Sigara Bağımlılığı

Konusu 'Zararlı Alışkanlıklar: Bağımlılık, Tiryakilik' forumundadır ve nursen41 tarafından 9 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    9 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nursen41
  1. nursen41

    nursen41 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    65
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Sigara Bağımlılığı

    İnsan beyninde kişiye mutluluk ve keyif verici serotonin, noradrenaline, dopamin ve endorfin adı verilen kimyasal salgılar bulunur. Endorfin, beyin dokularında bulunan ve morfin kadar güçlü ağrı kesici özelliği olan bir grup proteinin ortak adıdır. Endorfinlerin beyindeki “haz merkezleri” ile ilgili olduğunu gösteren güçlü kanıtlar vardır. Serotonin ise, sinir hücreleri arasında iletişim görevi olan önemli bir "nörotransmitter" dir. Serotonin beyin tarafından salgılanır ve yine beyin tarafından geri emilir. Salgılanma ve emilim arasındaki bu süreç kişide rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular oluşturur. Genellikle depresyon geçiren ve sorunlu insanlarda bu salgılanma azaldığı gibi, bu salgının beyin tarafından salgılanmasından itibaren tekrar geri emilim süreci de kısalır. Normalde insanlar kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca, güneş ışığında, çikolata, muz, çilek veya güzel bir tatlı yiyince veya bir yerlerimiz ağrıyıp acıyınca, serotonin ve endorfin düzeyi yükselir. Bu esnada kişi bir süre kendini mutlu, huzurlu ve sıkıntısız hisseder. Sonra serotonin geri emilince bu hissedişler geçer. Bir de sigara içildiğinde serotonin, noradrenaline, dopamin ve endorfin gibi kimyasal salgılar artar. (Ama bu işin iyi yanı, kötü yanlarını da hepiniz biliyorsunuz.) Ancak sıkıntılar ve depresyon halinde beyinde bu salgıların düzeyi düşer ve salgılanma ve emilim süreci de kısalır. Yani beyinde uzun süre kalamaz. Bu sefer kişi kendini mutsuz, huzursuz ve sıkıntılı bir ruh halinde hissederek, sık sık bu salgıların yükselmesine ihtiyaç duyar.. Buna tıp dilinde "yoksunluk duygusu" denir. Bir kişi kış aylarında güneş görmek için diğer yarımküreye gidemeyeceğine göre veya sürekli kahkaha atıp çikolata, tatlı, muz ve çilek yiyip güzel haber alamayacağına göre, bu salgıları arttırmak için en kolay çareyi sigarada bulur. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte, açıklaması budur. Üstelik sürekli abur cubur atıştırarak bu salgıları harekete geçirmek için çabalarken kilo alma riskine gireceği için, sigara neredeyse onun için bir kurtarcı gibidir. Hani denize düşen yılana sarılır, boğulmaktan kurtulur ama yılan tarafından sokularak öldürülür hesabı.. Sigara içenlerde bu kimyasal salgıları arttırma işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini de tamamen kaybeder ve tembelleşir. Ayrıca, sigaranın genel beden sağlığı üzerinde de son derece olumsuz etkileri vardır. Mesela, beyindeki nöron hücreleri arasındaki iletişimi sağlayan sinapslar, nikotinle tıkanıp körelir ve zamanla iş görmez hale gelir. Bu da kişinin beynini yavaş yavaş öldürmesi demektir ne yazık ki... Oysa bir insanın dünya ve ahireti açısından tüm önemli çalışmaları beyniyle yapar ve bu sebeple sigara insanın nefsine ettiği zulme en büyük vesiledir. Ayrıca, kanser hastalığının başlıca nedenlerinden olduğu da biliyoruz. Daha da ötesi oluşturduğu bağımlılık etkisi bilincimizi esir alarak hürriyetimizi kısıtlar. Sigara içen bir kişi asla hürriyetten bahsedemez. O kişi hiç bir zaman hür değildir. Bu sebeple derhal sigarayı terketmelidir. Şimdi bu konuda bazı önerilerim olacak...
    Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar. Bu 72 saatlik süre içinde, kişideki yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Ama eğer bir depresyon ya da sıkıntı yaşıyorsanız bu da çözüm olmaz. O halde acilen o depresyonun tedavisi yoluna gidilmeli veya sıkıntının çözümlenmesine çalışılmalıdır. Olaya başından başlamak yerine sonundan başlamak başarılı olamamak demektir. Yani kökten çözüm yöntemleri uygulanmalı.. Örneğin doktorunuz beynin salgıladığı serotonin ve diğer kimyasal salgıları arttırıcı ve geri emilim sürelerini uzatan bazı ilaçlar tavsiye ederek size yardımcı olabilir. Siz de bu ekstra destek esnasında sorunlarınıza bir çözüm üretebilirsiniz. Fakat bu sefer de o ilaçların bağımlısı olmamak gerekir. Unutmayalım ki her bağımlılık hürriyetimize vurulan bir prangadır. Bu arada bol bol güneşten faydalanarak temiz hava alacağınız ortamlarda yürüyüşe çıkın. Çikolata, muz ve ceviz kilo aldıracağı için az miktarda yiyebilirsiniz, fakat çilek yemenizde bir sakınca yok. Günde üç kez magnezyum hapı da alabilirsiniz, bunun da faydası var. Ancak suni yolla alınan her şeyin vücudun doğal mekanizmasını bozacağını, vücudu tembelliğe iteceğini düşündüğüm için, bu kullanımlar uzun süreli olmamalıdır. O nedenle tüm bunları yaparken, bilincinizi eğitmeyi de unutmayın. Çünkü her şey zihnimizin sağlığına ve dinginliğine bağlı gelişiyor. Bu noktada evrensel gerçekler doğrultusunda bilgilenip zihninizi yönlendireceğiniz hakikat ilmi size faydalı olacaktır. Böylece aldatıcı dünyevi sıkıntılarının zihniniz üzerindeki baskısından doğru bilgilenerek kurtulabilirsiniz. Ayrıca yine zikir çalışması da sigara bağımlıları için önerilen önemli bir çalışma.. İster sigara, ister içki, isterse başka bir zararlı madde bağımlısı olun, her gün belli sayıda Mürid, Kuddüs ve Nur isimlerini çekerseniz bir süre sonra bu bağımlığınızı kolayca terkettiğinizi görürsünüz. Bu konuda detaylı bilgi için Kitsan Yayınevi'nin çıkardığı Dua ve Zikir isimli kitaba bakabilirsiniz.
    Allah tüm bağımlılara bağımlılıklarından kurtulmayı kolaylaştırsın.

    KAYNAK : http://www.sessizsozler.org/015.htm
     
  2. 11 Şubat 2009
    Konu Sahibi : nursen41
  3. lunet

    lunet Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2008
    Mesajlar:
    426
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    emeğine sağlık arkadaşım...evet çok zor..inşallah içen herkes bir an önce kurtulur bu illetten ...