Tek Derdimiz Aldatılmak mı?

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve seyran tarafından 31 Aralık 2007 başlatılmıştır.

    31 Aralık 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Aldatılmak, Türk kadının en büyük korkusudur. Kimse muadili ile yaşam sürmek istemez ama işin içine ekonomik nedenler, ego, çoluk çocuk girince, devam etmek için bir bahaneye ihtiyaç duyar insan. Türk kadınlarının bahanesi birkaç yıldır aynı: “ Hülya Avşar bile aldatıldıktan sonra yapacak bir şey yok…”. Pek çok kadın da, yuvasını yıkmaktansa, tek gecelik ilişkileri sineye çekmeye razı.
    Kirli çamaşırların bu kadar ortada olmadığı zamanlarda, özel yaşamlar dört duvar arasında kalır, kol kırılır, yenden dahi kimseye söz edilmezdi. Ama artık devir değişti, ünlülerin yaşamları her akşam evlerimize konuk oluyor. Ve ekrandaki başarılı kadınların bile aldatılması, sıradan kadınları giderek daha endişeli hale getiriyor. Asla dile getiremedikleri korkularına, endişelerine, önlem arıyor, çareler bulmaya çalışıyorlar.

    Aliye dizisi, aldatılmaktan korkan, hayalindeki erkeğin gelmeyeceğine inanan, aldatıldığında ne yapacağını bilmeyen kadınlar için önemli bir diziydi. Sıradan bir kadının, aldatıldığı halde yükselişi, yetenekleri ile ayakta kalmayı başarması ve güçlendiği gün de kocasına hayır deyip, seçtiği yolda yürümesi, umutsuz ev kadınlarına büyük bir umut verdi. Şimdi Türk kadınlarını sadece evde yemek yaparken değil, takı kurslarında, ahşap boyama kurslarında, eğitim seminerlerinde görmek mümkün. Ama elbette hepsini değil, çünkü…

    Başbakanlık Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ile TÜİK, 24 bin 647 kişiyle görüşerek Türk ailelerinin profilini çıkardı. Bu araştırmaya göre, %58.40’ümüz mutlu.

    Araştırmanın ilginç sonuçlarından bazıları, Türkiye’de söz hakkının hala erkekte olduğunu gösteriyor.
    • Kadınlar hala görücü usulü ile evleniyor
    • Erkeklerde, kendi seçtikleri eşlerle evlenme oranı daha yüksek
    • Mal sahibi evde ağırlıklı olarak erkek
    • Erkek aldattığında boşanma nedeni olma ihtimali %50 civarındayken, kadın aldattığında %95 oranında boşanma nedeni sayılıyor
    • Ailenin onay vermediği evlilikler %94 oranında gerçekleşmiyor.

    Özellikle Türkiye gibi, geleneksel toplumlarda kadın, evlendikten sonra eş, sevgili rolünü geri plana atmakta veya atmak zorunda bırakılmaktadır. Çünkü “kutsal” sayılmaya başlanan kadın ile eşi arasına mesafe giriyor.
    Saçını süpürge eden kadın rolünün baskısı, içgüdülerimizi bile körleştiriyor.
    Türk kadınının, cinsel hayatı, çocuk doğduktan sonra büyük sekteye uğruyor.

    Türk kadınının özlem duyduğu, evlilik ve çocuk sonrası ilişkinin dizi haliydi Asmalı Konak. Hala Seymen Ağa, ideal erkekler arasında sayılıyor. Peşinden gelen hiçbir “Ağa”, onun eline su dökemedi. Kıskanç tavırlarıyla doğulu, hazırladığı sürprizler ile batılı ERKEK’ti, Sevdiğini söyleyebilen, karısı ile seks arzusu içinde olan ERKEK’ti.

    Sonuçta hayat kimse için adil değil. Ne Aliye kadar şanslı oluyor kadınlar ne de hayatlarında bir Seymen Ağa oluyor onların ayaklarını yerden kesecek. Hayat, ekonomik özgürlüğü olmayan kadınlar için kolay değil. Evi çekip çevirme sorumluluğu, çalışan hemcinslerinin sahip olduklarını görmek, evde ezik hissetmek, kendini kanıtlama arzusu, örnek anne olma ihtiyacı, saygı görme isteği…

    Çalışan kadınlar bile erkek dünyasında kadınlıklarından uzaklaşıp, hayatta kalmaya çalışıyorlar. Yönetici olma isteği, erkekle eşit algılanma arzusu, kariyer yaparken anneliğin zor gelmesi, hormonlar ve egolar arasındaki dengesizlik, çözülmeye çalışılan dilemma…

    Aslında kadının derdi bence aldatılmak değil, kadının derdi değişen toplumda kim olduğunu bilememek ve bunun sonucunda da yaşadığı travmanın ev yaşantısına yansımasıdır.

    Kadın evden çıktıktan sonra hemcinsine de kurt olmuştur. Ve evde kalanlarla, çalışanlar arasında yaşanandan erkekler galip çıkmıştır.

    Bir 15 yıl daha bu değişen kadın profilinin ekmeğini yiyecekleri ortadadır ama sonrası Amerika’nın yeniden bekarete önem verip, çekirdek aileye dönmesi gibi olacaktır, biz de “Ah nerede hata yaptık!?” diye dövüneceğiz.

    alinti
     
  2. 31 Aralık 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. Filo

    Filo Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.159
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    Aslında kadının derdi bence aldatılmak değil, kadının derdi değişen toplumda kim olduğunu bilememek ve bunun sonucunda da yaşadığı travmanın ev yaşantısına yansımasıdır.

    katılıyorum... güzel paylaşım sağolll
     
  4. 2 Ocak 2008
    Konu Sahibi : seyran
  5. Aysecik

    Aysecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.130
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    Seyran paylasimin icin tesekkurler canim, aslinda kadin ister calissin ister calismasin kendine evinde bir yer edinmeli, ben calismiyorum deyip sineye cekmeden kendine bir ugras bulmali elinden geleni yapabilmeli, kocasinin eline bakmamasi en iyisi diye dusunuyorum, ama calisamayanlar icin daha zor, birde aldatilmalari affetmek tabi bazilari bunu mecburen sineye cekiyor