Sizin Kaç Rolünüz Var?

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve vicdan tarafından 16 Ekim 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  1. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Sevgili. eş, anne, evlat, olgun kadın, genç kız…

    Biz kadınlar gündelik hayat içinde adeta kılıktan kılığa girer, hatta ara sıra bu kadar fazla kimlikle başa çıkamayacağınız duygusuna kapılıp kendimizi son derece çaresiz hissederiz. Özünde sağlam bir karaktere ve belli kişilik özelliklerine sahip olsak da kabul edin, zaman zaman bulunduğumuz ortama ya da birlikte olduğumuz kişilere göre kabuk değiştirmeyi çok iyi biliriz. Aşırı gelişmiş sezgileriniz sayesinde kimin yanında nasıl davranmamız gerektiğini kestirir, ona göre hareket ederiz. Dört dörtlük bir kadın olmanın sırrı ise rollerimizin hepsini her zaman kusursuz oynamamız değil, onlardan keyif almayı, onlarla barışık yaşamayı becermemizdir. İşte tek bir hayata sığdırmaya çalıştığımız rollerimizden bazıları…

    Ev kadını: İstediğiniz kadar modern bir yapıda olun, istediğiniz kadar iş kadını kimliğinizle özdeşleşin, darmadağınık, pis, zevksiz, özensiz bir evde yaşamak konusunda özel bir yetenek geliştirmediyseniz, ev kadını rolünü oynamak ve bekar olsanız bile evinizde kurduğunuz düzene sahip çıkmak zorundasınız demektir, işe lekeli ceketler ya da ütüsüz pantolonlarla gitmeniz mümkün mü? Ya da yemek yapmaktan vazgeçmeniz? Diyelim ki bir yardımcınız var ve her işinizi o yapıyor. Kopan düğmenizi de mi ona diktireceksiniz? Tabii ki özel bir ilginiz yoksa anneniz gibi zeytinyağlı dolmalar saramaz, dantel örtüler işleyemezsiniz, zaten buna vaktiniz de yok. Fakat sunu unutmayın ki artık ev kadınlığıyla iş kadınlığı birbiriyle çelişen kimlikler olarak kabul edilmiyor. Kariyeri konusunda son derece titiz kadınlar aynı titizliği evlerinde de gösteriyor, hatta hobi olarak yemek yada; dikiş kurslarına bile katılıyorlar. Hafta sonu evleriyle meşgul olmayı ekstra bir yorgunluk değil, aksine dinlendirici bir aktivite olarak görüyorlar. Yani artık ev kadınlığı modern kadınlar arasında hor görülen değil, takdir edilen bir rol,..

    Soğuk Vamp: Eskiden kadınlar okulu bitirir bitirmez evlenir, çocuk yapar ve hayatlarını sadece anne kimliğinin gölgesinde sürdürürlerdi. Oysa şimdi sadece kariyer peşinde koştukları için değil, biraz da kendileri gibi bekar kadınlardan cesaret aldıkları için evlenmek yerine yalnız yaşamayı tercih ediyorlar. Tek başlarına ya da arkadaşlarıyla birlikte rahat rahat eğleniyor. Bu arada yakışıklı erkeklerle flört etmeyi de ihmal etmiyorlar. Bu flörtlerin vazgeçilmez numarası ise tabii ki soğuk vamp… Eğer siz de gece hayatını sevenlerdenseniz, bu rolü bir gün mutlaka oynamalısınız. En seksi kıyafetlerinizi giyerek gittiğiniz bir barda buz gibi tavırlarınızın üzerinizdekilerle yaratacağı çelişki, sizin gibi cool erkekleri mıknatıs gibi yanınıza çekerken cıvıkların da sizden uzak durmalarını kolaylaştıracaktır. Unutmayın ki en sıcakkanlı, en neşeli kadın bile gerektiğini düşündüğü ya da hissettiği durumda bir buzdağı kadar soğuk ve sessiz olmayı, konuşması yerine doğal güzelliğinin ve seksapelinin ilgi çekmesini sağlamayı bilmelidir.

    Şefkatli anne: Eski kadınlar anne kimliğinin gölgesinde yaşarlarmış derken elbette artık annelik öldü demek istemiyorum. Aksine günümüzde pek çok kadın 30′lu yaşlarında hormonlarının sesine kulak vererek kariyerlerine ara vermeyi bile göze alıyor, evlenip anne olmanın, bir aile kurmanın, çocuk büyütmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Bir kadının rolleri arasında tartışmasız en zoru, ama aynı zamanda en zevklisi annelik… Sonsuz özveri, sabır ve güç gerektiren, ama insana bambaşka duygular tattıran, tarifsiz bir kimlik… Zaten hiç kimse ve hiçbir şey için yaşantısından ödün vermeyen, bencil sayılabilecek bir karaktere sahip kadınların bile çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek uğruna zevklerinden, meraklarından, çevrelerinden ve yaşadıkları sorumsuz hayattan hiç düşünmeden vazgeçmeleri de bunu kanıtlamıyor mu? Çocuğunun adım adım büyümesine tanıklık etmek, ona yaşamda yol gösteren bir rehber ve arkadaş olmak, başarılarıyla gururlanmak birçok kadın için çok önemlidir. Dolayısıyla tüm zorluklarına ve sıkıntılanna rağmen tadını çıkarması en kolay rol şüphesiz şefkatli anneliktir.

    Babasının kızı: En güçlü anne, en olgun ve ayakları üstünde durmayı bilen kadın bile hayatinin her evresinde bir yanıyla babasının küçük prensesidir. Çoğumuz hayatla başa çıkamadığımızda, insanlar tarafından hayal kırıklığına uğratıldığımızda ve özellikle de aşkta hüsrana uğradığımızda soluğu ailemizin yanında alır, kendimizi babamızın ilgi ve sevgisine, sıcak tesellilerine ve her zaman işe yarayan öğütlerine bırakırız. Küçükken babasının yakınlığından nasibini alan bir kadın için ilerleyen yaşlarda hayata tutunmak ve kendine güvenmek çok daha kolaydır. Manevi desteğin yanı sıra biliriz ki maddi olarak da başımız sıkıştığında, işten çıkarıldığımızda, kiramızı ödeyemediğimizde ya da yeni bir araba almaya kalktığımızda babamız bize elinden geldiğince yardımcı olacaktır. Ondan korkmaz, ama sonsuz saygı duyarız. Hayat tecrübesinden, insanlar hakkındaki bilgisinden, ileri görüşlülüğünden faydalanmaya çalışırız. Hatta farkında olmadan hep ona benzeyen erkeklerle birlikte oluruz, ama bir yandan da biliriz ki hiçbir erkek onun yerini tutamaz, bizi onun gibi koşulsuz ve karşılıksız sevemez.

    Başarılı iş kadını: Aileniz ya da arkadaşlarınızla birlikteyken istediğiniz kadar anlayışlı, hoşgörülü ve cana yakın olabilirsiniz. Fakat iş hayatının kurallarının çok farklı ve bir o kadar da acımasız olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Senelerce eğitim gören, uykusuz gecelerde sınavlara hazırlanan, okulu bitirmek için elinden geleni yapan her kadın iyi bir iş edinmek, mesleğinde başarılı olmak ve kariyer yapmak ister. Dolayısıyla çalışma hayatının içindeyseniz, iş kadını rolü sizin için vazgeçilmez demektir. Erkeklerin hakimiyet kurduğu bir dünyada dişinizi tırnağınıza takıp kendinizi kanıtlamaya, sizi kıskananların önünüze koydukları engelleri aşıp patronunuzun takdirini kazanmaya ve hak ettiğiniz şekilde terfi etmeye çalışırsınız. Rolünüzü hakkıyla oynamak için didinip dururken bir yandan da duygusal hayatınızı dengelemeye, arkadaşlık ilişkilerinizi sürdürmeye, ailenize vakit ayırmaya ve varsa çocuklarınızla meşgul olmaya çalışırsınız. Bu anlamda başarılı iş kadını rolü herhalde bir kadını en çok yoran ve en sık ümitsizliğe kapılmasına neden olan roldür. Çünkü istediğiniz kadar yetenekli olun, bu rolde ne kadar başarılı olacağınız yalnızca size değil, iş ortamındaki başka insanlara da bağlıdır.

    Genç kız: İşte bir kadının rolleri arasında en tatlısı, en keyiflisi… Her kadın kendini zaman zaman hayat dolu, şımarık, flört düşkünü, neşeli bir genç kız gibi hisseder ve böyle hissettiği zaman da girdiği her ortama renk getirir. Alışveriş ve kafeler, rengarenk giysiler ve ayakkabı tutkusu, sıkı dostlar ve dedikodu, pijama partileri ve içip içip dağıtılan geceler. Brad Pitt hayranlığı ve çikolata zaafı… Yaşımız kaç olursa olsun, hepimiz bazen 18 yaşındaki bir genç kızın saflığı ve cesaretiyle hareket eder, küçük kaprislerimize ve bağımlılıklarımıza yenik düşer, mantığımızı bir kenara atıp duygularımıza kulak verir, hatta kimi zaman abartıp duygusal ilişkimizde çocuk gibi hareket ederiz. Bütün bu davranışların kaynağı buluğ çağından itibaren benimseyip sonra da bir türlü kurtulamadığımız ve kurtulmak istemediğimiz genç kız rolümüzdür ve gerektiğinde olgun, aklı başında bir kadın gibi davranmayı çok iyi becersek de içten içe biliriz ki hayatın tadı asıl bu rolle çıkar.
     
  2. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  3. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    gerçekten kılıktan kılığa giriyorum...
    evde anne,eş,bazen kızımın yaşıtı,
    dışarda arkadaş,dost,
    işyerinde olgun bir kadın,
    annem ve babamın yanında daha küçük bir kız çocuğu,
    erkek kardeşimin yanında abla,
    ablalarımın yanında kardeş
    aslında daha var değil mi,ama bukadar yeter....
    sevgiler...
     
  4. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  5. begim

    begim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Haziran 2008
    Mesajlar:
    579
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    eş,kardeş,evlat,arkadaş,dost,öğretmen,personel,kiracı,müşteri ............. hepsi oldum da bir anne olamadım yanarım ona yanarım.
     
  6. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  7. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198

    İnşallah Rabbim size de annelik duygusunu yaşatır...
    sevgiler...
     
  8. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  9. DearesT

    DearesT Yalan...yalann... Pro Üye

    Katılım:
    25 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.960
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    çok var galiba...
    önce evladım ben...en sevdiğim rolüm...
    ablayım...
    yeğenim...kuzenim...
    eşim...sevgiliyim...
    dostum...sırdaşım...
    torunum...
    çok fazla arkadaş değilim...bunu pek beceremiyorum...ya hep ya hiç...en kötü huyum...
    gelinim...inşallah görümce olacağım...hala olacağım...iyi bir hala...benimkiler gibi değil...
    şefim...rakibim...personelim...
    ben ne çok şeyim yaaa...
    daha da vardır eminim...
     
  10. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  11. Lotus

    Lotus kimse olmadı senin gibi.. Pro Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2007
    Mesajlar:
    2.835
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Güzel bir yazı..
    Sanırım benim bir rolüm yok hayatta oynadığım...
    Ben kendimi yaşıyorum çünkü...
    Hepsi içiçe geçmiş benden ayrı ben değil...
    Ama en çok babamın kızıyım o ayrı...
     
  12. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  13. Saruboceq

    Saruboceq İki Kız Annesi :) Pro Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.405
    Beğenildi:
    102
    Ödül Puanları:
    198
    babacığımın kızıyım..
    kızkardeşimin ablasıyım..
    kocamın karısıyım..
    evimin kadınıyım..
    işyerinde başarılı bir çalışanım..
    gelinim...kayınvalidemin,kayınpederimin gelini..
    Allahın izniyle birde anne oldum mu tamamdır...
     
  14. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  15. DearesT

    DearesT Yalan...yalann... Pro Üye

    Katılım:
    25 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.960
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    hey Allahım yaaa...
    gıcığın önde gideni işte...:eek:
    elfidaanım elfidaanım...sengözlerimebaksanab
    biz de 3 gün evlat olup sonraki beş gün eş olmuyoruz herılt...gamyoncuiremsu
    hepsi içiçe geçmiş bizde de...ayrı ben değiller yani...
    hakkaten hepiniz aynısınız...illa belli edeceeniz kendinizi yani...:CüvCüv:
    nedir Allam bunlardan çektiğim...kötükedihüso
     
  16. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  17. *Kus-Yuvasi*

    *Kus-Yuvasi* SANA MUHTACIM ALLAHIM Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    436
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    Evet biz kadinlar kiliktan kiliga gire biliyoruz ...

    Ama bu her yigidin harci degil galiba ...

    Bazen de hersey fazla gele biliyor, ve bunaliyoruz :nazar:

    Iste ev kadini, sefkatli anne vs. vs.

    Ama babasinin kizi olmayi cok özledim, o eskidendi ... :nazar:

    Ailemi görmeyeli yarim yil oldu, cok özledim onlari ...yarama tuz bastin vicdancim ... :çok üzgünüm:
     
  18. 16 Ekim 2008
    Konu Sahibi : vicdan
  19. Lotus

    Lotus kimse olmadı senin gibi.. Pro Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2007
    Mesajlar:
    2.835
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    148
    Biz kadınlar gündelik hayat içinde adeta kılıktan kılığa girer, hatta ara sıra bu kadar fazla kimlikle başa çıkamayacağınız duygusuna kapılıp kendimizi son derece çaresiz hissederiz.
    Özünde sağlam bir karaktere ve belli kişilik özelliklerine sahip olsak da kabul edin, zaman zaman bulunduğumuz ortama ya da birlikte olduğumuz kişilere göre kabuk değiştirmeyi çok iyi biliriz.
    Aşırı gelişmiş sezgileriniz sayesinde kimin yanında nasıl davranmamız gerektiğini kestirir, ona göre hareket ederiz.


    Bunu demiş ya Bettyanım, sen genele bakıyorsun...
    Ben alıntı kısma atfederek kendi özelimde yazdım...
    Evladım, eşim, sevgiliyim, gelinim, kardeşim, ablayım, eltiyim, avukatım, iş arkadaşıyım, anne adayıyım, dostum, arkadaşım, yeğenim, kuzenim, müştereyim...
    Ne çok ben var ama hepsi ben rol değil...
    Kimseye göre davranmıyor, kabuk değiştirmiyor sadece kendime göre yaşıyorum...
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.