Tikler ve Takıntılar

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve Mune tarafından 9 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    9 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Mune
  1. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.685
    Beğenildi:
    58.985
    Ödül Puanları:
    663

    Tikler; ani, istemsiz, tekrarlayıcı hareket, ifade veya jestlerdir. Dört grupta tanımlanabilirler:

    --Basit motor tikler (göz kırpma, yüz buruşturma, boyun çevirme, ağız germe vs),

    --Basit vokal tikler (boğaz temizleme, burun çekme, hırıltı sesi vs)

    --Karmaşık motor tikler (dokunma, koklama, üzerine çeki düzen verme vs)

    --Karmaşık vokal tikler (belirli ifadeleri/kelimeleri sık yineleme, işitilen en son sesleri/ifadeleri tekrarlama vs)

    Sıklığı ve şiddeti aynı kişide dahi farklı bir seyir gösterebilir. Aynı tikin sıklığı ve şiddeti zaman içinde azalabilir veya artabilir, birinin yerini bazen bir başkası alabilir ve önce göz kırpma, sonra burun çekme ve boyun çevirme gibi birden fazlası peşpeşe görülebilir.

    Klinik pratikte farklı görünümlerde karşımıza çıkar. Geçici Tik Bozukluğu bir veya daha fazla basit motor ve/veya motor tikten oluşur, sıklığı ve şiddeti ne olursa olsun bir aydan fazla ve bir yıldan daha az sürer. Kronik Motor Veya Vokal Tik Bozukluğu bir veya birden fazla motor ve/veya vokal tikin bir yıldan fazla görülmesidir ancak motor ve vokal tikler aynı anda bulunmaz ve tik görülmeyen üç aylık bir dönem yoktur. Tourette Bozukluğu olarak adlandırılan türünde ise bir veya birden fazla motor ve vokal tik aynı anda ve bir yıldan fazla süre görülür ve yine tiksiz geçen üç aylık bir dönem yoktur.

    Nedeni tam olarak ortaya konamamıştır ancak birçok teori ileri sürülmektedir. Akrabalarında tik öyküsü olanlarda daha sık görülmesi beklenebilir, otozomal dominan geçişli genetik yatkınlık, hastalığın görülme sıklığını arttıran bir etkendir. Bazı beyin görüntüleme çalışmalarında bu hastaların hastalık ve iyileşme dönemleri arasında bazal ganglion vb beyin bölgelerinde yapısal farklılıklar görülmesi, ilgili bölgelerdeki anatomik değişimlerle tikler arasında ilişki kurulmasına yol açmıştır. Bu bulgular yanında, tedavide bazı ilaçlara olumlu yanıt alınması; beyin-davranış ilişkisinde rolü olan dopamin, serotonin vb nörotransmitterlerin biyokimyasındaki değişimlerin tik gelişimindeki rollerini desteklemektedir. Yaşla ortaya çıkan hormonal değişimler, perinatal (doğuma yakın) problemler, psikolojik (stres kaynağı) etkenler de ileri sürülen başka teorilerdir.

    Erkeklerde 1.5-3 kat daha sıktır. Çocuklarla yapılan bazı araştırmalar erkek çocukların % 1-13’ünde, kız çocukların % 11’inde tik veya tik benzeri davranışların yaşamlarının bir döneminde görüldüğünü göstermiştir. Başlangıç yaşı en sık 7-11 yaşlar arasıdır.

    Kısa sürelidir, nadiren bir saniyeyi geçer. ıstemsiz yapılır ancak kısa süreli de olsa baskılanabilir veya ertelenebilir. En sık yüz boyun bölgesinden başlar ve en fazla görüleni göz kırpma şeklindedir. Genellikle normal davranışı andırır görünümdedir ancak bazen tuhaf veya çirkin görünümde olabilir, çocuğun kendisine veya çevreye zarar verici bir görünüme bürünebilir. Stres altında sıklaşabilir. Kimi durumlarda başka aktivitelerin dahi önüne geçerek yaşam kalitesini bozabilir. Çocuğun özgüvenini azaltır, aile içinde ve sosyal ortamlardaki girişkenliğini bozar. Tiklere eşlik eden kaygılı durum ve klinik tablo sonucu görülen depresyon hali de önemli yaşamsal güçlükler olarak karşımıza çıkar . Başka davranış sorunları ile birlikteliği de sıktır. Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu ve Obsesif Kompülsif Bozukluk’ta tikler sık görülür. Tiklerle başvuran bir hastada detaylı bir nörolojik muayene de yapılmalıdır; çünkü tiklerin ve tik benzeri davranışların görülebileceği nörolojik hastalıklar olduğu gibi, tik ile karışabilen koreiform ve atetoid hareketler, myoklonus, hemiballismus gibi hareket bozuklukları da önemli nörolojik hastalıklara işaret edebilir.

    Tiklerin tedavisine başlamadan önce detaylı bir öykü alınarak tam bir tanı konur, tiklerin sıklığı ve şiddeti değerlendirilir, eşlik eden diğer psikiyatrik sorunlar ayırdedilir. Tiklerin stres dönemlerinde arttığı bilindiği için, tedavide ilk yapılması gereken, bu stres etkenlerinin neler olduğunun ortaya konması, ortadan kaldırılmaya çalışılması veya çocuğun kaygı ile başa çıkma becerisinin arttırılmasıdır (stres yönetimi). Basit tiklerin tedavisinde bazen bu kadarı bile yeterli olabilir. Karmaşık tiklerin varlığında ve çocuğun yaşam kalitesinin bozulduğu noktada ilaç tedavileri, davranışçı tedaviler, ailenin çocuğa olumlu tutumlar sergilemesini hedefleyen aile eğitimi de diğer yaygın tedavi yöntemleridir. Ayrıca transkraniyal manyetik uyarım, bazı beyin bölgelerine odaklı cerrahi operasyonlar da son yıllarda üzerinde durulan alternatif tedavi yöntemleri olarak önem kazanmaktadır.
    ALINTIDIR
     
    Son düzenleme: 26 Mayıs 2009
  2. 23 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  3. schnitCELL

    schnitCELL £PİRELİ PİRELLİ GÜZELİ£ Üye

    Katılım:
    22 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    697
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    içimizi gıcıklayan,

    vucudumuzun anlık kasılmasına etki eden,

    bizlerde garip, çıkartılması zor seslerin bir anda çıkmasına yardımcı,

    el-kol-bacak gibi uzuvlarımızda estetik duruşların olmasına neden olan,

    "TİK"lerimizi konuşalım istedim a.s

    benim tikim;
    öncelikle büyük küçük farketmeyen fare.....
    gördüğümde 7 oktava kadar çığlık atabildiğim tek canlı
    tvdede olsa refleks olarak elimle yüzümü kapamama neden oluyo
    artı,boşluk kısmıma dokunulması ve yün ipi dişle koparmak.....
    iiyyy yazarken dahi dişlerim kamaştı........:bbo::1shok:

    evet işte,buyrun sizinkiler.............şutarafagitti
     
  4. 23 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  5. zemus

    zemus şöfeer Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    3.938
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    bende yün koparmaktan ve giyerkenki sesten hatta bu yüzden giyemiyorum .limon sıkılınca hele biri yerse ıyyy çok huylanırım bide bikere dokunuldumu uzaktan dahi huy alırım artık ....
     
  6. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  7. divinity

    divinity ♥ömründe boyun gibi uzun olsun uzun adam♥ Üye

    Katılım:
    28 Ekim 2008
    Mesajlar:
    11.610
    Beğenildi:
    196
    Ödül Puanları:
    213
    naniknanik ben en çok koltuk altımın az aşağısına dokunulduğu zaman tepki veriyorum huylanıyorum
    görümcemde bildiği için sürekli bulaşık falan yıkarken yemek yaparken gelip dokunuyo ve ben elimde ne varsa kafasına atıyorum:icecream:
     
  8. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  9. _ConversE_

    _ConversE_ Nam-ı diğer extreme:)) Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    3.571
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    106

    boşluk kısmama dokunalmasından çok huylanırım sıçrarım,
    her defasındaasüprizzzzz
    bide bişeyi sürüyerek bi terafa geçirenlerin çıkardığı sese
    içim gıcıklanırÇok üzgünüm çoook
     
  10. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  11. BEBS

    BEBS Guest

    canım orlondan yapılmış herhangi bir örgü helede ıslak hali.tüylerimi diken diken eder.ayy düşünürken bile kötü oldum.onundışında senin fareye olan tepkilerin bende yılan için geçerli.tv de görsem ayaklarımı toplar.mümkünse kanal değiştiririm.soğuk hayvan.öpüldün
     
  12. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  13. edda1985

    edda1985 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    7.920
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    146
    benimki biraz komik olacak ama evde televizyon kumanmdası bana doğru olunca duramıyorummmmmm .... buda benim tikimmm :roflol:
     
  14. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  15. Moonlight

    Moonlight Huzur'da.. Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.533
    Beğenildi:
    50
    Ödül Puanları:
    153
    benimkisi tik mi bilmem ama hayvanlara ozelliklede haserat gordugumde sinir kirizi geciriyorum.cigliklar,aglamalar,saclarimi uzun sureli kasimalar...hepsi o an birbirine karisiyor:1no2:
     
  16. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  17. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
    konunuzu Psikoloji bölümüne taşıyorum...
    lütfen oradan devam edelim...
    sevgiler...
     
  18. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  19. huuulya

    huuulya küçücüğüm herşeyim... Üye

    Katılım:
    12 Aralık 2008
    Mesajlar:
    1.814
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    bende yemek kaşığı ya da çatalın tencereye değdiği zamanki sese çıldırıyorum, tatlı tencerisinin dibini sıyıramadım hiiiç :1rolleyes: