"Sır / The Secret" Adlı Kitaptan Alıntılar...

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve PamuKSekeR tarafından 16 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    16 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : PamuKSekeR
  1. PamuKSekeR

    PamuKSekeR artık anne Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.979
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    SIR

    Evet çok merak ettiğim kitap artık Türkçe yayınlandı nihayet.Dün aldım kitabı okumaya devam ediyorum ama bu kısmı bizleri ilgilendirdiği için sizlerle muhakkak paylaşmam gerektiğini ve bir nebze olsun kendi düşüncelerimi de bu vesile ile sizlere aktırmış olacağım.


    Aman dikkatli düşünün!!!!

    Alın size hayatın sırrı; dırdır ettiniz eşittir bittiniz! Ya da şöyle diyeyim; babaanneniz bal gibi haklıydı; sakınan göze çöp batar, korktuğun başına gelir. Ona göre! Valla ben masumum, dünyanın konuştuğu kitap 'Sır' (The Secret) öyle diyor. Kitap şu anda dünyada kapış kapış gidiyor. DVD'si elden ele geziyor. Nihayet ne göreyim; 'The Secret' kitapçılarda üstelik Türkçe'ye çevrilmiş haliyle duruyor. Hadisenin başı şöyle; yazar kadın Rhonda Byrne'ın hayatı alt üst olmuş. Tam kederden kedere savrulurken, kızı çıkarmış yüzyıllık bir kitap vermiş. Kitapta 'Sır'la karşılaşmış ve araştırmaya başlamış. Sonuç: 'The Secret' Bir heyecan açtım kitabı. Hayatın sırrını bulmaya pek meraklıyız ya. Bulunca ne yapacağımızı hiç düşündük mü acaba? 'Sır' der ki; evrende çekim yasası vardır ve sen ne düşünürsen o olur! Özetle tek ve yek kural; Acıların çocuğu edasıyla gezmek, günde beş öğün yakınmak, umutsuzluğa kapılmak yok!

    BENZER BENZERİ ÇEKER!
    'Aaah ah! Bir gün yüzü görmedik', 'Ne bitmez çilem varmış', 'Hayat bana kaşıkla veriyor, kepçeyle alıyor' tadında cümleler kurmak, gözleri devirip eşe dosta ağlamak hiç yok! Neymiş? Benzer benzeri çekermiş. Hani şu 'aksi günlerinizi' düşünün. Sabah bir tersinizden kalkarsınız ki, kalkış o kalkış. Saatin çalmaması yetmiyormuş gibi gömleğinize kahve dökersiniz, taksi bulamazsınız, hızınızı alamaz taksi şoförüyle kapışırsınız, en önemli evraklarınızı evde unutursunuz, sevgilinizle kavga edersiniz, bilgisayarınız kilitlenir ve bu böyle yatana kadar devam eder. Siz de sinirden tırnaklarınızı yersiniz. Çünkü 'Sır' der ki; olumsuz düşündünüz kaybettiniz! İlk aksilikte düşüncenizi değiştirip olumlu düşünmeye başlasaydınız, gününüz öyle geçmeyecekti. Yaaa... Bas bas bağrıyor, temcit pilavı gibi tekrar ediyor kitap; hayatınızın akışını değiştirmek elinizde. Çok pardon zihninizde! Neyi düşünürseniz, neyin üstünde durursanız onu yaşarsınız! Diyelim; sevgilinizin sizi aldatacağını düşünürseniz, bir gün mutlaka aldatılırsınız. Hayalinizdeki işi bulmanızın imkansız olduğunu düşünüp durursanız, asla o işe kavuşamazsınız.

    İSTE, İNAN VE SONUNDA AL


    O zaman ne yapacaksın? 1- İsteyeceksin; neyi istediğini bilip listeleyeceksin. 2- İnanacaksın; istediğinin gerçekleşeceğine inanacaksın. Bu; para da, kilo vermek de, araba almak da, ilişkini düzeltmek de olabilir. Yeter ki elde edeceğine inan ve zihninde elde etmişsin gibi hayal et! 3- Alacaksın; İsteyip, inanınca zaten alacaksın! Duyması güzel, okurken gaza gelmesi çok kolay değil mi! Hem bizde yalan yok, kitabı okumak insanı fevkaladenin fevkinde havaya sokuyor. İstersen dağlar dağlar hesabı Üstelik bu olumlu düşünme rüzgarıyla moralimizin düzeleceği, kendimize inancımızın artacağı da kesin. Olumlu düşünmenin başarmanın yarısı olduğundan da şüphem yok. Ama... Yıllardır babaannelerimizden duyduğumuz nasihatların bugün paketlenerek 'Çok satan' adıyla pazarlanmasında bir enayilik var sanki!
    Ayşe ÖZYILMAZEL (GÜNAYDIN GAZETESİ)


    Bedeniniz ve “Sır”

    Gelin, Yaratım Sürecini, kendisini şişman hisseden ya da kilo vermek isteyen insanlar için kullanmayı deneyelim.

    Bilinmesi gereken ilk şey, kendinizi kilo vermeye odaklarsanız, daha fazla kilo vermenizi engeller, bunu kendinizden uzaklaştırırsınız, bu yüzden “kilo verme konusunu” kafanızdan uzaklaştırın. Diyet programlarının asıl işe yaramamasının asıl sebebi budur. Kilo vermeye odaklandığınız için, kilo verme konusunu sürekli kendinizden uzaklaştırır durursunuz.


    İkinci bilmeniz gereken ise, fazla kilolu olma durumunun da sizin düşünceleriniz aracılıyla yaratılmış olduğudur. Daha temel terimlerle anlatmak gerekirse de, bir insan şişmansa,o bunu fark etse de etmese de şişmanlığı “şişmanlığa dair” çok fazla düşünmesinden ileri gelmektedir.”Formda olmayı” düşünen biri, şişman olamaz. Aksi,çekim yasasına karşı çıkmak olur.

    Bazı insanlar tiroitlerinin az çalıştığını, ağır bir mekanizmaya sahip olduklarını, ya da vücut biçimlerinin genetik yapılarından geldiği söyleseler de, bütün bunlar “ şişmanlık düşünceleri’ne” sahip olmak için birer kılıftır. Bu bahanelerden herhangi birinin size uygun olduğunu kabul ediyor ve buna inanıyorsanız, bu sizin için bir yaşantıya dönüşmüş demektir, böylece siz fazla kilolu olma durumunu kendinize çekmeye devam edersiniz.

    İki kızım var; onları doğurduktan sonra, kilolu kalmıştım. Bunun doğum yaptıktan sonra kilo vermenin zorluğu, ikinci bebekten sonra ise daha da zorlaştığı konusunda okuyup dinlediğim mesajlardan kaynaklandığını biliyordum. “şişmanlıkla ilgili düşüncelerim” yüzünden kiloları kendime ben çağırmıştım ve yaşantımda bir deneyime dönüşmüşlerdi. Gerçekten “şişmiştim” ve ne kadar çok “şiştiğimi fark ettikçe, daha çok “şişme” koşulunu kendime çekiyordum. Ufak tefek bir yapım olmasına rağmen, 75 kiloydum. Bunun sebebi ise, “şişmanlık düşüncelerine” sahip olmamdı.

    İnsanların kilo konusunda sahip oldukları en yaygın düşünce, ki ben de buna inanıyordum, kilo almanın sorumlularının yiyecekler olduğudur.Bu işinize yaramayan inanıştır, hele benim şu an ki bakış açıma göre, zırvalamanın dik alasıdır! Yiyecekler alınan kilolardan sorumlu değillerdir. Yiyecekleri kilolardan sorumlu tutan düşüncenizdir, yiyeceklerin kilo almanıza sebep olmalarını sağlayan.Unutmayın, düşünceler her şeyin başlıca nedenleri, geri kalan ise, o düşüncelerin etkileriydi. Aklınızdan mükemmel düşünceler geçirirseniz, sonuç mükemmel bir vücut ağırlığı olacaktır.

    Bütün bu sınırlayıcı düşünceleri kafanızdan atın.Siz yapabileceklerini düşünmediğiniz taktirde, yiyecekler kilo almanıza neden olamazlar.

    Sizin için mükemmel kilo, sizin kendinizi mükemmel hissettiğiniz kilodur. Sizden başka hiç kimsenin bu konudaki fikrinin önemi yoktur. Size uygun kilo, size kendinizi iyi hissettiren kilodur.

    Muhtemelen, at gibi yiyip hala zayıf kalan birilerini tanıyorsunuzdur. Bu insanlar büyük bir gururla;”Ne istersem yiyebiliyorum ve kilom hep aynı mükemmellikte kalıyor” diye ilan ederler;çünkü,Evren’in “Cin”i; “Dileğin benim için emirdir” der.

    Sizin için mükemmel kiloyu ve bedeni kendinize çekmek için Yaratım Süreci’nin üç adımını kullanın:


    1.Adım : İsteme

    Kaç kilo olmak istediğiniz konusunda net olun.Beyninizde,sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz o kiloya ulaştığınızda,bedeninizin görüntüsüne dair bir imge oluşturun. Mükemmel kilonuzda olduğunuzda çekilmiş resimleriniz varsa,onlara sık sık bakın. Böyle resimleriniz yoksa,sahip olmak istediğiniz gibi bir vücudun resimlerine de bakabilirsiniz.

    2.Adım : İnanmak

    Mükemmel kiloya ulaşacağınıza inanmalı ve zaten o kiloda olduğunuzu düşünmelisiniz. Bunu imgeleyip,öyleymiş gibi davranmalı, inanıyormuş gibi yapmalısınız.Kendinizi bu mükemmel kiloya dair dileğinizi gerçekleştirirken görmelisiniz.

    Sizin için mükemmel olduğunu düşündüğünüz bu kiloyu bir kağıda yazarak, tartınızın üzerine yapıştırmalı, ya da hiç tartılmamalısınız. Düşünceleriniz,sözleriniz ve davranışlarınız, isteğinizle çelişmesin. Aktif kilonuza uygun giysiler satın almayın. İleride satın alacağınız kıyafetler olduğuna inanıp, onlara odaklanın.Mükemmel kiloya ulaşmak,Evren’,in kataloğundan bir şey sipariş etmek gibidir. Kataloğa bakın,mükemmel kiloyu seçin, siparişinizi verin ve size teslim edilsin.

    Mükemmel vücut ağırlığına sahip olduğunu düşündüğünüz insanları araştırıp, onları takdir etmeyi ve içte içe övmeyi hedefiniz yapın. Onlara dair bilgi edinip, hayranlık duyarak, buna ilişkin duygular beslediğinizde, mükemmel kiloyu kendinize çağırırsınız. Fazla kilolu insanlar gördüğünüzde onları incelemeyin ve zihninizi hemen, sahip olduğunuz mükemmel vücut görüntünüze kaydırarak bunu hissedin.

    3.Adım : Almak

    Kendinizi iyi hissetmelisiniz. Kendinizden memnun olmalısınız.Bu önemli çünkü,içinde bulunduğunuz anda sahip olduğunuz bedenden dolayı kendinizi kötü hissedersiniz, mükemmel kilonuzu kendinize çekemezsiniz. Bedeninizden dolayı mutsuzsanız, bu etkili bir duygudur ve bedeninizden mutsuz olmayı çekmeye devam etmenize sebep olur.Bedeninize karşı eleştirel olduğunuz ve ona kusur bulduğunuz taktirde, daha fazla kiloyu bedeninize çekersiniz. Bedeninizin her santimetrekaresini övün ve kutsayın. Sahip olduğunuz mükemmellikleri düşünün. Kendinize dair kusursuzlukları düşündükçe, kendinizden hoşnut olacak, mükemmel kilonuzun frekansını yakalayacak ve kusursuzluğu çağıracaksınız.

    Wallace Wattles, kitaplarından birinde yemek yemeğe dair harika bir ipucunu bizimle paylaşıyor ve yemek yerken, bütünüyle yiyeceği çiğneme deneyimine odaklandığımızdan emin olmamızı tavsiye ediyor.Aklınız yaptığınız işe verin ve besini yeme deneyimini duyumsarken, aklınızın başka şeylere kaymasına izin vermeyin.O an bedeninizin içinde varolun ve besini ağzınızın içinde çiğneyip yutarken duyumsadıklarınızın keyfini çıkarın. Bunu gelecek sefer bir şey yerken deneyin. Yemek yerken, bunu o an tüm varlığınızla yaşadığınızda, yemeğin lezzetine son derece yoğun ve olağanüstü bir biçimde duyumsarsınız, zihninizin başka yöne akmasına izin verdiğinizde ise,yemeğin tadı neredeyse yok olur. Yiyeceklerimizi, yeme deneyiminin keyfine tamamen odaklanmış olarak şimdiki zaman kipinde yiyebilirsek, aldığımız besinin bedenimizin içinde mükemmel bir biçimde sindirileceğine ve bedenimizin bundan alacağı sonucun kusursuzluk olması gerektiğine ben de inanıyorum.

    Benim kendi kilolarıma dair hikayem böyle, 52,7 kg olan şu anki kiloma ulaşmamla ve ne yersem yiyeyim aynı kiloda kalmamla sonuçlandı.Bu yüzden siz de kendi mükemmel kilonuza odaklanmakta gecikmeyin!

    UMARIM BUNLARI OKUYAN HERKES İSTEDİĞİ SONUCA ULAŞTIRIR KENDİNİ..


    alıntıdır
     
  2. 25 Nisan 2009
    Konu Sahibi : PamuKSekeR
  3. melo170

    melo170 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Nisan 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    ablacım cok gzl bir yazı paylaşmısın tebrik ederim.bugüne kadar kilo vermeyi o kadar cok düşünüyordum ki her yediğim şeyin kalorisine bakıp kendime işkence ediyorum.ama bu yazıyla kendime yanlış şeyleri çektiğimi anladım.bunu senin sayende farkettim cok teşekkür ederim.saol:::):):)
     
  4. 8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : PamuKSekeR
  5. pnr67

    pnr67 aşkların en güzeli Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2009
    Mesajlar:
    194
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    şahane bi yazı paylaşım için teşekkürler zevkle okudum valla. alkisalkisalkis
     
  6. 16 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : PamuKSekeR
  7. seertmece

    seertmece Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    14 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.168
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    çok iyi.. deneyip etkisini gören var mı...
     
  8. 11 Aralık 2009
    Konu Sahibi : PamuKSekeR
  9. pufidik_doku

    pufidik_doku sadık üye Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    110
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    kızlar ben de bu yöntemi uygulayarak bazı şeyleri elde ettim.ama gerçekten beynen inanmanız gerekiyo.bi tek zayıflamayı yapamadım :pPPonu nasıl başaracağımı bilemiyorum :)derken bile aslında başaramıyorum değil mi :)))
     
  10. 15 Aralık 2009
    Konu Sahibi : PamuKSekeR
  11. shems

    shems Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Şubat 2008
    Mesajlar:
    215
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    şu an okulda en şişman benim(79kg)
    diğerleri acayip zayıf
    sürekli şimanlık konuşup espiriler yapıyorlar
    veeeeeee ben şişmanlamaya devam ediyorum
    sinir şeyler