Tark Tufan-Hayal Meyal

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve mu_se tarafından 12 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  1. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    hayal meyal dan alintilar ///






    * Bir farkında oluş hâlinin en acıtıcı yanıdır bu. Farketmek acıtır. Anlamak acıtıcı bir şeydir. Anladığınız anda geri dönemezsiniz hiç bir şeyden.

    * Gerçeklik ne kadar yalın bir yüzle karşımızda haykırırsa haykırsın, biz yine de kendi beklentilerimizin içten içe fısıldadığı yalanlara kulak kesiliyoruz.

    * İnsan düşüyorsa, yeryüzünün en sarsıcı düşüşünü kendisi yaşıyordur.

    * Hayal kırıklığı yüzlerine yerleşmiş insanların acıklı umursamazlığı, bütün sokakları kaplayan bir çığlığa dönüşür.

    * Dünya hüzün yeridir. Gariplerin sıkıntısı bitmez. Peygamber mesleği de böyledir. Hüzne bakar her yanı.



    Tarık Tufan
     
  2. 12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  3. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    İnsan bir kere âşık olmaya görsün.
    Her şeyi sevdiğine yormaya başlıyor.
    İzlediğim filmlerdeki kadınlar,
    okuduğum şiirlerdeki kadınlar hep sen.
    İstanbul’u da sana yoruyorum,
    sonbaharı da…
    Bu sonbahar hayatımın en uzun sonbaharı…
    Fakat ne garip!
    Sen hayatımdan azaldıkça,
    sonbahar uzuyor.
    Sonbaharı sana yormak,
    belki de bu yüzden dünyanın en yorucu işi gibi geliyor.
    Zor sahiden…
    Zor.
    Sonbaharda gitmekten söz ediyorum.
    Ben yitik bir zamanı arıyorum.
    Ben yitik bir zamanı arıyorum.
    Ben yitik bir zamanı arıyorum.


    Ben seni arıyorum

    tarık tufan
    . ​
     
  4. 12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : mu_se
  5. mu_se

    mu_se günes topla benim icin .. Üye

    Katılım:
    2 Eylül 2009
    Mesajlar:
    192
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.

    Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş.

    Gözlerinden anlamıştım zaten.

    Başka türlüsü mümkün değil.

    İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar. Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa.

    Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim.

    Biliyor musun sonbahar gelince İstanbul susuyor bazen.

    Bu şehir sustuğunda en çok martılar hüzünlenir.

    Ben bir şarkıyı arıyorum.
    Ben bir şarkıyı arıyorum.
    Ben bir şarkıyı arıyorum.
    Ben seni arıyorum.