sevgiye merhaba

Konusu 'Aşkla İligili Güzel Sözler' forumundadır ve talin tarafından 14 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    14 Şubat 2009
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    SEVGİYE MERHABA
    Doğduğumuzda mükemmel biçimde programlanmış bulunuyorduk.Sevgi üzerinde odaklanmak için doğal bir eğilime sahiptik.İmgelemelerimiz yaratıcı ve gümrahtı ve onları nasıl kullanacağımızı biliyorduk.Bugün bağlantıda olduğumuz dünyadan çok aha zengin bir dünya ile bağlantıdaydık, sihir ve mucize duyguyla dolu bir dünya ile.

    Peki sonra ne oldu? Neden belli bir yaşa erişip çevremize baktığımızda büyü kaybolmuştu?

    Çünkü bize başka şeye odaklanmamız öğretilmişti.Bize,doğal olmayan bir biçimde düşünmemiz öğretilmişti.Bize çok kötü bir felsefe,dünyay gerçek kimliğimizle ters düşen bir bakış tarzı öğretilmişti.

    Bize rekabet ,mücadele,hastalık,kısıtlı kaynaklar,sınırlılık,suç,kötülük,ölüm,kıtlık ve kayıp gibi düşünceler düşünmemiz öğretilmişti.Biz bu şeyleri düşünmeye ve böylece bunları bilmeye başladık.Bize derecelerin,ünvanların,yeterince iyi olmanın,paranın ve işleri doğru şekilde yapmanın sevgiden daha önemli olduğu öğretildi.Bize diğer insanlardan ayrı olduğumuz,ilerlemek için rekabet etmemiz gerektiği olduğumuz halimizle yeterince iyi olmadığımız öğretildi.Bize,dünyayı başkaları nasıl göregelmişlerse öyle görmemiz öğretildi.Hani sanki buraya gelir gelmez bir uyku hapı yutturulmuş gibiyiz.Sahile vurduğumuz andan itibaren sevgi temeline dayanmayan bir dünyayı düşünmemiz sürekli şekilde kulaklarımıza doldurulmaya başlandı.

    Sevgi doğuştan bizde olandır.Korkuyu ise burada öğrendik.Ruhsal yolculuk aslında korkunun terk edilmesi yada yeniten unutulması ve sevginin yeniden gönlümüze kabul edilmesidir.Sevgi esas var olan olgudur.O bizim nihai gerçeğimizdir ve yeryüzündeki amacımızdır.Onun bilinçle farkında olmak kendimizde ve başkalarında sevgiyi deneyimlemek hayatın anlamıdır.

    Anlam eşyalarda değildir.Anlam bizim içimizde yatar.Kendisi sevgi olmayan şeylere paraya,arabaya,eve,itibara değer verdiğimiz zaman karşılığında bize sevgi vermeyecek şeyleri seviyoruz.Anlamsız olanda anlam arıyoruz.Para kendi başına bir anlam taşımaz.Maddi şeyler kendi başlarına hiç bir anlam taşımazlar.Bu onlar kötü demek değildir.Sadece onlar hiçbir şeydir.

    Biz buraya sevgiyi genişletip yaygınlaştırmak üzere Allah ile birlikte yartmaya geldik.Zihnimizde bundan başka bir amaçla geçirilen hayat anlamsızdır,doğamıza aykırıdır ve son derece acı vericidir.Bu sanki karanlık bir evrende eşyanın insnalardan dahaçok sevildiği karanlık bir paralel evrende kaybolmak gibidir.Biz fiziksel duyularımızla algıladığımız şeylere aşırı değer veriyoruz ve gönlümüzden doğru olduğunu bildiğimiz şeylerin değerini küçümsüyoruz.sevgi fiziksel gözlerle görülmez ya da fizisel kulaklarla işitilmez.Fziksel duyular onu algılayamaz;o başka tür bir görüş gücüyle başka tüt bir vizyon yoluyla algılanır.Metafizikçiler ona üçüncü göz derler ve diğerleride yüksek benlik olarak isimlendirir.Ona her ne isim verilirse verilsin sevgi bizim alışkın olduğumuzdan farklı türde bir görüşe farklı bir bilme ya da düşünme tarzına ihtiyaç göstermektedir.Sevgi kalbimizin sezgisel bilgisidir.O bizim gizli gizli özlemini çektiğimiz ötedeki dünyadır.Bu sevginin kadim anısı hepimizi daima yoklamakta ve dönmemiz için bize işaret verip çağırmaktadır.

    Sevgi maddi değildir.O enerjidir.O bir odada bir durum içinde bir kişide hissedilendir.Para onu satın alamaz.Seks onu garanti edemez.Onun fiziksel dünya ile hiçbir alakası yoktur,fakat yine de o fiziksel dünyada ifade edilebilir.Biz onu iyilik , vericilik ,merhamet , şefkat , huzur , sevinç , kabul , yargılamama , birleşme ve yakınlık olarak deneyimleriz.Korku bizim paylaştığımız sevgisizliktir.O bireysel ve ortak cehennemimizdir.O bizi içten ve dıştan sıkıştırıp bastıran,sevginin anlamsızlığı hakkında sürekli yalancı tanıklık eden bir dünyadır.Korku ifade edildiğinde onu öfke,kötüye kullanma ,hastalık, acı, açgözlülük, bağımlılık , bencillik , saplantılı endişe , yozlaşma , şiddet ve savaş oalrak tanırız.

    Sevgi içimizdedir.O tahrip edilemez,fakat sadece gizlenebilir. Çocukluğumuzda tanıyıp bildiğimiz dünya hala zihinlerimizde saklıdır. Bir zamanlar avalon'un sisleri adlıbir kitap okumuştum.Avalon'un sisleri Kral arthur masallarına mitolojik bir değinmedir.Avalon, yoğun ve nüfuz edilmez bir sis perdesi ardında gizli tutulan bir adadır.Sis aralanmadıkça geminizle adaya yol bulmanız olanaksızdır.Fakat siz adanın orada olduğuna inanmadıkça sis aralanmayacaktır.Avalon fiziksel gözlerimizle gördüğümüxz dünyanın ardındaki bir dünyayı simgelemktedir.O bizim henüz bir çocukken bildiğimiz sihirli alemi , o her şeyi mucizevi olarak algılayışımızı temsil etmektedir.Bizim çocuksu benliğimiz varlığımızın en derin düzeyidir.O bizim gerçek kimliğimizdir ve gerçek olan şey de kaybolmaz.Gerçek sırf biz ona bakmıyoruz diye gerçekliğini yitirecek değildir.Sevgiyi zihinsel sisler ve bulutlar olsa olsa kuşatıp gizleyebilirler.Avalon bizim yumuşaklığımızla,masumiyetimizle, ruhumuzla olan bağlantımızı kaybedişimizden önce bilip tanımış olduğumuz dünyadır.O aslında şimdi görmekte olduğumuz dünyadır,fakat sevgi tarafından bilgilendirilen umut,iman ve hayranlık duygusu ile incelikle yorumlanan dünya. O dünya kolaylıkla tekrar elde edilebilir,çünkü idrak bir seçim meselesidir.Biz Avalon'un orada olduğuna inandığımız zaman sisler aralanır.

    Ve mucize de zaten budur.Sislerin aralanması , idrakın değişmesi ve sevgiye dönüştür.


    alıntıdıra.s.
     
  2. 17 Şubat 2009
    Konu Sahibi : talin
  3. lunet

    lunet Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2008
    Mesajlar:
    426
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    emeğine sağlık canım ..çok anlamlı bir yazı dizisi olmuş...sevgilerimle....