Tarik Tufan-Kekeme ocuklar Korosu

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve mu_se tarafından 12 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  1. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    kalabalık sesler doluşurken beynime,
    birden saçlarının kokusunu düşünüyorum.
    pat diye gözlerine düşüyorum.kahretsin!
    saçlarının kokusunu bilmiyorum.
    hiç gereği yokken serseri bir rüzgar saçlarını düşürüyor aklıma.
    en gösterişli caddelere atıyorum kendimi.
    faydası yok.yaşamak bir çarmıh gibi ellerimi acıtıyor.
    tanrım korkunç!
    gözlerin yüzümden düşüyor.
    siyah düşlerimi kimse aydınlığa yormuyor.
    bazen diyorum,otobüslerin camına başımı dayasam.
    her durağa dikkatlice baksam seni görebilir miyim diye.
    hiç kimseye farkettirmesem seni aradığımı.sonra seni hiç bulamasam.
    gerçekten olup olmadığından kuşku duysam.
    sonra,sonra..yanımda olsaydın anlatacak çok şeyim vardı sana.
    belki de susardım saatler boyu.konuşmam gereken hiçbir yerde konuşamadığım gibi.
    temiz bir kağıt bulabilseydim sana mektup yazacaktım.gerçi adresin yok ama olsun..
    sana kullanılmamış bir aşk bırakıyorum.
    üstü kalsın..
     
  2. 12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  3. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    "kudus sokaklarindan kalma ofkelerim var. bir kadinin tulbentine dizi dizi isleyip de,
    kimsenin yuzune soyleyemedigi ofkeleri gibi. aski ve ofkeyi soyleyemediginde insanin konusmaya dair hevesleride bir bir yok oluyor. susuyorsun" ​
     
  4. 12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  5. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    fatih’e varmıştım bir gece yarısı. saat gece üç civarıydı. yaşlı ve üzeri kirli bir sokak adamıyla karşılaştım. önce korktu yanına yaklaşınca. merak etmemesini söyledim. cebimde kalan son paranın bir kısmını teklif ettim. “almam!” dedi. “neden?” diye sordum. “param var benim” dedi. “yarın lazım olur” dedim ve “onu da yarın düşünürüm” diye cevapladı. ne kadar ısrar ettiysem de almadı parayı.
    onu da yarın düşünürüz!

    biriktirmemek!
    yarın endişesinin bir ur gibi beynimizi işgal ettiği bir zamanda hiçbir güvencesi olmayan bir sokak adamı yarına dair kaygılarını bugünden düşünmüyordu. biz yerleri kazan köpekler gibi biriktirirken o yarını bekliyordu rızkı için. hiçbir güvencesi olmayan dedim de allah o kadar mı uzak duruyordu bu şehirden? ya ben allah’ı nerede kaybettim? kendimden utanıyorum.
    hepimiz güvenceyi biriktirdiklerimizde ararken o, ölümün ansızın gelişinin biriktirmeyi nasıl gülünç bir duruma soktuğunu anlatıyordu hal lisanıyla. ölüm bu biriktirdiklerini beklemez diyordu kanaatkar bir edayla.
    biz toprağı eşelemeye devam ediyorduk.
     
  6. 12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  7. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse
    Beceriksiz adımlarla yürüyen bir kıza rastlarsanız.
    Sanki düşecekmiş gibi, sanki ayakları birbirine dolaşacakmış,
    bir yere takılacakmış gibi. Merdiven kollarını sıkı sıkı tutuyorsa.
    Aceleyle yürüyorsa mesela. Kalkacak son vapura,
    son trene yetişecekmiş gibi hızlı atıyorsa adımlarını.
    Yere, topra ı incitecekmiş gibi basıyorsa.
    Yer çatlayacakmış gibi ürkek atıyorsa adımlarını.
    Şaşkınsa bir masaldan şehre düşmüş gibi.

    Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse

    Utangaç bir kız yüzüyle karşılaşırsanız,
    başını yerden kaldırmıyorsa. Gözlerine hüzün düşmüşse.
    Karanlık de mişse bakışlarına.
    Gece gökyüzünü seyretmekten ay ışı ının izi kalmışsa yüzünde.
    Gözlerinden yıldızlar dökülüyorsa mesela.
    Nereye baktı ı anlaşılmıyorsa. Her şey gözlerinde kayboluyorsa.
    Kirpiklerine yakamozlar takılmışsa.
    Gözleri denize bakan bir balıkçının gözleri gibiyse.

    Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse

    Genç gürültülerin arasında sessiz bir kıza rastlarsanız,
    kalabalı ın ortasında bir sükut yürüyorsa.
    Tam konuşacakken dudakları titriyorsa,
    saklaması gereken bir sırrı taşıyormuş gibi.
    Bir ortaça bilgesinin susuşu gibiyse sessizli i.
    Henüz evrenin yaratılmadı ı zamanlardan kalma bir sükutsa mesela.
    Bir Hint hikayesinin tanrısal suskunlu unu taşıyorsa.

    Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse

    Saçlarını taramayı becerememiş bir kızla karşılaşırsanız.
    Konuşurken saçlarını savurmuyorsa.
    Sıkı sıkıya tokalarla yapıştırmışsa saçlarını.
    Uyumsuz kıyafetler varsa üzerinde.
    Yakıştırmamışsa giydiklerini. Güzelli inden utanıyorsa mesela.
    Yaz sıca ında bo azlı bir kazak giymişse.
    Bir pardesü giyip yün bir başlık takmışsa kafasına.
    Ya da modası geçmiş bir şapka takıyorsa.
    Ellerini sürekli başına götürüyorsa.
    Saçlarını tıkıştırıyorsa şapkasından içeri.
    Ürkekse,bir başınaysa

    Bilin ki o kız, başörtülü bir kızdır.

    Bilin ki, bir kez daha kaybetmişizdir.

    kekeme cocuklar korosu ...
     
  8. 12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  9. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    'sizler! ! !
    yaşamı sözcüklerde boğanlar, hayat yoksulları.
    aşksızlıktan ölenler, ciddiyetten ölenler, standart yaşam budalaları...
    allah kadar cezalandırıcı olduklarını düşünenler, cenneti etiketleyenler, cehennem reklamcıları...
    sensualistler, dualistler, optimistler, pesimistler, pragmatistler, fonksiyonalistler, pozitivistler, marksistler, satanistler, müslümcüler, orhancılar...
    sizler! ! !
    eşcinseller, feministler, yeşil dünya veletleri...................'
    - neden sustun, devam et hadi.


    (arka kapak)