Tansiyon Nedir? Değerleri Nelerdir?

Konusu 'Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları' forumundadır ve XSXimal tarafından 7 Mart 2008 başlatılmıştır.

    7 Mart 2008
    Konu Sahibi : XSXimal
  1. XSXimal

    XSXimal Üzeni yolla... Salla... Üye

    Katılım:
    26 Haziran 2007
    Mesajlar:
    2.146
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    TANSİYON
    Sözlüğe bakıldığında basınç ve gerginlik gibi anlamlara geldiği görülen tansiyon sözcüğü, sağlık alanında önüne veya arkasına başka sözcük eklemeden kullanıldığında, atardamarların içindeki kan basıncını ifade eder.
    Damarın içinde kanın akabilmesi için belirli bir basıncının olması gerekir. Bu basıncı, kalbin kasılmasıyla kanı damarların içine pompalaması ve atardamarların elastikliğiyle bu basıncı dengelemesi sistemleri oluşturur.


    Kalp kasıldığı zaman atardamarların içine kanı belirli bir basınçla pompalar. Bu sırada damar içindeki basınç en yüksek düzeye ulaşır. Bu basınca tıpta sistolik basınç, halk arasında büyük tansiyon adı verilir.

    Kalbin gevşemesiyle, damar içine pompalanan kan durur. İşte bu sırada devreye damarın elastikliği girer. Önce genişlemiş olan damar, kana bir basınç uygulayarak kalbin gevşemesi anında da kan akımını sağlar. İşte bu sırada oluşan en düşük basınca da tıpta diastolik tansiyon, halk arasında da küçük tansiyon denilir.

    Bu basınç, 1 cm2 alanındaki cıva sütununun tabanına yaptığı basınçla karşılaştırılarak belirtilir. Örneğin bir kişinin tansiyonu 12 dediğimiz zaman, bu basınç 12 cm yüksekliğindeki cıva sütununun tabanına yaptığı basınca eşdeğerdir. Tıpta bu ölçüler, mm olarak belirtilir. Yani halk arasında 12-14 gibi cm cinsinden söylenen ölçüler tıpta 120-140 gibi, mm cinsinden ifade edilir.

    Normal tansiyon değerleri nelerdir?
    Tıpta genel olarak herkesin bünyesinin farklı olduğunu bilmek gerekir. Bu nedenle herkesin tansiyon ölçüm değerlerinin aynı olması beklenemez. Bu nedenle bir kişide tansiyonun yükselmiş ya da düşmüş olduğundan bahsedebilmek için, herhangi bir şikayetinin ya da hastalığının olmadığı dönemde tansiyonunun zaman zaman ölçülüp değerlerinin bir kenara kaydedilmesi yararlıdır.

    Herkesin tansiyon değerlerinin farklı olduğundan bahsettik ama genel olarak normal kabul edilen sınırları da ihmal etmemek gerekir.

    Yapılan uzun araştırmalar sonucu, yaşın artışıyla küçük değişmeler olmakla beraber sistolik (büyük) tansiyon için 120 ile 140, ya da Türkiye'de yaygın söylendiği gibi 12 ile 14 arası, diastolik (küçük) tansiyon için 70-90 ya da 7-9 arası olması halinde tansiyona bağlı olarak bir sağlık sorunu riski doğmadığı belirlenmiştir.

    Tansiyon nasıl ölçülür?
    Tansiyon ölçmekte kullanılan değişik aletler bulunmaktadır. En doğru ölçüm, zaman içinde ayarlarının değişmesi gibi bir sorun olmadığı için, cıvalı aletlerle yapılırsa da bunların kullanımı pek pratik olmadığı için diğer türdeki aletler tercih edilmektedir.

    Tüm aletlerde prensip aynıdır. Kola sarılan ve içine hava gönderilerek basınç oluşturulan bir lastik torba (manşon), bu torbaya hava göndermek için kullanılan bir pompa ve lastik torbanın içindeki basıncı ölçen bir ölçü sistemi. Ayrıca damarda oluşacak nabız seslerini dinlemek için bir dinleme aleti (steteskop) da gereklidir.

    Tansiyonu ölçülecek kişinin dinlenmiş ve sakin durumda olması gerekmektedir. Hızlı bir yürüyüşün ardından tansiyon ölçülmesi için bir süre dinlenmek gerekir. Rahat bir koltukta otururken, tansiyon ölçülen kolun kalp hizasında olmasına dikkat edilmelidir.

    Böyle bir alet edindikten ve uygun ortamı sağladıktan sonra aletin manşon kısmı tansiyonu ölçülecek kişinin kolunun üst kısmına sarılır. Bu sırada, dirsek önü çukurunun tamamen açıkta kalmasına ve giysilerin kolu sıkmamasına dikkat etmek gerekir. Tansiyonu ölçülen kişi rahat bir şekilde ve kolu kalp hizasında olacak şekilde otururken, pompa ile basınç oluşturulmaya başlanılır. Aletin göstergesindeki rakam, kişinin daha önceden bilinen tansiyon değeri varsa bunun 20-30 mm üzerine, böyle bir bilgi yoksa 150-160 mm civarına kadar çıkartılır. Bu sırada dinleme aleti, dirsek önü çukurunun gövdeye yakın kısmına konulup, hafifçe bastırılarak (manşonun altına sıkıştırarak değil) nabız sesleri olup olmadığı dinlenir. Eğer sesler varsa kayboluncaya kadar basıncı arttırmak gerekir. Basın kaybolduktan sonra aletin havası yavaşça indirilerek nabız sesleri tekrar başlayıncaya kadar takip edilir. Seslerin ilk duyulduğu sırada aletin göstergesinde okunan rakam sistolik tansiyonu gösterir.

    Sürekli dinlerken basınç azaltılmaya devam edilir. Seslerin artık duyulmamaya başladığı sırada göstergedeki rakam da diastolik tansiyonu gösterir.

    Yüksek Tansiyon ve Zararları
    Kan basıncının normalde 120-140 mm sistolik ve 70-90 mm diastolik düzeyleri arasında bulunması gerekir. Efor ve stres gibi geçici sayılabilecek koşuların dışında bir kişinin tansiyonu sürekli olarak bu sınırların üzerinde bulunuyorsa bu kişide yüksek tansiyondan ya da tıp diliyle hipertansiyondan bahsedilir.

    Yüksek tansiyona yol açan etkenler çok sayıdadır. Bunlardan başlıcası, halk arasında ailevi tansiyon olarak adlandırılan esansiyel hipertansiyondur. Zeminde yatan başka bir hastalık olmadan ortaya çıkan bir hipertansiyon türüdür.

    Bunun dışında böbrek hastalıkları, hormon sistemi hastalıkları ve damar yapı bozuklukları gibi bazı durumlarda da yüksek tansiyon görülür.

    Yüksek tansiyonun zararları:
    Yüksek tansiyon kısa dönemli aşırı yükselmelerinde damar çeperini patlatarak kanama riski taşır. Kanama, burun gibi dışa açık bir organsa, kan kaybı riski taşırken, beyin gibi kapalı ortamda oluştuğunda beyin dokusunun sıkışıp kalıcı hasara uğraması sonucu felçler ve hatta hayati tehlikeler yaratabilir.

    Tansiyonun aşırı yükselmesi hallerinde, beyin damarının patlayarak kanaması dışında damarlardan sıvı sızması ile beyin ödemi denilen tehlikeli tablolar da ortaya çıkabilir.

    Tansiyonun sürekli yüksek olması, ateroskleroz da denilen damar sertliğinin en önemli risk faktörlerinden biridir. Sürekli olarak gerilen damar iç çeperlerinde oluşan ince çatlaklar, buraya oturan kireç ve fibrin gibi dokular nedeniyle damarın elastikliğini kaybetmesi ve çeperinin daralması sonucunu doğurur.

    [​IMG]

    Yüksek tansiyon halinde ne yapılmalı?
    Yüksek tansiyon bir sistemik hastalıktır. Herkesin bünyesi ve yüksek tansiyona yol açan nedenler farklı olduğu için tedavilerinin de farklı olacağı kaçınılmaz. Yüksek tansiyon hastalarının ortak olarak yararlanabilecekleri bazı önlemler var. Bunlar arasında tuz kısıtlaması, ideal kiloya inmek, sigara içenlerin terketmesi, aşırı alkol alanların önemli ölçüde azaltmaları, hareketsiz yaşantısı olanların aerobik eksersizler yapması ve mümkün olduğunca stresten uzak durmak.

    Yapılan araştırmalar bu önlemlerin hafif ve orta dereceli tansiyonların normal düzeye indiğini diğerlerinde de en azından tansiyonu daha kolay kontrol edilebilir hale getirdiğini tesbit etmiştir.

    Bu önlemlerin dışında tansiyonu normal düzeylerin üzerinde olanların doktor denetiminde ve sürekli ilaç kullanmaları gerekmektedir.

    Düşük Tansiyon Nedir?
    Tıp dilinde hipotansiyon olarak adlandırılan düşük tansiyon, belirli bir düzeye kadar sorun yaratmaz. Tam tersine normalin biraz altında olması kalp-damar hastalıklarından uzak daha sağlıklı bir yaşam sürme nedenidir.

    Düşük tansiyonun sorun olduğu durum, sistolik tansiyonun çok uzun süreler için 70 mm den düşük kalması halleridir. Böyle hallerde şok durumundan söz edilir.

    Düşük tansiyonun en sık rastlanan şekli ortostatik hipotansiyondur. Kişinin oturur veya yatar durumda iken nomal düzeylerde olan tansiyonunun, ayağa kalkılınca düşmesi halidir. Bu durumda bir süre için beyine daha az kan gideceği için geçici olarak denge ve şuur bozuklukları ortaya çıkabilir. Sıvı kayıpları sırasında daha sık görülen bu durum sıvı açığının kapatılmasına rağmen devam ediyorsa veya yüksek tansiyon tedavisi altında olanlarda görülüyorsa bir doktora başvurmak gerekecektir

    Kaynak
  2. 20 Şubat 2013
    Konu Sahibi : XSXimal
  3. Rline

    Rline Yeni Üye Üye

    Katılım:
    17 Aralık 2012
    Mesajlar:
    1.201
    Beğenileri:
    15
    Ödül Puanları:
    0
    Her geçen gün bir faydası daha açıklanan çikolata uygun miktarda yendiğinde pek çok rahatsızlığa iyi geliyor.Çikolatanın içinde bulunan bitkisel kökenli Flavonid, antioksidan özelliğiyle damarları genişletip kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor.

    İngilterede yapılan araştırma uygun miktarda çikolatanın özellikle yüksek tansiyon hastalarının listesine dahil edilmesi gerektiğini savunuyor. Ama bunun yanında çikolatanın sürekli yenmesi durumunda oluşacak kilolar da ayrı bir ikilem yaratıyor. Araştırma devam ediyor...
Benzer Konular: Tansiyon Nedir
Forum Başlık Tarih
Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları Hipertansiyon nedir?nasıl farkedilir 19 Mayıs 2007
Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları Tansiyonum normal mi ? 26 Şubat 2014
Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları Yüksek tansiyona karşı kırmızı pancar suyu 18 Nisan 2013
Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları Tansiyon aleti tavsiyem ve doğru seçimin önemi 19 Temmuz 2012
Kardiyoloji - Kalp ve Dolaşım Sistemi Hastalıkları Konya'da yüksek tansiyon için dahiliyeci arıyorum 30 Ekim 2011