Siz olsaydınız nasıl sonlanırdı bu hikaye? Bitirirmiydiniz?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve tuar tarafından 1 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    1 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  1. tuar

    tuar Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    52
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Siz olsaydınız nasıl sonlanırdı bu hikaye? Bitirirmiydiniz? Yarım mı kalırdı? Haklı haksız varmı sizce? Kimi nasıl yargılardınız?


    Aşk mı sevgimi?

    - Alo ablacığım merhaba, ben Ziya,
    - Merhaba canım, ne hoş sesini duymak
    - Seni özledim ablacığım biraz vaktin var mı?
    - Elbette, sesin çok coşkulu geliyor, bir o kadar da hüzün dolu sanki yanılıyor muyum?
    - Aşığım
    Telefonlarda ses kesildi birden. Bir asır gecmiş gibiydi, Ziya devam etti.
    - Aşığım !

    Zihninde bir sürü soru ile kalmıştı ablası. Ziya evliydi Lale’yle. Mutlu da evlilikleri vardı bildiği. On yıllık birlikteliklerine üç yıl önce kızları Serra katılmıştı. Bermuda Şeytan Üçgeni derdi onlara, mutlulukları bu üçgenin içinde saklıydı ve onlar da onun içinde kaybolmuş gibiydiler yıllardır. Neler olduğunu anlayabilmek için sordu ;

    - Lale’ye ne oldu? Ne geçti aranızda?
    - Lale iyi ablacığım hemde çok iyi.
    - O halde neler oluyor Ziya?
    - Ah ablacığım nereden başlasam bilemiyorum.
    - Anlat bakalım vardır bir başlangıcı...
    - Bir iş toplantısında tanıdım onu. İlk gördüğüm anda beden kimyam değişti sanki ve tüm benliğim ona aktı. Kontrolden çıkmıştı herşey, ben ben değildim. Kulaklarımda uğultular, tüm bedenim kasılıyordu. Neler olduğunu anlayamadan ilk kahve molasında kendimi onun yanında derin bir sohbette buldum. Çok güzeldi bana göre, gözlerinde sevgi pınarı vardı her an çağlayacak gibi ve yıldızların pırıltısı.. Bakınca derinlerde kendimi buldum. O bendi. Sanki diğer yarımı bulmuş gibiydim ve sanki bir olmuştum yanında. Dokunduğumda tek bir vücut oluyorduk, elektrik akımında gibiydim durduramadığım bir titremeyle gelen hazzı yaşarken. Daha ne anlatayım ablacığım ben ona aşığım. Aklımın, mantığımın devreleri attı çalışmıyorlar artık. Ve ben onu yaşıyorum onunla da onsuzda…

    Ablasının tüm değer yargıları altüst olmuştu bu duydukları karşısında. İçinden haykırmak geliyordu “Dur! Ne yapıyorsun? Melek gibi karın, kızın var... Oldu mu bu şimdi? Çok ayıp Ziya yakışır mı sana!” demek geçiyordu ama sustu. Her şey o kadar başkaydı ki anlatılanlarda. Bu bir ihanet değildi, bu bir arayış sonunda bulunan sevgili de değildi. Bu ilahi sevgiydi. Ruh eşini, bir diğer yarısını bulmuştu Ziya mitolojide anlatılalar gibi. İçindeki dişi ve erkek enerjiyi bütünleştirmişti bu karşılaşma. Ne denilebilinirdi ki bu durumda… Ama bir şeyler söylemeliydi.

    - Anlattıkların beni çok etkiledi. Peki şimdi ne olacak? Lale biliyor mu bu durumu? Dünyevi bir cevaptı ablasının ki sonucu öğrenmek istemişti hemen bildik bir davranışla. - Hiç dedi Ziya hiç!
    - Nasıl yani, bir karar almalısın bu böyle devam etmez ki.
    - Ablacığım nasıl anlatacağım sana yüreğimdekileri. Ben Lale’yi sevmiyor değilimki, “ onu çok seviyorum ” Ta ilk günden beri sevdim karımı. O dünyanın en iyi kadını, çocuğumun annesi. O benim eş kimliğimin paha biçilmez değerli varlığı. Onu üzmek aklmın köşesinden bile geçmez. Ben onunla büyüdüm, geliştim. O benim herşeyim.
    - Ziya anlattıklarında çelişki yok mu? İki ayrı insan aynı zamanda nasıl oluyor?
    - Oldu işte! Karım benim eş, baba kimliğime karşılık gelirken Sevda sevgili kimliğimi kucakladı. Karımla artık sevgili olamıyorum. Sevda ile yaşadıklarım bambaşka. Sevda ile de karımla yaşadıklarımı yaşıyamıyorum. İkilem içinde gözüksemde ben ne yaşadığımı biliyorum.
    - Peki Ziya bana söylermisin nasıl çözülecek bu bilmece?
    - Sustu Ziya cevap vermedi.
    - Ziya?

    Ziya telefonu kapamış ve gitmişti.

    Evet sevgili dostlar hikayemiz bundan ibaret. Haydi siz çözün bu bilmeceyi. Bir yanda sevgi bir yanda AŞK. Siz olsaydınız nasıl sonlanırdı bu hikaye? Bitirirmiydiniz? Yarım mı kalırdı? Haklı haksız varmı sizce? Kimi nasıl yargılardınız? Karar sizlerin..
     
  2. 1 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  3. Cosmo

    Cosmo Guest

    Dünyanın en saçma sorusudur; anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı? ve çoğumuza da sorulmuştur çocukken bu saçma soru. Yüreğimizin tek hücresinde tek kişilik birşey değildir ki sevgi. Anne sevgisi muazzam bir sevgidir, yerine başka birşey koyamazsınız, kıyaslayamazsınız başka birşeyle. Keza baba sevgisi de aynıdır. Hele hele evlat sevgisi, o hep sinden başka bambaşkadır, tarifi mümkün değil. Kardeş sevgisi içinde düşünmeden böbreğinizin birdiğerini verir, kanınızı, canınızı paylaşırsınız. Tüm bu sevgiler eşsiz olmakla beraber hepsi ayrı kulvardadırlar, rakip tanımazlar.
    Ama sevgiliye duyulan sevgi daha farklıdır, haa ona aşkta diyebilirsiniz. Gönül aynı zamanda iki kişiye aynı duyguları besleyemez, rakipsiz, tek kişilik özel bir sevgiyle bağlıdır o kişiye ama kişi/kişiler değişebilir. Bu hikayedeki adamda ne serden ne yardan durumu var ama anlaşılan şuki karısı onun arkadaşı,annesi başka bişeyi olmuş. Tamam seviyor olabilir ama sevgiliye duyulan bir sevgiyle değil. Bu durumda o kişiyle evlilik müssesesini (bu müessese kelimesini de sevmem) bitirmesi gerekiyor bence.
     
  4. 1 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  5. young

    young Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Eylül 2006
    Mesajlar:
    170
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Ziya laleyi haketmiyorr neden hep erkeklerr bölee yapıyor kii o gözle bile bakmaması gerek hiç bi kadınaa evliyse ziyanın canı cehenneme
     
  6. 2 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  7. a_vitamini

    a_vitamini Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    13
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bence biri laleye bunu sölemeli
    yazık kadıncağızın bişiden haberi yok:KK43::KK43:
    zaten nerde mükemmel karısı olan erkek var azıyolar hemen
    ne arıyon işte gül gibi karın var gir koynuna uyu
    ama yok illa işin tadını kaçıracaklar
    bu hikayenin sonu bana kalmış olsa adam tutup ziyanın kafasını gözünü kırdırırdım offf çok sinirlendim yine
     
  8. 2 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  9. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.664
    Beğenildi:
    58.901
    Ödül Puanları:
    663
    Çok ilginç bir hikaye,aşık oldum dediği kişiyle ten teması yok anladığım kadarıyla ama sonuçta eşine karşı buda bir ihanet benim değer yargılarıma göre.Bence bunun da bir çıkış yolu var,Ziya duygularında dürüst olmalı,çok seviyorum dediği eşiyle aşkı tekrar yakalamak için konuşmalı,eşini,kendini yeniden keşfetmeyi öğrenmeli,karşılıklı istek olduktan sonra eşler birbirlerine olan aşklarını tekrar tazeleyebilirler bence,aşık oldum dediği kadın sadece geçici bir hevesten ibaret,sorumluluklar altına girdikten sonra yaşayamadım diye düşündüğü heyecanların bir sembolü sadece.
    Ama her aldatma hikayesinde olduğu gibi bunda da dürüstlükten eser yok ne yazıkki:1no2: yine saman altından su yürütülüyor,eşler bunu bir şekilde öğrendiklerinde nasıl bir tepki verir,duyguları nasıl yerle bir olur diye düşünmüyor kimse:sm_confused: tek düşünülen bencilce yaşanmak istenen heyecanlar:çok üzgünüm: Hikayeyi bitiremiyorum doğrusu çünkü Ziya ikiyüzlü
     
  10. 2 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  11. areen

    areen Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    889
    Beğenildi:
    55
    Ödül Puanları:
    113
    ya neden genelde erkekler evlyken bir başkasına aşık oluyor anlayamiyorum niye hep başka birşey arayışı ya okadın artık evlenmiş bir anne olmuş nasıl sevgilyken yaptıklarınızı yapsın aşık olduğun kadın bekar çocuğu yok onu bağlayan hiç bişeyi yok tabiki sana cazip gelir ya bu erkekler okadar becillerki inanınki bu yazıyı okurken sinirlerim bozuldu..............
     
  12. 3 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  13. hayaller gerçek olsa

    hayaller gerçek olsa Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2006
    Mesajlar:
    76
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Madem karısına artık aşık değilmiş ama yinede seviyormuş aynı özgürlüğü karısınada tanısın ona durumunu anlatıp karısınında başka birine aşık olabileceğini söylesin ama bu arada kocasınıda sevsin .Mademki kimyasının dediğini uygulamakta bir sakınca yok buna karısınında hakkı var demektir hadi bakalım hodri meydan.
    İĞRENİYORUM BU TÜR DÜŞÜNCEYE SAHİP ERKEKLERDEN
     
  14. 3 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  15. kronick

    kronick bize her yer TRABZON:) Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    1.814
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    katılıyorum canım...ablası hemen ziyaya ağzının payını vermeli ve resti çekmeli...bunun anlayışla karşılanacak bi yanı yok...bir kalpte iki aşk olmaz..olabiliyorsa o aşk değildir zaten...sevgi şehvet veya başka bişey.ama aşk değil...
     
  16. 3 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  17. vitamin

    vitamin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    19 Kasım 2006
    Mesajlar:
    65
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    bence bu erkegin geçmişinde bişeyler olmuş ama nasıl desem böyle
    iki sevginin arasında kararsızlık yaşaması sağlıklı değil hsni olur ya bbasız yetişen çocuk ilerki hayatında hep doyumsuz olur veya eşi çok mükemmel bir hanımdır onu insan olarak beğeniyor saygı duyuyordur ama diger kadınada kadın olarak ilgi duyuyordur birinin bu gidişe dur demesi gerekiyo


    diyelim ki bu adam aşık eşininde bundan haberi yok ya o kadına e demeli bile bile neden evli insanlarla bi takım ilişkiler içine giriyo ah biz kadınlar ne yapıyosak biz birbirimize yapıyoruz
     
  18. 5 Aralık 2006
    Konu Sahibi : tuar
  19. cansuyum

    cansuyum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    31 Ekim 2006
    Mesajlar:
    147
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hiçbirzaman anlayamıyorum evde seninle bir ömür seninle geçirmeye razı, seninle hayatını birleştirmiş ve çocuğumun babası olsun diyecek kadar çok sevmiş bir kadın varken neden yok efendim ben ruh eşimi buldum , yok bu seferki başka..vb.... Ben bazen bazı erkeklerin gerçekten hiçbirşey haketmediklerini düşünüyorumm. Allah böyle bir erkek umarım karşıma çıkarmaz...:1no2: