The Lsat king of Scotland / İskoçyanın Son Kralı

Konusu 'Sinema & Tiyatro' forumundadır ve kurmis tarafından 17 Mart 2008 başlatılmıştır.

    17 Mart 2008
    Konu Sahibi : kurmis
  1. kurmis

    kurmis Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.180
    Beğenildi:
    25
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]

    Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.

    Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır.

    Garrigan'ın kriz anlarında soğukkanlı ve başarılı çalışmalar yürüttüğünü farkeden Idi Amin, kendisini özel doktoru ve kısa zamanda da en yakın arkadaşı olarak seçer. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.

    Altın Küre'de En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kimseye bırakmayan Forest Whitaker'in muhteşem oyunculuğu ile inanılmaz bir gerçeklik kattığı film, katıldığı pek çok festivalden de ödüllerle döndü.
     
    Son düzenleme: 17 Mart 2008
  2. 17 Mart 2008
    Konu Sahibi : kurmis
  3. kurmis

    kurmis Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.180
    Beğenildi:
    25
    Ödül Puanları:
    148
    Gerçek bir hikaye olması ve biyografi niteliği taşıması filmi daha izlemeden cazip kılıyor. Başrolün hakkı gerçekten iyi verilmiş,aksan süper,rol çok iyi oynanmış.Ama filmde iyi karakter görmeye alışkın biz türkler için durum hiç de öyle olmuyor.Uganda başkanı zaten zalimliğiyle ün yapmış biri.Yanındaki doktor ise,önce evli doktor arkadaşına asılan,sonra da başkanın karılarından biriyle beraber olan biri olarak karşımıza çıkıyor.
    Ayrıca filmde sürekli olarak batılılar ön plana cıkartılmış ve adeta gelişmemiş afrikadan kaçmaya çalışan batılı nazara verilmiş.Sürekli ingiliz - iskoç çekişmesinin hatırlatılması da cabası.

    İdi Amin karakterinin mükemmel canlandırılması dışında çok da bir şey yok bence filmde.