Sylvia Plath / A.B.D.

Konusu 'Yazarlar' forumundadır ve seaBahAR tarafından 28 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    28 Kasım 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238

    Sylvia Plath

    [​IMG]

    Sylvia Plath (1932 - 1963), ABD'li şair ve yazardır.

    Trajik yaşamı ve intiharıyla tanınan Plath, aynı zamanda yarı otobiyografik bir roman olan ve depresyonu üzerine ayrıntılı bilgiler veren Sırça Fanus kitabının yazarı olarak bilinir. Anne Sexton ile birlikte, Plath gizdökümcü şiirin önemli isimlerinden biridir.

    1932 yılında Alman bir baba ve ABD'li bir anneden, Massachusetts'te doğdu. Profesör olan babası 1940 yılında öldü. Plath ilk şiirini 8 yaşında yayımladı.

    Plath, hayatı boyunca ileri derecede manik-depresif bozuklukla boğuştu. 1950 yılında bursla girdiği Smith College'deki ikinci yılında ilk intihar girişimini gerçekleştirdi ve bir akıl hastanesine yatırıldı. 1955'te Smith College'den summa cum laude derece ile mezun oldu.

    Kazandığı Fulbright bursuyla Cambridge Üniversitesi'ne giderek çalışmalarını burada sürdürdü ve şiirlerini üniversitenin öğrenci gazetesi olan Varsity'de yayımladı. Plath burada 1956 yılında evleneceği İngiliz şair Ted Hughes'la tanıştı. Evliliklerinin ardından Boston'da yaşamaya başladılar. Plath, hamile kaldıktan sonra ise İngiltere'ye geri döndüler.

    Plath ve Hughes, Londra'da kısa süre yaşadıktan sonra North Tawton'a yerleştiler. Çiftin sorunları bu dönemde başladı ve ilk çocuklarının doğumundan kısa süre sonra Sylvia Plath Londra'ya geri dönerek boşanma işlemlerini başlattı.

    Kiraladığı evin eskiden İngiliz şair William Butler Yeats'e ait olduğunu öğrenen Plath bunu iyi bir işaret olarak değerlendirdi. 1962 - 1963 kışı Plath için çok zor geçti. 11 Şubat 1963'te, ikinci kattaki odalarında uyumakta olan çocuklarının yanına süt ve kurabiye bıraktıktan sonra, odalarının kapısını da içeri gaz girmeyeceğinden emin olmak üzere bantlayarak kapattı ve kafasını fırının içine sokarak intihar etti.

    İntiharıyla ilgili olarak kocası Ted Hughes eleştirilere maruz kaldı. Hughes yıllarca bu konuda konuşmadı. Daha sonra anılarını yayımladı.

    1963 yılında henüz 30 yaşındayken intihar eden Plath’ın hayatı, Oscarlı oyuncu Gwynet Paltrow’un ünlü şairi canlandırdığı “Sylvia” filmine de aktarıldı.

    Plath’ın Türkçe’ye çevrilen eserleri arasında bulunan “Sırça Fanus” adlı romanı, birçok kişi tarafından ilk Amerikan feminist romanı olarak değerlendirilir.

    Eserleri :

    Şiir
    The Colossus (1960)
    Ariel (1965)
    Crossing the Water (1971)
    Winter Trees (1972)
    The Collected Poems (1981)

    Düz Yazı
    The Bell Jar (1963)
    Letters Home (1975)
    Johnny Panic and the Bible of Dreams (1977)
    The Journals of Sylvia Plath (1982)
    The Magic Mirror (1989)
    The Unabridged Journals of Sylvia Plath

    Çocuk Kitapları
    The Red Book (1976)
    The It-Doesn't-Matter-Suit (1996)
    Collected Children's Stories (İngiltere, 2001)
    Mrs. Cherry's Kitchen (2001)

    Türkçeye Çevrilmiş Eserleri
    Ariel, (İmge Kitabevi)
    Johnny Panik ve Rüyaların Kutsal Kitabı, (Altıkırkbeş Yayınları)
    Sırça Fanus, (Can Yayınları)
    Üç Kadın, (Oğlak Yayıncılık)
    Sylvia Plath'in Günceleri, (Oğlak Yayıncılık)



    -alıntı-
     
  2. 2 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238
  4. 10 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. April

    April Hep daha daha çok oku!!! Üye

    Katılım:
    22 Nisan 2008
    Mesajlar:
    10.100
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    196
    hayranıyım onun.........
     
  6. 11 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238
    Hayranların bakış açılarını hep merak etmişimdir.. O nedenle de sormadan edemeyeceğim..

    İntihar etme eylemi, her insanın özgür iradesine girer.. Peki, ya iki çocuklu bir annenin var mıdır böyle bir özgür iradesi?

    Ne düşünüyorsun bu konuda?
     
  8. 29 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. moondancer

    moondancer Sonunda Çok Mutlu :) Üye

    Katılım:
    12 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    614
    Beğenildi:
    166
    Ödül Puanları:
    113
    sylvia plath..
    hayatı boyunca sırça fanusun üstüne kapaklanmasından ürkmüş harika kadın
     
  10. 30 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.195
    Ödül Puanları:
    238
    Güzel yorum.. :lepi:
     
  12. 17 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. Womanizer

    Womanizer Popüler Üye Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    2.739
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    Anne Sexton ve Sylvia Plath onlardan önce Virgina Woolf her kadının okuması gereken yazarlar bence
     
  14. 18 Ekim 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. flamenko

    flamenko Popüler Üye Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.294
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    bu kadının hayat hikayesi beni çok etkilemişti...
     
  16. 1 Aralık 2009
    Konu Sahibi : seaBahAR
  17. BenPia

    BenPia Queen Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2008
    Mesajlar:
    4.898
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    edebiyatin cadi tanricasi
     
  18. 18 Nisan 2010
    Konu Sahibi : seaBahAR
  19. BenPia

    BenPia Queen Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2008
    Mesajlar:
    4.898
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106
    LADY LAZARUS

    Bak, gene yaptım işte.
    Her on yılda bir
    Nasılsa buluyorum bir yolunu –

    Bir çeşit yürüyen mucize, derim
    Bir Nazi abajuru kadar parlak,
    Sağ ayağım

    Bir kağıt baskısı,
    Yüzüm, şekilsiz, ince
    Yahudiden bir çarşaf.

    Sıyır örtüyü
    Ey benim düşmanım.
    Nasıl, ürkütüyor muyum? –

    Bumum, göz oyuklarım, eksik dişlerimle?
    Bu kokan soluk
    Bir günde gider.

    Çok geçmez, çok geçmez
    Mezar kovuğumun yediği etim
    Yerini bulur üstümde

    Ve ben gülümseyen bir kadın.
    Daha otuzuncu baharımda.
    Kedi gibi dokuz canlı.

    Bu üçüncüsü şimdilik.
    Ne aşağılık iş
    Yok etmek her on yılı.

    Nasıl milyonlarca lif.
    Seyretmek için doluşan
    Ağzı çekirdekli kalabalık

    Soyuyorlar beni elleriyle, ayaklarıyla-
    ışte büyük striptiz.
    Baylar, bayanlar,

    Bunlar ellerim,
    Bunlar dizlerim.
    Bir deri bir kemik olabilirim,

    Gene de tıpatıp aynı kadınım.
    On yaşındaydım ilk keresinde.
    Kazaydı.

    Kararlıydım ikincisinde
    Sonunu getirmeye ve geri dönmemeye.
    Bir deniz kabuğu gibi

    Kapanmış sallanıyordum.
    Durmadan çağırmaları, yapışkan inciler gibi
    Bir bir ayıklamaları gerekti böcekleri üstümden.

    Ölmek
    Bir sanattır, her şey gibi.
    Eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi.

    Öyle ustaca ki insana korkunç geliyor.
    Öyle ustaca ki gerçeklik duygusu veriyor.
    Bu konuda iddialıyım sanırım.

    Bu iş güç değildir bir hücredeyseniz eğer.
    Güç değil bu işi yapıp hiç kımıldamamak.
    Güç olan güpegündüz

    Büyük bir gösterişle
    Aynı yere, aynı yüze, aynı hoyrat
    Bağrışmaya dönmek:

    "Bir mucize!"
    işte bu beni yıkan.
    Bir ücreti var.

    Yaralarıma bakmanın, bir ücreti var
    Nabzımı yoklamanın -
    Gerçekten atıyor kalbim.

    Bir ücreti var, büyük bir ücreti var hem de
    Bir sözümü duymanın, dokunmanın,
    Kanımın bir damlasının

    Ya da saçımın, giysilerimin bir parçasının.
    Ya, ya, Herr Doktor.
    Ya, Herr Düşman.

    Sizin eserinizim ben,
    Sizin değerli eşyanız,
    O som altından bebek

    Hani bir çığlıkta eriyen.
    Dönüyorum ve yanıyorum.
    Büyük ilginizi küçümsediğimi sanmayın.

    Küller, küller-
    Karıştırıp duruyorsunuz.
    Et, kemik, başka bir şey yok –

    Bir kalıp sabun,
    Bir nişan yüzüğü,
    Bir diş dolgusu, altın.

    Herr Tanrı, Herr ıblis
    Sakının
    Sakının.

    Küllerin arasından
    Kızıl saçlarımla dirilip doğruluyorum
    Ve solurcasına insan yiyorum.



    Çeviren: Cevat ÇAPAN