Sufilik Tasavvuf

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve irem tarafından 22 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    22 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irem
  1. irem

    irem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Ekim 2006
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    76
    Merhabalar Arkadaşlar,
    Gecen hafta Konyada SUFİ TASAVVUF TURUNA katıldım. Tadı damagımda kalarak gerı donmem gerektı. Hem cok dogru bılgılendırıldım hemde hayatımda bu kadar guzel ve eglencelı zaman gecırmemıstım. 13 -14 - 15 Kasım tarıhlerınde tekrar gıdıyorum. Kultur turları bolumunde programı yayınladım. Merak ettıklerınız olursa seve seve yanıtlamak ısterım.
    Herkesın gormesı gerektıgını dusundugum bır sehır
    sevgıler
     
  2. 22 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irem
  3. Anie

    Anie Alassea Ancalimë Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.386
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    106
    ne kadar güzel....
    bende "dinle neyden" adında bir kitap okudum bayıldım, benzer hatta aynı konular malum...
    konya çok uzak keşke kocaelinde de olsa :1no2:
     
  4. 22 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irem
  5. irem

    irem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Ekim 2006
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    76
    Merhabalar Edebest,
    Yerinde ogrenmek ve ordakı o guzellıklerı yasamak cok daha farklı.
    Sufılık ve tasavvuf ogrendım kı kıtaplardan okuyarak ogrenılemıyor ne yazıkkı
    yasayarak ogrenmek en guzlı oluyor. Turdada bıze sunulan suflıgı ve tasavvufu yasayarak gostermek ve ogretmek :)
     
  6. 22 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irem
  7. Anie

    Anie Alassea Ancalimë Üye

    Katılım:
    6 Ekim 2009
    Mesajlar:
    1.386
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    106
    Elbetteki herşeyin yaşanması okunmasından farklı olur amenna arkadaşım:) yani kitaptan bile o kadar etkiliyorsa, ötesinin nasıl olacağını düşünmek gerek... Neler yapılıyor bu turlarda ve ne zamanlar?
     
  8. 22 Ekim 2009
    Konu Sahibi : irem
  9. irem

    irem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    2 Ekim 2006
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    76
    Tekrar Merhabalar,
    Su anda en yakın zamandakı tur 13-14-15 kasım tarıhlerınde yapılacak. Seb i Aruz zamanı yanı 14 - 18 aralık tada olucak ama onun oncesınde gormek ve ogrenmek en dogrusu bırde yanılmıyorsam Ocak ayında yenıden bır tur koyulacak . Rehberimiz dünyaca ünlü tasavvuf rehberi olan Üzayir Özyurt. Konaklama yapacagımzı yer eskı osmanlı evi. Ki ben eve hayran kaldım :)
    Asagıya 13-14-15 Kasımda duzenlenen tur programını eklıyorum ınceleyebılırsın :)


    SUFı – TASAVVUF TUR PROGRAMI 13-14-15 KASIM
    Bir Gönül Seyahatidir Aşıkların Diyarına
    13-14-15 KASIM 2009
    Allah dostlarının mekânlarında yaşanacak haller, geziler ve aktarımlar sizlere unutamayacağınız bir hafta sonu tatili yaşatacak. Ertelenmiş meraklar, tekrarlanmak istenen duygular ve keşfedilmesi eksik kalmış haller = Sufi Tur.
    CUMA
    Otele giriş
    *Hoşgeldiniz programı Konya tanıtımı (rehber Uzeyir Özyurt ile)
    Konaklama Dervish Brothers Center
    CUMARTESı
    09:00-10:30 Açık büfe Kahvaltı
    10:45 Hz.Mevlana
    11:45 Hz.Şems Ziyareti
    Hz.Mevlana ve Şems’in Karşılaştığı yer
    13:30 -14:30 Öğle yemeği
    14:30-16:00 Serbest zaman
    16:00 Sema edebi ve uygulamalı anlatımı
    19:00-20:30 Akşam yemeği (Konya mutfağı)
    21:00 Sema Gösterisi(Kültür Merkezi)
    PAZAR
    09:30 Grup Buluşması
    09:30-11:30 Sille Konakta açık büfe brunch
    11:30-12:30 Sille gezisi
    13:00- Meram gezisi
    13:00-15:00 Tavus Hatun, Ateşbazı Veli ve Dedeler Bahçesinde çay
    15:30-17:00 Serbest zaman
    17:30 Yemek ,sohbet,ilahi ve zikir (Dervish Brothers Center da)





    Şemsi Tebrizi ziyareti:
    Bir deli mi? Bir âşık mı? Kendini anlatamamış bir garip mi? O’nu anlatan tarihi kaynaklar, en başından beri farklı olduğunu yazar. Gençliği de alıştığımız genç tiplemesinden uzaktır. Hep kaynayan, hep coşan bir şeyler vardır O’nda.

    Hz.Mevlana Türbe ve Müze Ziyareti:
    Mevlana’yı pişiren, kendisini feda eden bu gizemli büyüğün
    hikayesini öğreneceğiz.. O olağandışı yaşam hikayesini dinlerken belki de Lamekan dedikleri yere hisleri kanat tutup gideceğiz..
    Gönüller sultanı Mevlana. Gözlerini dış dünyadan biraz da kendi içlerine çevirmek isteyenlerin Kendi ruhunda yolculuk yapmak isteyenlerin, Kendini bilmek ve tanımak isteyenlerin rehberi.
    Yüzlerce yıldır her türlü karanlığı aydınlatan ışık.

    Rehberimizin engin bilgisi ve aktarımları ile unutamayacağınız bir Mevlana Celaleddin Hüdavendigar belgeseli dinleyeceksiniz...

    Öğle Yemeği (Etli ekmek)
    Konya ve civarına özgü, pideden farklı bir yiyecek. Koyun eti, soğan, domates ve biber iyice karıştırılır ve uzunlamasına açılan hamurun üzerine yayılarak ekmek fırınında pişirilir. ıdeal uzunluğu 30 cm’dir. Ayran ile beraber tüketilir, özelikle düğün ve sünnet törenlerinde misafirlere ikram edilir. Bu yiyeceğin bir çeşidi de et ve peynir karışımı ile yapılan halk arasındaki tabiriyle (Mevlana) diye anılan yiyecektir. ıyi bir usta tarafından hazırlanmış etli ekmek yiyenlere enfes bir lezzet sunar. Yapımında esmer un kullanıldığı ve esmer un genel olarak en fazla kullanıldığı için, Konya’da aldığınız tadı başka bir yerde almanız pek mümkün değildir. Pide ile karıştırılmaması ve pide olarak adlandırılmaması gerekir, nitekim pideden çok farklı bir yiyecek türüdür.

    MERAM GEZıSı:
    Meram’ı anlatmak için kurulacak cümlelerin hâkim öğeleri tarih, yeşil ve sudur.
    Meram; Yüzyıllar boyunca şairlere şiir, âşıklara terennüm ilham eden güzel.
    Meram, yemyeşil bir tabiat dokusu.
    Meram Konyalının akciğeridir. Onunla solunum yapar
    Taşı, toprağı aşkla yoğrulmuştur. Hava ayrı bir güzellikte, toprak ayrı bir özellikte; meyve, sebze ayrı bir bereketlilik ve lezzettedir Meram’da.
    Meramlı olmak, Meram’da yaşamak, Meram’ı tanımak, Meram’ın özelliklerini ve güzelliklerini tatmak bir ayrıcalıktır, herkese nasip olmaz.
    Göz, toprağın ve ağacın yeşillikleriyle; gökyüzünün derin mavilikleriyle dinlenir, Meram’da.
    Medeniyetimizin en görkemli eserlerine sahip Konya’nın tarihi varlığının önemli bir kısmı da Meram sınırları dâhilindedir.

    TAVUS HATUN GEZıSı
    Konya’nın Meram Bağları sırtlarında Tavus Baba adlı bir türbe vardır. Burada yatanın kim olduğu, nasıl yaşadığı bilinmemektedir. Onunla ilgili söylence şudur.
    Bir gün türbenin şimdi bulunduğu yere Hint diyarından çok güzel bir kadın gelip yerleşir. Küçük kulübesinde rebab çalar. Sesi güzeldir. Mevlevileri büyülemiştir. Kimseler yüzünü göremez. Rebabının eşsiz sesiyle tepenin eteklerinde sema edilir.
    Günün birinde birden ses kesilince herkes tepeye koşar, kulübede kırık bir rebab ve bir yığın tavus tüyünden başka bir şey yoktur. Tüyler toplanır, buraya bir türbe yapılır. Adına da Tavus Baba Türbesi denilir.
    Yörede incelemeler yapan Gotdolevski’ye göre Bektaşiler bu yabancı kadına ölümden sonra baba sanını vermişler. Bu yüzden Tavus Baba diye anılır.

    Ateşbazı Veli Türbesi Ziyareti:
    Mevlana’nın aşçısı olarak bilinen Ateşbaz-ı Veli’nin Türbesi`ne her yıl Türkiye’nin çeşitli yerlerinden binlerce ziyaretçi gelerek adakta bulunuyor. Mevlana ve Ateşbaz-ı Veli konusundaki araştırmalarıyla bilinen Selçuk Üniversitesi’nden emekli Hasan Özönder, Mevlana’nın, Ateşbaz-ı Veli’ye tuzla ilgili böyle bilinen bir duasının olmadığını söyledi.
    Dünyadaki tek aşçı türbesidir...
    Bunun halk arasındaki inanıştan ortaya çıkan bir durum olduğunu belirten Özender, “Mevlevihanelerde ateşbaz makamı vardır. Bu makamın yeri yüksektir. Ateşbaz-ı Veli’nin türbesinin yapılması buna bağlanıyor. Ancak, dünyada tek aşçı türbesinin Ateşbaz-ı Veli Türbesi olduğu biliniyor” diye konuştu. Özender, türbeye tuz ve yağ gibi yiyeceklerin getirilmesinin ise Orta Asya Türk geleneğine dayandığını sözlerine ekledi.

    Sema edebi ve uygulamalı anlatım
    Âl-i ımran Suresi’nde "Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah`ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler. Ve `Rabb’imiz, bunu boş yere yaratmadın, seni tespih ederiz, bizi ateşin azabından koru.` derler." buyrulmaktadır. Semâ, Mevlevî yoluna mahsus bir zikir tarzıdır. Mevlânâ’nın semaı, bir merasime tabi değildi. ıçinden geldiği zamanlarda, bazen bir dost meclisinde, hatta bazen yolda yürürken dönerek zikretmeye başlardı.
    "Hâl ehlinin kalplerinin hizmetkârıdır semâ" `Âşıkların gıdasıdır semâ`

    Akşam yemeği:
    Konya`nın meşhur yemekleri ile devam eden lezzetli an`lar...
    Sema Gösterisi - (Mevlana Kültür Merkezi)




    Zikir

    “Evrâd” sözlükte; “gelmek, çeşmeye varmak, suya gelen topluluk, akan su ve dere” anlamlarını taşıyan “vird” kelimesinin çoğuludur. Virdler daha ziyade maneviyat yolunda ilerlemek, Hakk’a yakınlık kazanmak için okunur. Vird, vecdin meydana gelmesine ve vâridelere yani kalbe doğan mânalara vesiledir. Bu yüzden “virdi olmayanın vâridi olmaz” denmiştir. Evrâd ve ezkâr, imanı kuvvetlendirir. ımandaki sağlamlık Hak Teâlâ’nın o kul üzerindeki lütfünü çoğaltır; zühd, takva, ihlâs, vera’ gibi makamların kazanılmasına sebep olur. Manasını bilip bunlar üzerinde düşünerek dua etmek imanı artırır, duanın amacına ulaşmasını temin eder.
    Her tarikatın hususî bir virdi bulunur. Mevlevîlerin de bir evradı vardır. Bizlere zikir örnekleri gösterirken belki de unutulmuş tekrarları hatırlama imkânımız olacak...



    Sille
    Sille Konya ilinin 8 km kuzey batısında, antik bir Rum köyü. Burada bahsi geçen Rum Roma’ya ait anlamı taşımaktadır ve Ortodoks Türklerin de mübadele öncesi yaşadığı anlaşılmaktadır. Günümüzde Konya Selçuklu belediyesine bağlı bir mahalle ve baraj gölü.
    Arkeolojik veriler yerleşkenin 6000 yıl öncesinde kurulduğu yönündedir. ısmin kökeni konusunda çeşitli açıklamalar vardır. ılki Yunan mitolojisindeki Silen (Silene)` den geldiğidir. Yine `Silenos`, kaynayıp, coşarak köpürüp akan su, kelimesinden türediği de kabul gören bir açıklamadır. Roma, Bizans, Kudüs yolu üzerinde yer aldığı için önemli bir dini merkez olmuştur. Dünyanın en eski ve en büyük manastırlarından biri olan Ak Manastır ("Hagios Khariton Manastırı", "Deyr-i Eflâtun") bu köydedir ve
    yaklaşık 800 yıl kesintisiz hizmet vermiştir. Ak Manastır Konya`da yaşayan Mevlevi dervişlerince de ziyaret edilmiş ve bahçesinde küçük bir de mescit yaptırılmıştır.


    Ücret : Kişi başı 300.-TL
    (Konaklama, yemek, rehberlik, etkinlik ve çalışmalar dahil)
    Ulaşım fiyata dahil değildir. Lütfen bilgi alınız.
    SON KAYIT TARıHı : 6 KASIM 2009
    Değerli Dostlarımız.
    Bu gezimizde katılım sınırlı olup maksimum 18 dir.
     
    Son düzenleme: 24 Ekim 2009