televizyon hakkında bir sorum olacak kızlar.

Konusu 'Çocuğum Büyürken' forumundadır ve serçecik tarafından 13 Nisan 2010 başlatılmıştır.

    13 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  1. serçecik

    serçecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.711
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    14 aylık bir kızım var..günde 1-2 saat baby tv izliyor diğer kanalları izlemeyi sevmiyor.diğer kanallarda bir kaç reklam dikkatini çekıyor okadar ancak baby tv yi sıkılmadan izliyor..sizce bir bebeğin 1-2 saat baby tv izlemesi normalmi..gelişimi için çok faydalı şeyler var..renkleri,şekilleri,hayvanları,kelimeleri ögrenıyor.bende bunun çok zararlı olduğunu düşünmüyorum ama yınede tv izlemesin çok istemem açıkçası kızımın..sizin cocukların tv ile arası nasıl?
     
  2. 13 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  3. seviyom86

    seviyom86 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    466
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    bak canım burda bununla ilgili yazı var.

    ÇOCUKLAR VE TELEVİZYON

    Hep tartışma konusu olmuştur. Televizyon çocuk gelişiminde faydalı mı değil mi? Günümüzde çocukların en iyi arkadaşı diyebileceğimiz televizyon doğru kullanılırsa çocuğun zihinsel gelişimine katkıda bulunabilir. Ama bunun için televizyon izlerken onun yanında olmalı izleyeceği programları seçmelisiniz.
    Yetişkinlerin televizyon izleme süresini sınırlaması ve izlediklerindeki mesajı anlaması televizyonu çocuk için olumlu hale getirebilir.

    Özellikle tatillerde çocuklar daha fazla televizyon izlerler.Tatil günlerinde yayınlanan , çocuklar için eğitici , öğretici ve eğlendirici nitelikli programları seyretmelerini sağlıyarak ya da teşvik ederek televizyon kullanımını olumlu hale getirebilirsiniz.

    Çocuklar televizyonla kendilerini daha iyi değerlendirebilir, televizyonlardan aldıkları bilgileri kendi mantıklarıyla biçimlendirebilirler. Bu durumda televizyon ideal bir iletişim aracı haline gelir.

    20. Yüzyılın en büyük buluşları arasında kitle iletişim araçları yer almaktadır. Bunlar içerisinde şüphesiz en önemli yeri de Televizyon almaktadır. TV insanlık tarihi adına büyük gelişmelere vesile olmuş ve halada etkileri açısından insanlık adına tartışılmaz bir noktada yerini korumaktadır. TV evlerde yerini almadan önce ve aldıktan sonra diye aile hayatını ikiye ayırmak belkide pek fazla yanlış olmaz. Bizim konu başlığımızdan da anlaşılacağı üzere bu yazımızda TV nin erişkin birey , aile veya toplumsal yönlerini incelemek yönünde bir amacımız yok. Bu değerlendirmeleri şimdilik daha ileri tarihlere erteleme gerekliliğini düşünüyoruz.

    Gerek klinik görüşmelerimiz sırasında karşılaştığımız anne babalardan, gerek değişik yollar ile bize gelen sorularda sıkça karşılaştığımız sorulardan biri de ''TV nin çocuğumuza etkisi nedir ? '' şeklinde olan sorudur. Bu konuda anne babalara söylediğimiz genel şey her yaş için şüphesiz bu sihirli kutunun çocuğa etkileri farklı farklı olmaktadır. Bunu iyi veya istenen etkiler ve kötü veya istenmeyen etkiler şeklinde ikiye ayırabiliriz. Ama TV nin en büyük etkisi şüphesiz 0-3 yaşları arasında olmaktadır. Çünki bu yaşlar hayat boyu kullanılacak bazı psikososyal ve psikomotor özelliklerin kazanıldığı çok önemli bir devredir. Bu devrede oluşabilecek herhangi bir sorun bütün hayatı etkilemektedir. Bu nedenle yaşlara göre TV nin etkileri konusunda anne babaları bilgilendirmek gerektiğini düşünerek bu türlü bir yazı yazma ihtiyacı hissettik.

    0-3 yaş gurubuna etkiler

    0-3 yaş için TV bazı durumlarda ciddi sıkıntıların kaynağı olabilmektedir. Ailelerin sosyoekonomik zorlukları , çalışan annelerin durumu , çocuğun-ilgilenilmesi gereken - ek kardeş durumu , anne babaların kendilerine ait sorunları ,yapılması gereken ev işleri , anne babaların sosyoekonomik zorluklardan dolayı ek işlerde çalışmaları , anne babalardan birinin veya ev içerisindeki bireylerden birinin kronik hastalığı , ailelerin kendi psikososyal ihtiyaçları için zaman ayıramaması , anne babaların kendilerinin psikiyatrik sorunları , istenmyen hamilelik sonucu bebeğin doğmuş olması , çocuğun bedensel bir hastalığının olması ve buna benzer sayacağımız onlarca etken nedeni ile anne ve babalar çocuklarına yeterince zaman ayırmamakta veya ayıramamaktadırlar. Bu nedenlerden dolayı anne babalar isteyerek veya istemeyerek çocuğu ile fazla ilgilinememekte çocuğu ile ilgilenme fiziksel bakım ( karnını doyurma , altını temizleme vb. ) ötesine çok fazla geçememektedir.

    Bu dönemde çocukların duygusal doyum sağlaması ve onun ile her bakımdan ilgilenilmesi onun sağlam ve güçlü bir psikolojik yapısının oluşmasına zemin hazırlar. Bu dönem için bebeği okşamak , kucaklamak , onun ile konuşmak , sevildiğini hissettirmek , onun ile oynamak, onun ile birlikte vakit geçirmek , onu gezdirmek, psikomotor ve psikososyal yönünün gelişimine çok büyük katkılarda bulunur. Bebek ile birlikte vakit geçirmek , onun insanlar arası ilişkilere yabancılaşmasını engeller ve ilgilenen bakıcısı vasıtası ile önce karşısındaki bireyi , aile ortamını ve yavaş yavaş sosyal çevresini tanımasına yol açar . Bu bağlanma yolu ile önce anneye karşı bir ilişki gelişir . Bu durum anne karnında başlar ve bebeklik döneminde devam eder. Çocuk bu bakım veren aracılığı ile iletişim geliştirmeye , kendini ifade etmeye , ihtayaçlarını anlatmaya çalışmaya , kısacası sosyal ortamın gereklerini yaparak yanında ve çevresinde bulunan insanlar ile iletişim ve etkileşim içerisine girmeye başlar.

    Çocuk sosyal ortamda iletişimin temel esası konuşma olduğu için konuşmayı öğrenmek zorundadır. İnsanlar tarafından sevilmek için onları anlamak onların duygusal uyarılarına cevap vermek zorundadır. Çocuk sosyalleşmek ve iletişimini kurmak için etrafındakilerden özelliklede bakım veren kişiden teşvik almak zorundadır. Bu çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak ( yiyecek , giyecek , temizlik , koruma vb) , onun dertleri ile ilgilenmek , onun ile birlikte vakit geçirmek , onu öpmek , okşamak, konuşmak , oynamak vb gibi yapılan girişimler ile çocuk sevildiğini hissettirerek , onun için , psikososyal gelişim için bir teşvik oluşturmalıdır. Konuşma , etraf ile ilgilenme , sosyal ortamların gereklerini yerine getirme , insanlar ve yaşıtları ile ilgilenme , ihtiyaçlarını insanlara anlatma , insanlara duygusal yakınlık kurma ,cansız varlıklardan çok canlı varlıklar ile ilgilenme gibi bir çok psikososyal faktör çocuklarda bu iletişim ve etkileşim ortamında kendileğinden meydana gelmeye başlar .

    Bütün bunlardan bahsetmemizin nedeni , bizim meselemiz ile yakından ilgili olmasından dolayıdır. Çocuk cansız bir varlığın karşısında , duygusal ve sosyal uyarıdan mahrum , sevgiden ve bağlandığı kişiden uzak ,çocuğun konuşmasına , bakışına , gülümsemesine karşılık vermeyen , gönderdiği iletişim ve etkileşim mesajlarına cevap vermeyen, sert , soğuk bir cismin karşısında kaldığında ( ne kadar ses ve görüntü olursa olsun çocuk onları yorumlayacak ve kabul edecek durumda ve psikososyal seviyede değildir ) biraz önce saydığımız sosyalleşme ve bireyselleşme ve kendiliğinden gelişecek olan psikososyal yönlerin hepsi eksik veya yetersiz kalacaktır. Neden küçük çocuklar için bu biraz daha sıkıntılı bir durum ? çünkü çocuğun busosyal ve duygusal eksikliği telafi edeceği arkadaş ve sosyal ortamı , konuşmak veya vakit geçirmek için gideceği ikinci bir ortam ve bunu telafi edebilecek psikomotor ,psikososyal yeterlilik henüz gelişmemiştir ayrıca alternatif bir gelişim ortamı yoktur .

    TV karşısında 0-3 yaş arasında aşırı miktarda kalan (günlük 1-2 saatin üzerinde ) çocuk , ailede ve özellikle de bakım veren kişide eşlik eden yukarıda saydığımız diğer etkenler de varsa , sosyal gelişim (duygusal etkileşim ve karşılık verme, sosyal ortamlara uyum , insanlar ile ilgilenme , onlara yakınlık gösterme , yaşıtlarına ilgi vb) , ve iletişim ( konuşma , anlamlı jest ve mimikler , heceleme , agulama , ses çıkarma , cümle kurma vb.) için gerekli olan fonksiyonların gelişiminde gecikmeler veya yetersizlikler görülür. Bu duruma yani iletişim ve etkileşim bozukluğuna yol açabilecek diğer nedenlerin olup olmadığı incelenmelidir. Bütün bu nedenlerden dolayı bebekler için sevgi ,duygusal ilgi ve birlikte geçirilecek vakit yerine çocuğun TV karşısında kalması son derece sakıncalıdır.

    Bu dönemde uzun süre çok aşırı miktarda TV karşısında kalan çocuklarda başka hazırlayıcı nedenler yok ise , başka nedenler de eklenerek bazı psikiyatrik tablolar gelişebilir. Bu tür çocuklarda etrafa karşı ilgisizlik , seslenince bakmama , göz kontağı kurmama , insanlara ve yaşıtlarına ilgisizlik , onlarla duygusal ve sosyal iletişime geçmeme , kendi halinde olmaya çalışma , kendi etrafında dönme , sallanma , aşırı derecede cansız nesneler ile ilgilenme , konuşmama , cümle kurmama , iletişim ve etkileşimde problemler , duygusal olarak karşılık verememe vb. bir çok belirti görülebilir. Bu nedenle ane babaların özellikle bu yaş için TV izleme konusunda sınırlamalar ile birlikte durumu yönlendirmeleri , normal psikomotor ve psikososyal gelişim için uygun olur.

    Aynı zamanda bu yaş içindeki bir bebek veya küçük çocuk ile hem anne hem babanın , mümkün olduğunca fazla vakit geçirme ,onunla oyun oynama , konuşma , sevdiğini belli etme , duygusal yakınlık gösterme , onun ile gezme , onun fiziksel bakımını ihmal etmeme , onun normal gelişim basamakları konusunda dikkatli olma , onun diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimine zemin hazırlama , sadece onun için belli zamanlar ayırma , ona masal anlatma vb. bir çok faaliyeti günlük hayat içerisinde yapmaları uygun olur.
    Yazıya göre 1 ,2 saatin zararı yokmuş. ama sen yinde fazla baktırma. ben oğluma hiç açmıyorum.a.s.
     
  4. 13 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  5. serçecik

    serçecik Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.711
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    sagol canım cok faydalı bir yazı..
     
  6. 13 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  7. seviyom86

    seviyom86 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    466
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    rica ederima.s.
     
  8. 14 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  9. gulsum50

    gulsum50 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.094
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    benim kızım hiç tv izlemiyor ama dediğin gibi faydalı bir kanal ise biraz izlemesinde sakınca yoktur.
     
  10. 14 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  11. esin58

    esin58 2 kız anasi:) Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.898
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    106
    ben aslinda tv izlemesina asla karşı degilim zararli bilgileri izlettirmedikten sonra bir zararinin olacagina inanmiyroum..tabiki çok fazla tv,izlemek zararli ama siz onu tvye otutturup ona baglarsaniz çocuktanda bir verim alamazsiniz asla..tvde izleyecek anne babada çocuguyla en iyi şekilde ilgilenecek..ben böyle bir anneyim arada trt çocuk izliyor cok fazla degil sıkılıyor...ama şarki sabahtan akşama kadar çalıyor zaten onunda kilbini degil gerçekten kendisini dinliyor..çok aktif bir bebek benim kızım mesala...herşeyi anlar,kelimeleri yarim yamalakta olsa söyler..
    burda tvye degil anne ve babalara iş düşüyor degilmi arkadaslar?varsin birazda tvizlesin
     
  12. 14 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  13. masummelek

    masummelek Aktif Üye Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    29
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    benimde 13 aylık bebeğim var..trt çocuk kanalını açıyorum izlemiiyo..ama reklamları ve kilpleri çok seviyo.başlarda pek ayırt etmeden izletiyodum ama şimdi cinsel içerikli klipleri izletmiyorum.bazı şarkıcıların seslerine çok duyarlı.aslında tv izletmek gerçekten zararlıymış.süresini kısa tutmaya çalışıyorum.çocukların televizyona değil bizim sevgimize ve ilgimize ihtiyacı var.ama gün içerisinde ev işleri koşturmaca derken bir süre oyalıyo..keşke hiç izletmesem ama ....
     
  14. 15 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  15. ronyam

    ronyam Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2009
    Mesajlar:
    91
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    benim kizimda nisan 26 iki yasina girecek sadece gunde yarim saat yumurcak tv de callio var onu cok seviyor oturup beraber izliyoruz aile cizgi filmi bir suru kelime ogreniyor,gun icindede cizgi kahramani callio ile ilgili hikayeler anlatiyorum dinleme ve konusma duyusu gelisiyor,hem 2 yas gercekden zor bir gecis donemi,merak donemi,surekli yeni seyler uretiyorum bazen inanirmisiniz konusmakdan yoruluyorum,ama kizim cok erken konustu,simdi herseyi soyluyor sarkilar,sayilar hemde 3 dilde...hikayelerin faydasi benim gibi geveze annenin geveze kizi olur.bence cocuklarinizla surekli konusun :)
     
  16. 17 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  17. kaolina

    kaolina Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Baby Tv ye karşı kızımın ilgisi 2-3 aylıkken vardı, çıkan koca renkli toplara bakıyodu, şimdi 5,5 aylık ve herşey ilgisini çok çekiyor... aslında bu konunun gündeme gelmesi iyi olmuş çünkü bende merak ediyordum... ben bırakıyorum karşısına kendi işlerimi yapıyorum, o şekilde 20 dakika kalabiliyor, gün içinde başka zamanlardada yere bırakıyorum ve izliyor... dokgtoru daha küçükken 10 dakika en fazla televizyona baksın demişti, birde aynı hizadan baksın demişti... maalesef ben bunu uygulayamıyorum :KK43:
     
  18. 21 Nisan 2010
    Konu Sahibi : serçecik
  19. hayalper

    hayalper Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Nisan 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    merhaba arkadaşlar sorun zaten çizgi filmler değil reklam ve klipler aslında mesala benim kızım şu an 6 yaşında ve reklamlara çok düşkündü. ve reklamsız bir kaşık yemek yemezdi daha sonra farkettimki çocukta dış dünyadan kopma seslenince bakmama ve geç konuştu. Allahtan erken farkına vardık ve doktor doktor dolaştık.tabi gittiğimiz doktorlar bi teshis koyamıyor.Kreşe gitmesinin yeterli olacağını söylediler hemen yolladık ve gittikten sonra konuşmaya başladıkonuşma başladı tabi ama bunun yanı sıra bir sürü sorun geldi tabi ama kreşin çok faydasını gördük ve sürekli kontrollere götürüyorum en son 20 gün önce gittik ve çok iyi olduğunu söyledi doktor zaten çocuktaki tek sorun sosyalleşmesiydi dedi. onuda başarmışınız dedi ve çocuğu sürekli bale tiyatro piano kurslarına gönderiyorum. bu seferde acaba çokmu yükleniyorum üstüne die düşünüyorum.Ama bakıyorum gayet memnun hayatından zaten öyle içine kapanık bi çocuk olmadı hiç bi zaman o yönden şanslıydık kesinlikle tavsiye etmiyorum reklam klip ben onun acısını çok çektim arkadaşlar çok şükür artık o günler eskide kaldı artık herşey çok güzel