Tamamen yağsız diyet sağlıklı değil

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve oskeeee26 tarafından 22 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    22 Haziran 2007
    Konu Sahibi : oskeeee26
  1. oskeeee26

    oskeeee26 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Nisan 2007
    Mesajlar:
    115
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Tamamen yağsız diyet sağlıklı değil

    Hiç yağ içermeyen bir diyette, günlük enerjinin sağlanması için çok yemek gerekir. Diyetlerde yağlar günlük enerji ihtiyacının yüzde 30'unu karşılamalıdır


    Kilo alırız diye yemeye korktuğumuz yağlar, aslında o kadar da korkutucu değil... Çünkü;
    1. Günlük enerji ihtiyacımızın önemli bir kısmını,
    2. Yağda çözülen vitaminlerin (A, D, E, K) alınmasını,
    3. Vücüdumuzda sentezlenemeyen fakat sağlıklı olmamız için mutlaka besinlerimizden almamız gereken bazı yağları (esansiyel yağlar) sağlarlar.
    Mısır, soya, pamuk, keten, fıstık ve bazı deniz balıkları (somon, uskumru, hamsi, sardalye), esansiyel yağlar açısından zengin gıdalardır. Dolayısıyla enerjinin başka kaynaktan sağlanması mümkün olsa da bazı vitaminlerin ve esansiyel yağların alınması için belirli bir miktarda yağın diyetimizde bulunması gerekir.
    Ayrıca yağlar besinlerimize lezzet katar, doygunluk hissi yaratırlar. Hiç yağ içermeyen bir diyetten, günlük normal enerjinin sağlanması oldukça büyük miktarlarda gıda alınmasını gerektirir.
    Yiyeceklerle aldığımız yağların % 98'inden fazlası trigliseritlerden oluşur. En çok tükettiğimiz yağlar olan tereyağ, margarinler, zeytinyağ, ayçiçek yağı, mısırözü yağı hepsi trigliseritlerden oluşur. Bu yağların yakılmasıyla elde edilen enerji miktarı yaklaşık aynıdır (9 kkal/gr). Bitkisel yağlarda kolesterol bulunmaz, ancak hayvansal yağlarda kolesterol bir miktar bulunur.

    Sağlıklı bir diyet için
    Sağlıklı kişiler için ideal bir diyette yağlar günlük enerji ihtiyacının yüzde 30'unu karşılamalı ve çeşitli yağları (az doymamış, çok doymamış, doymuş) eşit oranda içermelidir. Diyetimizde bulunan trigliseritlerin içerdiği yağ asitleri, diğer yağların da metabolizmalarını etkiler. Örneğin, doymuş yağların (tereyağı) kolesterol düzeylerini yükselttiği, buna karşılık doymamış yağların (mısırözü, soya) düşürdüğü bilinir. Bu sebeple kalp-damar hastalığı bulunan veya risk taşıyan kişilere doymamış yağlar içeren diyet önerilir.
    Özellikle balıklarda bulunan ve çok doymamış yağ asitleri içeren bir grup yağın (w-3 yağ asitleri ailesi) damar sağlığına olumlu katkıda bulunduğu bilinmektedir. Sadece hayvansal gıdalarla beslenen Eskimolarda kalp-damar hastalıklarının görülmemesi diyetlerinin bu yağlardan zengin olması ile açıklanmıştır.

    Zeytinyağı nasıl saklanmalı?
    Zeytinyağını buzdolabında veya soğuk ortamda muhafaza etmeyin.
    Zeytinyağını, güneş ışığından uzak, oda sıcaklığında ve nem almayacak şekilde ağzı kapalı olarak saklayın.
    Dumanlanma noktası düşük olduğundan, pişirilmemesi, genellikle salatalarda kullanılması, yemeklerde kullanılacaksa yemek pişip altı kapandıktan sonra eklenmesi önerilir.
    Raf ömrü 18 aydır, baharatlı zeytinyağlarında ise 1 yıldır. Fakat natürel zeytinyağı 18- 20 derece sıcaklıkta ve ışıksız ortamda korunursa yıllarca değerlerini yitirmez.


    TRıGLıSERıTLER VE BESLENME

    Trigliseritler nedir?
    Besinlerdeki margarin, mısır ve ayçiçek yağı genellikle trigliserit formundadır. Bu yağlar, vücut dokularında da trigliserit olarak depolanır. Besinlerle alınan trigliseritler, karaciğerde farklı yollardan metabolize olur. Bunlar:
    Eğer çok fazla doymuş yağ tüketirseniz, karaciğeriniz çok fazla kolesterol üretir ve bu kolesterol kan dolaşımına katılır.
    Eğer fazla miktarda besin tüketirsiz, karaciğeriniz aşırı tükettiğiniz bu besinleri trigliseritlere çevirir ve vücudunuzda yağ olarak depolanır.
    Eğer alkol tüketiyorsanız, karaciğeriniz, kanınızda dolaşan alkolden daha fazlasını üretir.


    Yüksek trigliserit bir sağlık problemi mi?
    Kanda trigliseritlerin yüksek olması, diğer risk faktörleriyle bir araya geldiğinde kalp hastalığı oluşma riskinizi artırabilir. Yüksek trigliserit miktarını da içine alan diğer risk faktörleri; yüksek kolesterol, ailede kalp hastalığı öyküsü olması, sigara kullanımı, yüksek tansiyon ve obezitedir.

    Normal trigliserit seviyesi ne olmalı?
    Eğer kan kolesterolü normal seviyedeyse (200 mg/dl'nin altı), trigliseritler için 250 mg/dl'nin altı normal seviye olarak kabul edilmektedir.

    Kan trigliserit düzeyi nasıl azaltılabilir?
    Düşük yağ içeren besinler tercih edilmelidir. Yumurta sarısı haftada 3-4 kereden fazla tüketilmemelidir. Yanında posa miktarını artırması için, tam tahıllı ürünler veya sebzeler tüketilmelidir. Meyve suyu yerine kurutulmuş meyve tüketmek de trigliserit seviyenizi düşürmenize yardımcı olacaktır.
    ıdeal kilo hedeflenmeli ve ona ulaşılmalıdır. Kilo vermek de gerçekten etkili bir şekilde trigliserit seviyenizin düşmesine neden olacaktır.
    Günlük fiziksel aktivite artırılmalıdır. ıdeal kiloya sahip olmanız için de gerekli olan fiziksel aktivite, trigliseritlerinizin azalmasına yardımcı olacaktır.
    Sigara içilmemelidir.
    Alkol tüketiyorsanız, miktarı ve tüketim sıklığı ayarlanmalıdır.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 28 Mayıs 2009
  2. 25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : oskeeee26
  3. HAVIN83

    HAVIN83 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Aralık 2007
    Mesajlar:
    24
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    öncelikl selam bende bu yaglar konsunda takildim kaldim kimin dedigi dogru abnlam veremedim bugün haberleri izledim brükselde yapilan yeni arastirmaya göre zeytinyagi damarlari acmiyor tikanikliga neden oluyormus kim yalan kim dogru ah bir anlasammmm
     
  4. 25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : oskeeee26
  5. sedxux

    sedxux Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2007
    Mesajlar:
    37
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bildiklerimi söyleyeyim. Zeytin yağı çiğ olarak kullanıldığında HDL dediğimiz iyi kolestrol yükselir. Ama kızartmalarda kullandığımızda malesef kimyası değişiyor ve damarlarda tahrişe neden oluyor. Damarlar bu tahrişi onarmak üzere intima denen tabakayı oluşturuyor. Zamanlar bu tabaka kalınlaşarak damar tıkanıklığına yol açıyor. Kolestrol olayıyla bu tıkanıklık biraz farklı. Okulda yağ hocamızın anlattığı bilgilerden aklımda kalanı yazdım :)
     
  6. 26 Ocak 2008
    Konu Sahibi : oskeeee26
  7. kumralada

    kumralada Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    123
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Benim okuduğum, ve çok da inandığım, bir kitaptaki bilgiler ise şöyle;

    1- Zeytinyağı, tereyağı ile karşılaştırıldığında kalp-damar hastalıkları açısından daha az tehlikelidir.

    2- Zeytinyağının kalorisi Terayağından daha yüksektir. (tereyağı: 330 kcal, zeytinyağı 400 kcal gibiydi rakamlar yanılmıyorsam)

    3- 100 kalorilik yağı, vücut yağına çevirmek için sadece 3 kalori harcayarak, 97 kalorilik vücut yağı sahibi olursunuz.

    4- Yağlar vücuda alındığı haliyle direk kalça-göbekte depolanırlar. Yani bel bölgenizden vücut yağı örneği alınsa, yapılan analizle onun sütten mi, zeytinyağından mı, teryağından mı geldi hemen görülür. Yani dudaklarınızdan direk kalçalarınıza iner.

    5- Hayat tarzında az bir miktar yağa izin veriliyor. Ama esas itibariyle Omega 3 açısından zengin olan ceviz gibi gıdalardan yağ alımı ve esansiyel yağların kullanımı tavsiye ediliyor.

    6- Omega 3 faydalı DHA sentezini sağlıyor. Ancak omega3-omega6 dengesi bozulur ve fazla oranda omega6 alınırsa, omega3'ü ve DHA üretimini baskılıyor, yani engelliyor.

    7- 1 gr yağ ortalama 9 kaloridir

    Yağlarla ilgili hatırladıklarım bunlar. Bunları göz önüne aldığımda, günlük kalorinin %30'unu yağdan almak bana pek mantıklı gelmedi. Mesela 1500 kalorilik bir beslenme tarzında 450 kalorilik yağ almak demek olur ki bu da vücutta 436 kalorilik yağ depolanması demek:1shok:. Yok ben almayayım:1no2:, alana da mümkünse mani olayım tatlicadiarzu
     
  8. 2 Şubat 2008
    Konu Sahibi : oskeeee26
  9. sedxux

    sedxux Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2007
    Mesajlar:
    37
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bir şey daha geldi aklıma :) Vücuda giren yağ direkt enerjiye çevriliyor. Kolay kolay depolanmıyor. Ama şeker direkt enerjiye çevrilmiyor. Parçalanarak yağa dönüşüyor,hem de vücut yağına! Karbonhidrat da aynı şekilde önce şekere sonra yağa sonra da kiloya dönüşüyor. Enerji kaynağı için bedenimizin ilk tercihi öncelikle yağdır. Karbohidratları ise depolamayı sever. Ayrıca yukardaki yazıya göre 450 kalorilik yağ 50 g. yağ demek. Bunu da normal beslenme düzeniyle almak imkansız :) Eğer her kahvaltıda bol margarin tüketip gün içinde 2 büyük paket cips yerseniz neden olmasın :p

    Zeytinyağı damarları tıkasa bütün akdenizliler kalp hastası olurdu. Yağdan korkmaya gerek yok. Ama kızartmadan kaçınmak gerekecek. Ayrıca unutmayın A,D,E,K vitaminleri yağda çözünen vitaminlerdir. Havuç salatasını yağsız yemenin anlamı yok yani :))
     
  10. 4 Şubat 2008
    Konu Sahibi : oskeeee26
  11. emotionum

    emotionum Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    arkadaşlar yemeklerde ve salatalarda az yağ kullanmak için yağ şişelerine sprey kapak takabilirsiniz. çok az yağ ile yemek yada salata yapmış olursunuz. tecrübeyle sabittir
     
  12. 9 Aralık 2011
    Konu Sahibi : oskeeee26
  13. nut_ella

    nut_ella Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2011
    Mesajlar:
    100
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    41
    teşekkürler;
    diyette sıfır yağ sıfır başarı
    sloganımız olabilir
     
  14. 9 Aralık 2011
    Konu Sahibi : oskeeee26
  15. nut_ella

    nut_ella Aktif Üye Üye

    Katılım:
    15 Haziran 2011
    Mesajlar:
    100
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    41
    tabi bir de yağın türü,alınma şekli var-kızarmış,sirkeli salataya katılmış vs-