Six Feet Under

Konusu 'Yabancı Diziler' forumundadır ve dids tarafından 6 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    6 Şubat 2008
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]



    FISHER AİLESİNİN YAŞAMASI İÇİN BİRİLERİNİN ÖLMESİ GEREKİYOR.
    AMERICAN BEAUTY�NİN YARATICISINDAN BENZERSİZ BİR DİZİ.

    Six Feet Under, Los Angeles�taki Fisher & Diaz Cenaze Evi�nin sahibi ve işletmecisi bir ailenin yaşamı. Geçimlerini �başkalarının ölümlerinden� kazanan bir ailenin� Aile şirketinin kurucusu ve evin reisi Nathaniel Fisher artık yaşamıyor; aile bireylerinin kalplerinde ve düşlerinde ise tahmin edemeyeceğiniz kadar �capacanlı�.

    Kim Kimdir?

    Nate Fisher (Peter Krause)
    Fisher Kardeşler�in en büyüğü. Babasının trajik ölümüne kadar Seattle�da yaşıyordu. Fisher & Sons Cenaze Evi�nin yarısı ona miras kaldığında aklına ilk gelen, payını babasının rakibine satmak oldu.Kardeşi David ile konuştuktan sonra şirketin yoluna devam etmesine karar verdiler.

    David Fisher (Michael C. Hall)
    Fisher Kardeşler�in ortancası. 20 yaşından bu yana aile işinin ayrılmaz bir parçası. Nate�in şirketi satma önerisine başta sıak baksa da Nate vazgeçip �devam kararı alınca� düşlerini yok sayıp aile şirketi için çalışmaya ikna oldu.

    Claire Fisher (Lauren Ambrose)
    Fisher Kardeşler�in en küçüğü. Büyüdüğü ev her zaman doluydu; ölmüş ya da yas tutmakta olan insanlarla�

    Ruth Fisher (Frances Conroy)
    Ruth, Fisherlar�ın, hayatını insanlarla ilgilenerek, onlar için bir şeyler yapmaya çalışarak geçiren anneleri.

    Nathaniel Fisher (Richard Jenkins)
    Fisher Ailesi�nin reisi. Cenaze arabasıyla yaptığı bir kazada öldü. Sık sık dalga geçmek için bir hayalet olarak ailesine görünüyor ve onlara birçok zaman ilham veriyor.



    (alıntıdır)
     
  2. 17 Kasım 2008
    Konu Sahibi : dids
  3. kazulet

    kazulet L'Etre et le Néant Üye

    Katılım:
    9 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.405
    Beğenildi:
    207
    Ödül Puanları:
    153
    türkiye de yayımlanan bir kaç kaliteli işten biridir.
    süper biz diziydi.
    izleyenler ölümü çok sorgulamıştır sanırım.
     
  4. 17 Kasım 2008
    Konu Sahibi : dids
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238
    Dizi seyir hayatımın birinciliği bu dizide.. Beş sezon oynadı, güzelce, derli toplu bitirildi. Aradan zaman geçti.. Benim birincim hala Six Feet Under.
    Başka bir diziden, bu kadar etkieleneceğimi düşünmüyorum. En azından şimdilik..
    Nice bölüm olmuştur ki, gözlerimden yaşlar akarken bir sahne sonrasında kahkaha atmışımdır.
    İleri sarma düğmesine basılmış olan bir teybe konmuş "hayat kasedi" gibi.. Dizi biterdi ve ben koltuğumdan kalkamazdım. İlk refleksim televizyonu kapatmak olurdu. Üzerinde düşüneceğim bir çok yeni kavram hediye ederdi her bölümü..

    Bütün kalıpların dışında durup, insana yeniden düşünmeyi ve keşfetmeyi ve tüm at gözlüklerinin kırılmasını öngören bir senaryo.

    Ülkemizde de gösterilen American Beauty filmiyle Oscar almış olan yönetmen Alan Ball dan bir şaheser.. Six Feet Under dizisinin beş ayrı sezonu da, defalarca çeşitli festivaller ve ödül programlarında aday olarak gösterilmiş ve içlerinde Emmy de olmak üzere bir çok değerlendirmede ödül almıştır.
     
  6. 18 Kasım 2008
    Konu Sahibi : dids
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.194
    Ödül Puanları:
    238
    İlginç bir bilgiye rastladım..
    Edebiyatın ustası, Brezilyalı yazar Gabriel Garcia Marquez'in oğlu, Six Feet Under dizisinin yönetmen kadrosunda yer alıyormuş..
     
  8. 4 Aralık 2008
    Konu Sahibi : dids
  9. *seli*

    *seli* Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Nisan 2007
    Mesajlar:
    682
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Benim gibi CNBC delisi bir insan,nasıl olur da bu diziye rastlamaz,nasıl bir kez olsun izlemez hakkaten şaşırdım.
    Hem de püsküüt'üm, 5 sezon oynadı demişsin.:1shok: Cidden nasıl görmedim ben bu diziyi.
    Neyse,tek avuntum mutlaka tekrar yayınlanacaktır..
    Ben de bu kez kaçırmam.:içelim:
     
  10. 23 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : dids
  11. Leithia

    Leithia Frühling in Paris Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    981
    Beğenildi:
    1.971
    Ödül Puanları:
    103
    Brenda Chenowith ile bağdaştırırım kendimi ben.
     
  12. 12 Kasım 2010
    Konu Sahibi : dids
  13. prensesin.uykusuyum

    prensesin.uykusuyum standart. Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.511
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    3. sezona kadar izlemiş devam ettirememiştim.
    İlk bölümden itibaren izlemeye karar verdim henüz 8. bölümdeyim :) hiç bitmese hep hayatımda olsalar dediğim türden karakterlere sahip bu yüzden yavaş yavaş tüketiyorum . gerçekten müthiş bir dizi.
     
  14. 28 Şubat 2011
    Konu Sahibi : dids
  15. prensesin.uykusuyum

    prensesin.uykusuyum standart. Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    6.511
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    Bugün final bölümünü izleyip bitirmiş bulunmaktayım.
    Derinden etkilendim , müthiş bir finaldi.
    Bitmesine çok üzüldüm ve hatta ağladım,
    bir daha böylesine güzel bir dizi çekilmeyecek.
    Büyük ihtimalle ben bu hazzı başka bir dizide yaşayamayacağım.

    Mutlaka izleyin,izlettirin.
     
  16. 5 Nisan 2012
    Konu Sahibi : dids
  17. VivaLaJuicy

    VivaLaJuicy :) Üye

    Katılım:
    20 Şubat 2010
    Mesajlar:
    32.346
    Beğenildi:
    2.258
    Ödül Puanları:
    238
    1. sezondayım daha. Ba-yı-lı-yo-rum.
    Müthiş karakterler.
    İnanılmaz güzel. Çok değişik bir havası var.
    Enteresan. Şahane.
     
  18. 15 Mayıs 2012
    Konu Sahibi : dids
  19. menekse_07

    menekse_07 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2007
    Mesajlar:
    116
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Bu dizi değil başka bir şey. İzledikten sonra yıllar geçse de unutamazsınız. Yaşananlar sanki sizin başınızdan geçmiş gibi bir etki yapar.