Takintilar Mutluluğun Düşmanidir (BENCE OKUMALISINIZ)

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve ferday tarafından 3 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    3 Ocak 2008
    Konu Sahibi : ferday
  1. ferday

    ferday Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Ekim 2007
    Mesajlar:
    497
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Varlıklı olduğu her halinden belli olan bir adam, Galata Köprüsü'nden
    yürüyerek geçiyormuş. Bir taraftan sağına soluna bakınırken, bir taraftan da elindeki altınla oynuyormuş.

    Fakat ne olmuşsa olmuş, altın elinden kayıvermiş ve yuvarlanıp denize düşmüş. Hikaye de bu ya; o zaman deniz çok temizmiş ve altın, suyun dibinde pırıl pırıl parlıyormuş. Adamcağız çaresizlik içinde öylece bakıyormuş.
    Teker kırılınca yol gösteren çok olur derler. Her kafadan bir ses çıkıyor,
    türlü çeşitli çözümler öneriliyormuş. Tam o esnada kendine en uygun öneriyi fark etmiş.
    Bunu ancak Dalgıç Ali çıkarır. Onu çağıralım !!!
    Birisi gidip bulmuş, getirmiş, ama Dalgıç Ali gerçekten nazlanıyormuş. Kısa bir pazarlık sonunda taraflar herkesin şaşkın bakışları arasında, iki altına anlaşmışlar. Dalgıç Ali hemen işe başlamış ve epey uğraştıktan sonra altını denizden çıkarmayı başarmış. Altının sahibi bir eliyle emaneti alırken öbür eliyle, daha önceden hazırladığı iki altını dalgıca vermiş ve kimseye fırsat bırakmadan konuşmaya başlamış.

    "Biliyorum hepiniz merak içindesiniz. Sizlere göre bu yaptığım pek de akıl karı değil. Ama şunu bilmiyorsunuz, ben bu köprüden günde en az iki defa geçiyorum. Her geçişimde benim burada bir altınım kalmıştı diye kafama takamam. Bir yerine iki altın verdim, ama aklımı kurtardım"