Sus(turul)muş Kadınlar

Konusu 'Ah Erkekler' forumundadır ve Fahriye tarafından 25 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    25 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  1. Fahriye

    Fahriye Popüler Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    108
    ''Biz ağaca bakıp geçtik hep, erkek egemen anlayışın göz yaylasına takılan buydu. Bakmamızın nedeni meyvesine olan açlığımızı gidemek içindi. Bu görme biçimi çıkarımızla da örtüşüyordu. Oysa kuruyan çıplak dallarını bir türlü yapraklarından göremiyorduk.''(Adil Duran)

    Bu kadınlar tıpkı susturucu takılmış silahlar gibidir. Tetiğe bastığınızda hiç sesleri duyulmaz fakat bu silahlar hep geri teper ve kadın hep kendini yaralar. Her yara aldıkça daha fazla kan kaybeder gibi kişiliklerinden eksilirler. Ve birgün ne damarda akacak kan, ne kişilikten verilecek ödün kalır. Ezilen değil; yok olan kadındır. Kişiliğinden o kadar ödün verdikten sonra hayatın ne anlamı kalıyor ki?
    Peki bu kadınların hergün daha da derinleşen açık yaralarla, hergün biraz daha tükenerek yaşam mücadelesi vermeye çabalamasında suçlu kim? ''Kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin! '' diyerek hayvanla kadını bir tutan zihniyetle büyütülmüş erkek mi, yoksa; ''Erinin dediğinden çıkmayacaksın, o ne derse o olur, hem kocanın vurduğu yerde gül biter! '' diyerek erkeğin sözü ile Tanrı kelamını bir tutan zihniyetle beyni yıkanarak büyütülmüş zamanın kız çocukları, şimdinin kadınları mı? Tabularla, günahlarla büyütülmüş, flört etmesine izin verilmemiş, ömründe ilk tanıdığı erkek eşi olan kadınlar mı, erkeğe herşey serbest, hem erkeğin tecrübelisi makbuldür diyerek tecrübe ! kazanmış erkek mi? Evlilik imzasını atınca kadının tüm haklarını ele geçirdiğini düşünür bu susturucu erkek tipleri. Ve geçirirler de. Kadın ilk başlarda büyük aşkından dolayı susar. Sonraları aşk bitip yerini sorulara bırakınca konuşmaya çabalar ama bu sefer belki de aşağılanarak susturulur. Hiç bir işe yaramadığı, kafasının çalışmadığı, her yanlışın sorumlusunun kendisi olduğu öyle ustaca işlenir ki beynine, bir süre sonra kadın mankutlar gibi efendisinin sözünden çıkmamaya başlar. Taki; sevgi tükenene kadar.
    Kadının sesini çıkarabilmesi için ekonomik özgürlüğünün elinde olması gerekir diye düşünülebilir. Ama günümüzde birçok kadın madden erkeğe bağımlı olmamasına rağmen hala susturulmakta. Dünyanın birçok ülkesinde ve bizim ülkemizde de kadınları koruma altına alan dernekler mevcut. Hele yabancı bir ülkede iseniz ne aç nede açıkta kalma gibi bir korkunuz asla olamaz. Neden mi katlanılıyor peki ? Katlanmak saçmalık elbette. Ama o kadın anne ise hele de birden fazla çocuk annesi ise bir yerde bağımlı olmaya mecbur kalıyor. En azından bir ayrılık durumunda biliyor ki çocukları da ayrı büyümeye mahkum olacaklar. Ve buna kimsenin hakkı yok diye düşünür bir anne. O uğruna hergün bir parça daha kaybolarak gezdiği çocuklarının, gün gelip ona hiçbir faydaları olmayacağını bile bile... Bazen bir kaç adım geride, bazen ısrarla önde kendini inandığı amaçlara adayan analar..
    Belki abartıyorsun diyeceksiniz. Hayır az bile söylüyorum. Bunlar ister Anadolu olsun, ister İstanbul, isterse Avrupa. Her yerde karşılaşabileceğimiz hayat hikayeleri. Sonu ne mi olur? Umulur ki kadın bir an önce sessiz çığlıklarını dışa vermeye başlar. En sabırlısı eğer çocukları yüzünden susturulmaya katlanmışsa; onların kendi başlarının çaresine bakabilecekleri zaman sesini duyurmasıdır artık. Çocuk yüzünden değilse suskunluğu affınıza sığınarak aptal olduğuna kanaat getireceğim.
    Erendiz Atasü'nün kitabından bir alıntı sunuyorum son söz olarak:
    Yazara göre kadınlık "duygulardadır...'' Beden bir bitki gibidir, onun dilinden konuşman gerekir... Kendi kuralları vardır.. "Oksijensizliğe üç dakika, susuzluğa beş gün, sevgisizliğe her gün tükene tükene bir ömür boyu dayanır... "

    Alıntı
     
  2. 25 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  3. yexsxxsxim

    yexsxxsxim *dışı buz içi b@l’ım* Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    976
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    paylaşımın için sağol
    maalesef günümüzde bile bu tarz şeyler hala var
     
  4. 25 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  5. kriegerin

    kriegerin benim can oğlum Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    8.549
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    biz kadınlar bile eşitlik isteyen hemcinslerimizi eziyorken ne de anlamlı bir yazıydı
    çok teşekkürler a.s.
     
  6. 25 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  7. ayers

    ayers Yeni Üye Üye

    Katılım:
    13 Haziran 2007
    Mesajlar:
    7.611
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Erkekler Ve Kadınlar Eşittir Sözü Umarım Soyut Değil Somut Bir Kavram Haline Gelir...

    Sözde herkes bu cümleyi kullanır önemli olan bu durumun ortadan kalkması için somut bir şeyler yapabilmek...En çok kızdığım konu ise bu sözü inanmadan söyleyen kişilere.Kendi egolarını tatmin etmekten başka bir şey yapmıyorlar bence.
     
  8. 25 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  9. Gunicen

    Gunicen Ve aşk,eş anlamlı adınla! Pro Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    7.422
    Beğenildi:
    1.118
    Ödül Puanları:
    188
    Eşitlikten en çok söz eden müslüman toplumuz..Ama hala erkek eşinden,sevgilisinden başka birine bakınca çapkın..Kadın bakınca Ahlaksız oluyor..Hala kadının namusu iki bacak arasında soruluyo :çok üzgünüm: Sustuluyoruz ve karşı koyamıyoruz.!! :1no2:
     
  10. 25 Haziran 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  11. sel

    sel İkimiz ve oğlumuz Pro Üye

    Katılım:
    31 Ocak 2008
    Mesajlar:
    9.452
    Beğenildi:
    99
    Ödül Puanları:
    153
    katılıyorum.
    bunun üstüne diyecek bişeyim yok.
    paylaşımın için teşekkürler fahriyecim a.s.
     
  12. 13 Temmuz 2008
    Konu Sahibi : Fahriye
  13. janet

    janet Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.642
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    bunlar ve baska seyler kadınlar hep susuyor hep susmak zorunda kalıyor önce bir cok seye katlanıyor ailesi icin sonra bıcak kemige dayanıyor ve vaz geciyor ya kendinden ya evliliginden
    ya toplum nedense erkekler dul kadın arıyor zevkleri icin ve toplum gene bu sefer baska sekilde baskı yapıyor kendine dikkat et laf gelmesin dedikodu olmasın ya neden kadınların isi cok zor evlilikte katlan bosandıktan sonra erkeklere dikkat et hep niyeti bozuk kisiler