sizin havanız nasıl?

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve talin tarafından 14 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

    14 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Her gün hep aynı hava koşulunu yaşasaydık çok sıkılmaz mıydık? Oysa, ancak hava şartlarına göğüs gerip yaşamda kalınca başardığımızı biliyoruz.

    Hava yağmurlu, kasvetli diye başlayan konuşmalar vardır ya hani. Sonra şöyle devam eder. “Bu havaları hiç sevmiyorum. Beni kötü etkiliyor.” Hepimiz fark ettik; değil mi? Kim ya da ne seni kötü etkileyen? Hava mı? Sen mi? Hayata bu şekilde bakıp yaşayan o kadar çok insan var ki.

    Bakalım hava koşullarına o zaman:

    Hava Yağmurlu

    Siz hiç yağmur esnasında ya da yağmurun hemen ardından, toprağın ve yaprakların kokusunu içinize çektiniz mi?

    Ya da yağmura yakalanıp güzelce ıslandıktan sonra sıcak ve kuru bir yere girince, rahatlama duygusunu yaşadınız mı? Siz ıslaksınızdır, etraf kuru.

    Peki o koşuşturmacanın heyecanı ile kuru yere sığındaktan sonra doya doya seviştiniz mi?

    Daha bitmedi... Dışarıda yağmur yağarken şömine, kalorifer ya da çıtır çıtır yanan sobanın yanında şöyle doygun bir kadeh şarap yudumladınız mı? Kahve de olur. Kahvenin buram buram gelen mis gibi kokusunu burnunuza çekerken pencereden dışarısını seyrettiniz mi? Yanınızda sohbet arkadaşınız da olsun.

    Yağmur dindikten sonra kuşlar tekrar ortaya çıkarlar ya, onların tatlı tatlı şakımalarını dinlediniz mi?

    Yağmur damlalarının yüzünüze yağmasını sağladınız mı? Oluşan su birikintilerinin üzerinde koşuşturup, zıpladınız mı deli gibi?

    Hem yağmurla birlikte bereket gelmez mi?

    Yoksa siz yağmurdan kaçanlardan mısınız?

    Hava Karlı

    Kar yağarken, her bir kar kristalinin aslında dünyada sadece tek olduğunu düşündünüz mü ve güzelliğini fark ettiniz mi? Tıpkı bizim gibi.

    ıyice kar yağıp toplandıkça, dışarı koşturup kartopu oynadınız mı?

    Eliniz ilk kara değdiğinde içiniz huzur kapladı mı?

    Hiç, şöyle kümelenmiş kara kendinizi bırakıverdiniz mi?

    Kardanadam’ınızın burnu için havuç bulamayıp yaratıcılığınızı konuşturdunuz mu?

    Karlı soğuk havalarda gülümsemeniz ve neşenizle sevdiklerinizin ya da karşınıza çıkanların içini ısıttınız mı?

    Evde, sobanın üzerinde kestane kızarttınız mı?

    Kar kürerken soğuğun tüm farkındalığınızı açtığını hissettiniz mi? Duyumsadınız mı?

    Kar kaplı yerlerde kuşlar yiyecek bulamazken pencere pervazında onları beslemenin hazzını yaşadınız mı?

    Peki karı üşüyorsunuz diye mi sevmiyorsunuz?

    Hava Sisli

    Sislerin içinde yönünüzü bulduğunuzda bunu başarmanın hazzını yaşadınız mı?

    Sisin içinden yukarı çıkıp sisin altında kalan yerleri izlediniz mi? Bir kısmı puslu görünür, harikadır.

    Görme duyunuz dışında kalan diğer duyularınızı ve hislerinizi harekete geçirip onlarla da algılamanın keyfini çıkardınız mı?

    Aslında bir bulutun içinde olmanın ne kadar büyük bir haz olduğunu deneyimlediniz mi?

    Kendinizi yüzüyormuş gibi hissettiniz mi?

    Tanıdık birinin sis arasından sesini duyunca güven duygusunun keyfini yaşadınız mı?

    Ne yani, sisli havalarda eve mi kapanılır?

    Hava Rüzgarlı

    Siz hiç rüzgarla beraber her yere uçabileceğinizi hissettiniz mi?

    Tüm özgürlük duygularınızı harekete geçirmedi mi, rüzgar? Tatlı tatlı estiğinde sizi uyutmadı mı huzurla? Sert estiğinde, yaşamın, en küçük hücrelerinizde bile aktığını hissetmediniz mi?

    Tipi, yağmur gibi bir yağışla geldiğinde sizi uyandırmadı mı?

    Denizi tüm haşmeti ile kaldırıp sizin üzerinize yağdırdığında hayranlık duymadınız mı?

    En sıcak zamanda sizi serinletmedi mi varlığı ile?

    Ve en önemlisi nefes aldığınızı ve dolayısı ile yaşadığınızı fark ettirmedi mi?

    Yoksa rüzgarlı havalarda başınız mı ağrıyor?

    Hava Güneşli

    Güneş ışını enerjimizi arttırmaz mı?

    Hamakta yattınız mı güneş sizi ısıtırken?

    Her şey netti, değil mi?

    O denizi ısıttı, siz girip yüzdünüz. Belki piknik yaptınız, belki parkta gezdiniz.

    Peki, sabah ve akşamüstü güneşinin gözünüzden girince bedeninizin kalsiyum ürettiğini biliyor musunuz? Sizi terletmedi mi? Tüm toksinlerinizden kurtulmadınız mı sayesinde?

    Tüm ürünler güneş sayesinde olgun ve dolgun olmuyorlar mı?

    Yoksa güneş ışını gözünüze girince rahatsız mı oluyorsunuz?

    Daha bir sürü örnek var. Önemli olan, “NEYE ODAKLANDIĞINIZ”.

    Yukarıda okuduğunuz bir sürü olumlu cümleye mi? Yoksa son bölümlerinde yazan, 1 tane olumsuza mı?

    E, siz bilirsiniz tabii. Nereye odaklanırsanız, oranın etkilerini yaşarsınız.

    Amacınız haz dolu ve doyumlu yaşamak mı?

    Veya söylenmek mi, hava şöyle böyle diye?

    Bir de şu var tabii. Her gün hep aynı hava koşulunu yaşasaydık çok sıkılmaz mıydık? Oysa ancak hava şartlarına göğüs gerip yaşamda kalınca başardığımızı biliyoruz. ıçindeki güzelliklerle kabul ediyoruz.

    Hepsi bizim için ve biz gelişelim diye. Tüm bu lütufları için Doğa Ana’ya müteşekkirim. Bana gösterdiği, doyurduğu, koklattığı, duyumsattığı, dokunduğu, tattırdığı için


    ebru sözer'den alıntıdıra.s.