

    esra8608 12.06.2010 Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2009
    Mesajlar:
    3.246
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    hikaye süpermiş paylaşım için teşekkürler