Şişmanlatan Etmenler

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve tulipbs tarafından 19 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    19 Ekim 2007
    Konu Sahibi : tulipbs
  1. tulipbs

    tulipbs Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    378
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    En Etkin Faktör: Çevresel Nedenler

    Bir bireyin şişmanlamasının altında yatan neden bir yere kadar açıklanabilse de, toplumsal kilo artışının sebebi halen aydınlatılamamıştır. Çevresel faktörlerin, obezite üzerinde en az biyolojik faktörler kadar etkin olduğu bilinmektedir. Toplumdaki obezite insidansındaki artışı açıklamak için hayatımızdaki bir çok faktör incelenmiştir.

    Fiziksel aktivite azlığı:

    Obez bireylerin diğerlerine göre daha az aktif olduğu gözlemlenmiştir. Bu inaktivite bireyin obez olmasından kaynaklanmadığı araştırmalarda gösterilmiştir. Örnek olarak zayıf bir birey kilo aldığında fiziksel aktivitesi azalmamasına rağmen obez bireylerde kilo kaybından sonra anlamlı aktivite artışı gözlemlenmemiştir. Yapılan araştırmalarda kilo değişimi, fiziksel aktivite yoğunluğunu arttırmadığı gibi fiziksel aktivitedeki azalma kilo artışına neden olmaktadır.

    Rafine Besin Maddelerine Kolay Erişim :

    Tarım teknikleri ve gıda işleme teknolojilerindeki gelişmeye paralel olarak şeker ve benzeri yüksek glisemik indekse sahip az lifli işlenmiş gıdaların hayatımızdaki artışı ve gıda tüketim alışkanlıklarındaki değişim Avrupa ve Amerikadaki obezitenin primer sorumlularından olarak gösterilmektedir.

    Kontrolsüz Pazarlama:

    1980 lerden itibaren Fast Food, Şeker, Çikolata, Tatlı ve Şekerli içeceklerin agresif reklam ve pazarlaması sonucunda tüketim patlaması yaşanmış ve günlük hayatımızda bu ürünler ayrılmaz olarak yer almıştır. Çocukluk çağında zihnine işlenen ürünler ileride bireyin günlük diyetinin bir parçası olmaktadır.

    Fast Food:

    1980 lerin ortasından itibaren giderek artan fast food kültürü kişilere ucuz, hızlı, giderek büyüyen porsiyonlarda ve yüksek kalorili gıdalar sunmaktadır. Örneğin; McDonalds restoranlarında ilk açıldığı zamanlarda sunulan Patates kızarması yaklaşık 200 kalori iken bugun büyük boy Patates Kızartması tek başına 600 kalori enerji sağlamaktadır. ıştah tetikleyici doğal katkı ve şiddetli pazarlama teknikleri nedeniyle fast food günlük hayatımızda tehlikeli bir biçimde yer edinmiştir.

    Hatalı Egzersiz ve Diyet:
    Yapılan toplumsal araştırmalara göre ilginç bulgular elde edilmiştir. 1980 lerin ortasından itibaren egzersiz ve diyet yapan kişilerin oranındaki artıştan sonra 1990 larda obezite insidansı giderek artmıştır. Bazı akademisyenler bu sonuçları değerlendirerek bu egzersiz ve diyet trendinin obezite gelişimini arttırdığını iddia etmişlerdir.

    Neredeyse diyetlerin tamamı, diyet yapanlar kilo verdikten sonra önceki yaşam biçimine devam ettikleri ve yeme alışkanlıklarını kalıcı olarak değiştiremedikleri hatta "binge eating" yeme bozukluğu diyet sonrasında geliştiği için başarısız olmaktadır. Diyet tekrar edildiğinde aynı döngü oluşmakta kilo kaybını kilo alımı takip etmekte ve uzun dönemde vucut ağırlığında anlamlı artış olmaktadır. Aynı şekilde egzersiz yapmaya başlayanlar incelendiğinde; birey spor yapmayı bıraktığında hiç spor yapmamış kişilerden daha fazla vucut ağırlığına sahip olmaktadır.

    Kolay Ulaşım:

    Toplumdaki özel araç kullanımın artması ve toplu taşım araçlarının kullanımındaki azalma, merdiven yerine elektrikli merdiven ve asansör kullanımı bireylerin hareket kapasitesini ciddi anlamda azaltmıştır.

    Değişen Çalışma Şartları:

    Günümüzde işyerlerinde masa başı işlerin artması bilgisayar başında geçirilen zaman ve iş saatleri içinde sağlıklı yemek yerine yüksek kalorili yüksel glisemik indekse sahip rafine gıdaların tüketimi artmıştır.

    Ailede Çalışan Kişi Sayısı:

    Ailede kadın ve erkeğin bir işte çalışıyor olması ve gelirdeki artış, restoran ve dışarıda yeme sıklığını ve miktarını arttırmış, ailelerin beslenme alışkanlıklarında uzun dönemde değişimlere neden olmuştur.


    Yukarıdaki nedenlerin hangilerinin diğerinden daha etkili olduğu halen aydınlatılamamıştır. Ancak bilinen gerçek şu ki; altta yatan bir hastalık yok ise, çevresel etken ve faktörlerdeki düzenleme ile eğer birey bu değişikliği uzun yıllar devam ettirirse vucut ağırlığı azalmaktadır.

    Esas problem ise hastaların yanlızca %2'sinin bu yaşam tarzı değişikliğini uzun dönem sürdürebilmesidir, çeşitli tedavi yöntemlerinin başarısızlığının altında yatan en önemli neden budur.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Mayıs 2009