Su Gibi Hisset Su Olduğunu Düşün!

Konusu 'Görsel Paylaşım' forumundadır ve canayakxixn tarafından 26 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : canayakxixn
  1. canayakxixn

    canayakxixn Bir Nefes&Düş Gibi Pro Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.945
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]

    Sen şimdi "su olduğunu" düşün...
    Bir an için sen su olduğunu düşün.
    Su denli özel su denli yararlı ve su denli çok tükenmez...


    [​IMG]

    ınanıyorum ki gerçekten de öylesin.
    Ama ister çeşmelerden dökül ister göklerden yağ
    ister nehirler dolusu ak;
    dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın.
    Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...
    Unutma daha çok bağırdığında
    daha çok dinlenmezsin
    gürültünün parçası olursun yalnızca!..


    [​IMG]

    [​IMG]

    Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir.
    Çünkü; "Su nasılsa burada gerek yok ki
    suyu kana kana içmeye" diye düşünürler...
    Tıpkı sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!..
    Ormandaki hiçbir hayvan
    ırmağın gürültüler koparan yerinden
    su içmeye çalışmadı şimdiye dek.
    Hepsi hep sabahın en sakin anını bekledi;
    suyun durgun yerlerini bulabilmek için
    Gittiler ve sakin sakin gereksinimlerini giderdiler.
    Onlar için en uygun olan kendi istedikleri zamanda.


    [​IMG]

    Sen hep bir su olduğunu düşün.
    Su gibi güzel su gibi yararlı su gibi vazgeçilmez...
    Ve su gibi yaşam kaynağı olduğunu düşün.
    Ama su gibi yaşatıcı ol.
    Su gibi yıkıcı sürükleyici ve öldürücü değil!..


    [​IMG]

    Suysan tarlalarını basma insanların
    yuvalarını yıkma
    ocaklarını söndürme; sana "felaket" denmesin!
    Suysan bir bardağa sığabil ki damarlara girebilesin!..
    Su gibi özel su gibi güzel su gibi yararlı
    su gibi gerekli ve
    su gibi bitmez tükenmez olduğunu da unutma.
    Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi
    su gibi "kıyametler koparıcı" olabileceğini de unutma...



    [​IMG]


    Vadiler varken önünde ve ovalar varken
    yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini
    ve bardaklara bölebiliyorsan yaşam verirsin çevrene.
    Yoksa hep duyulmayan dinlenmeyen korkulan
    ve kaçılan olursun seller afetler gibi.



    [​IMG]


    Tercih elindeydi hep ve hep de "senin ellerinde" olacak...
    Ya tutmayı öğreneceksin dilini
    ya da hiç durmadan konuştuğun için
    yalnızca bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi
    olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!
    Ama yapman gereken şu değil mi?
    Düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini.
    Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini
    kimin anlayıp anlamadığını.
    Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini...
    Hatta anlayanların anladıklarının da
    senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin...
    Konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek
    en az ama en uygun sözcükleri seçmeye çalışacaksın...



    [​IMG]


    Yolcuların önceden aldıkları biletleri
    ceplerinde olduğu halde saatlerini kontrol ederek
    zaman yaklaştığında vapurun kalkacağı iskelede
    hazır olmaları gibi sen de fikrini bildireceğin kişinin
    "kıyıya yanaşmasını" bekleyeceksin!..
    Demeyeceksin :
    "Ben canım isteyince giderim iskeleye
    vapur da o saniyede gelmek zorunda!.."
    Demeyeceksin:
    "Ben aklıma geleni aklıma geldiği biçimde söylerim.
    Karşımdaki de değil duymak değil dinlemek
    anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda!.."
    "Keşke öyle olsaydı. Keşke haklı olsaydın
    ama maalesef değil...
    Ağzını açıp "Şelaleden dökülen suyu"
    içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç?..
    Ya da önüne çıkan ağaçları bile sürükleyen bir selden
    susuzluk gidermeye uğraşan bir ceylan gördün mü?
    Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler;
    beyni olan her canlı gibi!..



    [​IMG]


    Hadi... Sen şimdi "su olduğunu" düşün
    ve kendini "su gibi" hisset...
    Su gibi özel su gibi güzel su gibi berrak su gibi yararlı...
    Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi bitmez
    tükenmez olduğunu anımsa...
    Ama yine su gibi "bir küçük bardağın içine"
    sığdır ki kendini
    girebilmeyi öğren insanların damarlarına.
    Yaşam ver... Vazgeçilmez ol!..
     
    Son düzenleme: 26 Eylül 2009
  2. 26 Eylül 2009
    Konu Sahibi : canayakxixn
  3. yasemin81

    yasemin81 mert ve ardam canlarım Üye

    Katılım:
    8 Şubat 2009
    Mesajlar:
    2.174
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    çok güzel teşekkürler