tasarlanmış düşler.....

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve talin tarafından 30 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    30 Kasım 2007
    Konu Sahibi : talin
  1. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    Einstein, "Eğer zihnimizden çıkanları görebilseydik dönüp dolaşıp onların bize geri döndüğünü de görebilirdik" demişti.

    Düşünceler canlıdır. Canlı olan herşey gibi belli bir enerji akışı içinde hareket halindedirler. Mevcut yaşam, düşüncelerimiz ve onların içinden yaptığımız seçimler doğrultusunda gerçekleşir. Kısaca düşündüğümüz şey gerçekleşir. Düşüncelerimiz dengeli bir zihin içinde belli bir hızla, tıpkı bir nehir gibi zaman zaman coşkulu zaman zaman sakin biçimde akıp gittikçe hayatımız da öyle olacaktır. Düşüncelerimizde sıkıntı, takıntı, endişe yoksa hayatımız da rahat ve huzurludur. Yok eğer zihnimiz karışık veya dağınıksa hayatımız da öyledir.

    Gözlemleyebileceğimiz bir diğer şey, düşüncenin duygu ve davranışları da etkilemesidir. Mutlu ve neşeli bir anda sizi çok üzebilecek olumsuz bir düşünceyi aklınızdan geçirmeye çalışın. Duygularınızın değiştiğini farkedeceksiniz. Duygularınıza bağlı olarak davranışlarınız da bundan etkilenip değişime uğrarlar.

    Ayni şeyi canınız sıkkın veya mutsuzken de yapabilirsiniz. Sizi mutlu edecek, keyfinizi yerine getirecek birşeyler düşünün hemen neşelenirsiniz. En azından üzüntünüz hafifler. Eski durumunuza dönmek zorunda değilsiniz.

    Basit görünüyor değil mi ? Zihni bir kez arzu ettiğimiz duygu ve düşüncelere uygun olarak ayarlarsak bu iş sanıldığından kolaydır. Ama yok, hayır siz "Söylemesi kolay da yapması zor," diyenlerdenseniz lütfen yazının diğer bölümünü okuyun çünkü sonraki satırlar sizin için !

    Kendimize ait sandığımız düşünceler çoklukla başkalarından ödünç alınan inançlardır. Genellikle farkında olmadan başkalarının düşüncelerini kendimiz için de benimseriz. Mesela "Hayat zor" deriz. Günde kaç kez hayatın zor olduğunu aklınızdan geçirdiğinizi biliyor musunuz ? Bir düşünün! Hele günde kaç kez bunu başka birilerinden duyduğunuzu bir sayın hele!

    Hayatın zorluğuna dair olan bir inancı farkında bile olmadan, kendiniz deneyimlemeden önce başkalarından edinerek kendi inancınız haline getirdiğinizden şüpheniz var mı? Peki bir hatırlayın o zamandan sonra hayatınız kolay mı geçti yoksa zorlaştı mı?

    Gördünüz mü düşündüğünüz şey olmuyor muymuş?

    Buna benzer genel yargılar- ben onlara kollektif inanç demeyi tercih ederim- kemikleşmiş düşüncelerdir ve her zaman bizzat bizim değil başkalarının yaşadığı hayat deneyimlerinden edinmelerdir. Yaygın kanıları kollektif gerçeğe dönüştürme becerimiz(!) çok güçlüdür. Genellikle de olumsuzdurlar. Kollektif inançların içinde en güçlüsü ölüm inancıdır. Ve kollektif inancın yoğun titreşim katsayısından ötürü birçoğumuz için mutlak bir gerçeğe dönüşmüştür.

    Eğer düşünceler gerçek oluyorsa düşüncelerimiz hayatımızda yanlış ve zararlı sonuçlar doğurabileceği gibi düşlerimizin gerçekleşmesini de sağlayabilir.

    Evren gerçekleşmeden önce sadece bir düştü. Tanrının bir düşü. Tüm gerçekler varolmadan önce bir düştü.

    Evren önce bir düşünce olarak varoldu. Henüz sessiz ve durağandı. Bu düş bir düşünce olarak belirmeye başladığı anda kendini de ifade etmeye başladı. Yoğunluk kazandı ve gerçek oldu. Bir düşünceden kendini varetti. Tanrı bu evreni düşledi ve düşünerek tasarladı. Bu Tanrı'nın tasarladığı en büyük düştü.

    Bizler de Tanrı'nın bir sureti ya da parçası olarak düşlerimizi tasarlayarak gerçekleştirmiyor muyuz ? Bu tasarımın ortalık yerinde birden durup da "hayat çok zor,insanın istediği hiç bir şey gerçekleşmiyor" demenin ne manası var şimdi ? Düşüncenin içinde muazzam bir enerji potansiyeli var ki bu enerjiye duyguyu da eklersek hem yoğunluk hem de hız kazanır.

    Eğer evren böyle yaratıldıysa biz de istediğimiz şeyi yaratabiliriz . Tasarlamaya başlarız beyin kıvrımlarına yüreğimizi de katarak düşünce ve duygularımızı istediğimiz şeye odaklayarak, yoğun bir biçimde ve hiç durmadan olacağına dair isteğini belirterek ve farkederek yaratırız. Bunun için en kolay yol meditasyon yapmaktır.

    DÜŞLERİMİZİ TASARLANMIŞ BİR DÜŞÜNCEYE ÇEVİREREK VE YOĞUN BİR DUYGUYLA BESLEYEREK İSTEDİĞİMİZ HERŞEYİ VAREDEBİLİRİZ !

    Duaların gerçekleşmesi veya mucize diye adlandırdığımız durumlar zannedildiği kadar ender değildir. Bu, Tanrı'nın bize bahşetmiş olduğu muazzam güç olan kozmik enerjimizi tam kapasiteyle kullanmaktır. Onun bizim için sevgiyle yarattığı yeteneklerimizden birini kullanırız. Yaşamak sanatı dediğimiz böyle olmalı.

    O bize bu dünyayı sevgiyle verdi biz de sevgiyle yaratabiliriz. Başkalarının zararına gerçekleştirilen her düşünce eninde sonunda düşünce sahibinin canını yakar. Belki de hayatın anlamı bu harikulade potansiyel gücü doğru kullanmakla başlıyor. (Hani bazen "hayat ne kadar anlamsız " diyoruz ya!)

    Yokederek değil, varederek, başkalarına zarar vererek değil fayda sunarak, yaşamı yeniden ve yeniden yaratmak elimizde. Doğru seçimler yapmak, hayatta kalmak ve öğrenmek. Bilgeleşmek. O zaman bu kadar öfke, acı, savaş, korku, kibir ve cehalet dolu bir dünya da varolmazdı.

    En iyisi bizler evrenin en temel yasalarından olan "Düşüncenin Gücü" hakkında yazılmış onlarca kitabı yalnız okumakla kalmayalım, bu gücün farkındalığını günlük yaşamımıza geçirelimyerimseniben

    sevgiyle kalına.s.
     
  2. 30 Kasım 2007
    Konu Sahibi : talin
  3. amyylee

    amyylee Guest

    yazdıklarında çok haklısın.ben de bu düşünce gücüne kesinlikle inanıyorum.ve hayatım da yavaş yavaş onun etkilerini görmeye başlıyorum.mesala paraya çok ihtiyacım olduğu bir dönem de paraya odaklanmıştım ve bana bir şekilde geleceğini biliyordum .ve o ay bana bursum yanlışlıkla! 2 kere yattı.belki basit ama benim işime çok yaradı.kontöre çok ihtiyaç duyduğukm bir zaman da da hattıma bir anda kontör geldi.bunlar ben düşünce gücünü kullanmaya başladığımdan sonra oldu...
     
  4. 30 Kasım 2007
    Konu Sahibi : talin
  5. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
    evet canım çok haklısın.kesinlikle düşünce gücünü yabana atmamak gerekıyor..bizler bunun farkında olmadığımız için genelde hep kötü şeyleri çekiyoruz hayatımıza.ama gerçekten isteyince herşey oluyor...düşündüklerimize aslında çok dikkat etmek gerekiyor....herşey bizim elimizdea.s
    sevgiyle kala.s.