Sigara

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 25 Kasım 2006 başlatılmıştır.

    25 Kasım 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Sigara


    Hafif sisli bir havada ve güneşin apartmanların arasından yeni yeni güne
    merhaba dediği bir saatte, vapura doğru ilerleyen genç adam; jeton
    gişesinde, yaklaşık iki ay önce ayrıldığı kız arkadaşını görür ve titrek bir
    "merhaba" ile konuşmaya başlar. Bu konuşmalar vapurda da devam eder. Adamın;
    "Hava o kadar da soğuk değil, dışarıda oturalım mı?" sorusuna, kızın "Olur"
    cevabı vermesiyle birlikte vapurun en üst katına doğru yol alırlar. Birkaç
    dakika havadan sudan muhabbetlerle geçtikten sonra, adam kıza bir sigara
    uzatır ve kendisine de bir tane alır. Daha sonra, genç adam birden lafa
    girer:


    - Biliyorum, bu konuları daha önce hiç konuşmadık ya da konuşamadık diyeyim.
    Merak etme ama, "Neden ayrıldık biz" sorusunu sormayacağım. Sadece sana
    söylemek istediğim birkaç şey var, onları konuşmak istiyorum.


    Genç kız; adama bakarak, "Evet seni dinliyorum, devam et" dedikten sonra
    adam, konuşmasına kaldığı yerden devam eder:


    - Biliyor musun? Ayrıldıktan sonra, seni sigaraya benzetmeye başladım.


    Kız, hiç tahmin etmediği, alakasız bir konuyla lafa girmesinin verdiği
    şaşkınlıkla, "Ne? Nasıl yani?" der. Adam, önce kıza uzattığı sigarayı ve
    sonra kendi sigarasını, çantasından çıkardığı çakmak ile yaktıktan sonra:


    - Mesela bir tane sigara yakıyorum ve kül tablasına koyup izlemeye
    başlıyorum. Kül tablasına dökülen külleri gördükçe; anılarımız aklıma, her
    biri kül olup acılarıma dönüşüyor sonra. Arada bir elime alıyorum sigarayı
    ve içime çekiyorum seni. Kendimi zehirlemek için; daha çok, daha çok
    çekiyorum. Bazen de anıları döküyorum kül tablasına. "Sen zehiri" hoşuma
    gidiyor, içimi acıtıyor, vazgeçemiyorum; içime çekmeye devam ediyorum.
    Ağzımdan çıkan her dumanda, ayrılırken bana bıraktığın; son bakışının
    silueti beliriyor. Her sigaranın oldugu gibi, senin de sonun yaklaşıyor. Ve
    ben yavaş hareketlerle; ne zaman seni söndürmek için, elimi götürsem kül
    tablasına, aptalca bir umutla "Nolur yapma!!" diyeceğin zamanı bekliyorum.
    Ama hiçbir zaman duyamıyorum sesini. "Ve işte bitirdim seni" diyorum. Hayır
    hayır kendimi kandırıyorum galiba, "Seni böyle bitiremem" diyorum sonra. Ama
    bakıyorum kül tablasına; evet! Sen oradasın, evet! Anılar orada. Ancak,
    elimde hala kokun var. Yıkasam da, hiç çıkmayacak bir koku. Anlıyorum ki; bu
    sigarada, senin çok az bir kısmını bitirmişim. Senden bağımsız bir sen, hep
    içimde yaşıyormuş. Ve anlıyorum ki, sadece sönüyorsun. Seni ateşleyecek bir
    "Ben" bekliyorsun sabırla. O "Ben", çok da bekletmiyor seni. Bir daha
    yanmaya başlıyrsun. Aniıar,acılar yine bitiyorsun. Yeniden yanıyor ve
    bitiyorsun. Bu hep böyle devam ediyor; sonunda alışkanlık oluyorsun.


    Genç kız anlatılanları dinlerken tarif edilmeyecek bir duygu yoğunluğu
    içindeydi. Bir yandan, birisinin bu kadar acı çekmesine üzüntü duyarken;
    diğer yandan da, kendisinin hala unutulmamış olmasından, haz alıyordu.
    Aslında kendisi de unutamamıştı genç adamı. Kendi isteğiyle ayrılmıştı ama;
    sevmediği ya da artık bir şeyler hissetmediği için değil, en yakın kız
    arkadaşının da, o insana karşı bir takım duygular beslediği için
    gerçekleşmişti bu ayrılık. Bunu; ne erkek arkadaşı, ne de en yakın arkadaşı
    biliyordu. Erkek arkadaşına, "Bu ilişkide bir şeyler eksik, ben daha fazla
    sürdüremeyeceğim, ayrılmalıyız." diye bir mesaj atarken; kıza, "İlgisiz bir
    sevgili olmaya başlamıştı günler geçtikçe; çok bunalmıştım. Ve bir gün onu,
    başka biriyle sarmaş dolaş gördüm. Bu yüzden ayrıldım." demişti. Böylece,
    hem erkek arkadaşından, kendine göre, makul bir sebeple ayrılmış; hem de
    arkadaşına, erkek arkadaşını kötüleyerek, ondan soğumasını sağlamıştı.
    Kendisinin çok acı çekeceğini bile bile, arkadaşını kaybetmemek için, böyle
    bir yalanlar zincirine başvurmuştu. Artık hayatını, bu yalanlara göre
    düzenlemeliydi. Bu yüzden; bu karşılaşmalarında duygularını bir tarafa
    bırakıp, mantığı ile karar vermek zorundaydı. Geri dönüşü yoktu ve kız da
    bunun farkındaydı. Bütün ayrıntıları, olası bir karşılaşma için düşünmüştü
    daha önceden. Adamın anlattıklarını dikkatlice dinliyor ve sözünü
    bitirmesini bekliyordu. Ve adamla göz göze gelip, "Bitti, bu kadardı!"
    dermişçesine bakmasından sonra, kız konuşmaya başladı:


    - Açıkçası bu söylediklerin, hiç beklemediğim şeylerdi. Benim, bu
    açıklamalarına bir yorum yapmamı bekleme. Çünkü bunlar senin kendi
    düşüncelerin. Her biten ilişkiden sonra, yaşanabilecek duygulardan bu
    anlattıkların. Şunu söyleyebilirim ama yaşadığımız ilişkide, elimden gelen
    fedakarlığı gösterdiğime inanıyorum. Seni hiçbir zaman suçlu görmedim, her
    şey benden kaynaklıyordu. Sonuç olarak, bir şekilde bu ilişki yürümedi ve
    bitti. Bu kadar basit.


    - Bu kadar mı yani?


    - Evet...


    Genç adam şok olmuştu. Belki, daha ılımlı bir yaklaşım bekliyordu kızdan.
    Ancak, kesin ve kararlı konuşmuştu kız. Hiçbir umudun kalmadığına, kendini
    inandırmaya çalışıyordu. Vapur yanaşmıştı iskeleye. Tek bir kelime bile
    konuşmadan vapurdan indiler. İskelenin sonunda; genç kız, adama sarılarak
    "Hoşçakal" dedi. Ancak adam, ayrılırken ne sarılmıştı kıza, ne de bir kelime
    çıkmıştı ağzından. Bir heykel gibi duruyordu kızın karşısında. Kız da, bir
    tepki gelmeyince; hızla uzaklaşmayı tercih etti. Arkalarına bile bakmadan
    ayrıldılar.


    Kız, işyerine ulaştı. Yerine oturduktan hemen sonra, cep telefonuna bir
    mesaj geldi. Mesaj, eski sevgilisindendi ve şöyle yazıyordu:


    "Hep bu karşılaşmayı ve sana sigara hikayesini anlatacağım günü beklemiştim.
    Ve o gün, gözlerimin içine bakıp; söyleyeceklerine göre, hayatıma bir yön
    çizecegime..."


    Genç kız, bu mesajdan hiçbir anlam çıkaramamıştı. Bu mesajı düşünürken; bir
    mesaj daha geldi:


    "... kendi kendime söz vermiştim. Bugün duyduklarım; beni hayal kırıklğına
    uğrattı ve ben kararımı verdim:"


    "Sigarayı bıraktım..."
     
  2. 26 Kasım 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. masal

    masal Guest

    çok duygu dolu bir hikaye..okurken sanki hikayenin içindeymiş gibi hissettim kendimi.ama şu arkadaşınında ilgisi olduğu için bırakması ... doğrumu acaba?sadece o yüzden insan sevdiğinden ayrılabilirmi... ben böyle bi şeyi yapmazdım herhalde böylesine büyük bir aşk yaşarken.