suslu severlere

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve xsxulem tarafından 31 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    31 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini
    gerçekten çok seven bir bulutla yıldız vardı...
    Bulut gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu
    yıldızsa; en parlak, umudu en çok yansıtan yıldızıydı...

    Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırdı...

    Tatlı bir kıskançlıktı onlarınkisi... Ama biri vardı ki;
    bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyordu...
    Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen...

    Bulut biraz saftı, kimseyi kıramazdı...
    Yıldızsa bulutu için elinden gelen her şeyi yapabilir,
    herkese meydan okuyabilirdi... Zaten onun için
    bir bulutu bir de çok sevdiği dostu peri vardı...
    Bir derdi olduğunda gider periye anlatırdı...
    Nereden bilebilirdi ki, perinin bir gün bunların hepsini
    yıldızla bulutun ayrılmalari için kullanacağını?

    Bir gün nazar değdi bulutla yıldıza...
    Hiç yoktan bir sebepten tartıştılar.
    Bulut, çekti gitti, hatalı olmasına rağmen.
    Yıldızsa "Nasılsa bulutum beni seviyor,
    dönecektir." diye düşündü... Fakat hiç bir şey
    beklendiği gibi gitmedi... Bulut dönmedi.
    Kim bilir, belki de cesaret edemedi dönmeye.
    Tek bir gerçek vardı ki:
    O da; ikisinin de çok üzgün olduklarıydı...
    Gökyüzündeki iyilik melekleri bile ağladılar
    onların durumlarına ama ne fayda...

    Ertesi gün yıldız olanları en yakın dostu periye anlattı...
    Periyse göstermelik bir hüzne büründü...
    Eline büyük bir fırsat geçmişti. Artık hayatı boyunca
    kıskandığı kişiye karşı kozları vardı elinde.
    O kişi, en yakın dostu yıldız olmasına rağmen
    kullanacaktı kozlarını... Hem de büyük bir zevkle...

    Bulutun yanına gitti ve yıldızın artık onu sevmediğini
    söyledi. Bulutsa üzüldü, boynunu büktü ama elinden
    hiç bir şey gelmeyeceğini düşündü...
    Çünkü yıldız inatçıydı..
    Bir kere olmaz dediyse, bir daha olur demezdi.
    Peri de bulutun bu üzgün durumundan yararlanıp
    ona olan sevgisini itiraf etti...
    Bulut da kimseyi kıramadığı için perinin,
    yıldızının yerine geçmesine izin verdi...

    Yıldız, günlerce bulutunun dönmesini,
    ondan af dilemesini bekledi... Ama bulut gelmedi.
    Bir gün yıldız, bulutun yanına gidip,
    konuşmaya karar verdi. Gece yola çıktı.

    Bulut, dostu sandığı periyle birlikte ayda eleleydi...
    Melekler dayanamayıp, tüm olan biteni anlattılar yıldıza...
    Çok üzüldü ve çaresiz, döndü arkasını gitti...
    Yavaş yavaş sönmeye başladı...
    O günden sonra yıldız söndü, ışık veremez oldu..
    Bulutsa artık ne o kadar pembe, ne de o kadar kadifeydi.

    Yıldız, ilk zamanlar her şeyden vazgeçti, hayata küstü...
    Ama kolay pes etmezdi.
    Kısa bir süre sonra hayatıyla ilgili o önemli kararı verdi.
    O güne kadar hiç görmediği güneşin yanına gidecekti
    ve biraz daha ışık isteyecekti ondan. Çok geçmeden
    daha önce hiç görmediği güneşin yanına gitti...
    Ondan yansıtması için biraz daha ışık istedi...
    Güneş ışık yerine sevgisini verdi yıldıza...

    O gün bu gündür yıldız,
    dünyaya güneşin sevgisini yansıtır....
    Bulutsa; hep gözyaşlarını akıtır dünyaya...
    Bir de yüreğinde kopan fırtınaları...