Seyret Anadolunun Yeşilliklerini-1

Konusu 'Aile, Evlilik ve Çocuklar' forumundadır ve EU1 tarafından 19 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    19 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    YAZARI: Nusret KARDELEN

    SEYRET ANADOLU’NUN YEŞİLLİKLERİNİ-1

    1-Günümüz insanı bazen, cahil ve fakir kalmak için bütün malını harcayıp, üniversite bitiriyor.
    Yaptığı yüksek tahsille, bir ömür boyu; bir araba, bir ev sahibi olmadan bu dünyadan çekip gidiyor.Çok garip değil mi?

    2- Bir çok insan, satın alacağı bir arabayı defalarca kontrol eder, İnceler,hatta uzman getirip baktırır.Sonra karar verir.Ama evleneceği kızı sadece bir defa çay tutarken görüp evlenir, ilginç değil mi?

    3-Bir genç nişanlandıktan sonra nişanlısıyla meşru ölçüler içinde görüşmesi kayınpederi tarafından yasaklanır. Kayınpeder, damat adayının, nişanlı kızıyla görüşmesini, ahlaki bulmaz. Ama, aynı baba televizyonda ahlaksız, terbiyesiz sahneleri kızıyla birlikte seyreder. Bundan rahatsızlık duymaz.Çok ilginç değil mi? Damat namzedinin gölgesinin bile giremediği eve,sözüm ona sanatcı geçinen yüzlerce erkek, televizyon vasıtasıyla girer.Ne kadar ilginç değil mi?

    4—Gerdek gecesinde akmayan bir damla kan için,Türkiye’nin bir çok yerinde insanlar oluk, oluk kan akıtmışlardır.ilginç değil mi?

    Türkiye’nin bazı yörelerinde; birisiyle konuştu diye ağabeyi kız kardeşini vurur.Böylelikle namusunu temizlemiş olur.Giden namus böylelikle geri gelmiş olur! Yine aynı köyde, aynı insanlar gerdek gecesinde karısının bakire çıktığını havaya ateş açarak ilan ederler. Böylelikle karısının namuslu olduğunu bütün köye duyurmuş olurlar. İlginç değil mi?

    5-Aile olmayı öğrenemediğimiz yer, yine ailelerimiz oluyor, ne kadar ilginç değil mi?

    6-Bir genç kız,içki içmeyen,sigara kullanmayan,nazik,kibar,centilmen,yuvasına bağlı,meslek sahibi bir beyle, (kalbide istemesine rağmen) sırf evlenmiş-boşanmış yani dul imajı olduğu için evlenmez.Ama içki içen,sigara kullanan ve kaba bir erkekle sadece ilk kez evleniyor diye, evlenir.Ne kadar ilginç değil mi? Boşanmak,sigara içmekten ve yalan söylemekten daha kötü algılanıyor.İlk defa evleniyor olmak da, bu kötülüklerin hepsini temizliyor.Ne kadar ilginç değil mi?

    7-Bir delikanlı, eş seçimini yaparken; iffetli, ahlaklı ve çok yönden donanımlı bir kadınla dul diye evlenmez.Ammaaaa… yedi yaylanın yoğurdunu yemiş, ruhsallığı kirlenmiş, zihinsel arşiv kayıtları kirli görüntülerle dolmuş, fingir-fingir bir kızla,ruhsal bekareti olmayan bir kızla, sadece bakire diye evlenir.Ne kadar ilginç değil mi?

    8-19 yaşında bir genç kız, bir evlilik yapar.Sonra bir yıl içinde boşanır.O artık bir duldur.Yaşı da 20 olmuştur.20 yaşında bir genç bayan olmasına rağmen, dul olduğu için, daha önceden burun kıvırdığı genç erkekleri bırakın,babası yaşında, dedesi yaşında adama varmak zorunda kalır.Çünkü o bir duldur ve burası Anadolu' dur.Ne kadar ilginç değil mi?

    9- Bir erkeğin kadınsılaşmasını toplum hep eleştirir,kadınsı erkek diye.Erkekleşmiş kadınlara gelince; erkek gibi kadın diyerek över.Ne kadar ilginç değil mi?Kadının psikolojik olarak erkekleşmesi, erkeğin psikolojik olarak kadınsılaşması kadar tehlikelidir.İkisinde de fıtratın bozulması söz konusudur.Ama erkeksi kadın diye toplum onu beğenir.Ne kadar ilginç değil mi?

    10- Kalplerin değil de şartların bir araya getirdiği evliliğin yıkılışı, yine kalp yüzünden olacaktır.Çünkü kalbi olmayan evlilikler; KALP evliliklerdir.Fıtrat, fıtri olmayan bir şeyi, eninde-sonunda reddedecektir.İçimize sinmeyen bir insanı, hiçbir yetenek, hiçbir imkan sindiremez.İçimize sinmeyen insanları da, içimize sinmeyen yemekler gibi kusarız, ne kadar ilginç değil mi? Zaten boşanma, ruhun bir kusmasıdır,ilginç değil mi?

    11-Anne ve babalar, seçimlerini kabul etmeyip kendi bulduklarıyla evlenen ve evliliğinde problem yaşayan çocukları için;
    -Ee tabi canım, ulu sözü dinlemeyen ulur derler. Bu yanılgının nedenini, kendi sözlerinin dinlenmemesinde görürler. Ama çocuklar, anne babanın seçtiği birisiyle evlenip, evlilikte problem çıkınca:
    -Ee nasip değilmiş,kader böyleymiş, alın yazısıymış diyerek sorumluluktan kaçarlar.İlginç değil mi?

    12- Yeni evlenmiş gençler, bir müddet çocuk yapmamayı, kendilerini dinlemeyi tasarlamış olabilirler. Ama, sayın toplum ve pek sayın geleneklerimiz buna müsaade etmez.Çocuğu olmuyormuş, kısırmış,erkekliği yokmuş... gibi ifadelerle, yeni evli çifte , psikolojik baskı yaparlar.Dolayısıyla, evliliğinizin ilk yıllarında çocuk yapmak mecburidir.Aksi halde adınıza çeşit çeşit yakıştırmada bulunurlar. Gündemden hiç düşmezsiniz.

    Boşanırken de aynı şey.Bu sefer de iki medeni insan gibi boşanmanıza izin vermezler.Önünüze çocuklar konur.Çocuk hatırına diye içi boşalmış, tükenmiş bir ilişkiyi, zorla devam ettirirler.Ne acıdır ki Çocuklar, bu ülkede bazen mitralyoz gibi bir silah olarak da kullanılır. Evlinin çocuklusu,kiracının çocuksuzu makbuldür bu ülkede.Ne kadar ilginç değil mi?

    13-Türkiye de, evlilik törenlerinde yüzlerce davetli bir araya gelir. Bol dumanlı ve bol çaylı ortamda, siyaset, futbol ve araba modelleri konuşulur. Bir iki kelime de çocuk eğitiminden ve aile eğitiminden konuşulmaz.Ne kadar ilginç değil mi?

    14-Türkiye de, sağlık nedenlerinden dolayı askerlik için elverişli bulunmayan bir genç, komutanına yalvarır:
    -Komutanım, nolur ayaklarını öpeyim beni geri göndermeyin,yoksa bana kız vermezler.
    O genç, askerde kalmayı başarabilirse, terhis olana kadar mutfakta geri hizmetlerde çalışır.Böylelikle o genç askerlik yaptı diye kız verirler. İlginç değil mi?

    15- Davet edildiğiniz bir düğüne hediye olarak en pahalı kitapları alınız. Hatta bu kitapların fiyatı, altının fiyatını geçse bile,bu tutumunuz bir çok yerde, cimrilik olarak kabul edilir.Ama, kitabın dışında gelen en basit bir eşya, değer görür, hediye kabul edilir.Ne kadar ilginç değil mi?

    16- Normal şartlarda evlilik, insanın şehevi duygularını sigorta altına alması lazım.Şehevi açlığını gidermesi lazım.Ama bugün bir kısım evlilikler, susuzluğunuzu gidereceği yerde, deniz suyu gibi daha da artırır.ilginç değil mi? İffetli ve namuslu bir genç evlenir.Hayatında bir şey değişmez.Sadece evli-bekar olur.Ne kadar ilginç değil mi?

    17-Kadın her yerde başka şekillerde istismar ediliyor.Bazı köylerde reşit olmamış bir kız, babasının velayetiyle evlendiriliyor.Bir müddet sonra bu yeni gelin, bazı sebepleri bahane ederek, küs adı altında babasının evine geri dönüyor.Babası, yüklü bir para karşılığında küs gelen kızını, kocasıyla tekrar evlendiriyor.ilginç değil mi?

    18-Bir merasim kıtasındaki insanlar, birbirini tanımaz.Birliktelikleri de, sadece merasim bitesiye kadardır.Bazı camilerdeki Müslümanlarda aynen marasim kıtası gibidir.Birbirinin elemiyle dertlenmez,sevincini paylaşmaz.Çünkü, birbirini hiç tanımaz, yıllaaarca aynı camide namaz kıldıkları halde. Ne kadar ilginç değil mi?

    19-Müslüman bir mülteci, zar-zor yerleşebildiği bir apartmanda, apartman sakinleri tarafından asla ilgi görmez.Mülteci, bütün daireleri tek tek dolaşıp komşuları ziyaret eder.Herkesin halini hatırını sorar.Buna rağmen bir Allah’ın kulu onu ziyarete gelmez.Aylarca böyle devam eder.Bir gün mültecinin dairesi, apartman sakinleri tarafından, ziyaret akınına uğrar.Meğer mülteci iyi derecede İngilizce bilmekte imiş. Aynı zamanda iyi bir makine mühendisiymiş. İsteyenlere İngilizce öğretebileceğini söylemiş. Ne acıdırki, Müslüman bir beldede, Müslüman olduğu için,mazlum olduğu için ilgi ve alaka görmeyen bir Müslüman, İngilizce bildiği için kıymet kazanmaktadır.İşte insanımız, kendi değerlerine bu kadar yabancılaşmıştır. Aynı zamanda yozlaşmıştır. Ne kadar ilginç değil mi?

    20-Tahminen 7-8 yaşlarındayken islama giren ve Peygamber Efendimize verdiği ilginç cevapla tanınan Hazreti Ali Efendimiz, bir çok dini sohbette ballandıra ballandıra anlatılır.Ama,aynı Hazreti Ali efendimiz,o yaşlarda günümüzdeki camilerde bulunsaydı,camilerden sille tokat kovulurdu,yaşıtlarının kovulduğu gibi.Ne hazin değil mi?

    21-Almanların çoğu, İngilizce bilmesine rağmen gittiği her yerde Alman'ca konuşmaya özen gösterir.Mecbur kalmadıkça İngilizce konuşmak istemez.Ama bir kısım Türkler, İngilizce konuştuğu için kendilerini üstün görürler. Ne kadar ilginç değil mi? Bir millet kendi dilini konuştuğu için kendini üstün görürken,bir başka millet ( bazıları)kendi dilini konuşmayıp başka bir dili konuştuğu için kendini üstün görür.Ne kadar ilginç değil mi?

    22-Bir Avrupalı Euro’ nun üzerine nokta kadar bile olsa çizgi atmaz.Bir Türk de Euro’ nun üzerine nokta kadar çizgi atmaz.Euro ve Dolar itina ile korunur.Ama, bir çok vatandaşımız Euro ve doları korumaya gösterdiği özeni,kendi parasına göstermez.Türk Lirasının başına gelen sanırım hiç bir paranın başına gelmemiştir:Üzerine horoz resmi çizilir.Aşk şiirleri yazılır.Kafadan numaralar verilir.Toplama çıkarma bölme işlemleri yapılır.Ne kadar ilginç değil mi?

    23--Bazı ülkelerde daha iyi verim almak için çiçeklere ve hayvanlara müzik dinletiyorlar. Bizde ise, insanlarımızdan bazıları, dinledikleri müzikten dolayı intihar ediyor,kendini jiletliyor, ya da kahpe felek diyerek kadere sövüyor. İlginç değil mi?

    24-75 kg ağırlığında ve 1 80 boyunda bir baba,80 cm boyunda, 6 yaşında ve 25 kilo ağırlığında, savunmasız bir çocuğu tekme tokat dövebiliyor, yine o çocuğun annesini, savunmasız bir kadını, çocuğunun yanında dövebiliyor.Karısının ve çocuğunun, kendisinin gözleri önünde dayak yediğini seyrediyor da kılı kıpırdamıyor. Ne kadar ilginç değil mi?

    25--Türkiye de binlerce bebek; büyük dedeye ve büyük anneye, torun zevkini yaşatmak için, sipariş üzerine dünyaya getirilmiştir,hiç bir altyapı olmadığı halde. Ne kadar ilginç değil mi?

    26--Doğuda bir erkek, iki-üç kadınla evli olduğu için, alay konusu olur. Batıda bir erkek hem evli, hem de yüzlerce metresi olduğu zaman modern yaşamış olur. Çok ilginç değil mi?

    27--Türkiye de, çocuk doğuramayan,kocasına bir çocuk veremeyen kadın ayıplanır. Çevre, o kadının kısırlığını, büyük bir kusur kabul eder. Aynı kadın çocuğu olduğunda çocuğunu nasıl eğiteceğini bilmez. Zaten kendiside yetişkin bir çocuktur.Sandıklar dolusu çeyiz hazırlanır,ama çanta dolusu kitap okunmaz. Cehalet sandık dolusu çeyizlerin altında saklanır.Çocuk doğuramamak kısırlık olarak kabul edilir,kara cehalet, ilim kısırlığı, kısırlık olarak kabul etmez.Ne kadar ilginç değil mi? Binlerce kadınımız, evde kalmaktan korkar,hayatı pahasına olan evlilikler yapar. Yeter ki evde kaldı denilmesin diye. Ama, evlilikte sınıfta kalmaktan korkmaz. Halbuki, duygusal ihtiyaçlarına cevap vermeyen bu evlilikte,suzuz ağaçlar gibi kuruyacak,suzuz topraklar gibi çölleşecektir.Ne acı değil mi?

    28-Mal çalan hırsızlar, yakalanıp hapse atılır.Hapisten çıktığında toplum, hırsız diye bunları dışlar.Hırsızları dışlayan bu insanların çoğu ise, yaşam sevinci çalan hırsızlardır.Bunlar elini kolunu sallaya sallaya gezerler,cilalı suratların,şişkin keselerin,parlak sözlerin koruyuculuğu altında bunlar fark edilmez.Bu hırsızlar hemen yanıbaşındaki insanın içindeki yaşam sevincini çalan insanlardır. Kimse bu hırsızları bilmez.Ne acı değil mi?

    29-Bir kadın, kendisiyle mutlu olamadığı ve kendisini mutlu edemediği kocasının sosyal konumuyla ve mevkisiyle kadınlar toplantısında;
    -Falan adam benim kocamdır, diye övünür. Bundan doyum elde etmeye çalışır.Ne kadar,ilginç değil mi?

    30-Yeni evli bir kadın,kocasına gece vakti ilişki teklif eder.Kocası hiddetlenerek:
    -Sen o…..musun ki ilişki teklif ediyorsun,ilişkiyi erkek teklif eder,demekki sen daha önceden o….mussun diyerek karısını adamakıllı bir döver.Karısı, ağzı yüzü kan içinde babasının evine sığınır.Olayın içeriğini öğrenen baba, çileden çıkar, o da kızını bir güzel döver.Çünkü,kadın ilişki teklif etmez,edemez. Erkek İlişki teklif ederse, şartlar ne olursa olsun, itiraz edemez.Onların cinsellik anlayışı,bu şekildedir.babası tarafından da evden kovulan kadın, yakın köydeki bir akrabasına sığınır.Akrabası,kendine sığınan bu mazlum kadına, sabaha kadar, tecavüz eder.Sonra, kadını ten pazarında satar.Artık,kadın batakhaneye düşmüştür.Ordayken Allah’a yalvarır,bir gün kocam buraya gelse diye.Aradan yıllar geçmiştir.Bir gün kadının beklediği an gelir.Yanındaki karısının ilişki teklifini ahlaksızlık telakki eden adam,genelevine gelmiştir.Tabi aradan geçen zaman, karısını çoook değiştirdiğinden tanıyamaz.Karısı zaten yıllardır bu anı beklemiştir.Yastığın altına sakladığı sopayla hayatını mahveden kocasının kafasına vura vura kan revan içinde bırakır.Adamı,kadının elinden zor kurtarırlar.Ne kadar ilginç, helal ve nikahlı karısının ilişki teklifini ahlaksızlık kabul eden adam,genelevinin müşterisidir.Dünyanın bütün bilgeleri toplansa, bu kördüğümü çözemez.Ne kadar ilginç değil mi?

    31-Bizim ülkemizde bir genç kız, gelinlik giyip gelin olurken,sadece kendisi gelin olmaz.Onunla birlikte cehalet,taassup,lanet gelenekler,lanet töreler,acaba ne derler, acaba nasıl anlaşılırım,israf,kepazelik rezalet de gelinlik giyip, gelin olur.Ne kadar ilginç değil mi?

    32-Bir şehirde;iki çocuğuna bakan,kocası ölmüş ve çalışan bir kadına kiralık ev verilir.Bu kadın sahiplenilir.Ama karısı ölmüş ve iki çocuğuna bakan bir erkeğe, karısı yok aile değil diye kiralık ev verilmez? Ne kadar ilginç değil mi? Ama, hemen az ötede, çok zengin bir kadın, yüksek kira vererek, birlikte yaşadığı süs köpeğiyle, rahatlıkla kiralık ev tutabilir.Çünkü o bir ailedir.Ne kadar ilginç değil mi? Para, köpeği aile yaparken,parasızlık, insanı insanlıktan çıkarıyor.Ne kadar acı değil mi?

    33-Kalabalık bir apartmanda, apartman sakinlerinden birisi, ikinci bir evlilik yapar.Yeni evlendiği karısı için,ikinci bir daire açar.Apartman sakinleri, bu olaya iki sesle yaklaşırlar:
    1-Dış Ses:- Vay vicdansız,gül gibi kadının üstüne yeni kadın aldı.Vay namussuz.Zaten böyledir bu işler.Eline biraz para geçen hatunu ikiliyor.Utanmaz herif,ahlaksız herif…
    2-İÇ SES:-Helal olsun, adam ağzının tadını biliyor,Ah ulan benim elimde para olsaydı,ben ondan daha güzelini alırdım.Adam maldan anlıyor hacı abim.Helal Olsun.Doğrusunu söylemek gerekirse,böyle bir karım olmasını çok isterdim.Kader utansın…
    Ne kadar ilginç değil mi?

    Bu konuya nasip olursa devam edeceğim inşaAllah.

    HER ŞEY MAVİSİNİ YİTİRMİŞ BİR HAYATIN YENİDEN İNŞAASI İÇİN.