Tek Ses için - Özet - Susana Tamaro

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EU1 tarafından 25 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    KİTABIN ÖZETİ :

    1. ÖYLE BİR ÇOCUKLUK :

    Giovanni, annesi hemşire olan, annesinin sorumsuzluğu ve bir anlık düşüncesizliği yüzünden babasız doğan bir erkek çocuğudur. Babasını hiç tanımadığı için onun gizli bir casus olduğunu ve bir gün geri geleceğini düşünmektedir. Annesinin kendisine olan sorumsuzluğundan dolayı Giovanni hayatı hep tek başına tanımaya çalışmış ve bu yüzden birçok yanlış kararlar almıştır. Annesinin başka biriyle evlenmesi ve üvey babasının da sevgisizliği onu insanlardan daha çok uzaklaştırmış ve antisosyal bir kişiliğe itmiştir.

    Bir yatılı okula gönderilen Giovanni, orada yaşadığı ahlak dışı ilişkiler ve annesine olan özlemi okuldan kaçmasına sebep olmuştur. Fakat döndüğünde ailede ona yer olmadığını görür ve tekrar okula geri gönderilir. Kardeşinin doğumu ile bazı şeylerin değştiğini düşünerek tekrar okuldan kaçıp eve döndüğünde her şeyin daha da kötüye gittiğini görür. Babasının kendisini ve annesini dövmesine dayanamayarak onu öldürmeye teşebbüs eder ve evden kaçar. Sonu kendisi gibi olabilecek, ilgisiz büyüyen çocukları öldürmeye başlar.

    2. KARLAR ALTINDA :

    Emanuela varlıklı bir ailenin tek kızıdır. Ailesi açık görüşlü ve kızlarına karşı sorumluluklarının bilincindedirler. 16 yaşında iken 30 yaşındaki bir askeri doktorla tanışır ve ailesinden gizli görüşmeye başlar. Sevgilisinin ona ettiği vaatler ve sevgisine inanarak birlikte olur, hamile kalır. Fakat güvendiği erkek onu terkedince olayı ailesine açıklamak zorunda kalır. Ailesi çocuğu istememekte, ama o ise daha çocuk doğmadan ördüğü mavi elbise ile onun dünyaya geleceği zamanı bekler. Fakat ailesi çocuk doğunca onu başka bir aileye evlatlık olarak verir. Emanuela bu olaydan sonra çocuğunu aramaya başlar. Annesinin ölümüyle kalan miras onu rahatlatır ve bu parayla oğlunu araması için bir dedektif tutar. Bu arada yakalanmış olduğu hastalıktan dolayı yorgun ve bitaptır. Öleceği haberi ile birlikte oğlunun bulunduğu haberini de aynı anda alır. Oğlunu gizlice izler fakat kendini tanıtmaya cesaret edemez. Ona sadece çok değer verdiği mavi elbiseyi hediye etmekle yetinir.

    3. TEK SES İÇİN :

    1 nci Dünya Savaşı sıralarında tanıştığı ve evlendiği devrimci eşine ve hayatta tek sahip olduğu çocuğu Serena’ya bağlılığını anlatan yaşlı bir kadının hikayesidir. Kadın, içinde iki türlü insan taşımaktadır. Birisi kızı gibi genç olup onunla daha iyi anlaşabilmesini ve onu anlamasını isterken, diğeri ise onun yaşlı olduğunu ve tüm bunları gerçekleştirmenin imkansızlığını hatırlatmaktadır. Yaşlı kadının eşi uzun yıllar süren savaş ve devrim mücadelesinden bile yılmamış ve azmi kırılmamış olarak çıktığı halde kızıyla olan iletişim mücadelesine yenik düşer, evinden kopar ve bir gün ölü olarak bulunur. Kızları Serena da tüm bunlara rağmen kendi verdiği karalarca yaşamaya çalışırken hayatını kaybeder. Kadın kızıyla hiçbir zaman iletişim kuramamasını içindeki genç ve yaşlı ruhun çatışmasına bağlar.

    4. YİNE PAZARTESİ :

    Dorrie avukat bir baba ve yazar bir annenin üvey kızıdır. Onu çöplükte bulmuş ve yanlarına almışlar, kendi çocukları gibi benimseyip büyük bir özveri ile yetiştirmişlerdir. Dorrie ise gerçek anne ve babasının kim olduğunu bilmediğinden her zaman içine kapanık ve diyalog bozukluğu çeken bir çocuk olmuştur. Ailesinin ona karşı olan açıksözlülüğü kendisini ters etkilemiştir. Annesi çocuk kitapları yazdığı için çocuklara hep sevgi beslemiş ve onlara hep güzel olan şeyleri göstermeye çalışmıştır. Babası ise işini herşeyden önde tutan fakat ailesine de bağlı olan birisidir. Annesi, yazacağı bir kitap için Dorrie’nin hayatını seçmesi ve ondan yardım istemesi sonucu onun iç dünyasını daha iyi tanır ve çocuklara her zaman açıksözlü davranmanın onlarda ters etki yapabileceğini anlar.

    5. LOVE :

    Vesna, doğuştan tavşan dudak rahatsızlığı olan on yaşında bir kız çocuğudur. Ailesi onu iki battaniye karşılığı çingenelere satmıştır. Vesna akşamları eve gelirken iyi para getirirse yemek yediği, aksi halde dövüldüğü bir ortamda büyümek zorunda kalır. Hayallerinde hep küçükken gittiği nehir vardır. Onun dilendiği yer de nehrin üstünde, üzerinde taştan melek heykellerinin bulunduğu bir köprüdür. Orada gördüğü beyaz gömlekli bir adama aşıktır, onun bir gün gelip kendisini kurtaracağını hayal etmektedir. Üvey babasının tecavüzüne uğramasından sonra hayatı değişir. Aradığı ve beklediği adama benzer biriyle yaptığı evlilikten de bir çocuk sahibi olur. Artık kendisinin de bir aile sahibi olacağına inanırken hayallerindeki adamın kocası olmadığını anlar. Yaşının küçük olmasına rağmen tek sevinci olan çocuğunu dünyaya getiremeden kaybeder.