sidik yarışı...

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve kakule tarafından 15 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    15 Eylül 2007
    Konu Sahibi : kakule
  1. kakule

    kakule Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    456
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    306
    Sidik yarıştırmanın anlamı ne?

    Biz de adettir ya, herkes herkesin işine burnunu sokar.

    Hele konu çocuk eğitimi ise, bir de kişi anne ise!

    O burun nereye gireceğini bilemez. Bilirkişi raporu tutar.

    Senin ki ne zaman yürüdü, ne zaman güldü?

    Dili ne kadar çabuk çözüldü.

    Kaç yaşında yüzmeyi örgendi?

    Yoksa senin ki hala öğrenmedi mi?

    Neeee, iki yaşında hala emzikli mi? Üstelik altı bezli mi?

    Aaaaa artık zamanı gelmiş, bırakmalısın gibisinden ahkâm kesmeler.

    Ben de bayılıyordum bir elimde bezle altı çıplak, baldır bacak kaçan çocuğun peşinden altını bağlayacağım diye koşmaya. Üstelik bu çocuk daha iki yaşında ve lügatında “evet” kelimesini barındırmayan, her şeye sonra kabul edecek bile olsa başta itiraz ettiği “negativizm” denen dönemin tam ortasında.

    Tuvalet eğitimi doğru zamanlama yapılırsa hoş bir deneyim olarak yaşanabilir. Olumlu tutum, yumuşak ve rahat bir yaklaşım gerektirir.

    Hazır olmayan çocuk zorlanırsa tuvalet eğitiminden soğuyabilir, bu da ileride sürecin daha da uzamasına yol açabilir.

    Tuvalet eğitimi basit olarak kuru ve temiz kalması için çocuğa yardımcı olmaktır.

    Ne zaman başlamalı?

    Doğru yaş, çocuğun hazır olduğu zamandır.

    Biyolojik olarak iki yaşından öncesi zaten söz konusu olamaz çünkü 12 aylıktan küçük bir çocuk bağırsak hareketlerini ve çişini kontrol edemez.

    Tuvalet eğitimi kazanmak için ortalama yaş; kızlar için 29 ay, erkekler için 30 aydır. Ortalama demek bu aylara gelindiğinde hala çocukların yarısının tuvalet eğitimini tamamlamamış olması demektir.

    Tuvaleti kullanmak; yürümek, konuşmak gibi bağımsızlık göstergesidir. Çocuklar bu tür eylemleri kendilerini duygusal olarak hazır hissettiklerin de daha kolay başarırlar.

    Her çocuk farklıdır. Bazı çocuklar erken yürür, bazıları geç konuşur. Bazı çocukların oturak kullanmayı öğrenmeleri diğerlerine göre daha uzun sürer. Genellikle erkek çocuklar kızlardan daha yavaştır.

    Ama gelişimsel bir sorun olmadıkça, 4-5 yaşına gelmiş de hala altı bağlı dolaşan çocuk yoktur.

    Oturağımız banyoda duruyor.

    18. aydan itibaren kaka ve ciş demeye başladı. Üstelik kaka yapınca “anne pis” diye bağırıyor.

    Kıyafetle oturağa oturuyor, hatta onu sandalye olarak kullanıyor.

    Onun ne işe yaradığını, ne zaman kullanılması gerektiğini sürekli anlatıyorum. Ama iş eyleme gelince itiraz ediyor, çıplakken lazımlığa oturmak istediğimde ardına bakmadan kaçıyor.

    Oğlum kendini daha hazır hissetmiyor.

    Tuvalet eğitimi yarışılacak bir konu değil. Başka anne-babalar çocuklarının bezden kurtulmuş olmasıyla övünse bile, çocuk hazır hissetmiyorsa zorlamayın.

    Arkadaşlarınızın ve ailenizin deneyimlerine bakarak kendinizi baskı altına sokup yanlış iş yapmayın.

    Bu işi oyunla karışık merak haline getirin, ama bu oyunu bezini çıkarması konusunda ısrar ederek berbat etmeyin.

    Her kulvarda yarışa itilen çocukların bari bezindeki sidiği yarıştırmayın!

    alıntıdır..anneyiz.biz


    benim en sinir olduğum mevzulardır bunlar. iki kızım var biri çok geç açıldı diğeri nerdeyse doğar doğmaz kendini ispatlamaya çalıştı bize. kendi çocuklarım bile birbirlerine benzemezken bir başkasınınkiyle asla kıyaslamam... kakule
     
  2. 15 Eylül 2007
    Konu Sahibi : kakule
  3. sukriye

    sukriye Guest

    cook haklisin canim ben ba$larda kizimi fark etmeden zorluyodum ama bu hareketimin geri teptigini anlamam uzun surmedi artik sabrim tassada onu kendi haline birakiyorum daha 25 aylik beni memnun etmek icin cirpinmasini degil kesfederek ogrenmesini istiyorum paylasimin icin sonsuz teskkurler
     
  4. 15 Eylül 2007
    Konu Sahibi : kakule
  5. Anuska

    Anuska Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2007
    Mesajlar:
    7.215
    Beğenildi:
    62
    Ödül Puanları:
    148
    Çok haklısın sevgili Kakule...

    Bizler sadece bu kıyaslama yüzünden, o çok sevdiğimiz çocuklarımızın psikolojilerinin bozulmasına neden oluyoruz.

    Sevmek; insanları değiştirmek, kendi kişilikleri dışında başka kişilik ve kalıplara sokmaya çalışmak değil, varolan karakter özelliklerini olumlu yönde kullanmaları için onlara destek vermektir.

    Gerçek sevgi bunu gerektirir.
     
  6. 16 Eylül 2007
    Konu Sahibi : kakule
  7. busanise

    busanise siparişle örgü örüyorum:) Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2007
    Mesajlar:
    367
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    valla çok haklısın arkadas benim de iki oğlum var birincisinde neler çektim hala altını ıslatıyor 9 yaşında ikinci 20 aylık hiperaktif ooofff ooffff yazık bana
     
  8. 3 Ocak 2009
    Konu Sahibi : kakule
  9. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    Konu sahibi ve bölüm sorumlusu arkadaşımın dikkatine;
    Konu çocuk büyütürken bölümünden ilgili bölüme taşınmıştır.
    Sevgilera.s.