Taşa dokunulması enerji dengesini nasıl etkiler? Taşıma dokunmayın!

Konusu 'Taşlarla Alternatif Tıp' forumundadır ve Halikarnas tarafından 8 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    8 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Halikarnas
  1. Halikarnas

    Halikarnas DÖNDÜM Pro Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2008
    Mesajlar:
    15.417
    Beğenildi:
    30
    Ödül Puanları:
    198
    Taşıma dokunmayın!

    Sadece kuvars kristali için bundan bahsediliyor. Yani kuvars kristallerinize başkalarının dokunmasına izin vermemeniz yerinde olur.

    Ne var ki kristaller ve tabi diğer tüm taşlar temizlendiğinde tamamen nötr hale gelir. Yani taşın etkisinin tamamen bozulması sözkonusu değil.

    Dolayısıyla; yeni bir taş alırken, taşa hiç kimse dokunmamış olmalı ya da yanında enerjisini etkileyecek başka taşlar olmamalı gibi bilgiler tamamen yersiz.

    Çünkü hiçbir yabancı enerji taşta kalıcı değildir ve taş temizlendiğinde yok olur.



    Strese Kristal Dünyasından Çözümler

    Kristal şifa uzmanı Laureen Warrington, geçirdiği önemli bir ameliyat sırasında kendisinin aslında ne kadar önemli olduğunu fark etmiş.

    Sonra da bu alanda çalışmaya karar vermiş. 23 senedir kristallerle tedavi yöntemleri geliştiren başarılı şifa uzmanı, zihinsel disiplinle vücutta nefesin doğal bir şekilde akmasını ve yaratıcılığın artmasını sağlıyor.

    Bir workshop gerçekleştirmek için Türkiye'ye gelen Warrington'dan sıkıntılarımızı kristallerle nasıl çözeceğimize dair bilgiler aldık.

    Seanslar sırasında katılımcılara önce tarot kartları ile geçmiş, bugün ve geleceklerine dair ipuçları çıkarıyor. Bu bir fal değil tamamen kişinin sıkıntılarını ortaya çıkarmak için gerçekleştirilen bir çalışma.


    Üstelik bunun için sadece ciddi bir sağlık sorunu yaşanması da gerekmiyor.

    Önemli olan katılımcıların gerçekte ne istedikleri ve kendilerini en iyi nasıl hissedebileceklerini görmelerini sağlamak.

    Kısacası bu eğitimlere stres altındaki bir yetişkin de sınav heyecanı yaşayan bir genç de katılabiliyor.

    Avrupa'nın farklı ülkelerinde şifa teknikleri konusunda eğitim alan Warrington, sağlıklı olmanın yalnızca hastalanmamak anlamına gelmediğini düşünüyor.

    Yaptığı rahatlama seansında kuartz kristallerini, tarot esnasında da ametisti kullanıyor. Kartlar açılırken masada bir ametist yer alıyor.

    Ufak ipuçları elde ettikten sonra ise katılımcı yatağa uzanıyor ve çakraları açılarak belli bölgelere kristaller konuluyor. Warrington, eline aldığı bir diğer kristal ile kişinin enerji akımını kontrol etmeye çalışıyor.

    Seans bittiğinde gerçekten kuş gibi rahatlamış hissediyorsunuz. Enerji sisteminin dengelenmesi amacıyla kullanılan bu yöntemde kristaller enerjiyi iletiyor, emiyor ve değiştiriyor.

    Bu nedenle duygusal, ruhsal ve fiziksel olarak insanların kendilerini daha iyi hissetmesini sağlıyor.

    Bedeni temizlemek ve güçlendirmek için bitkilerden, ruhu güçlendirmek için de minerallerden yararlanıldığını söyleyen Warrington 'Kuvars kristalleri teknolojide sesi ve enerjiyi güçlendirmek, iletmek için kullanılıyor.


    Duygu ve düşüncelerimiz için de aynı fonksiyonları gerçekleştirme gücüne sahip. Kristal şifacılığında nefesi doğru kullanarak bedendeki enerji akışını dengelemek amaçlanıyor.

    Yeni bir düşünce ile beden yapısında da bazı değişimler yaşanıyor. Bedenin titreşimi farklılaşıyor. Bedendeki enerji karışık veya dağınık biçimde bulunuyor.

    Kristaller sayesinde dengeli bir enerji yapısı sağlanabiliyor. Bu çalışmada kuartz kristalleri tıpkı bitkiler gibi enerji sistemimizin dengelenmesi amacıyla kullanılıyor.

    Kristallerin enerjiyi iletme, içine emme ve değiştirme özelliği sayesinde duygusal, ruhsal ve fiziksel olarak kişilerin kendilerini daha iyi hissetmeleri sağlanıyor.

    Onlara nefes egzersizleri, meditasyon, hangi taşın kendileri için uygun olduğu ve o taşlara nasıl bakıp koruyacakları ile ilgili bir program veriyorum. Programın başında tarot bakmam ise onların iç dünyasını görüp yardım etmemi sağlıyor' diyor.





    Çakralar vücudun elektrik sistemi gibi

    Warrington, insanların iç dünyasına bakmayı bilmediği kanısında. Ona göre tüm sorunlarımızın cevabı aslında kendimizde saklı.

    Bu teknik de bunları görmemizi sağlıyor. Müzik, ışık, renk insanları güçlendirici ilaçlar olarak tanımlanıyor. Çakralar vücudumuzda elektrik sistemi gibi.

    Onlar dengesiz olduğu zaman korkulardan, negatif düşüncelerden dolayı enerji sistemi de akıntısını kaybediyor. Aldığımız nefes sayesinde başımızın üzerinden enerji alabiliyoruz.

    Çakraları doğru kullanarak tüm vücudumuza enerji yüklemesi yapıyoruz. Warrington, nasıl ki doğanın bitki ve ağaçlara ihtiyacı varsa insanlarında kristallere ihtiyacı olduğunu anlatıyor: 'Kristaller topraktan çıkıyor ve bedenimize iyi geliyor.

    Bu görmediğimiz ama hissettiğimiz başka bir dünya. Burç için satılan uğur taşlarına inanmıyorum. Çünkü her gün ritmimize göre farklı sorunlar yaşıyoruz.

    Bu nedenle enerjimizin ihtiyacı olan taşı seçmemiz gerekiyor. Vücudumuzdaki çakraların da birer rengi var. Bu nedenle taşların bedenimiz ile temas etmesi çok önemli.

    Eskiden Mısır'da insanlar taşları evlerinin farklı yerlerine koyarlarmış. Bunlar enerjiyi doğru kullanmak ile ilgili. Bu nedenle benim yaptığım işin bir yanı da meditasyon, reiki ve tarot.'

    Bu yöntemi uygulayan insanlar dış etkenlerden de etkilenmiyor. Çünkü reaksiyonların değişmesinde önemli bir rol üstleniyor. Seans sonunda kişinin bedeninin gevşemesi sayesinde bilinci netleşiyor. Teknik üç aşamada gerçekleşiyor.

    İlki temizleme olarak adlandırılıyor ve enerji tıkanıklığının ortadan kaldırılması amaçlanıyor. İkinci olarak da evrensel enerji ile temizlenerek taze enerji dolması sağlanıyor. Son olarak enerji yenileniyor ve bu sayede bir gelişme yaşanıyor.

    Toplum baskısının insanları farklı davranışlara sürüklediğine dikkat çeken şifa uzmanı 'Hareketlerin ve içsel reaksiyonların doğal tepkisi kısıtlanınca kişiler toplum tarafından kabul görebilemek için maske takmak zorunda kalıyor. Bu da çalışma sırasında benim bir soğanın kabuklarını soyarak gerçekte, derinde neler olduğunu keşfetme adını verdiğim bir çalışmadan ibaret' diyor.




    Fiziksel Canlılığınızı Arttırın!

    Akik, kalsedon kuvarsının bir türü olan yarı saydam mineral. Ana bileşeni SiO2 dir. İçerdiği diğer bileşenlere ve oluşum koşullarına bağlı olarak çok farklı renk ve dokularda olabilir.

    Mohs ölçeğine göre sertlik derecesi 7'dir. “İsmini Sicilya'da bulunan Achates Nehri'nden almıştır. En çok bulunan taşlardan birisi olmasına rağmen, renklerindeki ve halkalarının dağılımındaki çeşitliliğin sınırsızlığı nedeniyle herzaman en gözde taşlardan biri olmuştur”


    Tarih boyunca; yüzük taşı, mühür, düğme, süs eşyaları vb. yapımında yaygın olarak kullanılmıştır.

    Fiziksel Etkileri:

    •Bedenin gerginlik olan kısımlarına sıcaklık hissi verir ve gerginliği azaltır. Ağrıları gidermek için kullanılabilir.

    •Cilt hastalıklarına karşı etkilidir. Damarları kuvvetlendirir.

    •Güçlü ve erkeksi bir enerjiye sahip olan akik, cinsel organlar ve cinsel güç için faydalıdır.

    •Hamilelikte hem anne hem de bebeğin sağlığı için faydalıdır ve bu süreç içerisinde kullanılması özellikle önerilir.

    •Kemik ve diş yapısının korunmasında faydalıdır.

    •Mavi renkli olan diğer taşlar gibi, mavi tonlarında olan akikler de akiğin diğer türlerinden farklı olarak boğaz çakrasında etkilidir ve boğaz ile ilgili sorunlarda kullanılabilir.



    PSİKOLOJİK ETKİLERİ:



    Canlılık veren enerjisiyle, kendinizi sıkıntılı ve kötü hissettiğiniz anlarda olayların iyi yönünü de görmenizi sağlar. İnsanların olumsuzluklarından kolayca etkileniyorsaniz akik size iyi gelecektir.

    Kendisini taşıyan kişiye güç, keyif ve iyimserlik hissi verir. Ceplerinde bu taşı taşıyan çocukları olumsuz duygulardan ve münakaşalardan uzak tutar.

    Dünyevi başarıyı simgeleyen akik, negatif enerjiye karşı koruma sağlar ve tükenmiş olan cesareti canlandırır. İşadamlarının bu taşı, özellikle belin altında (cepte veya yüzük olarak olabilir) taşımaları faydalı olacaktır.

    Özellikle yüzük olarak kullanıldığında, kişinin kendisine güvenini artırır.

    Kırmızımsı turuncu renkteki akikler (Carnelian) fiziksel canlılığı artırarak tembelliği giderir. Yaşanılan ana yoğunlaşma isteğini güçlendirir.

    Mavi renkli olan akikler nazara karşı etkilidir. Ayrıca; sadece rengiyle bile kişinin içini ferahlatan mavi akik, konuşma güçlüğü çekenler için faydalıdır.

    Mavi dantelli akik taşı; sosyal ortamlarda gereksinim duyulan serinkanlılık ve özgüven duygularını güçlendirir. Konuya yoğunlaşmaya ve konuşmaya yardımcı olur. Sinir bozukluklarını yatıştırır ve topluluk önünde yapılacak konuşmalarda duyulan heyecanı giderir.

    Yosun akik, insanın içini koşulsuz sevgi ile doldurur ve kişinin ruhsal gelişimine yardımcı olur.


    Not; Aslında “akik” ve “agat” aynı taşın iki farklı tipidir: Her ikisi de “kalsedon” taşının bir alt türüdür.
    Eğer kalsedon yarı-şeffaf, çizgisiz ve renk tonu olarak turuncu-kırmızı-kahverengi ise bu “akik (karnelyan ya da karneol olarak da bilinir)” adını alır; eğer yine yarı-şeffaf olur ancak, taşın içerisinde katmanlar (çizgiler, farklı oluşumlar) olursa “agat” adını alır.



    [​IMG]