Sizofreni hakkında bilgiler

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve melody tarafından 2 Kasım 2006 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    2 Kasım 2006
    Konu Sahibi : melody
  1. melody

    melody Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    305
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    86
    Başa çıkmayı öğrenmek
    Eğer size şizofreni tanısı konuyorsa, bazı 'başa çıkma yöntemlerini' öğrenmeniz yararlı olacaktır. Aşağıdaki yöntemler şizofreni belirtilerini tet ik leyen etkenlerden bazılarından kaçınmanıza yardımcı olacaktır ve ortaya çıkabilecek krizlere karşı da sizi hazırlayacaktır.
    Stresi azaltmayı öğrenmek En sık rastlanan şizofreni belirtilerini tet ik leyen etkenlerden birisi strestir. Ne yazık ki, şizofreninin kendisi bile yeterince stres yüklü olduğundan, stresten kaçınmak hemen hemen olanaksızdır. Yine de, stresin yalnız şizofrenili kişilere özgü olmadığını fark etmek de önemlidir. Bazı insanlar diğerlerine oranla daha iyi başa çıkabilir.
    Aşağıdaki yöntemler yaşamınızdaki stres oranını azaltmanıza veya onunla daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olacaktır. • Bu bölümde gösterilen tabloyu kullanarak, stresli dönemlerde size neler olduğunu öğreniniz. Bu sizin uyarı işaretlerini tanımanıza yardım edecektir.• Kendinizi stresli hissettiğiniz durumların bir listesini yazınız. Bunlardan kaçınmak için neler yapabilirsiniz? Bunlardan kaçınamazsanız, bunları daha az stresli bir hale getirebileceğiniz bir yöntem var mı?• Bir durumun stresli hale geldiğini hissettiğinizde (kalabalık bir cadde veya dükkan gibi), yavaşça o ortamdan ayrılınız. Aniden kaçmayı denemek, sizde daha da büyük bir stres yaratabilir.
    • Alkol, yasadışı maddeler ve kafeinden (çay, kahve ve kola) sakınınız. Bunlar sizi o an için rahatlatabilir, fakat daha sonra bu maddelerin kendisi anksiyeteye yol açabilir.
    • Gevşemeyi öğreniniz. Aşağıdaki yöntemlere göz atınız, ya da gevşeme eğitimi ilgili olarak doktorunuza, hemşirenize veya uğraş terapistinize danışınız.
    Örneğin: • müzik dinlemek• banyo yapmak• yürüyüşe çıkmak• okumak• internet• sinemaya gitmek veya bir arkadaş ile birlikte televizyon izlemek
    • spor yapmak• yüzmek• meditasyon• yoga• Konuşacak birini bulunuz. Yalnız değilsiniz. Eğer bir probleminiz varsa, bunu güvendiğiniz birisiyle paylaşınız.
    • Hayatınızı basitleştiriniz - çok fazla görev yüklenmeyiniz, bir kerede yalnız bir iş yapmayı deneyiniz.• Her gününüzü programlayınız ve buna bağlı kalınız.
    • Eğer bir kişi ile aranızdaki çatışma sizde stres yaratıyorsa, olayın tamamen dışında olan bir kişiyle konuşarak, bu konuda tarafsız bir görüş bulmanıza yardımcı olabilir mi diye bakınız. Güvendiğiniz bir kişiyle konuşmak size yardım edebilir.
    Stres zamanlarında ne oluyor?Kafamızın içinde • Sürekli aynı problemler üzerinde düşünürüz. • Endişelenmekten endişeleniriz (döngüsel düşünce).
    • Kafamız karışır.• Ortada bir tehl ik e olmasa da, korkarız.• Çevremizdeki dünyanın kontrolümüzden çıktığını hissederiz.
    • Her an için kötü bir şeyler olacakmış gibi hissederiz.Vücudumuza • Ellerimiz titrer ve terli olduklarını hissederiz.• Ağzımız ve boğazımız kurur.
    • Kalp çarpıntısı • Göğsünüzde sıkışma • Baş ağrısı ve boyun kaslarında gerginlik • Kas katılığı • Parmakların karıncalanması veya 'iğnelerin' batması
    • Soluk almada zorluk • Sıklıkla çok hızlı soluma sonucu baş dönmesi Düşük duygu durumunu düzeltmeyi öğrenmekŞizofrenili kişilerin üçte biri kadarı düşük duygu durum veya depresyon yaşar. Yaşadıkları zorluklar göz önüne alındığında, bu belki de anlaşılabilir bir durumdur. Yine de, bu kendinizi bırakmanızı gerektirmez. Duygu durumunuzu iyileştirmenize ve depresyon duygusuyla mücadele etmenize yardım edecek birçok şey vardır.• Biraz dinleniniz - depresyonun bazı semptomları yorgunluk ile ilişkili olabilir. İyi bir gece uykusu kendinizi çok daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.• Dışarı çıkınız - kendini tecrit etme ve can sıkıntısı, yalnızca kendinizi daha kötü hissetmenize yol açar. Sedece çıkmak veya bir gazete almak için de bile olsa evden çıkmak, bu olumsuz duyguları azaltabilir.
    • Bir arkadaşınızı veya yakınınızı ziyaret ediniz - İnsanlarla tilişki ruhsal durumunuzu düzeltmek için olağanüstü bir yöntemdir.• Biraz egzersiz yapınız - Bu gerginliğinizi ortadan kaldıracak, stresinizi azaltacak ve duygu durumunuzu düzeltecektir.• Keyif aldığınız bir şeyi yapınız - Kendinizi depresif hissettiğinizde, hala zevk aldığınız şeyler olduğunu kolaylıkla unutuverirsiniz. Bir kitap okuyunuz, bir film seyrediniz, bir parkta gezinin, veya arkadaşları ziyaret edin. Zihninizdeki sorunları uzaklaştıracak her şey iyi gelecektir.• Doktorunuzdan yardım isteyiniz- Antidepresan ilaçları kullanmak kolaydır ve depresyon belirtilerine karşı etkilidirler.
    • Gevşemeyi öğreniniz (Bir sonraki bölümdeki yöntemlere göz atınız)- Doktorunuza, hemşirenize veya uğraş terapistinize gevşeme eğitimi konusunda danışınız.
    • Stres ile baş etmeyi öğreniniz- bir önceki bölümdeki yöntemlere bakınız • Bir yardım hattını arayınız- Konuşabileceğiniz hiç kimse yokmuş gibi hissediyorsanız, bir yardım hattı, prat ik öneriler ve destek için çok iyi bir kaynak olabilir
    Gevşemeyi öğrenmek • Soluk alışınızı düzenleyiniz Basit bir şekilde soluk almanızı yavaşlatmak anksiyete ile başa çıkmanıza yardımcı olabilir. Kendinizi, özell ik le, sıkıntılı veya stresli hissettiğinizde, burnunuzdan derin olarak soluk alınız, yediye kadar sayınız, sonra havayı yavaş yavaş dışarı bırakınız ve 11'e kadar sayınız. Şimdi 6 saniyel ik döngü şeklinde soluk almaya başlayın: Üç saniye süreyle içeri, üç saniye süreyle dışarı. Her dak ik anın sonunda, soluğunuzu 10 saniye süreyle tutunuz.• Bir gevşeme bölgesi oluşturunuz Kendinizi rahat ve güvende hissettiğiniz bir alanda kendinize sakin, sıcak bir yer seçiniz. Yere bir şilte veya rahat bir halı seriniz. Işıkları kısınız. Kokulu bir mum yakınız ve gevşeme kasetinden biraz müzik çalınız ( bunları satın alabilirsiniz). Seçtiğiniz müzik yumuşak ve hafif olmalıdır. Dikkatinizi dağıtacak sözleri olan şarkılardan kaçınınız. Şimdi yere uzanınız ve bazı gevşeme egzersizlerine başlayınız.
    • Bazı gevşeme egzersizlerini öğreniniz Örneğin, yere uzandığınızda kaslarınızın, aşamalı olarak, gevşemesini sağlayacak şekilde konsantre olunuz. El ve ayak parmaklarınızdan başlayınız, sonra vücudunuza geçiniz ve boyun ve baş ile bitiriniz.• Bir uzmana danışınızUğraş terapisti gevşeme tekn ik leri konusunda size önerilerde bulunacaktır. Veya gevşeme eğitimi konusunda doktorunuza danışınız. Kontrolü yeniden elde etmeyi öğrenmekYaşamınızın kontrolünü geri kazanmak için yapabileceğiniz birçok şey bulunmaktadır. Örneğin:• Keyif verici maddelerden uzak durmanız gerçekten önemlidir- esrar ve diğer benzeri maddeler şizofreni belirtilerini daha da kötüleştirebilir, bir ps ik ot ik atağı tet ik leyebilir ve depresyon başlatabilir. • İçerken duyarlı davranın - O an için alkol sizi rahatlatabilir, fakat daha sonraki saatlerde ve günlerde sizde ters etki ederek belirtilerinizi arttırabilir. Çok fazla alkol alımı kendinizi depresif hissetmenize yol açabilir ve sorunlarınızı daha da kötüleştirir. • Yaşamınızı daha sağlıklı hale getirmek için doktorunuza danışınız. Sigarayı azaltmak, daha sağlıklı yiyecekler yemek, ve daha fazla egzersiz yapmak, hepsi fiz ik sel sağlığınızı iyileştirecektir. Bu, ayrıca, ruh sağlığınıza da iyi gelecektir. • Depresyon ile ilgilenin-Kendiniz düşkün hissediyorsanız, yardım alınız. Doktorunuza veya başka bir sağlık uzmanına danışınız. Uzmanların önerilerine başvurunuz. Olumsuz düşünceler ile savaşmayı öğrenmek
    Kriz sırasında, kontrolü yeniden elde etmek için, doğru yolu bulmak önemlidir. Bazen her şeyin sizi aşağıya doğru çektiğini ve hayatta çok fazla şeyle başa çıkmanız gerektiğini hissedersiniz. Şizofrenili kişilerde intihar düşüncesi oldukça yaygındır. Önemli olan, her zaman bu şekilde düşünmeyeceğinizdir ve bu düşünceleri bastırmanız için birçok yol bulunmaktadır. • Güvendiğiniz birisiyle konuşmayı deneyiniz. Duygularınızı dile getirmek, onların size aşırı yük olmalarını azaltacaktır ve duygu durumunuzu değiştirmenize yardımcı olacaktır. Eğer intiharı düşündüyseniz, başka birine bundan bahsetmekten çekinmeyiniz. Bundan başkasına bahsetmeniz, bunun gerçekleşme olasılığını daha olanaklı kılmayacaktır. • O sıradaki konumunuzu değiştirmeyi deneyiniz. Eğer odanızdaysanız, bir yürüyüş için dışarı çıkınız, bir arkadaşınızı ya da yakınınızı ziyaret ediniz, ya da yalnızca başka bir odaya geçiniz. • Kendiniz, arkadaşlarınız ve ilgilendiğiniz kişiler ile ilgili pozitif şeylerin bir listesini yapınız. Bu listeyi intihar düşünceleriyle mücadele etmek için kullanınız. • Eğer intihar düşünceleri çok aşırı ise, doktorunuzu veya hastaneyi arayınız.
    Her zaman iki adım ileriye, bazen bir adım geriye doğru Şizofreninin iyileşme süreci izlemesi zor bir yoldur. Bir yere ulaştığınız anda, başka bir terslik ufukta belirir. Bu çok moral bozucu olabilir, fakat hayal kırıklıklarını kabullenebilmeyi öğrenmek de sürecin bir parçasıdır.Sorunlar oluştuğunda, onlarla baş etmek genellikle kolay değildir. Kendinizi kötü hissedebilirsiniz açık ve sakin bir şekilde düşünmek zor gelebilir. Bunu geçirmenin bir yolu, karşılaştığınız olaylar hakkında bir günlük tutmaktır. Kendinizi daha güçlü ve sorunlarınıza çözüm bulabilecek gibi hissettiğinizde, dönüp günlüğünüze göz atabilirsiniz. Sağlık uzmanınız ile görüşmelerinizde de günlüğünüzden yararlanabilirsiniz. Birlikte inceleyebilir ve çözümler bulmaya çalışabilirsiniz. Kendinize Güveninizi Yeniden Kazanmak Aktif olmak ve başkalarıyla ilişki kurmak, kendinize güveninizin artmasına yardım edecektir.İyileşmeye başladığınızda, kendinizi düşkün ve kendine güvenini yitirmiş olarak hissettiğiniz zamanlar olabilir. Çekingenl ik duyabilir ve insanlar ile daha önceden alışık olduğunuz biçimde ilişkide bulunmaktan kaçınabilirsiniz. Her zaman o kadar kolay olmasa da, yeni sosyal ilişkiler kurmak, iyileşme yolunda çok önemli bir adımdır. Aşağıdaki şeyler size yardım edebilir: • Başka insanlar ile yapmaktan hoşlandığınız şeylerin bir listesini yapınız ve bu etkinl ik leri yavaş yavaş hayatınıza katmaya başlayınız. • Kendiniz ile ilgili hoşlandığınız ve başkalarının sizde hoşlandığı, iyi mizah anlayışınız, cömertliğiniz, sanatsal yetenekleriniz veya bilgisayar becerileriniz gibi şeylerin bir listesini yapınız. • Yavaş, fakat emin bir şekilde, kendinize güveninizi yeniden oluştururken, ilgilendiğiniz ve güvendiğiniz kişiler ile sosyal ilişkiler kurunuz. Fiziksel Sağlığın Önemi Şizofreni gibi bir ruhsal hastalığınız olduğunda, bazen fiziksel sağlığınız da kolayca, elinizden kayıverir. Sağlıksız alışkanlıklar, kendinizi yetersiz ve fiziksel olarak rahatsız hissetmenize yol açacaktır. Bu ayrıca sizin ruh sağlığınızı da etkileyecek, ruhsal ve fiziksel açıdan kötüleşme sonucu, aşağıya doğru giden bir sarmal oluşturacaktır.Doktorunuz, yaşam biçiminizi nasıl daha sağlıklı bir hale getirebileceğiniz hakkında, size önerilerde bulunacaktır. Bazı genel öneriler şöyledir: • Kendinizi iyi hissetmediğinizde, doktorunuzu ziyaret etmeyi ertelemeyiniz.
    • Sigarayı azaltmayı veya tümüyle bırakmayı deneyiniz. • Alkol almayınız veya seyrek olarak alınız. • Eğer kilo fazlanız varsa, düzenli ve tutarlı olarak, uzun bir zaman dilimi içerisinde, az miktarlarda kilo vermeyi deneyiniz.• Daha fazla egzersiz yapınız. Egzersiz yapmaktan nefret ediyorsanız, bunun neden böyle olduğunu düşününüz. Eğer yalnız olduğunuz için ise, bir topluluğa katılın. Başkaları ile birlikteyken sıkılıyorsanız, yürüme, koşu, havuzun sakin zamanlarında yüzmek gibi bir şey deneyiniz.
    • Kek, cips ve bisküvi yemekten kaçınınız.• Haftada ik i porsiyon balık yiyiniz, bir porsiyonu yağlı balık (uskumru, sardalye, ringa balığı gibi) olsun.
    • Tereyağı ve margarini azaltın, veya düşük yağ oranlı seçenekleri tercih ediniz.• Bol m ik tarda taze meyve ve sebze yiyiniz. Sebzeleri kaynatmak yerine, onları buharda pişirmeyi deneyiniz.• Kaymağı alınmış, veya yarı kaymaklı süt içiniz.• Makarna, pirinç veya patates, tabağınızda üçte bir oranında yer kaplamalıdır.
    • Yemeklerinize tuz katmaktan kaçınınız.• Bol m ik tarda sıvı alınız. (Günde 10 bardak su, meyve suyu veya orta derecede kaymaklı süt içiniz. Kola, meyve suları, şekerli çay ve kahveyi az tüketiniz.) Kişisel İlişkilerÇoğu insan için, en iyi dönemlerinde bile insan ilişkileri zor gelir. Ruhsal hastalığınız olduğunda ise, herhangi bir kimseyle ilişkide bulunmak bile imkansızlaşabilir. İlişki sorunları ile ilgili olarak yanıt bulmak o kadar kolay değildir. Fakat durumunuzu kolaylaştırmak için, atılabilecek bazı adımlar vardır: • Kaygılanmamayı deneyiniz - Şizofreni, sizi insanların söyledikleri ya da yaptıkları şeyler konusunda aşırı duyarlı kılar. İnsanlar sizi aramadıkları veya telefonunuzu yanıtlamadıkları için, kaygılanarak, zamanınızı boşuna harcamayınız. • Çatışmalarla baş edin- tartıştığınızda, üzerini kapatmayınız. Sakinleştikten sonra eşinizin de görüşünü öğrenmeye çalışın. Eğer ikiniz bu konuyu aranızda halledemezseniz, üçüncü bir kişiden hakemlik etmesini isteyin. • Aileniz ile ilişkinizi sürdürün- Artık aileniz ile birlikte yaşamıyor olsanız bile, sizin nasıl olduğunuz konusundaki ilgileri sürmektedir. Neler yaptığınızdan, tedavinizin nasıl gittiğinden, ve gelecek için neler planladığınızdan onları da haberdar edin. • Tanıdıklar ile birlikte olmak- Günün bir bölümünü komşular veya tanıdıklar ile birl ik te geçirmek, stressiz sohbet etmenin iyi bir yoludur. • Sohbetler için hazırlanın- Eğer bir sonrakinde ne söyleyeceğinizi bilemiyorsanız, birisiyle sohbet etmek zordur. "Neler yapıyorsun?" gibi bazı genel sorular için, yanıtlarınız olsun. Yola devam etmekAcele etmeyiniz. Küçük adımlar iyileşme yoluna geri dönmenizi sağlayacaktır. Şizofreniden iyileşmeye başladıkça, doğaldır ki, mümkün olduğu kadar kısa sürede eski yaşam biçiminize kavuşmak isteyeceksiniz. Fakat unutmamalısınız ki, böyle şeyleri aceleye getirmemelisiniz. İyileşmeye giden yol uzundur. Bu yolculuk, en iyi, büyük aşamalar yerine küçük adımlar ile yapılır. Her şeyden önemlisi, kendinizi rahat hissettiğiniz süratte ilerlemenizdir. Çevrenizde sizi cesaretlendiren ve tekrar eski benliğinize dönmenizi isteyenler olacaktır. Bu cesaretlendirmeleri kabul ediniz, fakat kimsenin sizi, kendinizi gerçekten hazır hissetmediğiniz bir şeye zorlamalarına izin vermeyiniz. Bir Günlük Tutunuz:Randevular, sosyal olaylar ve ailenizin ve arkadaşlarınızın doğum günleri kolaylıkla unutulabilir. Bir günlük tutarak, programınızda neler olduğundan her zaman haberdar olursunuz. Aldığınız her daveti kabul etmeye çalışıyorsanız (o sırada gitmek istemiyor olsanız da), her zaman neler yapacağınıza bakacağınız bir şey olmalıdır. İlerleme kaydettiğinizde neler yaptığınızı, nelerin işe yaradığını ve hangi problemlerin halen sürdüğünü bilmek doktorlarınız için yararlıdır. Günlük içerisinde günden güne gelişiminizi bir çizelge şeklinde izlemek iyi bir düşünce olacaktır.
     
  2. 17 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : melody
  3. sinem_06

    sinem_06 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.029
    Beğenildi:
    90
    Ödül Puanları:
    108
    Şizofreni kişilik bölünmesi, zayıf kişilikli olma, zeka geriliği veya tembellik değildir. Önemli ruhsal hastalıklarından birisidir.
    Hastalarda genelde gerçekle hayal dünyasını ayırt edememe, mantıksal düşünme yeteneği kaybı, normal duygusal tepkiler verememe ve toplumsal kurallara uyamama görülür.Aynı zamanda hatırlama ve normal konu?ma yeteneği genelde kaybolur. Diğer bedensel ve ruhsal hastalıklarda olduğu gibi organik nedenleri vardır.Bu gün şizofreninin ortaya çıkışında rol oynayan dopamin ve serotonin sistemi gibi beyinde yer alan taşıyıcı (nörotransmitter) sistemlerin rol oynadığı araştırmalarla gösterilmektedir. Toplumda %1 oranında şizofreni görülmektedir. Sıklıkla 15-25 yaşları arasında ortaya çıkmaktadır. 12 yaşından önce ve 40 yaşından sonra görülmesi enderdir.

    Günümüzde kullanılan ilaçlar belirtileri büyük oranda kontrol altına alabilmekte ancak bazı semptomlar çoğu hastada yaşam boyu sürmektedir. Bu hastalığı tümüyle atlatan hasta sayısı tüm hastaların ancak 1/5’idir. Bazı hastalar sadece bir defa atak geçirmekte, bazı hastalarda ara dönemleri normal olan ve tekrarlayan ataklar olmakta, bazı hastalarda ise belirtilerde
    artma ve azalma ile giden ancak hiçbir zaman normale dönmeyen bir seyir görülebilmektedir.

    İlaç kullanımı ile çoğu belirti kontrol altına alınabilmektedir, buna karşın bazı hastalar halen var olan ilaç tedavilerinden faydalanamamakta, ekonomik nedenlerle ilaçları temin edememekte veya ilaç yan etkileri nedeni ile tedaviye
    devam etmek istememektedir.

    ŞİZOFRENİ NEDENLERİ NELERDİR ?
    Şizofreninin kesin nedeni tam olarak bilinememektedir. Bu konuda değişik teoriler ileri sürülmektedir. Klinik izlemelerde kan bağı olan kişilerde genetik yatkınlığın olduğu başka nedenlerin de araya girmesi ile hastalığın ortaya çıktığı görülmektedir.
    Tek yumurta ikizlerinin birinde şizofreni görülmesi durumunda diğerinde şizofreni ortaya çıkma olasılığı %50, anne babanın ikisinin birden şizofren olması durumunda çocuklarda şizofreni görülme olasılığı %40, anne veya babanın şizofren olması
    durumunda çocuklarda görülme olasılığı %8, kardeşlerden birinin şizofren olması durumunda diğer çocukta hastalığın görülme olasılığı %12’dir. Genetik geçişten sorumlu tutulan bazı genler vardır ancak bu konu henüz tam olarak aydınlatılamamıştır.

    Şizofren hastaların beyin tomografisi ve MR gibi radyolojik incelemelerinde beynin bazı bölgelerinde değişiklikler tespit edilmektedir ancak bu değişikliklerin şizofreniye özgü olmadığı bilinmektedir. Yine ölen şizofren hastaların beyin
    biyopsilerinde beyinde bazı doku değişiklikleri görülmektedir. Bu değişikliklerin de hastalık oluşmadan önce mi olduğu veya hastalığın ortaya çıkşıyla mı geliştiği bilinememektedir.
    Beyin biyokimyası ile ilgili araştırmalarda beyinde haberci rolü üstlenen (nörotransmitter) maddelerden biri olan dopaminin aktivite artışının hastalığa yol açtığı bilinmektedir.
    Son yıllarda dopamin yanında serotonin ve norepinefrin gibi diğer habercilerinde şizofreni oluşumunda rol oynadığı belirtilmektedir. Kullanılan ilaçlar da bu sistemler üzerinden etki etmektedir. Her hastada aynı belirtilerin ortaya çıkmaması,her ilacın her hastaya yaramaması hastalığın ortaya çıkışında bu maddelerle ilgili kişiden kişiye değişen özelliklerin olduğunu düşündürmektedir. Hastalığın ortaya çıkış nedeni olarak bazı hastalarda dopamin sistemi daha etkin olurken bazılarında sorun daha çok serotonin sisteminde olabilir.
    Bağışıklık sisteminin bu hastalığa yol açtığı öne sürülen teoriler arasındadır.
    Gebelik sırasında grip enfeksiyonu geçiren annelerin çocuklarında bu hastalığın ortaya çıktığı ileri sürülmüştür, ancak araştırmalar bunu desteklememektedir.

    Çevresel bazı etkenler hastalığın ortaya çıkışında rol oynamaktadır. Kalp hastaları nasıl çevresel stres yaratan durumlardan olumsuz etkileniyorsa veya stresli bir yaşam olayı nasıl hastalığın ortaya çıkmasında rol oynuyorsa şizofrenlerde
    de aynı durum geçerlidir. Bu hastalarda tek başına ilaç tedavisi genelde yeterli olmaz, stres yaratan durumların da ele alınması gerekir. Bazı aile yapılarının şizofreniye yol açtığı öne sürülmüş ve şizofren aileler modeli geliştirilmeye çalışılmıştır, ancak sonra yapılan araştırmalar bu teoriyi desteklememiştir.

    Şizofrenlerde hormonlarda bazı değişiklikler olduğu ve bunun da hastalığa yol açtığı belirtilmektedir.
    Bazı yapısal ve kimyasal bozuklukların şizofren hastaların algılarında bozulmalara yol açtığı ve hastaların algılarında seçicilik olmaması dolayısıyla beynin çok fazla uyaranla karşılaştığı öne sürülmektedir. Örneğin normal kişilerde bulundukları ortamda aynı anda ortaya çıkan seslere karşı bir seçicilik vardır, televizyonun sesini dinlerken dışarıda bağıran satıcının sesini algılamayabilir, oysa şizofrenlerde bu seçiciliğin olmadığı aynı anda var olan tüm seslerin algılandığı ve beynin
    fazla uyaranla karşı karşıya kaldığı belirtilmektedir.
    Stres-diyatez teorisine göre bünyesel olarak yatkın olan kişilerde stresli bir durumla karşılaşıldığında şizofreni ortaya çıkmaktadır. Şizofreninin ortaya çıkışında biyolojik, psikososyal ve çevresel etkenlerin birlikte rol oynadığı, stres yaratan bir durumla karşılaşıldığında hastalığın ortaya çıktığı ve stres yaratan durumun da bu etkenlerden biri ile ilgili olabileceği belirtilmektedir.Örneğin ortaya çıkarıcı etken enfeksiyon gibi biyolojik bir neden veya bir yakınını kaybetme veya sorunlu bir ailede yaşama gibi psikolojik bir neden olabilir. Her enfeksiyon hastalığı olan veya her yakınını kaybeden şizofreni olmaz, bu
    hastalığın ortaya çıkışı için bünyesel yatkınlığın da bulunması gerekir.
     
  4. 17 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : melody
  5. sinem_06

    sinem_06 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.029
    Beğenildi:
    90
    Ödül Puanları:
    108
    ŞİZOFRENİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?
    Şizofreni hastaları dünyayı değişik algılar. Normalde çevrede varolan uyaranlar dışında olmayan sesler, hayaller, garip kokularla dış dünya karışık ve anlaşılmazdır.
    Bu ortamda hastalarda anksiyete artışı, heyecan ve korku sıktır. Bu duygularla genelde normal olmayan davranışlar sergilerler.
    Şizofreninin ortaya çıkışı değişik şekillerde olabilir. Bazı hastalarda aniden ortaya çıkabileceği gibi çoğu hastada sinsice yavaş yavaş gelişir. Yavaş seyir gösteren şizofrenide başlangıçta dikkat toplama güçlüğü, toplumsal ilgiyi kaybetme, içine kapanma, kendine bakımda azalma, dini uğraşılarda artma veya kara sevdaya tutulma gibi belirgin olmayan ve ilk bakışta şizofreniyi düşündürmeyen belirtiler görülebilir ve sıklıkla başka psikiyatrik hastalıklarla karıştırılır. Bu başlangıç belirtilerinin ardından birkaç ay veya yıl içinde de tüm belirtileri ile hastalık ortaya çıkar. Hastalar sıklıkla garip davranışlar ve konuşmalar sergilerler.Gerçekte olmayan sesler işitmeye ve hayaller görmeye başlarlar. Bazı hastalarda garip pozisyonlarda uzun süre durma, bazılarında hiç hareket etmeksizin uzun süre sessiz kalma veya aşırı hareketlilik görülebilir. Yavaş seyir gösteren şizofreninin yanında hızlı seyir gösteren şizofreni de olabilir. Bu hastalarda ise belirtilerin çoğu bir arada aniden ortaya çıkar.Bazı hastalarda belirtiler hafif seyrederken bazılarında şiddetli semptomlar olabilir ve bu durumda hastaları kontrol etmek güçleşebilir. Şizofrenide görülen belirtiler iki başlık altında toplanır: pozitif belirtiler ve negatif belirtiler. Her hastada bu belirtilerin tümü bir arada görülmez.
    Şizofreninin tipine göre belirti kümeleri de değişir. Örneğin paranoid şizofrenide şüphecilikle ilgili belirtiler baskındır. Paranoid şizofrenlerde sık görülen temalardan bazıları şunlardır: kendisine kötülük yapmak isteyen kişiler veya güçler vardır, bununla ilgili sesler işitmektedir, bu nedenle evde perdeleri kapatıp oturmakta, yemek yerken zehirlenme riski olduğunu düşünerek yemeği kendi
    önünde hazırlatmakta veya kendi yaptığı yemeği yemektedir. Odasına dinleme cihazları yerleştirilmiştir, bu nedenle odasında temkinli konuşmaktadır, eşi kendisini aldatmaktadır, v.b. Basit şizofrenide ise toplumsal çekilme, içine kapanma, sosyal aktivitelerde azalma, kendine bakımın düşmesi gibi belirtiler dışında fazla bulgu olmayabilir. Pozitif belirtilerde; şüphecilik, işitme varsanılar ve garip davranışlar sıktır.Hastalarda düşünce ve konuşmada kopukluk görülebilir. Konuşurken konudan konuya atlama, içerik olarak bir anlam ifade etmeyen sözcükleri birbiri ardına sıralama sonucu dinleyenler tarafından bir anlam ifade etmeyen sözcük salatası dediğimiz içeriği boş, anlamsız ve karmaşık konuşma biçimi görülebilir. Bazende hastalar kendileri kelime uydururlar, bu kelimeler kendilerince bir anlam ifade etmektedir.Aslında anlamsız gibi görülen konuşmaya dikkat edilirse çokta anlamsız olmadığı içeriğinin olduğu görülebilir. Bu konuşma biçimi kişinin çağrişimlarının hızlanması ile ilgilidir. Düşüncede bu hızlanmanın yanında duraklamalar da görülebilir.
    Hastalar konuşurken ani duraklamalar, bloklar genelde buna bağlıdır. Düşünceler genelde çocuksu ve büyüseldir. Hastalarda gerçekle bağlantısı olmayan inanışlar görülebilir. Bu hastalarda görülen bazı düşüncelere şu örnekler verilebilir; telefonları dinlemekte, insanlar kendisini takip etmekte, herkes düşüncelerini bilmektedir, kötülük yapmak isteyen kişiler vardır, hatta ev içindeki yakınları bile kötülüğünü istemekte ve kendisine zarar vermek için planlar yapmaktadır,televizyondan mesajlar almakta, herkes kendisine manalı manalı bakmaktadır, iç organları parçalanmış ve yok olmuştur, telepatik güçleri vardır, uzaylılar kendisi ile bağlantı kurmaktadır v.b.
    Gerçekle bağlantısı olmayan sesler işitilebilir. Bazen bu sesler bazı komutlar vermekte, alay etmekte veya kötü sözler söylemektedir. Yine gerçekte olmayan hayaller görülür. Garip şekiller, korkunç yaratıklar olabilir. Hastalar bu ses ve görüntülerin gerçekte olup olmadığını ayırt edemez. Çoğu zaman bunlardan rahatsız olurlar ve korkarlar. Bunları kendi beyinlerinin bir ürünü olarak kabul etmez ve genelde dışarıdan birileri tarafından yapıldığını düşünürler. Bazen bu seslere yanıt verir, konuşmaya başlarlar veya görüntüleri takip ederler. Hastaların bu hareketleri dışarıdan gözlendiğinde kendi kendine konuşuyormuş veya sabit bir noktaya bakıyormuş gibi gelir.
    Negatif belirtilerde; toplumsal çekilme, içine kapanma, ilgi ve istek azlığı, kendine bakımda azalma, konuşma ve hareketlerde azalma gibi belirtiler görülür.
    Duygulanımda azalma görülür. Hastaların jest ve mimiklerinin azaldığı görülür.Olaylara uygun tepkiler veremezler. Çoğu zaman yüzlerine maske giymiş gibi tepkisiz bir görünüm sergilerler. Bazen de uygunsuz tepkiler verdikleri görülür, ağlanacak yerde güler veya gülünecek yerde ağlayabilirler. Genelde hareketler azalmıştır.
    Harekete başlama güçlüğü görülür. İleri evrelerde hareketsiz uzun süre durdukları görülebilir. Bu hareketsizliğin nedeni sıklıkla ileri derecede kararsız kalmakla ilgilidir. Bazen bu uzun süreli hareketsizliğin ardından ani beklenmeyen bir hareketlilik olabilir, hasta yaydan fırlamış ok gibi eyleme geçebilir. Hastalar toplumsal olaylara ilgi ve isteklerini genelde kaybederler. Toplumsal çekilme, okul ve işe devam edememe, arkadaşlardan uzaklaşma, yalnız kalmayı tercih etme sık görülür. Dikkat toplama güçlüğü vardır, hastalar bir konuya odaklanamazlar.
    Şizofreni hastalarında saldırganlık sık görülen belirti değildir. Ancak şizofreni belirtileri ortaya çıkmadan önce saldırgan kişiliği olanlarda hastalık ortaya çıktıktan sonra saldırganlık görülebilmektedir. Bunun dışındaki hastalar genelde içine kapanıktır. Şüpheciliği olan hastalar ilaç kullanmıyorlarsa saldırgan olabilirler. Genelde aile içinde veya arkadaş ortamında saldırgan davranışlar gösterirler. Yine alkol ve madde bağımlılığı olan şizofrenlerde saldırganlık görülebilir. Şizofrenide intihar riski normal topluma göre fazladır. Hastaların %10’unda intihar girişimi görülebilmektedir. Hangi hastanın intihar edeceğini önceden kestirmek genelde güçtür.
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.