Söylemek istediğini yüzünden anlayın

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve NILBERA tarafından 21 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    21 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : NILBERA
  1. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Söylemek istediğini yüzünden anlayın


    Sevgiliniz sizinle süper rahat olsa da, her şeyi konuşsanız da, duygularını paylaşma konusunda sınıfta kalabilir. Psikolog Alan Gratch'e göre, bu durum son derece doğal: "Erkekler düşünce ve duygularını ifade etmek konusunda ciddi sorunlar yaşarlar ve bu durum tüm erkekler için geçerlidir." Ağzından alamadığınız cevapları vücut dilini okumayı başarırsanız yüzünden kolayca alabilirsiniz.

    "Yüz, vücudun en konuşkan parçasıdır çünkü yüzdeki kaslar beyinle direkt bağlantılıdır" diyor antropoloji uzmanı David B. Givens, "Aşk İşaretleri" adlı kitabında ve ekliyor: "İnsanın ruh halindeki en ufak bir değişiklik yüzüne o kadar iyi yansır ki, gerçek duygularını saklaması neredeyse olanaksızdır." Yüzünü okumanız için gerekli bütün ipuçlarını öğrenin. Böylece ruhuna açılan kapılar sizin için ardına kadar açık olacak.

    Biraz mesafeye ihtıyacı var

    Hassas bir konu açmışsınızdır veya bir şeyden rahatsız olmuştur. Belki de iş günü pek parlak geçmediği için canı sıkkındır. Sebep ne olursa olsun, belli bir şey var: Eğer sevgiliniz başını sağa veya sola çevirip, sizinle profilden konuşuyorsa, sohbet modunda değildir. Bu hareketi aranızda bir bariyer inşa etmek için kullanıyor demektir. Geri adım atıp, sizden fiziksel olarak uzaklaşmak yerine, bu yolu seçip yalnız kalmak istediğini anlatmak istiyordur.
    Nasıl Davranmalısınız? Soğuk duruşunun
    sizinle hiçbir alakası olmayabilir, ama mutlaka onu rahatsız eden bir şey olmuştur ve yalnız kalmak istiyordur.

    Gratch'e göre, bu davranışın sebebi şu: "Mesafe isteme sebeplerinden en önemlisi, kendini bulmaktır, kimliğini oturtmaktır. Özel sorunlarıyla baş başa kalma isteğinden de kaynaklanabilir bu, kimseden ve özellikle kendisi için önem taşıyan birinden asistanlık istemiyordur." Üzerine yürümek, yardım teklifinde bulunmak yersiz olur ve canını daha da fazla sıkar. Kendine gelmesi dakikalar da sürebilir, saatler de, yapabileceğiniz tek şey onu yalnız bırakmaktır. Psikolog Jonathan Robinson, "Çiftler İçin İletişim Kılavuzu: Daha Fazla Aşk ve Daha Az Çatışma İçin Tavsiyeler" adlı kitabında, tanımanız gereken bu süreyi şöyle tanımlıyor: "Ona düşünmesi için yeterli zamanı vermeniz çok önemli." Yüzündeki ifadenin değiştiğini gördüğünüzde, "Geçen gün veya biraz önce ne olmuştu?" gibi bir cümleyle sessizliği bozup, olup bitenler hakkında bilgi alabilirsiniz. Size açılabilir de açılmayabilir de, her iki duruma da hazırlıklı olun. Anlatmak istemiyorsa, kesinlikle zorlamayın. Can sıkıntısının sizinle ilgili olduğuna dair kesin ipuçları vermediği sürece, üstüne gitmenize gerek yok.

    Söylemek istediğini yüzünden anlayın

    Soyunmak istiyor

    Bir partide veya bir barda birlikteyken, gözleri sizin gözlerinizle karşılaştığında, gözlerini hafifçe yumup, uykulu gibi bakıyorsa size, kesin yatağa girmek için can atıyordur. Güçlü bir cinsel istek duyduklarında, insanların uykulu bir ruh haline girdikleri saptandı.

    Nasıl davranmalısınız?

    Sizin için can attığını zaten biliyorsunuz, bunun kanıtını bir daha ve bu defa kalabalık bir ortamda aldıysanız, yapmanız gereken tek şey ufak bir ön sevişme oyunu oynamak (zaten o ortamda yapabildiğiniz tek şey de o).

    Kulağına yanaşıp, eve gelir gelmez onunla yapmak istediğiniz şeyleri anlatın. Bunları fısıldadıktan sonra kulak memesine de hafifçe dokunun (biliyorsunuz o bölge çok hassastır). Bunları yaptıktan sonra, arkadaşlarınızın yanına dönüp, hiçbir şey olmamış gibi, eğlenmeye devam edin. Bu davranış bekleyiş heyecanını daha da dayanılmaz yapacak. Yalnız kalır kalmaz söz verdiklerinizi yapın, birkaç sürpriz ödül daha düşünün.

    Size söylemek istediği bir şey var

    Sevgilinizle sohbet ederken, arada sırada onun birkaç kez dudağını büktüğünü veya açıp kapadığını görüyorsanız, emin olun ki sizinle konuşmak istiyordur. "Bu ağız hareketleri, bir şeyler ifade etmek istediğini ancak kelimeleri seçemediğini gösteriyor" diyor Givens ve "Birisi bir şey söylemek istediğinde, beyin dudaklara ve dile sinyal gönderir ve bunlar otomatik olarak kıpırdamaya başlar. Kelimeler gecikse de, birinin konuşmak istediğini fark etmek hiç zor değildir" diye ekliyor.

    Nasıl davranmalısınız?

    Kadınlar, bir şey söylemek istediklerinde bunu fazla geciktirmezler. Erkekler için ise durum bu kadar kolay değil. Siz konuşmak istediğini fark edip, konuşması için onu zorlarsanız, geri adım atacaktır. Sabırsızlık, her zaman olduğu gibi, bu durumda da işinize yaramaz. Ona zaman tanıyın, düşüncelerini toparlayıp nasıl olsa konuşacaktır. O zaten sizinle konuşmak istiyor, tek sorun sadece cümleleri kurmakta zorlanması.
    Yarım saat içinde ağzından baklayı hâlâ çıkarmadıysa, üzerine varmayın, konuyu değiştirin. Onu daha rahat ve mutlu bir durumda bulduğunuzda konuyu yeniden açabilirsiniz, belki bu defa daha kolay anlatacaktır. Üstelik sizin bu rahat tavrınız onu da rahatlatacak ve size açılmasını kolaylaştıracaktır.

    Tamamen büyülenmiştir

    Sizden etkilendiğini zaten biliyorsunuz, ama size dünyanın en güzel varlığına bakar gibi bakıyorsa, gerçekten sevinebilirsiniz: Onu büyülemişsiniz. "Size baktığında, başını hafifçe eğip, omzuna yaklaştırırsa, derin bir aşk yaşıyor demektir" diyor Givens. Farkında olmadan, her istediğinizi yapar, çok şefkatlidir.

    Nasıl davranmalısınız?

    Daha önce sevgilinizin size yeterince ilgi göstermediğinden yakındıysanız, işte yakınlaşmak, şefkat göstermek ve şefkat görmek için iyi bir fırsat.

    Yanına oturun, pizza veya içecek bir şey hazırlayın ve yakınlığı, hatta vücut temasını sağlayın. Bu arada ne olur az konuşun veya sizin istediğiniz ve onun pek sevmediği konulara girmeyin. Bir şeyi sırf onun için yaptığınızı bilmesi onu çok mutlu edecektir.

    Sizden bir şey saklıyor

    Sevgiliniz cümlenin ortalarında aniden duruyor ise veya dilini sık sı kapalı dudakları üzerinden geçiriyorsa, emin olun ki kendi kendine sansür uyguluyordur. "Bu refleks kendi kendini durdurmaya çalışan ve söylediklerine aşırı dikkat etmek zorunda kalan kişilere aittir" diyor Givens. Yani, sevgiliniz, ağzından bir şey kaçırmaktan korkarsa, bu şekilde davranır, bizden söylemesi.

    Nasıl davranmalısınız?

    Onu ne pahasına olursa olsun konuşturmak için çaba göstermeden önce, şunu hatırlayın: Saklamak istediği şey olumlu da olabilir (sürpriz bir parti veya bir seyahat gibi). Sizden bazı şeyleri saklamak istemesi problem değil. Herkesin bazı özelleri olabilir. Belki partnerinizin sakladığı olay gerçekten sizi ilgilendirmiyordur ve sizi üzmek veya endişelendirmek istemiyordur. Bu durumda konuşması için bastırmanızın bir anlamı yok.

    Emin değil

    Merak sizi rahatsız ediyorsa, satır aralarını okumayı deneyin. Sohbetin tam ortasında bu hareketleri yaparsa, büyük ihtimalle bu sır, o anda değindiğiniz konuyla ilgilidir. Konuya tekrar dönün, ama akıllıca tasarlanmış bazı sorularla. Sorularla yorarsanız, mutlaka bir anda onu yakalarsınız.

    Eğer ilişkinizle ilgili bir sohbet sırasında sevgiliniz dudaklarını tamamen içe doğru yuvarlıyor ise, onun ilişkinizin geleceğiyle ilgili ciddi endişeler taşıdığını bilin. Bu davranış, konuşmacının içinde kopan fırtınaları işaret ediyor demektir.

    Unutmayın ki, en ufak bir ruh hali değişikliği dudaklara yansıdığı için, içinde sakladığı sorun ölüm kalım meselesi olmayabilir.

    Nasıl davranmalısınız?

    İlk önce panik yapmamanız şart. Sevgiliniz belki de geçici bir sorun yaşıyordur. Ama tabii ki, önemli bir soruna da hazırlıklı olmalısınız. Sorunun ne olduğunu bilmeden nasıl olsa bir şey yapamayacağınızdan, en iyisi ilk adımı ondan bekleyin. Onu konuşturmak istiyorsanız, ilk önce konuştuğunda bir dramla karşılaşmayacağından emin olmalı. Rahat bir ortam yaratın, bir şey konuştuğunda sabırla bekleyin, her söylediği söze düşmanca bir muhalefet veya bir savunma yapmayın. Şöyle bir cümle de kurabilirsiniz: "Söyleyeceğin her neyse, onu taşıyabilirim. Karanlıkta kalmasından, konuşmamız çok daha iyi." Konuşturmanın bir başka yolu da şu: Örnekler kullanın. Sizi rahatsız eden bir şeyle başlayın ki, söz açılsın. "Aklınızda olan bir şeyi açıklarsanız, o da kendini size açacaktır" diyor Gratch. Bu taktiklerden hiçbiri çalışmaz ise, ve aklınızda konuşucakları hakkında herhangi bir fikir varsa, zarfı siz uzatın. Bağlanmaktan korktuğunu hissediyorsanız, açık açık konuyu açın ve her iki cevap için de hazırlıklı olun. Her ne olursa olsun, durumunuzu bilmek bilmemekten daha iyidir.