Sevgililer Günü gelenekleri

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve aslican tarafından 5 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    5 Şubat 2007
    Konu Sahibi : aslican
  1. aslican

    aslican Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2006
    Mesajlar:
    204
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Sevgililer Günü gelenekleri

    Geçmişin aşıkları "Sevgililer Günü"nde yolladıkları kartları kendileri yapıyorlardı, kartlar kağıt dantellerden, incecik aynalardan ve parfüm keseciklerinden yapılıyordu. Şimdi nerede o aşıklar? Ama olsun, siz de 14 Şubat'ta sevdiğinize, sevginizi anımsatın ve bu yazıda 2000 yıllık bir geleneğin geçmişine yolculuk yapın.


    Sevgili bulmak için kura:
    Orta çağlarda St. Valentine Day'de yani bizdeki adıyla "Sevgililer Günü"nde bir sevgili bulmak için kura çekilirdi. O yıllarda, yerel soytarılar vardı, kasabanın, köyün maskarası gibi... Bir kız kendisine eş bulmak için soytarıyla anlaşmak zorundaydı çünkü kurayı o çekiyordu, genç kız istediği veya sevdiği erkeğin adını bir kağıda yazarak soytarıya verir ve bu şekilde o kasabanın yıllık çekilişine katılırdı. Amaç istenen erkeği kazanmaktı.


    Pagan geleneği:
    Aslında çok gerilere gitmemiz gerekiyor, geleneğin kökeni 2000 yıl öncelerindedir. Bir Hıristiyan azizi olan Aziz Valentine, gerçekten yaşamış biridir, 14 Şubat 270'de başı kesilerek öldürüldüğü için şehit olarak kabul edilir. Ama bu dini olayın sevgililerle ve romantizmle nasıl buluştuğu pek açık değildir, bir raslantı olabilir. 14 Şubat tarihi, Lupercalia'nın arifesidir yani Romalılar'ın en önemli Bereket Bayramı'nın... Hıristiyanlık, Roma'dan çok etkilenmiştir, kilisenin ilk liderleri Lupercalia'nın yerine Aziz Valentine gününü koymuş olabilirler, sonradan da Aziz Valentine sevgililerin efendisi olmuş olabilir. İçeriğin değişmesinde, Pagan geleneklerin katkısı da olmuştur.


    Küçük anılar küçük hediyeler:
    16. Yüzyıl'da, sevgililer birbirlerine aşklarını simgeleyen küçük anılar verirlerdi, en popüler hediyeler eldiven ve çorap bağıydı. Bir denizcinin sevgilisine verdiği korse çok ilginç bir örnek olarak hala saklanmaktadır. Denizci tahtadan oyma bir çerçevenin içine korseyi koymuştu, çerçeveye kalpler, çiçekler ve denizcinin de bir kabartması oyulmuştu.


    Sevginin kanıtı elbise ve bir şişe şarap:
    17. Yüzyıl'da, Amerikalı Püritenler (Sofu bir Hıristiyan tarikatı), "Sevgililer Günü" geleneğini boş inanç diyerek yasaklamaya çalıştılar ama başaramadılar. Hatta Massachusetts Kolonisi'nin valisi olan John Winthrop 14 Şubat 1629'da karısına bir mektup yazmıştı; "Benim azizim ancak sen olabilirsin..."

    1660'da İngiltere'de Stuart dönemi monarşisinin restorasyonundan sonra, Aziz Valentine Günü daha büyük bir coşkuyla kutlanmaya başladı. Bunu,Frana, İtalya ve Almanya izleyecekti. Küçük bir Fransız köyü olan Corcieres, Sevgililer Günü'ne sahip çıkmaya çalışmasıyla tanınır.

    İddialarının kökeninde çok eski bir gelenek vardır. Yapılan araştırmalarda, köyde evliliğin seçme sistemine dayandığını gösteriyor. Köyün yaşlıları iki gruba ayrılarak, evleri dolaşıyorlar ve evlilik adaylarını belirliyorlar. Sonra yaşlılar evlilik çağına gelmiş genç kız ve erkekleri adlarıyla çağırarak evlerinin pencerelerine çıkmalarını istiyorlar. Birini seçen kızlar veya erkekler seçimlerini duyurma hazırlığına başlıyorlar. Genç kız erkek için, bir elbise hazırlıyor ve yolluyor, erkek ise kabul ettiğini belirtmek için kıza bir şişe şarap gönderiyor.

    Ve o günün gecesinde, tüm köyün katıldığı bir dans partisi yapılıyor. Ama her zaman böyle olmuyor, kız veya erkek teklifi kabul etmeyince, yine kasabanın merkezinde geceyarısı dev bir şenlik ateşi yakılarak, reddedilen tüm teklif elbiseleri ateşte yakılıyor. Gelenek 1776'da yasaklanıncaya kadar sürdürülüyordu.


    Antika kartlar...:
    Sevgililer Günü'nde kart yollama geleneği, 18. Yüzyıl'ın ortalarında başlatıldı. İlk kartlar el yapımıydılar, altın harflerle ve kağıt dantellerle süsleniyorlar ve üzerlerine el yazısıyla aşk şiirleri yazılıyordu. Daha ateşli kartlarda satenden yapılmış kalpler yapılıyor, küçük parfüm keseleri, incecik aynaların altına saklanıyordu.

    Bu kartlar birer sanat eseriydiler ve günümüzde antik değer taşımaktadırlar. 1850'den sonra baskı kartlar piyasaya çıkarıldı, Azizler Günü kutlamaları artık ticarete dönüşüyordu ve el yapısı kartlardaki duygusal derinlik ve sevgi anlatımı ortadan kalkıyordu. Victoria döneminin kartlarında, 20.Yüzyılın başlarından sonra, kartlarda günün modasına uygun olarak çizgi kahramanlar, espriler görülmeye başladı.